Soru

Zorluk: Orta1876 Kanun-i Esasi ve I. Meşrutiyet Dönemi

1876 tarihli Kanun-i Esasi’nin 1909 yılındaki anayasa değişikliklerinden önceki ilk metni uyarınca, yasama süreci ve Padişahın yetkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Padişahın kanun tasarıları üzerindeki veto yetkisi mutlaktır ve meclisin bu vetoyu aşma yetkisi bulunmamaktadır.Cevap
  2. B
    Meclis-i Mebusan üyeleri, Padişahtan izin almaksızın kanun teklifi (layiha) hazırlayıp sunabilirler.
  3. C
    Heyet-i Ayan üyeleri, mülki amirlerin önerisiyle halk tarafından dört yıllık süre için seçilir.
  4. D
    Bakanlar (Vükela), icraatlarından dolayı Meclis-i Mebusan'a karşı kolektif bir siyasi sorumluluğa sahiptir.
  5. E
    Padişahın Meclis-i Mebusan’ı feshetme yetkisi, Heyet-i Ayan'ın salt çoğunluk kararını almasına bağlanmıştır.

Cevap

Padişahın kanun tasarıları üzerindeki veto yetkisi mutlaktır ve meclisin bu vetoyu aşma yetkisi bulunmamaktadır.
1876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metninin 54. maddesi uyarınca, meclisten geçen kanun tasarılarının yasalaşması Padişahın onayına bağlıdır. Padişahın bu yetkisi 'mutlak' nitelikte olup, meclisin Padişah tarafından reddedilen bir metni tekrar kabul ederek yasalaştırma gücü (geciktirici veto aşımı) bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun-i Esasi'nin 1876 orijinal metnindeki yasama usulünü analiz et.
54. maddeye göre Padişahın onayı kanunun yürürlüğe girmesi için zorunludur ve bu yetki mutlak bir veto niteliğindedir.
1876 sisteminde son söz hakkı monarkın iradesindedir.
2
Seçeneklerdeki hükümleri 1909 değişiklikleri ile kıyaslayarak ele.
İzin sistemi, siyasi sorumluluk ve fesih yetkisi gibi konularda 1909 öncesi ve sonrası taban tabana zıttır.
Soruda özellikle 'ilk metin' vurgulandığı için 1909 sonrası demokratikleşme adımları yanlış kabul edilmelidir.

Anahtar Kavram

1876 Kanun-i Esasi'nin İlk Metnindeki Mutlak Monarşik Karakter
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla