İflas Hukuku

104 soru

Soru 41Soru

İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasıyla birlikte müflisin taraf olduğu hukuk davaları kural olarak durur. Ancak bazı davalar, nitelikleri gereği bu durma kuralının istisnasını teşkil eder. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iflasın açılmasıyla duran davalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nafaka davaları

Cevap

İflasın açılmasıyla durmayan dava nafaka davalarıdır.
İcra ve İflas Kanunu madde 194'e göre, nafaka davaları iflasın açılmasından etkilenmeyen ve görülmeye devam eden davalar arasındadır. Bu tür davalar müflisin kişisel yükümlülükleri ve temel geçimle ilgili olduğu için durma kuralına tabi tutulmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İcra ve İflas Kanunu madde 194 kapsamındaki genel kuralı hatırla.
İflasın açılmasıyla müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur.
Müflisin masayı temsil yetkisinin kısıtlanması ve alacaklıların haklarının korunması amaçlanır.
2
Durma kuralının istisnalarını (durmayan davaları) tespit et.
Nafaka davaları, ceza davaları, şeref ve haysiyete ilişkin davalar, evlenme ve boşanma gibi şahsi davalar durmaz.
Bu davalar müflisin şahsına sıkı sıkıya bağlı veya aciliyet arz eden konulardır.

Anahtar Kavram

İflasın hukuk davaları üzerindeki etkisi ve istisnaları
Tahmini Süre:45s
Soru 42Soru

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasıyla birlikte, müflis aleyhine iflastan önce başlamış ve devam eden (rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler hariç) takiplerin hukuki durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takipler olduğu yerde durur ve iflas kararının kesinleşmesiyle birlikte düşer.

Cevap

İflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki takipler olduğu yerde durur ve iflas kararının kesinleşmesiyle birlikte düşer.
İcra ve İflas Kanunu'nun 193. maddesi uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasıyla birlikte müflis aleyhine başlamış olan takipler (rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler hariç) durur. Bu takiplerin tamamen düşebilmesi için ise verilen iflas kararının kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleşmiş olması gerekir. Bu düzenleme, iflasın kolektif bir tasfiye süreci olması ve alacaklılar arasında eşitliği sağlama amacı taşır.

Adım Adım Çözüm

1
İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 193. maddesini hatırla.
İflasın açılmasının icra takipleri üzerindeki etkisi tespit edilir.
Kanun, müflis aleyhindeki takipleri rehnin paraya çevrilmesi yolu hariç durdurur.
2
Takibin durması ve düşmesi arasındaki zaman farkını belirle.
Düşme için iflas kararının kesinleşmesi gerektiği anlaşılır.
İflas kararının kesinleşmesi, müflisin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin ve masanın hukuki statüsünün kalıcı hale gelmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İflasın İcra Takiplerine Etkisi (Durma ve Düşme Ayrımı)

İpuçları

1
İİK 193. maddeye odaklanın. Takibin 'durması' ile 'düşmesi' arasındaki farka dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

İflasın açılmasının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere etkisini (satışın yapılamaması kuralı) inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

Tacir (A) hakkında alacaklı (B) tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmış ve ödeme emri 12 Mayıs 2025 tarihinde borçluya tebliğ edilmiştir. Borçlu (A), ödeme emrine karşı yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Bu durumda, takibin kesinleşmesi üzerine alacaklı (B)'nin borçlunun iflasını isteyebilmesi için gereken usuli işlemler ve sürelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde borçlunun muamele merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açmalıdır; mahkeme, borcun ödenmesi için borçluya yedi günlük depo emri çıkarır.

Cevap

Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açmalı ve mahkeme iflas kararı vermeden önce borçluya yedi günlük depo emri çıkarmalıdır.
Genel iflas yoluyla takipte borçlu ödeme emrine itiraz etmezse takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde yetkili asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açmalıdır. Mahkeme, yargılama sonunda iflas kararı vermeden önce borçluya borcu faiz ve masraflarıyla birlikte yedi gün içinde depo etmesi için bir depo emri çıkarır; borç ödenmezse iflas kararı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip safhasının kesinleştiğini tespit etme
Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilmediği için takip kesinleşmiştir.
İflas davası açılabilmesi için öncelikle takip safhasının tamamlanması gerekir.
2
Dava açma süresini ve başlangıcını belirleme
Ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 12 Mayıs 2025'ten itibaren 1 yıllık süre başlar.
İİK 156. madde uyarınca iflas davası açma süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren başlar.
3
Görevli ve yetkili mahkemeyi tayin etme
Borçlunun muamele merkezindeki Asliye Ticaret Mahkemesi.
İflas davaları borçlunun merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde görülür.
4
Mahkemenin usuli zorunluluğunu (Depo Emri) uygulama
Mahkeme borçluya borcu, faizi ve giderleri 7 gün içinde ödemesi için depo emri çıkarır.
Depo emri çıkarılmadan ve bu süre dolmadan iflas kararı verilmesi usule aykırıdır.

