1876 tarihli Kanun-i Esasi’nin 1909 yılındaki anayasa değişikliklerinden önceki ilk metni uyarınca, yürütme erki ve bakanlar kurulunun (Heyet-i Vükela) hukuki ve idari statüsü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Sadrazam ve Şeyhülislamın doğrudan Padişah tarafından, diğer bakanların ise Sadrazamın teklifi üzerine Padişah tarafından tayin edilmesiCevap
- BHeyet-i Vükela'nın yürüttüğü genel politikalardan dolayı Meclis-i Mebusan'a karşı topluca (mütelazıman) sorumlu olması
- CMeclis-i Mebusan tarafından kabul edilen kanun tasarılarının Padişah tarafından veto edilmesi halinde, Meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğuyla ısrar ederse kanunun yürürlüğe girmesi
- DHeyet-i Ayan üyelerinin, sancak meclisleri tarafından önerilen adaylar arasından halk tarafından gizli oyla dört yıl süreyle seçilmesi
- EPadişahın yürütmeye dair tüm işlemlerinin geçerli olabilmesi için ilgili bakan ve Sadrazamın imzasını taşıyan kontrimza usulünün uygulanması
Cevap
Sadrazam ve Şeyhülislamın doğrudan Padişah tarafından, diğer bakanların ise Sadrazamın teklifi üzerine Padişah tarafından tayin edilmesi
Doğru seçenek olan atama usulü, 1876 Kanun-i Esasi'nin 27. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenleme, Padişah'ın yürütme organı üzerindeki mutlak otoritesini yansıtır; Sadrazam ve Şeyhülislam gibi kilit isimleri bizzat belirlemesi, diğer bakanları ise yine kendi onayıyla (Sadrazam teklifiyle) ataması meşruti sistemin başlangıç aşamasındaki otoriter yapısını gösterir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1876 Kanun-i Esasi'de Yürütme Erki ve Atama Usulü
Alternatif Yöntem
Soruyu çözerken 'Padişahın Gücü' odaklı bir kronolojik tablo kullanılabilir. 1876'da Padişah her şeye hakimken, 1909'da bu güç meclise ve hükümete kaymıştır. 'Sorumluluk' ve 'Seçim' anahtar kelimeleri 1909 sonrası için geçerlidir.
Tahmini Süre:2m 0s