Devlet memuru olarak görev yapan (A), tabi olduğu mevzuattaki ticaret yasağına rağmen bir kitap evi açmış ve bu işletmeyi fiilen işletmeye başlamıştır. (A), memuriyet siciline zarar gelmemesi amacıyla bu durumu ticaret siciline tescil ettirmemiş ve herhangi bir ilan yoluna da gitmemiştir. Bu olayla ilgili Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AGerçek kişilerde tacir sıfatı ticaret siciline tescil ile kazanıldığından, tescil yaptırmayan (A) tacir sıfatını kazanamaz.
- Ticaret yapması yasak olmasına rağmen işletmeyi fiilen işletmeye başladığı için (A) tacir sıfatını kazanır ve tacir olmanın tüm hukuki sonuçlarına tabi olur.Cevap
- CDevlet memurlarının ticaret yapması emredici hükümlerle yasaklandığından, (A)'nın yaptığı işlemler batıldır ve tacir sıfatı doğmaz.
- D(A), tacir sıfatını kazansa dahi kamu görevlisi olması sebebiyle tacir olmanın en ağır sonucu olan iflas yoluyla takibe tabi tutulamaz.
- E(A), işletmesini ticaret siciline tescil ettirmediği ve halka duyurmadığı sürece sadece esnaf sayılır.
Cevap
Mesleki yasağa rağmen işletmeyi fiilen işletmeye başladığı için tacir sıfatını kazanır ve tacir olmanın tüm hukuki sonuçlarına tabi olur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesi açıkça belirtir ki; kişisel durumları veya yaptıkları işler dolayısıyla bir ticari işletmeyi işletmekten yasaklanmış olan kimse, bu yasağa aykırı hareket ederse tacir sıfatını kazanır. Olayda (A), memuriyet yasağına rağmen işletmeyi fiilen işletmeye başladığı için TTK 12/1 uyarınca tacir sıfatını kazanmıştır. Tescil yaptırmamış olması bu sıfatın kazanılmasına engel değildir çünkü gerçek kişilerde tescil kurucu bir unsur değildir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Gerçek Kişilerde Tacir Sıfatının Kazanılması ve Yasakların Etkisi
Daha Fazla Pratik
Tüzel kişilerde (özellikle ticaret şirketlerinde) tacir sıfatının tescil ile kazanılması kuralını ve tescilin oradaki kurucu etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s