6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre kıymetli evrakın 'hakkın senede bağlılığı' ve 'kamu güvenini koruma' işlevleri birlikte değerlendirildiğinde; senede bağlanan hakkın devri ve borçlu tarafından ileri sürülebilecek defilere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Senetteki hakkın devri için senedin zilyetliğinin devri zorunludur ve kamu güveni ilkesi uyarınca, senet metninden anlaşılamayan kişisel defiler iyiniyetli hamillere karşı ileri sürülemez.Cevap
- BKıymetli evrakın mücerretliği (soyutluğu) gereği, temel borç ilişkisindeki geçersizlik halleri senedin ilk lehtarına karşı dahi hiçbir şekilde savunma konusu yapılamaz.
- CKamu güveni ilkesi, senedin dış görünüşüne güvenerek onu devralan kişiyi koruduğu için; imza sahteliği veya ehliyetsizlik gibi mutlak defiler dahi iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemez.
- DKıymetli evrak sadece bir ispat vasıtası niteliğinde olduğundan, senedin kaybı halinde alacaklı, mahkemeden iptal kararı almasına gerek kalmaksızın temel ilişkiyi ispat ederek borçludan ifa talebinde bulunabilir.
- ENama yazılı kıymetli evrakın devrinde senedin zilyetliğinin geçirilmesi şart olmayıp, sadece yazılı bir alacağın temliki beyanı hakkın geçişi için yeterlidir.
Cevap
Senetteki hakkın devri için senedin zilyetliğinin devri zorunludur ve kamu güveni ilkesi uyarınca, senet metninden anlaşılamayan kişisel defiler iyiniyetli hamillere karşı ileri sürülemez.
Doğru cevap olan ifade, kıymetli evrakın iki temel sütununu birleştirir: Hakkın senede bağlılığı nedeniyle devir için zilyetliğin devri (teslim) şarttır ve kamu güveni ilkesi uyarınca senet metni dışındaki kişisel savunmalar (defiler) iyiniyetli üçüncü kişilere karşı etkisizdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hakkın Senede Bağlılığı ve Kamu Güveni