Borçlu (B), alacaklı (A)'ya olan TL tutarındaki para borcunu vadesinde ödemeyerek temerrüde düşmüştür. (A), bu gecikme sebebiyle uğradığı zararın temerrüt faizi ile karşılanamadığını belirterek "aşkın zarar" (munzam zarar) talebinde bulunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu taleplerin ispatı ve borçlunun sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- (A), aşkın zarara uğradığını ve bunun miktarını ispat etmek zorundadır; ancak temerrüt faizi talep edebilmek için herhangi bir zararın doğduğunu ispat etmesine gerek yoktur.Cevap
- BBorçlu (B), temerrüde düşmekte hiçbir kusuru olmadığını ispat ederse, para borcu olduğu için temerrüt faizi ödeme yükümlülüğünden tamamen kurtulur.
- CAşkın zarar (munzam zarar) bir kusursuz sorumluluk hali olduğundan, (B) temerrüde düşmekte kusuru bulunmadığını ispat etse dahi bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
- D(A)'nın aşkın zarar talebinin kabul edilebilmesi için, borçlu (B)'nin temerrüde düşmede ağır kusurlu veya kasten hareket ettiğini ispat etmesi şarttır.
- ETemerrüt faizi istenebilmesi için (A)'nın en azından yasal faiz oranı kadar bir ekonomik kayıp yaşadığını belgelemesi ve ihtar çekmesi zorunludur.
Cevap
Alacaklının aşkın zararı ispat etmesi gerektiği, ancak temerrüt faizi için zarar ispatının gerekmediği ifade doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 120, 121 ve 122. maddeleri uyarınca; para borçlarında alacaklı, bir zarara uğramış olsun veya olmasın temerrüt faizi isteyebilir. Ancak, uğranılan zarar bu faiz miktarını aşıyorsa (aşkın zarar), alacaklının bu fazla zararın varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispat etmesi gerekir. Doğru seçenek bu ayrımı tam olarak karşılamaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Temerrüt Faizi ve Munzam Zarar Ayrımı
Daha Fazla Pratik
Munzam zarar davasında alacaklının ispat etmesi gereken somut zarar kalemlerini (yatırım fırsatı kaybı, kur farkı vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s