Selin ve Can arasında görülen boşanma davasında mahkeme; davacı eş Selin'in herhangi bir kusurunun bulunmadığına, davalı eş Can'ın ise sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek boşanmaya "tam kusurlu" şekilde sebebiyet verdiğine karar vermiştir. Çiftin müşterek çocuklarının velayeti anne Selin'e verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca bu davanın şahsi ve mali sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan kusursuz Selin, mali gücü oranında Can'dan süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebilir.Cevap
- BMüşterek çocuğun bakımı için Selin lehine hükmedilecek iştirak nafakası, ancak Selin'in boşanmada kusurunun olmaması şartıyla mümkündür.
- CSelin'in boşanma nedeniyle bozulan ekonomik dengesi için talep edeceği yoksulluk nafakasına hak kazanması, sadece Can'ın tam kusurlu olmasına bağlıdır; Selin'in yoksulluğa düşme şartı aranmaz.
- DSelin'in kendisi için talep edeceği ve boşanma kesinleşince ödenmeye başlanan nafakaya iştirak nafakası, çocuk için ödenene ise yoksulluk nafakası denir.
- ECan tam kusurlu olduğu için Selin, hem iştirak nafakası hem de manevi tazminat talep edebilirse de yoksulluk nafakası talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Cevap
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan kusursuz eş, mali gücü oranında diğer taraftan süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla, diğer taraftan geçimi için mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Olayda Selin kusursuz olduğu için bu hakka sahiptir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası arasındaki temel farklar ve yoksulluk nafakasının kusur şartı.
Tahmini Süre:1m 30s