1876 tarihli Kanun-i Esasi’nin 1909 yılındaki anayasa değişikliklerinden önceki ilk metni uyarınca, Padişahın yürütme ve yasama alanlarındaki yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Padişah, kamu düzenini bozduğu polis tahkikatıyla belirlenen kişileri idari bir kararla sürgün etme yetkisine (Madde 113) ve kanun tasarılarını onaylamama konusunda mutlak veto yetkisine sahiptir.Cevap
- BPadişahın yasama üzerindeki veto yetkisi geciktirici nitelikte olup, Meclis-i Umumi tarafından aynen kabul edilen kanun tasarılarını ikinci kez reddetme yetkisi bulunmamaktadır.
- CPadişahın Meclis-i Mebusan’ı feshetme yetkisi, ancak Heyet-i Vükela ile Meclis arasında bir uyuşmazlık çıkması ve Heyet-i Ayan’ın olumlu görüş bildirmesi şartıyla kullanılabilir.
- DHeyet-i Vükela (Bakanlar Kurulu), devletin genel siyasetinden dolayı hem Padişaha hem de Meclis-i Mebusan’a karşı kolektif olarak sorumludur.
- EPadişahın sürgün yetkisi (Madde 113), ancak mahkemelerce suçluluğu sabit görülen kişiler hakkında ve sadece sıkıyönetim (idare-i örfiye) ilan edilen bölgelerde geçerlidir.
Cevap
Padişahın Madde 113 uyarınca sahip olduğu idari sürgün yetkisi ve kanun tasarıları üzerindeki mutlak veto yetkisi, 1876 Kanun-i Esasi'nin ilk metnindeki en belirgin monarşik özelliklerdir.
Doğru seçenek, 1876 Kanun-i Esasi'nin ilk metnindeki Padişah otoritesini en iyi yansıtan hükümleri içermektedir. Madde 113 ile tanınan idari sürgün yetkisi ve yasama sürecinde hiçbir süreye tabi olmayan mutlak veto hakkı, yürütmenin yasamadan tamamen bağımsız ve üstün olduğunu göstermektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1876 Kanun-i Esasi'de Padişahın Yürütme Üstünlüğü ve Yasama Denetimi