Borçlu , TL tutarındaki muaccel borcunu vadesinde ödemek amacıyla alacaklı 'nin iş yerine gitmiş; ancak , ’yı temerrüde düşürerek sözleşmede kararlaştırılan yüksek miktarlı cezai şartı talep edebilmek için iş yerini vaktinden önce kapatmış ve 'nın kendisine ulaşmasını engellemiştir. , ertesi gün borcun vadesinde ödenmediğini ileri sürerek cezai şartın tahsili için icra takibi başlatmıştır.
Bu olayda 'nin cezai şart talebine karşı 'nın ileri sürebileceği en temel hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
- 'nin cezai şart talebinin dürüstlük kuralına aykırı (hakkın kötüye kullanılması) olduğu savunmasıCevap
- B'nın borcunu ödeme çabasının subjektif iyiniyet (TMK m. 3) kapsamında korunması gerektiği iddiası
- CAlacaklının edimi kabul etme zorunluluğunun bulunmadığı ve bu durumun mutlak bir hak olduğu savunması
- D'nin davranışının sadece ahlaka aykırılık teşkil ettiği ve hukuki yaptırıma tabi olmadığı görüşü
- EHakkın kötüye kullanılması yasağının sadece kanun boşluğu durumunda hakimin başvurabileceği bir ilke olduğu iddiası
Cevap
Alacaklının, borçlunun borcunu ifa etmesini kasten engelleyip ardından bu durumdan yarar sağlamaya çalışması, dürüstlük kuralına açıkça aykırılık teşkil eder ve hukuk düzeni tarafından korunmaz.
Olayda alacaklı, borçlunun ifa girişimini kasten engelleyerek onu temerrüde düşürmüş ve bu durumdan (cezai şart tahsil ederek) haksız kazanç sağlama amacı gütmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu nedenle, alacaklının dürüstlük kuralına aykırı olan bu talebi reddedilmelidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2/2)
Daha Fazla Pratik
Dürüstlük kuralının (TMK m. 2) 'borçların ifası' ve 'hakların kullanılması' olmak üzere iki temel görünümünü tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s