İflas Hukuku

104 soru

Soru 21Soru

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasıyla birlikte, müflis aleyhine iflastan önce başlamış ve devam eden icra takipleri hakkında aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takipler olduğu yerde durur ve iflas kararı kesinleşince düşer.

Cevap

İflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki takiplerin durması ve iflas kararı kesinleşince bu takiplerin düşmesi.
İcra ve İflas Kanunu'nun 193. maddesine göre, iflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki icra takipleri kanun gereği durur. Bu takiplerin tamamen hükümsüz kalıp ortadan kalkması (düşmesi) için ise iflas kararının kesinleşmesi beklenir. Bu düzenleme, iflas masasının bütünlüğünü ve alacaklılar arasındaki eşitliği korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılmasının icra takipleri üzerindeki hukuki etkisini (İİK m. 193) belirlemek.
İflasın açılmasıyla takiplerin duracağı kuralına ulaşılır.
İİK 193. madde, iflasın açılmasının takip hukukuna ilişkin en temel sonucunu düzenler.
2
Durma ve düşme sonuçlarının hangi anlarda gerçekleştiğini ayırt etmek.
İflasın açılmasıyla durma, kararın kesinleşmesiyle düşme gerçekleşir.
Hukuki süreçte takibin kesin olarak sona ermesi (düşme) için kararın kesinleşmesi şarttır.

Anahtar Kavram

İİK m. 193: İflasın Açılmasının Takipler Üzerindeki Sonucu
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

Alacaklı (A), borçlu (B) hakkında elindeki bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip başlatmıştır. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını veya borcun itfa edildiğini (ödendiğini) ileri sürmek istemektedir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca, borçlu bu itiraz veya şikayetlerini ödeme emri tebliğinden itibaren kaç gün içinde ve hangi mercie bildirmek zorundadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 gün içinde - Asliye Ticaret Mahkemesine

Cevap

Borçlu, itiraz veya şikayetlerini 55 gün içinde Asliye Ticaret Mahkemesine bildirmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 172. maddesi uyarınca, kendisine kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla ödeme emri gönderilen borçlu, eğer senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı (şikayet) veya borcu olmadığı (itiraz) iddiasındaysa, bu durumu ödeme emri tebliğinden itibaren 55 gün içinde takibin yapıldığı yerdeki ticaret mahkemesine bildirmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun tespit edilmesi
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (İİK m. 171-176)
Soruda alacaklının bonoya dayalı iflas takibi başlattığı belirtilmiştir.
2
İtiraz ve şikayet süresinin belirlenmesi
55 gün
İİK m. 172 uyarınca kambiyo iflas takibinde itiraz ve şikayet süresi ödeme emri tebliğinden itibaren 55 gündür.
3
Yetkili merciin belirlenmesi
Asliye Ticaret Mahkemesi
İflas davalarında görevli mahkeme ticaret mahkemesi olduğu için itirazların bu mahkemeye bildirilmesi kanuni zorunluluktur.

Anahtar Kavram

Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolunda Ödeme Emrine İtiraz
Soru 23Soru

Borçlu (B), süresinde ibraz edilip "karşılıksızdır" şerhi verilen bir çeke dayanılarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü iflas takibinde, kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı 55 günlük yasal süresi içerisinde icra mahkemesine herhangi bir başvuruda bulunmamıştır. Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1515 günlük sürenin dolmasıyla birlikte yetkili asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açmıştır.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, borçlu (B) açılan bu iflas davasında aşağıdakilerden hangisini savunma olarak ileri sürebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borcun itfa edildiğini (ödendiğini) veya zamanaşımına uğradığını

Cevap

Borçlu, ödeme emrine süresinde itiraz etmediği için iflas davasında sadece borcun itfa edildiğini (ödendiğini) veya zamanaşımına uğradığını savunma olarak ileri sürebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 173173. maddesinin 22. fıkrası uyarınca, borçlu ödeme emrine karşı 55 günlük süre içinde icra mahkemesine itiraz veya şikayette bulunmamışsa, artık asliye ticaret mahkemesinde açılan iflas davasında yalnızca borcu ödediğini (itfa) veya borcun zamanaşımına uğradığını savunma olarak ileri sürebilir. Bu hüküm, borçlunun icra mahkemesindeki sessizliği nedeniyle savunma haklarının sınırlandırılmasını öngörmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun ve sürelerin tespiti
Takip yolu kambiyo senetlerine özgü iflas yoludur; itiraz süresi 55 gün, ödeme/cevap süresi 1515 gündür.
İİK m. 171171 ve 172172 uyarınca kambiyo iflas takibinde ödeme emri tebliğinden itibaren süreç başlar.
2
Borçlunun itiraz süresini geçirmesinin sonuçlarının değerlendirilmesi
Borçlu 55 günlük süre içinde icra mahkemesine başvurmadığı için itiraz ve şikayet haklarını kaybetmiştir.
Yasal hak düşürücü sürelerin geçmesi, borçlunun savunma imkanlarını kısıtlar.
3
İİK m. 173/2173/2 hükmünün iflas davasına uygulanması
Borçlunun asliye ticaret mahkemesindeki iflas davasında ileri sürebileceği savunmaların kapsamı belirlenir.
Kanun koyucu, ödeme emrine itiraz etmeyen borçluya sadece sınırlı savunma (itfa ve zamanaşımı) hakkı tanımıştır.

Anahtar Kavram

Kambiyo İflas Takibinde İtiraz Etmemenin İflas Davasına Etkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Borçlu aleyhine, süresinde ibraz edilip "karşılıksız" şerhi düşülen bir çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatılmıştır. Bu takip türünde, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlunun yasal haklarını kullanma süresi ve başvuracağı merci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu, borca veya imzaya yönelik tüm itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra dairesine bildirmekle yükümlüdür.

Cevap

Borçlu, borca veya imzaya yönelik tüm itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra dairesine bildirmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 172172. maddesi uyarınca, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte borçlu; borcu olmadığını, borcun itfa veya imhal edildiğini, zamanaşımına uğradığını veya imzanın kendisine ait olmadığını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Bu yolda itirazın icra dairesine yapılması, genel iflas yolu ile benzerlik gösterse de süre (55 gün) bakımından ayrışır.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun ve yasal dayanağın belirlenmesi
İİK m. 167167-176176 arasında düzenlenen kambiyo senetlerine özgü iflas yolu seçilmiştir.
Çeke dayalı bir iflas takibi söz konusudur.
2
İtiraz süresi ve merciinin tespit edilmesi
İİK m. 172172 uyarınca borçlu, ödeme emri tebliğinden itibaren 55 gün içinde itirazlarını icra dairesine sunmalıdır.
İflas takibinde itirazın icra mahkemesine değil, icra dairesine yapılması kanuni zorunluluktur.
3
Diğer takip yollarıyla süre ve merci karşılaştırması yapılması
Ödeme süresinin 1515 gün olduğu teyit edilir; haciz yolundaki 55 gün/icra mahkemesi kuralının burada uygulanmadığı görülür.
Süre ve merci hatalarını ayıklamak için karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Kambiyo İflas Yolunda İtiraz Prosedürü

Daha Fazla Pratik

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda, borçlu icra dairesine itiraz etmezse alacaklının hangi mahkemede iflas davası açması gerektiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

İflasa tabi olan borçlu hakkında alacaklı tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmış ve ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. Borçlu, tebliğ edilen ödeme emrine karşı yedi günlük yasal süresi içinde itiraz etmemiş ve borcunu da ödememiştir.

Bu durumda alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde borçlunun iflasına karar verilmesini aşağıdaki mercilerin hangisinden talep edebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asliye Ticaret Mahkemesi

Cevap

Asliye Ticaret Mahkemesi
Genel iflas yolu ile takipte, borçlunun ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmemesi veya borcu ödememesi durumunda takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra alacaklı, borçlunun iflasına karar verilmesi talebiyle Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır. İcra ve İflas Kanunu'na göre iflas kararı verme yetkisi münhasıran bu mahkemeye verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip türünün belirlenmesi
Genel iflas yolu ile takip
Borçlunun iflasa tabi olması ve takibin bu usulde ilerlemesi.
2
Takibin kesinleşme durumunun kontrolü
7 gün içinde itiraz edilmemesi ve ödeme yapılmaması
Yasal sürenin geçmesiyle takip kesinleşmiş olur ve alacaklıya iflas davası açma hakkı tanınır.
3
Görevli mahkemenin tespiti
Asliye Ticaret Mahkemesi
İcra ve İflas Kanunu m. 156 uyarınca iflas kararı verme yetkisi ticaret mahkemesine aittir.

Anahtar Kavram

Genel iflas yolunda kesinleşen takip sonrası iflas davası açılacak merci

Daha Fazla Pratik

İtiraz durumunda alacaklının Asliye Ticaret Mahkemesinden hem itirazın kaldırılmasını hem de iflası talep etmesi gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, iflasın açılmasının müflisin masaya giren malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisine etkisi ve bunun hukuki sonucuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır ve yaptığı tasarruf işlemleri iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.

