Ayşe, evlenme töreni sırasında geçirdiği ani bir rahatsızlık nedeniyle kullandığı ağır ilaçların etkisiyle, tören anında ayırt etme gücünden geçici olarak yoksundur. Bu duruma rağmen resmi nikah memuru ve şahitler huzurunda evlenme töreni gerçekleştirilmiş ve imzalar atılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, söz konusu evliliğin sakatlığı ve hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AEvlenme töreni sırasında irade açıklaması sağlıklı bir şekilde gerçekleşmediği için bu evlilik kurucu unsurları eksik olan bir 'yokluk' hali olarak kabul edilir.
- BAyırt etme gücünün bulunmaması kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden bu evlilik mutlak butlanla sakattır ve Cumhuriyet savcısı tarafından her zaman dava açılabilir.
- Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk hali bir nisbi butlan sebebidir ve bu nedene dayalı iptal davası açma hakkı sadece geçici olarak bu durumdan etkilenen eşe aittir.Cevap
- DSöz konusu durum evlenme ehliyetine ilişkin kesin bir evlenme engeli olduğundan, evlilik mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden hükümsüz sayılır.
- EEvlenme anındaki bu sakatlık bir boşanma sebebi olarak kabul edilir ve Ayşe ancak 'evlilik birliğinin temelden sarsılması' genel sebebine dayanarak evliliği bitirebilir.
Cevap
Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk hali bir nisbi butlan sebebidir ve bu nedene dayalı iptal davası açma hakkı sadece geçici olarak bu durumdan etkilenen eşe aittir.
Türk Medeni Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca, evlenme töreni sırasında geçici bir sebeple (alkol, ilaç, şok vb.) ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptali için nisbi butlan davası açabilir. Bu hak, mutlak butlanın aksine Cumhuriyet savcısına veya her ilgiliye değil, sadece o an iradesi sakatlanan eşe verilmiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Evlenmede İrade Sakatlığı: Geçici Ayırt Etme Gücü Yokluğu (TMK 148)
Daha Fazla Pratik
Nisbi butlan davası açma sürelerini (1 yıl ve 5 yıl) gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s