Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinde İcra ve İflas Kanunu'nun 60. maddesinde öngörülen "borçlunun yedi gün içinde mal beyanında bulunması, aksi halde hapisle tazyik olunacağı" ihtarının yer almadığı tespit edilmiştir. Söz konusu ödeme emri borçluya usulsüz tebliğ edilmiş, borçlu takibi ve ödeme emrindeki bu eksikliği daha sonra öğrenmiştir.
Bu durumda borçlunun ödeme emrindeki söz konusu eksikliğe karşı başvurabileceği hukuki yol ve sürenin başlangıcı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İcra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.Cevap
- Bİcra dairesine borca itiraz yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
- Cİcra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre tebliğ mazbatasında yazılı olan usulsüz tebliğ tarihinden itibaren başlar.
- Dİcra dairesine şikayet yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre ödeme emrinin icra dairesince düzenlendiği tarihten itibaren başlar.
- Eİcra mahkemesine itiraz yoluna başvurulmalıdır ve süre ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı tarihten itibaren başlar.
Cevap
İcra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmalıdır ve yedi günlük süre usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
İcra ve İflas Kanunu'nun 60. maddesinde belirtilen ihtarların ödeme emrinde bulunmaması icra dairesinin bir usul hatasıdır ve bu durum İİK m. 16 uyarınca icra mahkemesine yapılacak bir şikayete konu olur. Tebligat Kanunu m. 32 uyarınca ise usulsüz tebligatlarda süre, muhatabın işlemi öğrendiğini beyan ettiği tarihten itibaren başlar. Dolayısıyla borçlu, öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine başvurarak ödeme emrinin iptalini veya düzeltilmesini isteyebilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ödeme emrindeki zorunlu ihtar eksikliklerinin şikayet yoluyla düzeltilmesi ve usulsüz tebliğde sürelerin öğrenme tarihiyle başlaması.
Tahmini Süre:2m 0s