Soru

Zorluk: ZorTacir Sıfatının Kazanılması ve Kaybı

Hâkim olarak görev yapan ve tabi olduğu mevzuat uyarınca ticaret yapması yasak olan (A), kişisel internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden büyük bir antikacı dükkanı açacağını halka ilan etmiştir. Ancak (A), henüz dükkan için yer kiralamamış ve herhangi bir mal alım-satımı yaparak fiilen işletmeye başlamamıştır. Bu ilana güvenerek (A) ile ticari bir sözleşme yapan (B), (A)’nın borcunu ödememesi üzerine onun hakkında iflas yoluyla takip başlatmak istemektedir.

Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    (A) bir hâkim olduğu ve ticaret yapması kanunen yasak olduğu için, yaptığı duyurular hukuki sonuç doğurmaz ve hiçbir şekilde tacir sıfatını kazanamaz.
  2. B
    (A) henüz fiilen işletmeye başlamadığı için tacir sıfatını kazanmamıştır; sadece genel hükümlere göre sorumlu olup hakkında iflas takibi yapılamaz.
  3. (A), bir ticari işletme açtığını halka bildirdiği için fiilen işletmeye başlamasa bile 'tacir' sayılır ve yasak olmasına rağmen ticaret yaptığı için tacir olmanın tüm sonuçlarına katlanarak iflasa tabi olur.Cevap
  4. D
    Gerçek kişilerde tacir sıfatı ancak ticaret siciline tescil ile kazanılacağından, (A) tescil yaptırmadığı sürece tacir sıfatını kazanamaz ve iflasa tabi tutulamaz.
  5. E
    (A) sadece bir 'esnaf' olarak kabul edilir; çünkü henüz ticari işletme hacmine ulaşan bir faaliyeti bulunmamaktadır.

Cevap

Hâkim (A), bir ticari işletme açtığını halka ilan ettiği için fiilen işletmeye başlamasa dahi tacir sayılır ve ticaret yasağına rağmen bu sıfatın getirdiği iflas yükümlülüğü gibi tüm sonuçlardan sorumlu olur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir ticari işletme açtığını halka ilan eden kişi fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Aynı Kanun'un 14. maddesi ise ticaret yapması yasak olan kişilerin bu yasağa rağmen işletme işletmeleri veya işletiyor gibi görünmeleri halinde tacir sıfatının sonuçlarına katlanacaklarını düzenler. Bu nedenle, hâkim olan kişi hem ilanı nedeniyle tacir sayılır hem de yasağa rağmen bu sıfatın getirdiği iflas yükümlülüğüne tabi olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ticaret yasağının etkisini değerlendiriniz.
Hâkimler gibi ticaret yapması yasaklanan kişilerin bu yasağa aykırı hareket etmeleri tacir sıfatını kazanmalarına engel değildir (TTK m. 14/1).
Kanun, dürüstlük kuralı gereği yasağı ihlal edenin bu ihlalden faydalanarak sorumluluktan kaçmasını engeller.
2
Halka yapılan ilanın tacir sıfatı üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Bir ticari işletme açtığını internet, ilan veya diğer haberleşme araçlarıyla halka bildiren kişi, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır (TTK m. 12/2).
Halka yapılan duyuru, üçüncü kişilerde bir güven oluşturur ve bu güven kanun tarafından korunur.
3
Tacir sıfatının hukuki sonuçlarını belirleyiniz.
Tacir (veya tacir sayılan) kişi, tacir olmanın tüm külfetlerine katlanır; bu külfetlerin başında iflasa tabi olmak gelir.
Tacir sıfatının kazanılmasıyla birlikte kişi, borçları nedeniyle iflas yoluyla takibe açık hale gelir.

Anahtar Kavram

Tacir Sayılma ve Ticaret Yasağının Tacir Sıfatına Etkisi

Daha Fazla Pratik

Tacir sayılanlar (m. 12/2) ile tacir gibi sorumlu olanlar (m. 14/2) arasındaki 'haklardan yararlanma' farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 45s
Bu soruyu puanla