Cevap

Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır ve yaptığı tasarruf işlemleri iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.
İcra ve İflas Kanunu madde 191 uyarınca, iflasın açılmasıyla müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır. Bu kısıtlamanın amacı masadaki varlıkların korunmasıdır. Müflis bu kurala rağmen bir tasarruf işlemi yaparsa (örneğin bir malı satarsa), bu işlem iflas alacaklılarına karşı geçersiz (hükümsüz) sayılır. Ancak bu geçersizlik mutlak değildir; sadece alacaklıların haklarını etkilediği ölçüde ileri sürülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılma anındaki hukuki durumu belirlemek.
İflasın açılmasıyla birlikte müflisin haczi kabil tüm mal ve hakları 'iflas masasını' oluşturur.
Maddi hukuk sonuçlarının hangi varlıklar üzerinde etkili olacağını anlamak için masanın kapsamı bilinmelidir.
2
İİK madde 191 hükmünü uygulamak.
Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi elinden alınır ve bu yetki masayı temsil eden iflas idaresine geçer.
İflasın temel amacı alacaklıların haklarını korumak olduğundan, müflisin mal kaçırmasını önlemek için tasarruf yetkisi kısıtlanmıştır.
3
Kısıtlamaya aykırı işlemin yaptırımını tespit etmek.
Müflisin yaptığı tasarruf işlemleri 'nisbi hükümsüzlük' yaptırımına tabidir, yani iflas alacaklılarına karşı geçersiz sayılır.
Bu işlemler alacaklıların haklarını zedelediği ölçüde iflas masası tarafından dikkate alınmaz.

Anahtar Kavram

Müflisin Tasarruf Yetkisinin Kısıtlanması (İİK m. 191)

Daha Fazla Pratik

Müflisin tasarruf yetkisi kısıtlanmış olsa da, İİK m. 191/2'deki 'iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması' ve 'kambiyo senetlerine ilişkin istisnaları' inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru

İcra ve İflas Kanunu'na göre, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması durumunda alacaklı, borçlu hakkında önceden bir iflas takibi başlatmadan doğrudan doğruya mahkemeden iflas kararı verilmesini isteyebilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas hallerinden bir diğeridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu aleyhine ilama müstenit bir icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemiş olması

Cevap

Borçlu aleyhine ilama müstenit bir icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemiş olması alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas hallerinden biridir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinin 4. fıkrasına göre, borçlu aleyhine ilama dayalı bir takip yapılmış ve icra emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenmemişse, alacaklı önceden bir iflas takibi yapmasına gerek kalmadan doğrudan asliye ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir. Bu durum, alacaklıya tanınan istisnai bir doğrudan iflas yoludur.

Adım Adım Çözüm

1
Doğrudan iflas müessesesinin niteliğini belirlemek
Alacaklının, normal iflas takibi safhalarını (ödeme emri gönderilmesi vb.) atlayarak doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açma hakkıdır.
Zaman kaybını önlemek ve alacaklıların korunması için kanunda sınırlı sayıda (İİK m. 177) durum belirlenmiştir.
2
İİK m. 177'deki halleri hatırlamak
Kaçma, yerleşim yerinin meçhul olması, hileli işlemler, ödemelerin tatili ve ilama müstenit icra emrine rağmen ödeme yapılmaması bu haller arasındadır.
Alacaklının talebiyle doğrudan iflas için bu şartlardan en az birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek 177 ve 178 ayrımını yapmak
İlamlı takipte ödeme yapılmaması alacaklıya (m. 177), malvarlığı yetersizliği ve aciz hali ise borçluya (m. 178) doğrudan iflas isteme hakkı verir.
Kanun koyucu borçlunun kendi talebi ile alacaklının talebini farklı maddelerde ve şartlarda düzenlemiştir.

Anahtar Kavram

Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas (İİK m. 177)

Daha Fazla Pratik

İİK 177'deki 'ödemelerin tatili' hali ile İİK 178'deki 'borca batıklık' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

Alacaklı, borçlu aleyhine vadesi gelmiş ve usulüne uygun olarak protesto edilmiş bir poliçeye dayanarak 02.03.202602.03.2026 tarihinde kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip başlatmıştır. İcra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. Buna göre borçlunun bu takibe karşı başvurabileceği hukuki yollar, süreler ve merciler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu, ödeme emrine karşı varsa itiraz ve şikayetlerini tebliğden itibaren 55 gün içinde icra mahkemesine bildirmeli; borcu ise 1515 gün içinde icra dairesine ödemelidir.

Cevap

Borçlu, ödeme emrine karşı itiraz ve şikayetlerini 5 gün içinde icra mahkemesine bildirmeli, borcu ise 15 gün içinde ödemelidir.
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda (İİK m. 171-176), icra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine karşı borçlu, senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına dair şikayetlerini veya imza/borç itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Borcu ödeme süresi ise tebliğden itibaren 1515 gündür. Bu iki sürenin bir arada ve doğru mercilerle belirtildiği seçenek hukuk kurallarına tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun ve ilgili kanun maddelerinin tespiti.
Takip yolu 'Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu'dur (İİK m. 171-176).
Soruda alacaklının poliçeye dayanarak bu yola başvurduğu açıkça belirtilmiştir.
2
Ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet sürelerinin belirlenmesi.
İtiraz ve şikayet süresi tebliğden itibaren 55 gündür.
İİK m. 172 uyarınca kambiyo iflasında borçlunun tüm savunmalarını 5 gün içinde ileri sürmesi gerekir.
3
Başvuru merciinin belirlenmesi.
İtiraz ve şikayetler İcra Mahkemesine yapılmalıdır.
Kambiyo takiplerinde (haciz veya iflas) denetim ve itiraz mercii kural olarak icra mahkemesidir.
4
Ödeme süresinin tespiti.
Borcu ödeme süresi tebliğden itibaren 1515 gündür.
İİK m. 172 uyarınca bu takip yolunda ödeme süresi, genel iflas yolunda olduğu gibi 15 gün olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda süreler (5 gün itiraz/şikayet - 15 gün ödeme) ve merci (İcra Mahkemesi).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 29Soru

