Boşanma davası sonucunda lehine aylık irat şeklinde yoksulluk nafakası ve maddi tazminat ödenmesine karar verilen bir eşin, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra başka bir kişiyle evlenme sözleşmesi yapmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı tespit edilmiştir. Bu durumun, hükmedilen mali yükümlülükler üzerindeki hukuki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Hem yoksulluk nafakası hem de irat şeklinde ödenen maddi tazminat, mahkeme kararıyla kaldırılır.Cevap
- BYoksulluk nafakası bu durumda kendiliğinden sona ererken, irat şeklindeki maddi tazminatın ödenmesine devam edilir.
- CSöz konusu durum sadece müşterek çocuklar için ödenen iştirak nafakasını sona erdirir, eşin nafaka ve tazminat haklarını etkilemez.
- DMaddi tazminat ve yoksulluk nafakası, bu yeni durumun ortaya çıkmasıyla birlikte hiçbir yargısal işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden kalkar.
- ESadece maddi tazminat mahkeme kararıyla kaldırılabilir, yoksulluk nafakası ise ancak alacaklı tarafın resmi olarak yeniden evlenmesiyle sona erer.
Cevap
Hem yoksulluk nafakası hem de irat şeklinde ödenen maddi tazminat, alacaklı eşin bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşaması durumunda ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 3. fıkrasına göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Bu durum hem yoksulluk nafakası hem de taksitle ödenen maddi tazminat için geçerlidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İrat şeklinde ödenen maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının sona erme halleri (TMK m. 176/3).