Bir beyaz eşya mağazası sahibi olan ve iflasa tabi şahıslardan sayılan tacir (M), son dönemde girdiği ekonomik kriz nedeniyle vadesi gelmiş borçlarını ödemekte zorlanmaktadır. Alacaklı (K), (M)'den olan alacağını tahsil edemediği için genel iflas yoluyla takip başlatıp ödeme emri göndermek yerine, doğrudan doğruya asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açarak (M)'nin iflasını talep etmek istemektedir.
Buna göre, İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisinin varlığı, alacaklı (K)'nin önceden bir iflas ödeme emri tebliğ ettirmeksizin (M)'nin doğrudan iflasını isteyebilmesi için kanunen geçerli bir nedendir?
- A(M)'nin muaccel olan piyasa borçlarını ödemekten aciz durumda olduğunu yetkili mahkemeye bizzat bildirmiş olması
- B(M) aleyhine yapılan haciz yoluyla takipte malvarlığının yarısının elinden çıkmış olması ve kalan mevcudunun muaccel borçlarını karşılamaya yetmemesi
- (M)'nin ödemelerini tatil etmiş bulunması veya (K)'ye olan ve mahkeme ilamına bağlanan borcunu kendisine gönderilen icra emrine rağmen ödememesiCevap
- D(M)'nin vadesi gelmiş kıymetli evrak niteliğindeki borçları nedeniyle hakkında kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatılmış olması
- E(M)'nin, (K)'ye olan ve adi yazılı bir sözleşmeye dayanan borcunu, noter aracılığıyla çekilen ihtarnameye rağmen ödememiş olması
Cevap
Doğru seçenek, borçlunun ödemelerini tatil etmiş bulunması veya mahkeme ilamına bağlanan borcunu kendisine gönderilen icra emrine rağmen ödememesidir.
İcra ve İflas Kanunu madde 177 uyarınca, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması (m. 177/2) ve ilama dayanan alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi (m. 177/3), alacaklının önceden bir iflas takibi başlatmadan doğrudan asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açabileceği özel hallerdendir. Bu durumlarda borçluya ayrıca bir iflas ödeme emri gönderilmesine gerek yoktur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas Halleri ve Usulü