İdari yargı kararlarının açıklanması (tavzih) ve maddi yanlışlıkların düzeltilmesi kurumları, yargısal denetimin sıhhatini ve kararların uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) özel olarak düzenlenmiştir.
Buna göre, söz konusu kurumların işleyişi ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Tavzih veya maddi yanlışlıkların düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olması, ilgili kararın idarece uygulanma zorunluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve mahkemece bu yönde bir karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.Cevap
- BTavzih talebi, kararın idarece yerine getirilmesi için öngörülen otuz günlük azami süreyi, mahkemece talebe ilişkin nihai bir karar verilinceye kadar kendiliğinden durdurur.
- CKararın taraflara tebliğinden itibaren kanun yoluna başvuru süresinin (istinaf veya temyiz) geçmesiyle birlikte, hüküm fıkrasındaki maddi hataların düzeltilmesi artık talep edilemez.
- Dİlk derece mahkemesi kararının Danıştay tarafından onanarak kesinleşmesi durumunda, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi yetkisi münhasıran onama kararını veren Danıştay dairesine aittir.
- ETavzih dilekçesinde tarafların sunduğu yeni deliller veya hukuki gerekçeler ışığında mahkeme, vermiş olduğu kararın hüküm fıkrasını esastan değiştirebilir veya tarafların haklarını genişletebilir.
Cevap
Tavzih veya maddi yanlışlıkların düzeltilmesi talebinde bulunulması mahkemece aksine karar verilmedikçe kararın yerine getirilmesini durdurmaz.
2577 sayılı İYUK'un 29. maddesinin 3. fıkrasına göre, tavzih isteğinde bulunulması kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurmaya karar verebilir. Aynı kural, 30. maddede düzenlenen maddi yanlışlıkların düzeltilmesi için de geçerlidir. Bu durum, idari yargı kararlarının gecikmeksizin uygulanması ilkesinin bir gereğidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdari Yargıda Kararların İcrasının Durdurulmaması İlkesi
Tahmini Süre:3m 0s