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, bir alacaklının talebiyle borçlu hakkında önceden herhangi bir iflas takibi yapılmasına gerek olmaksızın (doğrudan doğruya) iflas kararı verilebilmesi için aşağıdaki hallerden hangisinin varlığı gereklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun, ilama dayanan bir alacak için gönderilen icra emrine rağmen borcunu ödememiş olması

Cevap

Borçlunun ilama dayanan bir alacağı icra emri tebliğine rağmen ödememesi, alacaklının talebiyle doğrudan iflas nedenidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinin 4. bendine göre, borçlu aleyhine ilama dayanan bir alacak hakkında icra emri tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi durumunda, alacaklı önceden bir iflas takibi yapmasına gerek kalmadan doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerini (İİK m. 177) inceleyin.
Alacaklının takipsiz (doğrudan) iflas isteyebileceği sınırlı sayıdaki haller tespit edilir.
Alacaklının talebiyle doğrudan iflas için borçlunun kaçması, hileli işlemleri, mallarını saklaması, ödemelerini tatil etmesi veya ilama rağmen borcu ödememesi gerekir.
2
Borçlunun ilamlı takibe karşı tutumunu değerlendirin.
İlama dayalı bir borç için icra emri tebliğ edilmiş ancak ödeme yapılmamışsa bu bir doğrudan iflas nedenidir.
Kanun koyucu, mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir borcun icra emrine rağmen ödenmemesini borçlunun iflas hali için yeterli bir karine olarak görmüştür.

Anahtar Kavram

Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas Halleri (İİK m. 177)

Daha Fazla Pratik

İİK m. 177 ve 178 arasındaki farkları, özellikle hangi hallerde 'ödeme emri' gönderilmeden doğrudan mahkemeye gidilebileceğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, alacaklının borçlu aleyhine önceden bir iflas takibi başlatıp ödeme emri göndermesine gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya asliye ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasını isteyebileceği haller (doğrudan iflas) kanunda tahdidi olarak sayılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde bir alacaklının borçlu hakkında doğrudan doğruya iflas talebinde bulunması mümkün değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun malvarlığının yarısının haczedilmiş olup da kalan kısmın muaccel borçlarını ödemeye yetmediğinin anlaşılması

Cevap

Borçlunun malvarlığının yarısının haczedilmiş olup da kalan kısmın muaccel borçlarını ödemeye yetmediğinin anlaşılması durumu, alacaklıya değil sadece borçluya doğrudan iflas isteme yükümlülüğü getiren bir haldir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinde alacaklıya doğrudan iflas davası açma yetkisi veren haller sınırlı olarak sayılmıştır. Borçlunun malvarlığının yarısının haczedilmesi ve kalan kısmın borçlarını ödemeye yetmemesi durumu ise 178. maddede düzenlenmiş olup, alacaklıya hak tanıyan bir sebep değil, borçluya yüklenen bir 'iflas isteme mecburiyeti'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerini (İİK 177) gözden geçiriniz.
Bu haller: Borçlunun kaçması, hileli işlemler, ödemelerin tatili ve ilama dayalı borcun ödenmemesi gibi durumlardır.
Alacaklının önceden bir iflas takibi başlatmadan dava açabilmesi için bu sınırlı sayıdaki şartlardan birinin varlığı gerekir.
2
Borçlunun kendi talebiyle (ihtiyari veya mecburi) doğrudan iflas hallerini (İİK 178) analiz ediniz.
Malvarlığının yarısının haczedilmesi ve kalanın yetmemesi durumu İİK 178/2'de borçlu için bir mecburiyet olarak düzenlenmiştir.
Bu madde borçlunun dürüstlük kuralı gereği iflasını isteme yükümlülüğünü belirler, alacaklının bir seçimlik hakkı değildir.
3
Seçenekler arasındaki procedural (usuli) ayrımı teyit ediniz.
Alacaklılar için sayılan 177. madde listesinde malvarlığının yarısının haczi maddesi bulunmamaktadır.
Kanun koyucu alacaklıya bu yetkiyi sadece borçlunun kötü niyetli veya ödeme kabiliyetini tamamen yitirdiğini gösteren spesifik dışsal belirtiler durumunda tanımıştır.

Anahtar Kavram

İİK 177 (Alacaklının talebiyle doğrudan iflas) ve İİK 178 (Borçlunun talebiyle doğrudan iflas) arasındaki yasal ayrım.

