Soru

Zorluk: ZorHürriyete Karşı Suçlar

Evli olan (A) ve (B), müşterek mülkiyetlerindeki evde birlikte yaşamaktadır. (B)'nin husumetli olduğu ve eve girmesini kesinlikle yasakladığı (C)'yi, eşi (A) sırf (B)'yi huzursuz etmek ve kışkırtmak amacıyla eve davet etmiştir. (C), (B)'nin bu duruma açıkça karşı olduğunu ve (A)'nın kendisini yalnızca (B)'yi kızdırmak gibi kötü niyetli bir amaçla çağırdığını bilmesine rağmen eve girmiş ve salonda oturmaya başlamıştır.

Türk Ceza Kanunu'nun 'Hürriyete Karşı Suçlar' bölümünde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, (C)'nin ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    (C), eşlerden (A)'nın davetinin ceza hukuku anlamında geçerli ve yeterli bir rıza olduğuna inandığından, fiili hata (unsur yanılgısı) hükümlerinden yararlanır ve kasten hareket etmediği kabul edilerek kendisine ceza verilmez.
  2. Konutu ortak kullananlardan birinin rızasının hukuka uygunluk nedeni teşkil edebilmesi için meşru bir amaca yönelik olması şarttır; bu amaç bulunmadığından (C) konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sorumlu olur.Cevap
  3. C
    Suçun maddi konusu bizzat konutun mülkiyeti olduğundan ve davet eden (A) da müşterek malik sıfatını taşıdığından, (C)'nin müşterek malikin izniyle eve girmesi konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturmaz.
  4. D
    (C)'nin asıl amacı (A)'nın davetine katılmak olup (B)'nin rızasızlığını 'olursa olsun' şeklinde kabullenerek hareket ettiği için eylem olası kastla işlenmiş sayılır ve cezasında indirim yapılır.
  5. E
    (C) eve girdikten sonra (B)'nin sözlü tepkisi üzerine kendi isteğiyle hiçbir zor kullanmadan evden ayrılırsa, suçun neticesi bütünüyle gerçekleşmediği için gönüllü vazgeçme hükümlerinden faydalanır.

Cevap

Konutu ortak kullananlardan birinin rızasının hukuka uygunluk nedeni teşkil edebilmesi için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olmasının zorunlu olduğunu, aksi takdirde failin suçtan sorumlu olacağını belirten seçenektir.
Türk Ceza Kanunu madde 116/3 gereğince; evlilik birliğinde veya ortak kullanımda olan yerlerde, hak sahiplerinden birinin rızasının hukuka uygunluk nedeni sayılabilmesi için 'rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması' zorunludur. Olayda (A)'nın, (C)'yi sırf diğer eşi huzursuz etmek için çağırması meşru bir amaç taşımadığından rıza bütünüyle geçersizdir. Durumu bilerek konuta giren fail, doğrudan kastla hareket etmiş olup suçun tüm unsurları oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin hukuki nitelendirmesini yap.
(C)'nin, (B)'nin rızası hilafına ortak yaşanılan konuta girmesi eylemi kural olarak 'Konut Dokunulmazlığının İhlali' (TCK m. 116) suçunu oluşturur.
Suçun maddi unsuru başkasının konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak girmektir.
2
Ortak kullanılan konutlarda rıza istisnasını (TCK m. 116/3) ve şartlarını analiz et.
Kanuna göre evlilik birliğinde veya konutun birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası diğerinin rızasızlığını bertaraf eder. Ancak bu kuralın uygulanabilmesi için yasa koyucu 'rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması' koşulunu aramıştır.
Bir eşin rızası her zaman hukuka uygunluk nedeni sayılmaz, rızanın amacı yasal incelemeye tabidir.
3
Olaydaki rızanın meşruiyetini değerlendir.
(A)'nın rızası, eşi (B)'yi kışkırtmak ve huzursuz etmek gibi kötü niyetli bir amaca dayandığından meşru değildir. Dolayısıyla ortada geçerli bir hukuka uygunluk nedeni yoktur ve durumu bilerek içeri giren (C) suçtan sorumlu tutulur.
Meşru olmayan amaca dayalı rıza hukuken yok hükmündedir.

Anahtar Kavram

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunda Müşterek Zilyetlerin Rızası (Meşru Amaç Kriteri)
Bu soruyu puanla