Soru

Zorluk: OrtaDürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet)

(A) ile (B) arasında akdedilen bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, alıcı (B)'nin taksitlerden herhangi birini gününde ödememesi durumunda kalan tüm borcun muaccel (ivedi) hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alıcı (B), ilk 2424 taksiti hiçbir aksama olmaksızın düzenli şekilde ödemiş; ancak 2525. taksiti geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle bankaya sadece 11 gün gecikmeyle yatırmıştır. Satıcı (A), bu gecikmeyi gerekçe göstererek sözleşmedeki muacceliyet kaydı uyarınca kalan tüm borcun derhal ve nakden ödenmesini talep etmiş, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.

Buna göre, (A)’nın bu talebi karşısında Türk Medeni Kanunu’nun başlangıç hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A
    Sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca, taraflar arasındaki muacceliyet kaydı geçerlidir ve (A) bu hakkını her durumda dilediği gibi kullanabilir.
  2. (A)’nın hakkını bu şekilde kullanması, dürüstlük kuralına açıkça aykırı bir 'hakkın kötüye kullanılması' niteliği taşıdığından hukuk düzeni tarafından korunmaz.Cevap
  3. C
    Olayda (B)'nin hastalık sebebiyle gecikmesi bir 'iyiniyet' (subjektif iyiniyet) meselesi olduğundan, uyuşmazlık Türk Medeni Kanunu m. 3 çerçevesinde çözülmelidir.
  4. D
    Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri resmi şekle tabi olduğu için, şekle uygun kurulmuş bu sözleşmedeki hakların kullanımı dürüstlük kuralı denetimine tabi tutulamaz.
  5. E
    (A)’nın talebi yasal bir sözleşme hükmüne dayandığı için, dürüstlük kuralı sadece kanun boşluğu olan durumlarda hakim tarafından uygulanabilir.

Cevap

Satıcının çok kısa bir gecikmeyi fırsat bilerek ağır bir yaptırımı uygulama talebi, dürüstlük kuralına aykırı bir hakkın kötüye kullanılması teşkil eder.
Doğru yanıt, satıcının talebinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini belirtmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Olayda alıcının daha önceki 24 taksiti düzenli ödemiş olması ve son taksiti sadece 1 gün geciktirmesi karşısında, satıcının sözleşmedeki ağır yaptırımı (tüm borcun istenmesi) derhal işletmek istemesi, dürüstlük kuralına aykırı bir 'açıkça hakkın kötüye kullanılması' durumudur ve mahkemece korunmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın niteliğini belirle.
Olayda bir hakkın (muacceliyet kaydını işletme hakkı) kullanımı söz konusudur.
Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) kapsamındadır.
2
Hak sahibinin menfaati ile karşı tarafın uğrayacağı zararı kıyasla.
24 taksiti ödeyen bir borçlunun 1 günlük gecikmesi karşısında tüm borcun istenmesi, hak sahibi için aşırı bir yarar sağlamazken borçlu için yıkıcı bir sonuç doğurur.
Bir hakkın, sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı oransızlık varsa dürüstlük kuralı ihlal edilmiş sayılır.
3
Hukuki sonucu tespit et.
Hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeni bu hakkı korumaz.
TMK m. 2/2 uyarınca, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar hukuki korumadan yoksundur.

Anahtar Kavram

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla