Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet)
19 soru
Ahmet, mülkiyet hakkına dayanarak kendi arazisine, komşusu Mehmet'in manzarasını tamamen kapatacak şekilde devasa bir pano yerleştirmiştir. Ahmet'in bu panodan kendisi için sağladığı hiçbir teknik veya ekonomik yarar bulunmamasına rağmen, Mehmet'e zarar verme kastıyla hareket ettiği tespit edilmiştir.
Ahmet'in mülkiyet hakkını bu şekilde kullanması, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) başlangıç hükümlerinde yer alan hangi ilkenin açık bir ihlalidir?
Borçlu (B) borcunu vadesinde ödemeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen, alacaklı (A) sırf borçluyu zor durumda bırakmak ve ileride daha yüksek faiz talep edebilmek amacıyla ödemeyi kabul etmekten kaçınmaktadır. Alacaklı (A)'nın bir hakkı kullanırken veya borcu ifa ederken uyması gereken bu dürüstlük standardına aykırı davranması, Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisinin ihlali sayılır?
Taşınmazı üzerinde bir banka lehine ipotek tesis edilmiş olan (A), bankaya olan kredi borcunun tamamını ferileriyle birlikte ödemiştir. Borcun sona ermesine rağmen banka, kredi sözleşmesinde yer alan ve borcun esasına etkisi bulunmayan çok küçük bir şekli eksikliği (bildirim formunun eski formatta olması gibi) bahane ederek ipoteği terkin etmemekte direnmektedir. Bankanın bu tutumu nedeniyle (A), taşınmazını satamamış ve ciddi bir maddi kayba uğramıştır.
Buna göre, bankanın sahip olduğu bir yetkiyi veya hakkı, meşru bir menfaati olmaksızın karşı tarafa zarar verecek şekilde kullanması aşağıdaki hukuki kavramlardan hangisine aykırılık teşkil eder?
Alacaklı (A), borçlu (B)'nin borcunu ödeme niyetinde olduğunu ve çok kısa bir süre içinde ödeme yapacağını bilmesine rağmen, sırf borçluyu ticari çevresinde zor durumda bırakmak amacıyla alacağını tahsil etmek için mümkün olan en masraflı ve ağır icra takip yoluna başvurmuştur.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre alacaklı (A)'nın bu davranışı aşağıdakilerden hangisinin ihlali niteliğindedir?
(A), üyesi olduğu bir vakfın mütevelli heyeti toplantısında alınan bir karara "kabul" oyu vermiş ve bu kararın uygulanması sürecinde aktif görev almıştır. Ancak yaklaşık ay sonra vakıf yönetimiyle kişisel bir uyuşmazlık yaşayan (A), söz konusu kararın alındığı toplantıda yeterli nisaba ulaşılmadığını ve şekil eksikliği bulunduğunu ileri sürerek kararın iptali için dava açmıştır.
Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, (A)’nın bu davasının reddedilmesi gereken temel hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
(A), aralarında şahsi husumet bulunan komşusu (B)’nin evinin deniz manzarasını kapatmak amacıyla, kendi taşınmazı üzerine imar mevzuatına ve teknik şartnamelere tamamen uygun olan ancak kendisi için hiçbir somut yarar veya kullanım amacı sağlamayan devasa bir dekoratif pano inşa ettirmiştir. (B), bu yapının kaldırılması için dava açmıştır.
Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) dürüstlük kuralına ilişkin hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
(A) ile (B), (A)’ya ait taşınmazın satışı konusunda kendi aralarında adi yazılı bir sözleşme yapmışlardır. (B) satış bedelinin tamamını ödemiş, (A) ise taşınmazın zilyetliğini (B)’ye devretmiş ve (B) taşınmaza yerleşmiştir. Aradan beş yıl geçtikten sonra taşınmaz fiyatlarının aşırı yükselmesi üzerine (A), sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesini talep etmiştir.
Bu olayda (A)’nın geçersizlik iddiasının reddedilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun hangi temel ilkesine dayanmaktadır?
