Para alacaklarının korunması amacıyla düzenlenen ihtiyati haciz müessesesinde, mahkemenin karar verme usulü ve yetki esasları göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru bir hukuki değerlendirmedir?
- Mahkeme, alacaklının alacağı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık bir kanaat edinmesi durumunda, borçluyu dinlemeden de dosya üzerinden ihtiyati haciz kararı verebilir; zira bu aşamada tam ispat değil, yaklaşık ispat ölçütü geçerlidir.Cevap
- Bİhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının haklılığını tam ispatla ortaya koyması zorunlu olup, borçlunun savunma hakkı kısıtlanamayacağı için duruşma açılması kanunen mecburidir.
- CDava açıldıktan sonra ihtiyati haciz talebinde yetki kuralları ihtiyati tedbirle aynı şekilde uygulanır ve sadece malın bulunduğu yer mahkemesi yetkili hale gelir; esas davanın görüldüğü mahkeme bu konuda karar veremez.
- DGörevli mahkeme, para alacağının miktarına bakılmaksızın münhasıran İcra Mahkemesi olup, ihtiyati haciz kararı ancak takip talebinde bulunulmasından sonra verilebilir.
- EMahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için alacağın mutlaka bir senede bağlı olması gerekir ve senetsiz alacaklarda mahkemenin duruşma yapmadan karar vermesi usulen mümkün değildir.
Cevap
Mahkemenin yaklaşık ispat ölçütüyle borçluyu dinlemeden (dosya üzerinden) ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirten ifade doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermesi yeterlidir. Bu, hukuk yargılamasındaki 'tam ispat' yerine 'yaklaşık ispat' ölçütünün kabul edildiğini gösterir. Ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrası mahkemenin duruşma yapıp yapmamakta serbest olduğunu açıkça belirterek dosya üzerinden karar verilmesine imkan tanımıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İhtiyati hacizde yaklaşık ispat ve duruşmasız karar verme takdir yetkisi
Tahmini Süre:2m 0s