Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, icra dairesi tarafından çıkarılan ödeme emri borçluya Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu, bu usulsüz tebligattan bir süre sonra haberdar olmuş ve icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiğini bildirmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, bu durumda usulsüz tebligatın geçerliliği ve itiraz süresinin başlangıcı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Tebligat usulsüz yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuşsa geçerli sayılır ve borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilerek itiraz süresi bu tarihten itibaren başlar.Cevap
- BUsulsüz yapılan tebligat hukuk aleminde yok hükmündedir; bu nedenle borçlunun öğrenmesiyle geçerli hale gelmez ve icra dairesinin ödeme emrini yeniden tebliğe çıkarması zorunludur.
- Cİtiraz süresi, tebligatın usulsüz de olsa borçlunun adresine ilk ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlar; borçlunun sonradan öğrenmesi sürenin başlangıcını etkilemez.
- DUsulsüz tebligat durumunda borçlu icra dairesine itiraz edemez; öncelikle icra mahkemesine başvurarak tebligatın usulsüzlüğünü şikayet yoluyla tespit ettirmesi gerekir.
- EBorçlunun öğrenme beyanı tek başına yeterli olmayıp, öğrenme tarihinin PTT kayıtları veya resmi bir belge ile ispat edilmesi şarttır.
Cevap
Tebligat usulsüz olsa dahi borçlunun öğrenmesiyle geçerli hale gelir ve borçlunun beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılarak süreler bu tarihten itibaren başlar.
Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabın öğrenmesiyle geçerli hale gelir. Bu durumda borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi resmi tebliğ tarihi olarak kabul edilir ve ödeme emrine karşı öngörülen günlük itiraz süresi bu beyan edilen tarihten itibaren işlemeye başlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Usulsüz Tebligat ve Öğrenme Beyanı
Tahmini Süre:1m 30s