Daha Fazla Pratik

İİK 178/2 kapsamındaki mecburi iflas halleri ile İİK 179 kapsamındaki borca batıklık hallerini kıyaslayarak çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

Alacaklı, borçlu aleyhine elde ettiği kesinleşmiş bir mahkeme ilamını icra dairesine sunarak ilamlı icra takibi başlatmış ve borçluya usulüne uygun olarak bir icra emri tebliğ edilmiştir. Borçlu, bu icra emrinin tebliğine rağmen yasal süresi içinde borcunu ödememiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 'Alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas' hükümleri uyarınca, bu durumda alacaklının izleyebileceği hukuki yol ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alacaklı, borçlu hakkında ayrıca bir iflas takibi başlatmasına gerek kalmaksızın doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir.

Cevap

Alacaklı, borçlu hakkında yeni bir iflas takibi başlatmasına gerek kalmaksızın doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinden borçlunun iflasını isteyebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinin 4. fıkrasına göre, borçlunun ilama müstenit bir alacağı icra emri tebliğine rağmen ödememesi durumu, alacaklıya borçlu hakkında yeni bir iflas takibi başlatmadan doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açma imkanı tanır. Bu yöntem 'takipsiz doğrudan iflas' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki verileri İİK m. 177 kapsamında değerlendiriniz.
Alacaklının elinde bir ilam olması ve icra emrine rağmen ödeme yapılmaması durumu tespit edildi.
Doğrudan iflas hallerinden hangisinin gerçekleştiğini belirlemek için hukuki dayanağı saptamak gerekir.
2
İİK m. 177/4 hükmünü uygulayınız.
İlama müstenit alacağın icra emrine rağmen ödenmemesi, alacaklıya 'takipsiz doğrudan iflas' isteme hakkı verir.
Borçlunun mahkeme kararını yerine getirmemesi, onun ödeme kabiliyetinin veya niyetinin olmadığını kanuni bir karine olarak ortaya koyar.
3
Görevli mahkemeyi ve usulü belirleyiniz.
Alacaklı, herhangi bir yeni icra takibi (ödeme emri safhası) yapmadan doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açar.
İflas davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Anahtar Kavram

İlama Müstenit Alacağın Ödenmemesi Nedeniyle Doğrudan İflas
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

İcra ve İflas Hukuku mevzuatı uyarınca, iflasa tabi olan şahıslar ile iflas tasfiye sürecinde görev alan resmi ve özel organlar hakkındaki aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İcra dairesi, iflasın açılmasından sonra müflisin malvarlığının muhafazası, idaresi ve paraya çevrilmesi işlemlerinde yetkili olan asli özel iflas organıdır.

Cevap

İcra dairesinin iflas masasını idare eden özel bir iflas organı olduğu yönündeki ifade yanlıştır; çünkü icra dairesi bir icra organıdır ve iflas tasfiyesi işlemleri iflas dairesi ile iflas idaresi tarafından yürütülür.
İcra dairesi, İcra ve İflas Hukuku sistematiğinde bir 'icra organı'dır; iflas tasfiye sürecinde görev alan bir 'iflas organı' değildir. İflasın açılmasından sonra masanın idaresi ve paraya çevrilmesi işlemleri, alacaklıları temsil eden 'özel' bir organ olan 'iflas idaresi' tarafından gerçekleştirilir. Ayrıca icra dairesi resmi bir makam olup özel organ niteliği de taşımaz.

Adım Adım Çözüm

1
İflasa tabi şahısların kapsamını belirle.
Tacirler, tacir sayılanlar, donatan ve ticareti terk edenler (1 yıl süreyle) iflasa tabidir.
Soru kökündeki şahıslarla ilgili ifadelerin doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.
2
İflas organlarını resmi ve özel olarak sınıflandır.
Resmi organlar: İcra Mahkemesi, İflas Dairesi, Yargıtay. Özel (Alacaklılar) organları: Alacaklılar Toplantısı ve İflas İdaresi.
Organların hukuki niteliğinin ve türünün belirlenmesi yanlışı tespit etmeyi sağlar.
3
İcra dairesi ve iflas dairesi ayrımını yap.
İcra dairesi cüzi icra (haciz) organıdır; iflas tasfiye sürecinde asıl yetkili resmi organ iflas dairesidir.
Kavram kargaşasını önleyerek hatalı seçeneği doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İcra organları ile iflas organları arasındaki farklar ve iflas organlarının resmi/özel ayrımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 33Soru

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri çerçevesinde, iflasın açılmasının müflis bakımından maddi hukuk sonuçları ve bu kapsamdaki kısıtlamalar dikkate alındığında; müflisin tasarruf yetkisi, ödemeler ve takas hükümleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İflasın açılmasından önce müflisin borçlusu olan bir kimsenin, iflasın açılmasından sonra müflisin bir alacaklısından onun alacağını temlik alarak kendi borcu ile takas etmesi, iflas alacaklılarının eşitliğini bozmaya yönelik bir işlem kabul edildiğinden iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.

