Soru

Zorluk: OrtaBorçlunun Talebiyle Doğrudan İflas Halleri

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, borçlunun kendi talebiyle doğrudan iflas kurumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. İflasa tabi bir gerçek kişi tacir, muaccel borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu (aciz halini) tespit ettiğinde, durumu derhal mahkemeye bildirerek kendi iflasını istemek zorundadır.Cevap
  2. B
    Sermaye şirketlerini idare ve temsille görevlendirilmiş kişiler, şirket mevcudunun borçları karşılamadığını bir ara bilançosuyla tespit ederlerse, şirketin iflasını istemek mecburiyetindedir.
  3. C
    İhtiyari olarak doğrudan iflas talebinde bulunan borçlu, iflas talebini mahkemeye sunarken bütün aktif ve pasifini gösteren bir mal beyanını da eklemek zorundadır.
  4. D
    Borçlunun kendi iflasını talep etmesi üzerine yapılan ilanın tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklılar davaya müdahale ederek iflas talebinin reddini isteyebilirler.
  5. E
    Borçlunun kendi talebiyle doğrudan iflas davalarında görevli ve kesin yetkili mahkeme, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir.

Cevap

Gerçek kişi tacirin aciz halinde iflasını istemek zorunda olduğunu belirten ifade yanlıştır.
İcra ve İflas Kanunu'na göre gerçek kişi tacirler bakımından kendi iflasını istemek (ihtiyari doğrudan iflas) bir zorunluluk değil, bir haktır. Borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili asliye ticaret mahkemesinden iflasını isteyebilir, ancak buna mecbur edilemez (İİK m. 178). Kendi iflasını isteme zorunluluğu (mecburi doğrudan iflas), kural olarak borca batık durumdaki sermaye şirketleri ve kooperatifler (İİK m. 179) için geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki ifadelerin ihtiyari ve mecburi doğrudan iflas kurallarına uygunluğunu değerlendirmek.
İİK m. 178 ve 179 kapsamında kimlerin iflasını isteyebileceği ve kimlerin istemek zorunda olduğu tespit edilir.
Borçlunun talebiyle iflas halleri, gerçek kişiler ile sermaye şirketleri bakımından farklı hükümlere (ihtiyari ve mecburi) tabidir.
2
Gerçek kişi tacirler ile sermaye şirketlerinin hukuki durumunu karşılaştırmak.
Sermaye şirketlerinde idarecilerin borca batıklık halinde iflası istemesi kanuni bir yükümlülük (mecburi) iken, gerçek kişi tacirin aciz halinde iflasını istemesi sadece bir haktır (ihtiyari).
Kanun koyucu, ticari hayatın güvenliği için sermaye şirketlerinin tasfiyesini zorunlu tutmuş, şahıslar için inisiyatif bırakmıştır.
3
Yanlış olan hukuki ifadeyi belirlemek.
Gerçek kişi tacirin iflasını istemek zorunda olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır ve işaretlenir.
Soru kökünde 'yanlış olan' ifadenin bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

İhtiyari ve Mecburi Doğrudan İflas Halleri Arasındaki Fark
Bu soruyu puanla