(A) ile (B) arasında akdedilen bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, alıcı (B)'nin taksitlerden herhangi birini gününde ödememesi durumunda kalan tüm borcun muaccel (ivedi) hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alıcı (B), ilk taksiti hiçbir aksama olmaksızın düzenli şekilde ödemiş; ancak . taksiti geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle bankaya sadece gün gecikmeyle yatırmıştır. Satıcı (A), bu gecikmeyi gerekçe göstererek sözleşmedeki muacceliyet kaydı uyarınca kalan tüm borcun derhal ve nakden ödenmesini talep etmiş, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Buna göre, (A)’nın bu talebi karşısında Türk Medeni Kanunu’nun başlangıç hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
(M), komşusu (K)’nin arazisine tecavüz edecek şekilde bir bina inşa etmektedir. (K), inşaatın kendi arazisine taştığını başlangıçtan itibaren bilmesine ve (M) ile yaptığı görüşmelerde inşaatın estetik açıdan bölgeye değer kattığını belirterek (M)'yi teşvik etmesine rağmen, bina tamamen bittikten sonra taşan kısmın kalini (yıkılmasını) talep ederek dava açmıştır. Yapılan incelemede, taşan kısmın yıkılmasının binanın statik dengesini bozacağı ve yıkım maliyetinin (K)'nin uğradığı zarardan kat kat fazla olduğu tespit edilmiştir.
Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) başlangıç hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Kiraya veren (K), kiracısı (T)’nin kira bedellerini sözleşmede kararlaştırılan tarihten on gün sonra ödemesine iki yıl boyunca hiçbir itirazda bulunmamış ve bu durumu zımnen kabul ederek tahliye hakkını kullanmamıştır. Ancak (K), aralarında çıkan bir tartışma sonrasında, (T)’nin bir sonraki kira bedelini yine on gün geciktirmesini gerekçe göstererek sözleşmedeki tahliye şartına dayanarak dava açmıştır.
Türk Medeni Kanunu hükümleri dikkate alındığında, (K)'nin bu talebinin reddedilmesi aşağıdakilerden hangisinin bir gereğidir?
(A) İşletmesi ile danışman (B) arasında akdedilen hizmet sözleşmesinde, sözleşme hükümlerinde yapılacak her türlü değişikliğin geçerliliği taraflarca "yazılı şekil" şartına bağlanmıştır. Buna karşın taraflar, iki yıl boyunca sözleşme kapsamındaki ek hizmetleri sözlü mutabakatlarla belirlemiş ve (A) İşletmesi bu ek hizmetlerin bedelini herhangi bir itiraz ileri sürmeden düzenli olarak ödemiştir. Daha sonra taraflar arasında çıkan bir ihtilaf üzerine (A) İşletmesi, son dönemde verilen hizmetlerin yazılı şekilde kararlaştırılmadığını ileri sürerek bu bedelleri ödemekten kaçınmıştır.
Bu olayda (A) İşletmesinin, uzun süredir devam eden uygulamanın aksine şekil eksikliğini ileri sürerek ödemeden kaçınması aşağıdaki hukuk kurallarından hangisine açıkça aykırılık teşkil eder?
(A), borçlu olduğu arkadaşı (B)’ye borcunu en kısa sürede ödeyeceğini her fırsatta vaat ederek (B)’nin kendisine karşı icra takibi başlatmasını yıllarca engellemiş ve onu oyalamıştır. Borcun zamanaşımına uğradığı sürenin dolmasından hemen sonra (A), ödeme yapmaktan vazgeçtiğini bildirmiş ve (B) tarafından açılan alacak davasında mahkemeye 'zamanaşımı defini' sunmuştur.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca, borçlu (A)’nın bu savunması aşağıdaki kurallardan hangisine açıkça aykırılık teşkil ettiği için hukuk düzeni tarafından korunmaz?
Paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan (A), payını üçüncü kişi (C)’ye satmıştır. Diğer paydaş (B), bu satıştan haberdar olduktan sonra (C)’ye "Hayırlı olsun, seninle paydaş olduğuma sevindim, önalım hakkımı kullanmayacağım." diyerek (C)'nin taşınmaz üzerinde masraflı tadilatlar yapmasına ve yerleşmesine sessiz kalmıştır. Aradan dört ay geçtikten sonra (B), yasal süresi içinde (C)’ye karşı önalım davası açmıştır.
Bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Şirketi, ticari ilişkisi bulunduğu Şirketi'ne olan tutarındaki borcunu vade gününde banka havalesiyle göndermiştir. Ancak bankanın işlem masrafı olarak tutarın içinden kesinti yapması nedeniyle 'nin hesabına geçmiştir. Şirketi yetkilileri, sırf 'yı zor duruma düşürmek amacıyla aradaki 'lik önemsiz farkı bahane ederek eksik ifa gerekçesiyle ödemeyi bütünüyle reddetmiş, 'yı temerrüde düşürmüş ve sözleşmede yer alan 'lik cezai şartın tahsili için derhal dava açmıştır.