Cevap

İflasın açılmasından önce müflisin borçlusu olan bir kimsenin, iflasın açılmasından sonra müflisin bir alacaklısından onun alacağını temlik alarak kendi borcu ile takas etmesi geçersizdir.
İİK m. 201/1 hükmüne göre, müflisin bir borçlusu iflasın açılmasından sonra müflisin bir alacaklısından onun alacağını temlik alırsa, bu alacağı kendi borcu ile takas edemez. Bu kural, bir borçlunun iflas haberini aldıktan sonra piyasada değeri düşmüş olan iflas alacaklarını düşük bedelle satın alıp masaya olan borcundan mahsup ederek haksız kazanç elde etmesini ve diğer alacaklıların zarara uğramasını engellemek amacıyla getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılmasının takas üzerindeki etkisini değerlendir.
İflasın açılmasıyla takas hakkı kural olarak korunur ancak kötüniyetli kullanımları engellemek için sınırlamalar getirilmiştir.
Alacaklılar arasında eşitlik ilkesini (par conditio creditorum) korumak.
2
İİK m. 201/1 kapsamındaki 'temlik yoluyla takas yasağını' analiz et.
Müflisin borçlusu, iflas açıldıktan sonra bir alacaklıdan alacak devralarak borcunu takas edemez.
Aksi takdirde, borçlu kişi piyasadan ucuz fiyata alacak toplayarak masaya olan borcunu tam değer üzerinden mahsup edebilir, bu da masanın varlığını azaltır.
3
Diğer maddi hukuk sonuçlarını (tasarruf yetkisi, muacceliyet, ödeme) kontrol et.
Tasarruf yetkisi kısıtlamasında TMK 1023 istisnadır; muacceliyette taşınmaz rehni istisnadır; ödemede ilan ve iyiniyet önemlidir.
Seçeneklerdeki yanlışlıkları tespit ederek doğruya ulaşmak.

Anahtar Kavram

İflasın Maddi Hukuk Sonuçları: Takas Yasağı ve Tasarruf Yetkisi
Soru 34Soru

Tacir (A), lehdarı olduğu ve vadesi geçmiş bir bonoya dayanarak, düzenleyen borçlu (B) aleyhine kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip başlatmıştır. Borçlu (B), senedin vadesinin uzatıldığını ve borcun henüz muaccel olmadığını iddia etmektedir. İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, borçlunun bu iddiasını ileri sürme usulü ve süresiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile başvurarak borca itiraz etmelidir.

Cevap

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile başvurarak borca itiraz etmelidir.
İcra ve İflas Kanunu madde 172172 uyarınca, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile başvurarak itirazlarını bildirmek zorundadır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve itirazın mutlaka mahkemeye yöneltilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Takip yolunun tespiti
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (İİK m. 171171 vd.)
Alacaklının elinde bir kambiyo senedi (bono) olması ve iflas yoluyla takip seçilmesi.
2
İtiraz merciinin belirlenmesi
İcra Mahkemesi
İİK m. 172172 uyarınca bu takip yolunda itirazlar icra dairesine değil, icra mahkemesine dilekçe ile yapılır.
3
Sürenin hesaplanması
55 gün
Kanun koyucu kambiyo senetlerinin hızlı takip özelliğini korumak amacıyla itiraz süresini 55 gün olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolunda İtiraz Usulü

Daha Fazla Pratik

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile iflas yolu arasındaki ödeme süresi ve itiraz mercii farklarını karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

İflasa tabi olan bir borçluya karşı genel iflas yolu ile takip başlatan alacaklı, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren borcun ödenmemesi durumunda, iflas kararı verilmesi talebiyle (iflas davası) aşağıdaki sürelerin hangisinde ve hangi mahkemede dava açmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde - Asliye Ticaret Mahkemesi

Cevap

Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır.
Genel iflas yolu ile takipte, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde alacaklı, borçlunun iflasına karar verilmesi için borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlunun iflasa tabi olup olmadığını kontrol etme
Borçlu iflasa tabi olduğu için genel iflas yolu uygulanabilir.
İflas davası açılabilmesi için borçlunun tacir veya tacir gibi iflasa tabi kişilerden olması gerekir.
2
Dava açma süresini ve görevli mahkemeyi belirleme
Süre 1 yıl, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
İİK Madde 155 ve 156 uyarınca, takip safhasından sonraki iflas davası süreci bu parametrelere tabidir.

Anahtar Kavram

Genel İflas Yolunda İflas Davası Süresi ve Görevli Mahkeme

İpuçları

1
İflas davası, icra organlarında değil genel mahkemelerde görülür.

Daha Fazla Pratik

İflas davasında mahkemenin uyguladığı 'depo kararı' prosedürünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

İcra ve İflas Hukuku'nda kural olarak iflas süreci bir iflas takibi ile başlar. Ancak bazı istisnai durumlarda alacaklı, borçlu aleyhine önceden bir takip başlatmasına gerek kalmaksızın doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir.

Buna göre, İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında düzenlenen "alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas" halleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu nedenlerden biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildirerek bizzat kendi iflasını talep etmesi

Cevap

Borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildirerek bizzat kendi iflasını talep etmesi alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerinden biri değildir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinde alacaklıya, önceden bir ödeme emri veya iflas takibi başlatma zorunluluğu olmaksızın doğrudan iflas davası açma hakkı tanıyan sınırlı haller belirtilmiştir. Borçlunun aciz halinde olması nedeniyle iflasını istemesi ise İİK m. 178'de düzenlenen 'borçlunun kendi talebiyle iflası' kapsamına girer ve alacaklının takipsiz iflas sebepleri arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas hallerini düzenleyen İİK m. 177 hükmü incelenir.
Bu maddede; borçlunun yerleşim yerinin belli olmaması, kaçması, hileli işlemler yapması, mallarını saklaması, ödemelerini tatil etmesi ve ilama dayalı borcu ödememesi gibi haller sayılmıştır.
Soru, alacaklının talebiyle (İİK 177) başlayan süreci sormaktadır.
2
Borçlunun kendi talebiyle iflas hallerini düzenleyen İİK m. 178 hükümleri ile karşılaştırma yapılır.
Borçlunun aciz halinde olması durumunun borçlunun kendi talebiyle (ihtiyari) iflas sebebi olduğu tespit edilir.
Alacaklı ve borçlu talepleri arasındaki kanuni ayrımı belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekler arasından alacaklıya bu hakkı tanımayan durum elenir.
Borçlunun aciz hali nedeniyle kendi iflasını istemesi, alacaklı tarafından başlatılan bir süreç değildir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için prosedürel fark ortaya konur.

Anahtar Kavram

Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas (Takipsiz İflas)
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 37Soru

İcra ve İflas Hukuku'nda iflas süreci kural olarak bir iflas takibi ile başlar. Ancak kanun koyucu, alacaklıyı korumak amacıyla bazı istisnai durumlarda, alacaklıya borçlu aleyhine önceden bir ödeme veya icra emri gönderilmesine gerek olmaksızın doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açma imkanı tanımıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında alacaklının talebiyle başvurulabilecek doğrudan (takipsiz) iflas hallerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlunun, pasifinin aktifinden fazla olması nedeniyle borçlarını ödeyemeyeceğini beyan ederek mahkemeden iflasını istemesi

Cevap

Borçlunun kendi malvarlığı durumuna (pasifinin aktifinden fazla olması) dayanarak iflasını istemesi, alacaklının talebiyle değil, borçlunun talebiyle doğrudan iflas nedenidir.
Doğru seçenek olan borçlunun pasifinin aktifinden fazla olması nedeniyle iflas istemesi, İİK 178. maddesinde düzenlenen 'Borçlunun Talebiyle Doğrudan İflas' hallerinden biridir. Alacaklının talebiyle (İİK 177) doğrudan iflas istenebilmesi için borçlunun kaçması, ödemelerini tatil etmesi, hileli işlemlerde bulunması veya ilama bağlı borcunu icra emrine rağmen ödememesi gibi sınırlı haller gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
İİK Madde 177 (Alacaklının talebiyle doğrudan iflas) ve Madde 178 (Borçlunun talebiyle doğrudan iflas) hükümleri karşılaştırılır.
Soruda alacaklının talebiyle olmayan durumun tespit edilmesi istenmektedir.
2
Seçeneklerin tasnifi
Ödemelerin tatili, ilama bağlı borcun ödenmemesi, hileli işlemler ve kaçma hallerinin 177. maddede sayılan alacaklı yetkileri olduğu görülür.
İflas hukukunda takipsiz iflas halleri tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır.
3
Hukuki nitelendirme
Borçlunun borca batıklık (pasifin aktiften fazla olması) nedeniyle mahkemeye başvurması, borçluya tanınan bir hak veya yükümlülüktür.
Alacaklının talebiyle doğrudan iflas, alacaklının elinde bir takip olmaksızın borçlunun dürüstlük dışı davranışlarına veya kesinleşmiş ilama dayanması esasına dayanır.

Anahtar Kavram

Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas (İİK 177) vs. Borçlunun Talebiyle Doğrudan İflas (İİK 178)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

Borçlunun kendi talebiyle doğrudan iflas (ihtiyari ve mecburi) kurumunun işleyişi ve yargılama usulü dikkate alındığında, I˙I˙KİİK m. 178 ve 181 hükümleri çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru bir hukuki değerlendirme içerir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödemelerini tatil ettiği gerekçesiyle mecburi olarak iflasını isteyen borçlu hakkında mahkeme, alacaklıları on beş günlük süre içinde itirazlarını bildirmeye davet etmeksizin iflas kararı verebilir.

