Bir boşanma davasında mahkeme; davacı kadının "ağır kusurlu", davalı kocanın ise "az kusurlu" olduğuna hükmetmiştir. Müşterek çocuğun velayeti ise anneye bırakılmıştır.
Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu olayda aşağıdaki mali sonuçlardan hangisine karar verilmesi hukuken mümkündür?
- AYoksulluğa düşecek olan davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesi
- BDavacı kadın lehine maddi tazminata hükmedilmesi
- Müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesiCevap
- DDavalı kocanın az kusurlu olması sebebiyle iştirak nafakası ödeme yükümlülüğünden muaf tutulması
- EEşlerin her ikisi de kusurlu olduğu için manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi
Cevap
Müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesi mümkündür.
Müşterek çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi, eşlerin boşanmadaki kusur derecelerinden bağımsızdır. Türk Medeni Kanunu uyarınca velayeti kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu nedenle annenin ağır kusurlu olması, babanın iştirak nafakası ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İştirak nafakası, boşanmadaki kusur durumundan bağımsız olarak çocuğun menfaati için hükmedilen bir mali sonuçtur.
Tahmini Süre:1m 15s