Anahtar Kavram

Genel iflas yolu ile takipte kesinleşme sonrası iflas davası prosedürü

Daha Fazla Pratik

İtirazın iptali ve iflas davası ile doğrudan iflas davası arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Alacaklı (A), borçlu (B) aleyhine vadesi geçmiş ve protesto edilmiş bir poliçeye dayanarak kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip başlatmış ve ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. Borçlu; senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, borcun bir kısmını ödediğini ve senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını ileri sürerek takibe karşı koymak istemektedir.

Bu durumda, İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun başvurması gereken yetkili mercii ve yasal süre aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesine başvurmalıdır.

Cevap

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde tüm itiraz ve şikayetlerini Asliye Ticaret Mahkemesine bildirmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 172. maddesi uyarınca, kambiyo senetlerine özgü iflas takibinde borçlu; ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde, senedin kambiyo senedi mahiyetini haiz olmadığı (şikayet) veya borçlu olmadığı (itiraz) yönündeki başvurularını ticaret mahkemesine yapmak zorundadır. Bu takip yolunda itiraz ve şikayetler icra dairesine veya icra mahkemesine değil, doğrudan iflas davasının görüleceği mahkemeye sunulur.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun belirlenmesi
Takip 'Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu'dur.
İİK m. 171-172 hükümleri bu takip türüne uygulanır.
2
Hak düşürücü sürenin tespiti
İtiraz ve şikayet süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gündür.
Yasa koyucu kambiyo senetlerine dayalı takiplerde daha kısa süreler öngörmüştür.
3
Görevli merciin belirlenmesi
Yetkili ve görevli mercii Asliye Ticaret Mahkemesidir.
İİK m. 172 uyarınca iflas yolunda itirazlar icra dairesine veya icra mahkemesine değil, iflas kararını verecek olan ticaret mahkemesine sunulur.

Anahtar Kavram

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda şikayet ve itirazlar tek bir mercide (Ticaret Mahkemesi) ve 5 günlük sürede birleşir.

Daha Fazla Pratik

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile iflas yolu arasındaki mercii farklarını tablo halinde çalışmak kavramsal karışıklığı önleyecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

Kendi adına bir ticari işletme işleten borçlu (B) hakkında, alacaklı tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmış ve ödeme emri borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu (B), borcu olmadığını ileri sürerek bu takibe itiraz etmek istemektedir.

Buna göre, borçlunun ödeme emrine itiraz süresi ve yeri ile itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren alacaklının iflas davası açması gereken hak düşürücü süre aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7 gün içinde icra dairesine itiraz / 1 yıl içinde iflas davası

Cevap

Borçlu, ödeme emrine 7 gün içinde icra dairesine başvurarak itiraz etmelidir; alacaklı ise bu itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde iflas davası açmalıdır.
Genel iflas yolu ile takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde takibi başlatan icra dairesine itirazda bulunmalıdır. Bu itirazla takip durur; alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde borçlunun iflasına karar verilmesini (iflas davası) talep etmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Ödeme emrine itiraz süresini ve merciini belirleme
İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir.
Genel iflas yolu ile takipte, ilamsız icradaki itiraz usulü (merci ve süre bakımından) kıyasen uygulanır.
2
İtiraz üzerine alacaklının açacağı davanın süresini belirleme
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır.
İİK m. 156 uyarınca itirazla duran takibin devamı için öngörülen hak düşürücü süre 1 yıldır.

Anahtar Kavram

Genel iflas yolu ile takipte itiraz ve iflas davası süreleri

Daha Fazla Pratik

İflas davasında görevli mahkemenin 'Asliye Ticaret Mahkemesi' olduğu bilgisini pekiştirmek için yetki kurallarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (I˙I˙KİİK) uyarınca, iflasa tabi bir borçlunun kendi iflasını mahkemeden talep etmesi bazı hallerde bir mecburiyet (yükümlülük), bazı hallerde ise bir hak (ihtiyari) olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi borçlunun kendi iflasını istemesinin ihtiyari (isteğe bağlı) olduğu bir durumdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması

Cevap

Borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması durumu, İcra ve İflas Kanunu'na göre borçlunun kendi iflasını istemesi bakımından ihtiyari (isteğe bağlı) bir haldir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 178178. maddesinin 11. fıkrasına göre; iflasa tabi bir borçlu, ödemelerini tatil etmiş ise iflasını isteyebilir. Kanundaki 'isteyebilir' ifadesinden de anlaşılacağı üzere bu durum borçlu için bir zorunluluk değil, tanınmış bir haktır (ihtiyari iflas).