Buna göre, Şirketi'nin 'lik eksikliği gerekçe göstererek mahkemeden ağır cezai şartı talep etmesinin reddedilmesinin temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Bir ambalaj fabrikası sahibi olan Levent, tesisinin kapasitesini artırmak amacıyla özel bir otomasyon makinesi ürettirmiş ve makinenin kurulumu fabrikasında tamamlanmıştır. Makinenin temel işlevlerinde, çalışma hızında ve üretim kalitesinde hiçbir sorun veya eksiklik bulunmamaktadır. Ancak Levent, sadece makinenin dış gövdesindeki üretime hiçbir etkisi olmayan, çok önemsiz ve yüzeysel bir çizik ile ton farkını gerekçe göstererek kanunun alıcıya tanıdığı 'sözleşmeden dönme' hakkını kullanmak istemektedir. Üretici firma, bu yüzeysel kusuru aynı gün içinde parça değişimiyle ücretsiz olarak gidermeyi teklif etmesine rağmen; Levent, piyasada daha ucuz bir alternatif bulduğu için bu teklifi reddetmiş ve parasının iadesinde ısrar etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, Levent’in sözleşmeden dönme hakkını kullanma girişimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
(K), müteahhit (M) ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, mutfakta kullanılacak mermerlerin "X ocaklarından çıkarılan" birinci sınıf mermer olmasını kararlaştırmıştır. (M), inşaatı tamamlar ancak mutfakta aynı kalitede, renkte ve değerde olan "Y ocaklarından çıkarılan" mermerleri kullanır. Daireyi bu haliyle teslim alan ve iki yıl boyunca hiçbir itirazda bulunmaksızın kullanan (K), daha sonra (M) ile aralarında çıkan farklı bir ticari husumeti bahane ederek, sözleşmeye tam uyulmadığı gerekçesiyle mermerlerin sökülüp X ocaklarından çıkarılan mermerlerle değiştirilmesini talep eder. Mermerlerin sökülüp değiştirilmesi (M) açısından devasa bir masraf gerektirmekte iken, bu değişikliğin (K)’ya sağlayacağı estetik veya ekonomik menfaat yok denecek kadar azdır.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
(A), mülkiyeti kendisine ait olan bir iş yerini (B)’ye kiraya vermiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde, kira bedelinin her ayın ilk günü ödeneceği ve bu kurala uyulmamasının kiralayana derhal fesih hakkı vereceği açıkça düzenlenmiştir. Buna rağmen (B), üç yıl boyunca kira bedellerini sürekli olarak her ayın 10’u ile 15’i arasında ödemiş; (A) ise bu gecikmelere hiçbir zaman itiraz etmemiş ve ihtirazi kayıt ileri sürmeden ödemeleri kabul etmiştir. Dördüncü yılın bir ayında kiranın ayın 3'ünde ödenmemesini fırsat bilen (A), sözleşmedeki ilgili maddeye dayanarak fesih hakkını kullanmış ve (B)'nin tahliyesini talep etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, (A)'nın bu fesih talebiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
(T), komşusu (Y)’nin arazisinde bulunan bir kaynaktan kendi tarlasını sulamak amacıyla tapu siciline tescil edilmiş bir "su alma irtifakına" sahiptir. İki komşu arasında çıkan bir husumet sonrasında (T), kendi tarlasının su ihtiyacından çok daha fazlasını çeken sanayi tipi bir pompa kurarak artan suyu boş bir dere yatağına akıtmaya başlamış ve bu eylemiyle sırf (Y)’nin arazisindeki diğer su kuyularının kurumasına neden olmuştur. (Y)’nin itirazı üzerine (T), "Tapu sicilinde hakkımın bir sınırı belirtilmemiştir, dilediğim kadar su çekebilirim." şeklinde savunma yapmıştır.
Buna göre, (T)’nin eylemi ve hukuki durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
(S), koleksiyonunda bulunan antika bir tabloyu TL karşılığında satın alması için (A) ile bir sözleşme yapar. Sözleşmeye tarafların ortak iradesiyle, ödemenin "tamamı TL'lik banknotlar halinde" yapılacağına dair özel bir hüküm eklenir. Teslim günü geldiğinde (A), TL'lik borcunu eksiksiz olarak ancak TL'lik banknotlar halinde (S)'ye sunar. Bu esnada aynı tabloya TL teklif eden başka bir müşteri bulan (S), (A)'nın parayı sözleşmede kararlaştırılan banknot türüyle getirmediğini gerekçe göstererek ifayı reddeder ve sözleşmeden döndüğünü bildirir.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, (S)'nin sözleşmeden dönme hakkını kullanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?