Cevap

Ödemelerini tatil ettiği gerekçesiyle mecburi olarak iflasını isteyen borçlu hakkında mahkemenin, alacaklıları on beş günlük süre içinde itirazlarını bildirmeye davet etmeksizin iflas kararı verebileceği yönündeki ifade doğrudur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 181. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, borçlu eğer ödemelerini tatil ettiği gerekçesiyle (m. 178/2) mecburi iflasını istemişse, mahkemenin alacaklıları ilanen davet ederek on beş günlük itiraz süresi tanımasına ilişkin prosedür uygulanmaz. Bu durum, mecburi iflas taleplerinin ivedilikle sonuçlandırılması amacına hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlunun iflas talebi türlerini belirle.
İİK 178/1 ihtiyari (isteye bilir), 178/2 ise mecburi (istemeye mecburdur) iflas halleridir.
Yargılama usulündeki farklılıkları anlamak için talebin hukuki dayanağını tespit etmek gerekir.
2
İİK m. 181 hükmündeki usul kuralını analiz et.
İhtiyari iflasta alacaklılara 15 günlük itiraz süresi tanınması için ilan yapılır; ancak mecburi iflasta bu zorunluluk yoktur.
Kanun koyucu, ödemelerin tatili gibi ağır ve mecburi durumlarda sürecin hızlandırılmasını hedeflemiştir.
3
Seçenekleri bu usul ayrımı üzerinden değerlendir.
Mecburi iflasta (178/2) ilan ve 15 günlük bekleme süresinin uygulanmayacağını belirten seçenek hukuki gerçeği yansıtmaktadır.
İİK m. 181/2 fıkrasının açık hükmü bu yöndedir.

Anahtar Kavram

İhtiyari ve Mecburi Doğrudan İflas Taleplerinde Usul Farkı (İİK m. 181)

İpuçları

1
İİK m. 178'de borçlunun iflasını isteyebileceği iki farklı durumdan (ihtiyari ve mecburi) bahsedildiğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

İİK m. 177 uyarınca alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerini inceleyerek bu soruyla karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

İflasa tabi borçlu aleyhine başlatılan genel iflas yolu ile takipte, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş; ancak borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediği gibi borcun tamamını da ödememiştir. Bu durumda alacaklının, borçlunun iflasına karar verilmesi talebiyle başvurması gereken hak düşürücü süre ve görevli mahkeme aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde - Asliye Ticaret Mahkemesi

Cevap

Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak borçlunun iflasını istemelidir.
Genel iflas yoluyla takipte borçlu yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmezse takip kesinleşir. Bu aşamadan sonra alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde borçlunun iflasını Asliye Ticaret Mahkemesinden talep edebilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re'sen dikkate alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Takip safhasının kesinleşmesini kontrol et.
Borçlu 7 gün içinde itiraz etmediği için takip kesinleşmiş ve iflas davası açma hakkı doğmuştur.
Genel iflas yolunda takibin kesinleşmesi, iflas davasının ön şartıdır.
2
İflas davası açma süresini ve merciini belirle.
İİK Madde 156 uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmalıdır.
Sürenin geçirilmesi takibin düşmesine neden olan bir hak düşürücü süredir.

Anahtar Kavram

Genel iflas yolu ile takipte iflas davası açma süresi ve görevli mahkeme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

İflasın açılmasıyla birlikte müflisin, iflas masasına giren malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruf yetkisinin hukuki durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasarruf yetkisi kısıtlanır ve bu mallar üzerinde yaptığı işlemler iflas alacaklılarına karşı kural olarak hükümsüz sayılır.

Cevap

İflasın açılmasıyla müflisin tasarruf yetkisi kısıtlanır ve yaptığı işlemler alacaklılara karşı hükümsüz sayılır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi uyarınca, iflasın açılmasıyla müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır. Bu kısıtlama sonucunda müflisin yaptığı tasarruf işlemleri iflas alacaklılarına karşı kural olarak hükümsüzdür. Buradaki 'hükümsüzlük', işlemin alacaklılar nezdinde sonuç doğurmaması anlamına gelen nisbi bir geçersizliktir.

Adım Adım Çözüm

1
İflasın açılma anının etkisini belirlemek.
İflasın açılmasıyla (karar anıyla) müflisin masaya giren mallar üzerindeki tasarruf ehliyeti kısıtlanır.
İİK madde 191'in amir hükmü gereğidir.
2
Tasarruf yetkisi kısıtlamasının kapsamını değerlendirmek.
Müflisin masa malları üzerinde yaptığı hukuki işlemler alacaklıların haklarını ihlal ettiği ölçüde onlara karşı geçersizdir.
Alacaklıların masadaki haklarını korumak amaçlanır.

Anahtar Kavram

İflasın Tasarruf Yetkisine Etkisi
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki
İflas Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 2 | Examkin