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyari ve mecburi iflas hallerinin ayrımını yapın.
İhtiyari iflas hallerinde borçlu iflasını isteyebilir (bir haktır), mecburi hallerde ise istemek zorundadır (bir ödevdir).
İİK m. 178 ve 179 arasındaki hukuki ayrımı belirlemek için gereklidir.
2
Borçlunun ödemeleri tatil etmesi durumunun hukuki niteliğini belirleyin.
İİK m. 178/1'e göre ödemelerini tatil eden borçlu iflasını isteyebilir.
Kanun metnindeki 'isteyebilir' ifadesi bu durumun ihtiyari olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

İhtiyari Doğrudan İflas (İİK m. 178)
Tahmini Süre:45s
Soru 47Soru

İcra ve İflas Hukuku sistematiğinde iflas tasfiyesi süreci, devletin gözetimindeki resmi organlar ile alacaklıların menfaatlerini temsil eden özel organlar tarafından yürütülür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iflasın özel (hususi) organları arasında yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İflas İdaresi

Cevap

İflas İdaresi
İflas İdaresi, iflas tasfiyesi sürecinde alacaklıların menfaatlerini temsil eden, iflas masasının kanuni temsilcisi olan ve üç kişiden oluşan özel (hususi) bir organdır. Alacaklılar toplantısı tarafından aday gösterilen kişiler arasından seçilir.

Adım Adım Çözüm

1
İflas organlarının sınıflandırılması
İflas organları 'resmi' (devlet tarafından oluşturulan) ve 'özel' (alacaklılar tarafından oluşturulan) olarak ikiye ayrılır.
Tasfiye sürecindeki görevlerin hukuki niteliğini belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Özel organların tespiti
İflasın özel organları İflas İdaresi ve Alacaklılar Toplantısı'dır.
Bu organlar doğrudan alacaklıların iradesiyle veya onların haklarını korumak amacıyla teşekkül eder.
3
Seçeneklerin karşılaştırılması
İflas İdaresi dışındaki tüm seçenekler (İflas Dairesi, İcra Mahkemesi vb.) resmi makamları temsil etmektedir.
Resmi organlar kamu hizmeti yürütürken, özel organlar masanın kanuni temsilcisi sıfatıyla hareket eder.

Anahtar Kavram

İflas Organlarının Tasnifi (Resmi ve Özel Organ Ayrımı)

İpuçları

1
İflasın 'özel' organları, devlet memurları tarafından değil, alacaklıların iradesiyle belirlenen kişilerdir.

Daha Fazla Pratik

İflas idaresinin seçilme usulünü ve birinci alacaklılar toplantısının bu süreçteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 48Soru

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, alacaklının borçlu aleyhine önceden bir iflas takibi başlatıp ödeme emri göndermesine gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya Ticaret Mahkemesine başvurarak borçlunun iflasını isteyebileceği (takipsiz doğrudan iflas) haller kanunda sınırlı olarak sayılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas davası açabileceği hallerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun malvarlığının borçlarını ödemeye yetmediğini beyan ederek mahkemeye başvurması

Cevap

Borçlunun malvarlığının borçlarını ödemeye yetmediğini beyan ederek mahkemeye başvurması
Doğru yanıt olan seçenek, borçlunun malvarlığının borçlarını karşılamadığını (borca batıklık/aciz hali) beyan ederek iflasını istemesinden bahsetmektedir. İcra ve İflas Kanunu'nun 178. maddesi uyarınca bu durum, borçlunun kendi talebiyle doğrudan iflas halleri arasında yer alır. Alacaklının doğrudan iflas davası açabileceği İİK m. 177 kapsamındaki nedenler arasında 'borçlunun aciz hali' bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerini (İİK m. 177) gözden geçiriniz.
Alacaklı; borçlunun yerleşim yerinin belli olmaması, kaçması, hileli işlemlerde bulunması, mallarını saklaması, ödemelerini tatil etmesi ve ilama bağlı borcun ödenmemesi durumlarında bu yola başvurabilir.
Kanun, alacaklıya takip yapmadan iflas isteme yetkisini sadece sınırlı (numerus clausus) hallerde tanımıştır.
2
Borçlunun talebiyle doğrudan iflas hallerini (İİK m. 178) inceleyiniz.
Borçlunun aciz hali (malvarlığının borçları karşılamaması) ve konkordato mühletinin reddi gibi durumlar borçlunun kendi iflasını istemesi için öngörülmüştür.
Alacaklı, borçlunun aciz halinde olduğunu ileri sürerek doğrudan iflas davası açamaz; bu durum sadece borçlu tarafından ileri sürülebilir.

Anahtar Kavram

İcra ve İflas Kanunu Madde 177 ve 178 Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İcra ve İflas Kanunu m. 178'de düzenlenen borçlunun kendi talebiyle iflas hallerindeki 'mecburi' ve 'ihtiyari' ayrımını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Tacir (B) hakkında asliye ticaret mahkemesi tarafından iflas kararı verilmiştir. İflasın açıldığı tarihte (B) aleyhine; bir miktar paranın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi, bir taşınmaz rehni (ipotek) alacağı nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip, bir alacak davası ve bir boşanma davası derdest durumdadır.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, iflasın açılmasının bu takip ve davalar üzerindeki sonuçlarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe devam edilirken; boşanma davası iflasın açılmasından etkilenmez, alacak davası ise ikinci alacaklılar toplanmasından 1010 gün sonrasına kadar durur.

Cevap

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe devam edilmesi, boşanma davasının durmaması ve alacak davasının ikinci alacaklılar toplanmasından 1010 gün sonrasına kadar durması hukuken doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu m. 193 uyarınca, iflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki takipler durur, ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere satış aşamasına kadar devam edilebilir. Aynı kanunun 194. maddesi uyarınca, müflisin taraf olduğu hukuk davaları (acele haller, nafaka, şahıs hukuku gibi istisnalar hariç) durur ve bu davalar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından 1010 gün sonra devam edebilir. Boşanma davası şahıs hukukuna ilişkin bir istisna olduğu için durmaz.

Adım Adım Çözüm

1
İcra takiplerinin durumunu değerlendir
İlamsız icra takibi durur; ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip durmaz, devam eder (İİK m. 193).
Rehinli alacaklıların masadaki önceliği ve takibe devam etme hakları kanunen korunmuştur.
2
Hukuk davalarının durumunu analiz et
Alacak davası gibi malvarlığına ilişkin davalar durur; ancak boşanma gibi şahsi davalar durmaz (İİK m. 194).
Şahıs hukuku ve nafaka gibi aciliyet veya şahsi nitelik arz eden davalar kamu düzeni ve kişi hakları gereği durma kuralının dışındadır.
3
Durma süresini belirle
Duran hukuk davaları, ikinci alacaklılar toplanmasından 1010 gün sonra devam edebilir.
İkinci alacaklılar toplanmasında masanın davaları takip edip etmeyeceğine karar verilmesi için bu süre öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

İflasın açılmasının icra takipleri ve hukuk davaları üzerindeki durdurucu etkisi ve istisnaları.

Daha Fazla Pratik

İflasın açılmasının durdurmadığı diğer dava türlerini (vücut bütünlüğüne saldırıdan doğan tazminat gibi) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 50Soru

Mobilya ticaretiyle uğraşan ve bu sebeple iflasa tabi olan bir borçlu aleyhine başlatılan genel iflas yolu ile takipte, borçlunun ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Alacaklının duran bu takibi canlandırarak iflas kararı elde edebilmesi için başvurması gereken hukuki yol, görevli mahkeme ve hak düşürücü süre aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İflas davası - Asliye Ticaret Mahkemesi - 11 yıl

Cevap

İflas davası, Asliye Ticaret Mahkemesi ve 11 yıllık sürenin birlikte yer aldığı seçenek doğrudur.
Genel iflas yolu ile takipte, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde alacaklının duran takibi canlandırabilmesi için Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açması gerekir. Bu davanın içinde hem itirazın iptali hem de borçlunun iflasına karar verilmesi talebi yer alır. İİK madde 156 uyarınca bu dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 11 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Takibin türünü ve durumunu belirle.
Takip genel iflas yoludur ve borçlunun itirazı ile durmuştur.
Genel iflas yolunda itiraz, icra dairesine yapıldığında takibi kendiliğinden durdurur.
2
İtirazın giderilmesi için gereken mercii ve yolu tespit et.
Hukuki yol 'İflas Davası', görevli mahkeme ise 'Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
İflas kararı verme yetkisi münhasıran ticaret mahkemelerine aittir ve itirazın hükümden düşürülmesi bu davanın bir parçasıdır.
3
İlgili hak düşürücü süreyi kontrol et.
Süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 11 yıldır.
İcra ve İflas Kanunu madde 156 uyarınca, alacaklı 1 yıl içinde iflas davasını açmazsa takibi düşer.

Anahtar Kavram

Genel İflas Yolunda İtirazın Hükümden Düşürülmesi ve İflas Davası

Daha Fazla Pratik

İflas davasında mahkemenin vereceği depo emri ve bu emrin yerine getirilmemesinin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, iflasın açılmasının müflis ve iflas masası bakımından doğurduğu maddi hukuk sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İflasın açılmasından sonra masaya karşı borçlu duruma gelen bir alacaklı, bu borcunu iflasın açılmasından önce müflisten olan bir alacağı ile takas etme hakkına sahiptir.

Cevap

İflasın açılmasından sonra masaya karşı borçlu duruma gelen bir alacaklının, bu borcu iflasın açılmasından önceki bir alacağı ile takas edebileceğini belirten ifade yanlıştır.
İİK 201/2 maddesi uyarınca, müflisin alacaklısı olan bir kimsenin, iflasın açılmasından sonra masanın (müflisin değil) borçlusu haline gelmesi durumunda takas yapması yasaktır. Çünkü bu durumda alacaklı, masaya olan borcunu tam ödemeyip alacağını takas yoluyla tam tahsil etmiş olur ki bu durum 'alacaklıların eşitliği' (par conditio creditorum) ilkesine aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İflasta takas yasağı hallerini (İİK 201) gözden geçir.
İflasın açılmasından sonra masaya borçlu olan kişinin, önceki alacağını takas edemeyeceği sonucuna ulaşılır.
Alacaklılar arasındaki eşitliği bozmamak ve masanın aktifini korumak için bu yasak getirilmiştir.
2
Borçların muacceliyeti ve rehinli alacakların durumunu (İİK 195) analiz et.
Taşınmaz rehniyle temin edilen borçların anaparasının iflasla muaccel olmayacağı teyit edilir.
Rehinli alacaklıların teminat haklarının korunması ve uzun vadeli kredilerin yapısı gözetilmiştir.
3
Hukuk davalarının durma kuralı ve istisnalarını (İİK 194) kontrol et.
Nafaka ve vücut tamlığı gibi davaların durmayacağı belirlenir.
Bu davaların kişisel niteliği ve ivediliği, iflas prosedüründen bağımsız olarak görülmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

İflasın Maddi Hukuk Sonuçları: Takas Sınırlamaları ve Muacceliyet İstisnaları

Daha Fazla Pratik

İflasın takip hukuku sonuçları ile maddi hukuk sonuçları arasındaki farkları, özellikle takiplerin durması ve düşmesi arasındaki süre farkı üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasıyla birlikte müflisin taraf olduğu hukuk davalarının durması ve yeniden başlaması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acele haller, nafaka davaları ve şeref-haysiyete saldırıdan doğan manevi tazminat davaları gibi istisnalar dışında, hukuk davaları ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar durur.

Cevap

İcra ve İflas Kanunu uyarınca hukuk davaları (istisnalar hariç) ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar durur.
İcra ve İflas Kanunu m. 194 uyarınca; müflisin taraf olduğu hukuk davaları iflasın açılmasıyla durur. Ancak kanun koyucu; nafaka, ceza davaları, vücut bütünlüğü ve şeref/haysiyete ilişkin manevi tazminat davaları gibi ivedilik arz eden veya şahsi nitelikteki davaları bu durma kuralından istisna tutmuştur. Duran davalar ise ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra kaldığı yerden devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
İİK Madde 194 kapsamında hukuk davalarının genel kuralını belirle.
İflasın açılmasıyla müflisin taraf olduğu hukuk davaları kural olarak durur.
Müflisin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin masaya geçmesi nedeniyle davaların akıbetine karar verme yetkisi alacaklılara geçer.
2
Durma kuralının istisnalarını kontrol et.
Acele haller, nafaka davaları, vücut üzerindeki zararlardan doğan tazminat davaları, şeref ve haysiyete tecavüzden doğan manevi tazminat davaları ve ceza davaları durmaz.
Bu davaların mahiyeti gereği gecikmesinde sakınca bulunması veya müflisin şahsına sıkı sıkıya bağlı olması.
3
Duran davaların yeniden başlama zamanını tespit et.
İkinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra.
İkinci alacaklılar toplanmasında alacaklıların bu davalara devam edilip edilmeyeceği konusunda karar vermesi için gerekli sürenin tanınması.

Anahtar Kavram

İflasın Hukuk Davaları Üzerindeki Etkisi (İİK 194)

Daha Fazla Pratik

İflasın açılmasının 'icra takipleri' üzerindeki sonuçlarını (İİK 193) hukuk davalarıyla karşılaştırarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, iflasın açılmasının müflis bakımından doğurduğu maddi hukuk sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İflasın açılmasıyla müflisin vadesi gelmemiş borçları muaccel hale gelir ve bu borçlar için henüz gelmemiş süreye isabet eden yıllık kanuni faiz oranında indirim yapılır.

Cevap

İflasın açılmasıyla müflisin vadesi gelmemiş borçları muaccel hale gelir ve bu borçlar için henüz gelmemiş süreye isabet eden yıllık kanuni faiz oranında indirim yapılır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesine göre, iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. Bu muacceliyetin bir sonucu olarak, henüz vadesi gelmemiş borçlar masaya yazılırken vadenin dolmasına kadar olan süre için yıllık kanuni faiz oranında indirim (iskonto) yapılır. Bu durum, alacaklıların erken ödeme almalarından kaynaklanan haksız kazancı önlemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
İİK m. 195 hükmünü incelemek.
İflasın açılmasının borçları muaccel kılacağı ve vadesi gelmemiş borçlarda faiz indirimi (iskonto) yapılacağı kuralına ulaşılır.
İflasın açılmasıyla birlikte vadesi gelmemiş borçların hukuki durumunu belirlemek gerekir.
2
Muacceliyet kuralının istisnasını kontrol etmek.
Rehinle temin edilmiş alacakların bu kuralın istisnası olduğu görülür.
Her borcun muaccel hale gelip gelmeyeceğini ayırt etmek şarttır.
3
Diğer maddi hukuk sonuçlarını (tasarruf yetkisi, takas) değerlendirmek.
Tasarrufların nisbi hükümsüzlüğü ve takasın kural olarak mümkün olduğu teyit edilir.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu hukuk kuralları çerçevesinde doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

İflasın açılmasıyla borçların muacceliyeti ve iskonto kuralı (İİK m. 195)

Daha Fazla Pratik

İflasın açılmasının derdest davalar ve takipler üzerindeki (takip hukuku) sonuçlarını incelemek bu konuyu tamamlayacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasının derdest olan icra takipleri ve hukuk davaları üzerindeki hukuki sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müflisin malvarlığına ilişkin hukuk davaları iflasın açılmasıyla durur ve bu davalar kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra kaldığı yerden devam edebilir.

Cevap

Müflisin malvarlığına ilişkin hukuk davaları iflasın açılmasıyla durur ve bu davalar kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra kaldığı yerden devam edebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca, acele haller, nafaka davaları, evlenmeye, şahsi rütbe ve ehliyete ilişkin davalar ile müflisin şeref ve haysiyetine saldırıdan doğan manevi tazminat davaları hariç olmak üzere; müflisin taraf olduğu ve iflas masasını ilgilendiren hukuk davaları iflasın açılmasıyla durur. Bu davalar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra kaldığı yerden devam edebilir. Bu kural, iflas idaresine davanın maslahata uygun olup olmadığını değerlendirme imkanı tanır.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılmasının icra takipleri üzerindeki etkisini belirleyin.
İİK m. 193 uyarınca takipler durur; ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler istisnadır (durmaz).
Genel kural takiplerin durması, rehinli takiplerin ise satışa kadar devam etmesidir.
2
İflasın açılmasının hukuk davaları üzerindeki etkisini ve zaman aşımını kontrol edin.
İİK m. 194 uyarınca malvarlığına ilişkin davalar durur ve ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonra devam eder.
İflas masasının davayı takip edip etmeme kararı vermesi için yasal bir bekleme süresi öngörülmüştür.
3
Durma kuralının istisnalarını (durmayan davaları) ayırt edin.
Nafaka, boşanma, şahsi haklar ve acele haller durmaz.
Bu davalar müflisin şahsına sıkı sıkıya bağlıdır veya gecikmesinde sakınca bulunan işlerdir.

Anahtar Kavram

İflasın açılmasıyla hukuk davalarının durması ve ikinci alacaklılar toplanması sonrasındaki hukuki süreç.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Ticari işletmesini devrederek ticareti bıraktığını 15 Ocak 2025 tarihinde ticaret siciline tescil ettiren bir tacirin bu durumu, 20 Ocak 2025 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'de ilan edilmiştir. Bu kişinin iflas takibine konu edilmesi ve iflas tasfiye organlarının yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlan tarihinden itibaren bir yıl süreyle (20 Ocak 2026'ya kadar) iflas yoluyla takibe tabi olan bu şahsın iflas tasfiyesinde, iflas masasını özel bir organ olan iflas idaresi temsil eder.

Cevap

İlan tarihinden itibaren bir yıl süreyle iflas yoluyla takibe tabi olan şahsın iflas tasfiyesinde, iflas masasını özel bir organ olan iflas idaresi temsil eder.
İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesine göre, ticareti terk eden bir tacir, terk keyfiyetinin ilanından itibaren bir yıl süreyle daha iflas yoluyla takip edilebilir. İflas tasfiyesi başladığında ise iflas masasını temsil etme yetkisi, alacaklılar toplantısı tarafından önerilen adaylar arasından icra mahkemesince seçilen ve 'özel organ' statüsünde olan iflas idaresine aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Ticareti terk eden tacirin iflasa tabi olma süresini belirle
İİK m. 44 uyarınca ilan tarihinden (20 Ocak 2025) itibaren 1 yıl (20 Ocak 2026'ya kadar).
Kanun, alacaklıların haklarını korumak amacıyla tacir sıfatı sona erse dahi belirli bir süre daha iflas takibine izin verir.
2
İflas masasını temsil eden organın niteliğini tespit et
İflas masasının kanuni temsilcisi, alacaklılar toplantısı tarafından seçilen özel bir organ olan iflas idaresidir.
Resmi organlar (iflas dairesi, icra mahkemesi) gözetim ve idari işleri yürütürken, masanın maddi haklarını ve temsilini özel organ olan idare yürütür.

