Soru

Zorluk: ZorBoşanmanın Eşler Bakımından Şahsi ve Mali Sonuçları (Nafaka ve Tazminat)

Bir boşanma davasında mahkeme; davacı kadının "eşinin ailesine karşı kırıcı ve aşağılayıcı sözler sarf etmesi" nedeniyle az kusurlu olduğuna, davalı erkeğin ise "eşine fiziksel şiddet uygulaması ve sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi" nedeniyle ağır kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Boşanma sonucunda eşinin sağlık güvencesinden mahrum kalacak olan ve herhangi bir geliri bulunmayan kadın; ilerideki miras haklarını kaybetmesi ve sosyal güvence kaybı gerekçesiyle maddi tazminat, uğradığı şiddet nedeniyle manevi tazminat ve geçimini sağlayamayacağı için yoksulluk nafakası talep etmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükümleri uyarınca, somut olaydaki kusur ve maddi durumlar dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Davacı kadının kusuru davalıdan daha hafif olduğu için maddi ve manevi tazminat; kusuru diğer taraftan daha ağır olmadığı ve yoksulluğa düşeceği anlaşıldığı için de yoksulluk nafakası taleplerinin kabulü gerekir.Cevap
  2. B
    Maddi tazminat talebi bakımından mirasçılık hakkının kaybı henüz gerçekleşmemiş bir ihtimal olduğundan 'beklenen menfaat' sayılamaz; bu nedenle yalnızca sosyal güvence kaybı ve manevi zarar dikkate alınmalıdır.
  3. C
    Davacı kadın boşanmaya yol açan olaylarda 'az kusurlu' da olsa bir kusuru bulunduğu için yoksulluk nafakası alamaz; ancak davalıdan daha az kusurlu olduğu için tazminat hakları saklıdır.
  4. D
    Manevi tazminata hükmedilebilmesi için talep eden tarafın tamamen kusursuz olması şarttır; dolayısıyla eşinin ailesine hakaret eden davacı kadının bu talebinin reddi gerekir.
  5. E
    Davalı eş ağır kusurlu olduğu için, mahkeme davacı kadının ekonomik durumunu ve yoksulluğa düşüp düşmeyeceğini araştırmaksızın doğrudan yoksulluk nafakasına hükmetmelidir.

Cevap

Davacı kadının kusuru davalıdan daha hafif olduğu için maddi ve manevi tazminat; kusuru diğer taraftan daha ağır olmadığı ve yoksulluğa düşeceği anlaşıldığı için de yoksulluk nafakası taleplerinin kabulü gerekir.
Türk Medeni Kanunu madde 174 ve 175 uyarınca; boşanmada maddi ve manevi tazminat alabilmek için talep eden tarafın 'kusursuz veya daha az kusurlu' olması, yoksulluk nafakası alabilmek için ise 'kusurunun daha ağır olmaması' ve yoksulluğa düşmesi gerekir. Olayda kadın 'az kusurlu', erkek 'ağır kusurlu' olduğu için kadın tazminat alma şartlarını (daha az kusurlu olma) ve nafaka alma şartlarını (kusuru ağır olmama + yoksulluk) birlikte taşımaktadır. Ayrıca sosyal güvence ve miras hakkı kaybı tazminat kapsamındaki menfaatlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kusur durumunun tazminat hakları açısından değerlendirilmesi
Davacı kadın 'az kusurlu', davalı erkek 'ağır kusurlu' olduğu için kadın 'daha az kusurlu taraf' sıfatını kazanır.
TMK 174 uyarınca maddi ve manevi tazminat alabilmek için kusursuz veya daha az kusurlu olmak gerekir.
2
Kusur durumunun yoksulluk nafakası açısından değerlendirilmesi
Kadının kusuru 'az' olduğundan, ağır kusurlu olan erkeğe göre kusuru 'daha ağır' değildir.
TMK 175 uyarınca yoksulluk nafakası talep edebilmek için 'kusurun daha ağır olmaması' yeterlidir.
3
Maddi zarar kalemlerinin (menfaatlerin) incelenmesi
Sağlık güvencesi kaybı 'mevcut menfaat', mirasçılık hakkı kaybı ise 'beklenen menfaat' olarak tazminat kapsamına girer.
Boşanma ile kaybedilen eşe bağlı sosyal ve ekonomik haklar maddi tazminatın konusunu oluşturur.
4
Sonucun belirlenmesi
Kadın hem tazminat hem de nafaka şartlarını taşıdığı için tüm talepleri kabul edilmelidir.
Kusur ve yoksulluk şartları somut olayda kadın lehine gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Boşanmanın mali sonuçlarında kusur dengesi ve tazminat/nafaka şartlarının farklılığı
Bu soruyu puanla