Türkiye'de yürütme erki içinde yer alan bir bakanın, görev alanıyla ilgili bazı işlemlerde suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından denetlenmesi ve yargısal sürece tabi tutulması gündeme gelmiştir.
Mevcut anayasal kurallar çerçevesinde, bahsi geçen bakanın cezai sorumluluğu ve meclis soruşturması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- AMeclis soruşturması açılmasına karar verilebilmesi için TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyu yeterlidir.
- BYüce Divana sevk edilmesine karar verildiği an bakanın görevi kendiliğinden sona erer.
- CGörevinden istifa eden veya Cumhurbaşkanınca görevden alınan bir bakan hakkında, görevde bulunduğu döneme ait eylemleri nedeniyle meclis soruşturması açılamaz.
- Yüce Divanda yapılan yargılama neticesinde milletvekili seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilmesi hâlinde bakanın görevi sona erer.Cevap
- EBakanın meclis soruşturması kapsamında Yüce Divana sevk edilebilmesi için Cumhurbaşkanının onayı şarttır.
Cevap
Yüce Divanda yapılan yargılama neticesinde milletvekili seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilmesi hâlinde bakanın görevi sona erer.
Anayasa'nın 106. maddesinin amir hükmüne göre, 'Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi sona erer.' Meclis soruşturması süreci sonunda Yüce Divana sevk edilmek tek başına bakanlık sıfatını ortadan kaldırmaz, kesin ve nitelikli bir mahkûmiyet şartı aranır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Bakanların Cezai Sorumluluğu ve Meclis Soruşturması
Tahmini Süre:1m 0s