Anahtar Kavram

Ticareti Terk Edenlerin İflası ve İflas Organlarının Tasnifi

Daha Fazla Pratik

İflas tasfiyesinde resmi ve özel organların görev dağılımını (denetim vs. icra) karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

Alacaklı, borçlusu olan bir tacir aleyhine vadesi gelmiş ve usulüne uygun olarak protesto edilmiş bir bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip başlatmıştır. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinin ardından, takip dayanağı senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmektedir. Bu durumda borçlu, imzaya itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren kaç gün içinde ve hangi mercie bildirmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 gün içinde - İcra dairesine

Cevap

Borçlu, imzaya itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra dairesine bildirmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 172172. maddesi uyarınca, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde itiraz ve şikayetlerini icra dairesine bildirmek zorundadır. Bu takip yolunda itirazın icra mahkemesi yerine icra dairesine yapılması, kambiyo senetlerine özgü haciz yolundan en temel farklardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun ve kanuni dayanağın belirlenmesi.
Takip yolu 'Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu'dur (I˙I˙KİİK m. 171176171-176).
İflasa tabi borçlular hakkında kambiyo senedine dayalı olarak bu özel yol seçilebilir.
2
İtiraz süresinin tespit edilmesi.
I˙I˙KİİK m. 172172 uyarınca borçlu, ödeme emri tebliğinden itibaren 55 gün içinde itirazlarını bildirmelidir.
Kambiyo senetlerine özgü takiplerde (hem haciz hem iflas) itiraz süresi hak düşürücü nitelikte 55 gün olarak belirlenmiştir.
3
İtiraz merciinin (başvuru yerinin) belirlenmesi.
İtirazın 'İcra Dairesine' yapılması gerekir.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda itiraz icra mahkemesine yapılırken, iflas yolunda kanun koyucu itirazın icra dairesine yapılmasını öngörmüştür (I˙I˙KİİK m. 172172).

Anahtar Kavram

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda itiraz mercii ve süresi

Daha Fazla Pratik

Borçlu 5 gün içinde itiraz ederse, alacaklının takibe devam edebilmek için hangi mahkemede ve ne kadar süre içinde iflas davası açması gerektiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

İflasın açılmasının ardından müflisin borçları ve malvarlığı üzerindeki hakları ile ilgili ortaya çıkan maddi hukuk sonuçları değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İflasın açılmasıyla birlikte müflisin henüz vadesi gelmemiş borçları muaccel hale gelir; ancak taşınmaz rehni ile temin edilmiş borçlar bu kuralın istisnasını oluşturur.

Cevap

İflasın açılmasıyla borçların muaccel hale gelmesi ve taşınmaz rehni ile temin edilen borçların bu kuralın istisnası olması
İcra ve İflas Kanunu'nun 195195. maddesi uyarınca, iflasın açılması ile birlikte müflisin borçları muaccel hale gelir. Bu kuralın tek yasal istisnası ise müflisin taşınmaz rehni (ipotek) ile temin edilmiş olan borçlarıdır. Bu borçlar iflasın açılmasıyla muaccel olmaz, kendi vadelerinde ödenmeye devam eder veya rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılmasının borçların vadesine etkisini inceleyin.
Vadesi gelmemiş borçlar, iflasın açıldığı anda muaccel hale gelir.
İİK m. 195195 gereği alacaklıların masadan eşit şekilde tatmin edilebilmesi için borçların aynı zamanda istenebilir olması gerekir.
2
Muacceliyet kuralının istisnalarını kontrol edin.
Taşınmaz rehni (ipotek) ile temin edilmiş borçlar muaccel olmaz.
Bu borçların teminatı sabit ve güçlü olduğu için kanun koyucu bunları genel muacceliyet hükmünden ayırmıştır.

Anahtar Kavram

İflasın Borçların Muacceliyetine Etkisi

Daha Fazla Pratik

İflasın açılmasının takas üzerindeki sınırlamalarını (İİK 201201) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Hakkında iflas kararı verilen bir tacir aleyhine, iflasın açıldığı tarihte devam eden hem icra takipleri hem de malvarlığına ilişkin hukuk davaları bulunmaktadır. İcra ve İflas Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bu süreçlerin iflastan etkilenmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müflisin taraf olduğu malvarlığına ilişkin hukuk davaları durur ve bu davalar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam edebilir.

Cevap

Müflisin malvarlığına ilişkin hukuk davaları durur ve bu davalar ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam edebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesine göre, müflis aleyhine iflastan önce açılmış olan malvarlığına ilişkin hukuk davaları, iflasın açılmasıyla birlikte durur. Bu davalar, iflasın tasfiyesinde önemli bir aşama olan ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra tekrar görülebilir hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılmasının derdest hukuk davaları üzerindeki genel etkisini belirleyin.
İİK 194 uyarınca malvarlığına ilişkin davalar durur.
İflas masasının oluşmasıyla müflisin tasarruf yetkisi kısıtlanır ve davanın takibi iflas idaresine geçer.
2
Davanın tekrar ne zaman görülebileceğini (durma süresini) tespit edin.
İkinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra.
İflas idaresinin davanın devam edip etmeyeceğine karar vermesi için kanuni bir bekleme süresi öngörülmüştür.
3
İstisnaları (durmayan davaları) ayırt edin.
Nafaka, şahsi ahval ve ceza davaları durmaz.
Bu davaların niteliği gereği iflas masasının malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisiyle doğrudan bir çatışma aranmaz veya kamu düzeni ön plandadır.

Anahtar Kavram

İflasın açılmasının takip ve dava üzerindeki durdurucu etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

20042004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri uyarınca, iflasın açılmasının müflis bakımından doğurduğu maddi hukuk sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müflisin iflasın açılmasından sonra masaya ait mallar üzerinde yaptığı tasarruf işlemleri, iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.

Cevap

Müflisin iflasın açılmasından sonra masaya ait mallar üzerinde yaptığı tasarruf işlemleri, iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.
İİK m. 191191 hükmü açıkça müflisin iflasın açılmasından sonra masaya ait mallar üzerinde yaptığı her türlü tasarrufun alacaklılara karşı hükümsüz olduğunu belirtir. Bu, iflasın en temel maddi hukuk sonuçlarından biridir ve masanın bütünlüğünü korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın tasarruf yetkisi üzerindeki etkisini belirle.
İİK m. 191191 uyarınca müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır.
İflasın açılmasıyla malvarlığını yönetme ve üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi müflisten alınarak iflas masasına (idaresine) geçer.
2
Hukuki sonucun niteliğini analiz et.
Bu kısıtlamaya aykırı işlemler 'nisbi hükümsüz' (alacaklılara karşı geçersiz) sayılır.
İşlem taraflar arasında geçerli olabilir ancak iflas alacaklılarının haklarını etkilemez ve masaya karşı ileri sürülemez.
3
Diğer maddi hukuk sonuçlarını (davalar, takas, vade) gözden geçir.
Davaların durması (istisnalar hariç), borçların muaccel olması ve takas kısıtlamaları gibi sonuçlar doğar.
İflasın kolektif bir tasfiye süreci olması, alacaklılar arasında eşitliği ve masanın korunmasını gerektirir.

Anahtar Kavram

Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması (İİK m. 191)

İpuçları

1
İflasın açılmasıyla müflisin malvarlığı üzerindeki yönetim yetkisinin kime geçtiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İflasın açılmasının 'takip hukuku' sonuçlarını (icra takiplerinin durması ve düşmesi) ayrıca inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 60Soru

Yazılım ve bilişim hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren ve bu faaliyeti nedeniyle iflasa tabi olan (S) Teknoloji A.Ş. aleyhine, alacaklı (A) tarafından bir miktar para alacağı için genel iflas yolu ile takip başlatılmıştır. Borçlu şirket, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı yasal 7 günlük süresi içerisinde icra dairesine itirazda bulunmuştur. İcra dairesi, yapılan bu itirazı alacaklı (A)'ya usulüne uygun olarak tebliğ etmiştir. Bu durumda alacaklı (A)'nın takibe devam edebilmesi ve borçlunun iflasına karar verilmesini sağlayabilmesi için başvurması gereken hukuki yol, süre ve merci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açmalıdır.

Cevap

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açmalıdır.
Genel iflas yolu ile takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Alacaklı, bu itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde, borçlunun muamele merkezindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas davası açmak zorundadır. Bu dava sonucunda mahkeme borçlunun itirazını haksız bulur ve depo emrine rağmen borç ödenmezse iflas kararı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
İflas takibinde itirazın sonucunu belirleme
Borçlunun 7 gün içinde yaptığı itiraz takibi durdurur.
Genel iflas yolu ile takipte itiraz, haciz yolunda olduğu gibi takibi durdurucu etkiye sahiptir.
2
Yetkili merci ve dava türünü tespit etme
Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve iflas talepli dava açılmalıdır.
İİK m. 156 uyarınca iflas davası açma yetkisi münhasıran Asliye Ticaret Mahkemesine aittir.
3
Yasal süreyi kontrol etme
İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içinde başvuru yapılmalıdır.
Kanun koyucu, takibin devamı için itirazın iptali/kaldırılması prosedürüne benzer şekilde 1 yıllık hak düşürücü süre öngörmüştür.

Anahtar Kavram

İflas Takibinde İtirazın Hükmü ve İflas Davası

İpuçları

1
İflas yoluyla takipte ödeme emrine itiraz edildiğinde takibin durduğunu hatırlayın.
2
İflas kararını hangi mahkemenin verebileceğini ve bu davanın ne kadar sürede açılması gerektiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İflas davasında mahkemenin verdiği 'depo emri' ve bu emrin yerine getirilmemesinin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 6Sonraki
İflas Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 3 | Examkin