Hak Ehliyeti

13 soru

Soru 1Soru

Gerçek kişilerde hak ehliyetine (hak süjeliği) ilişkin genel ilkeler ve bu ehliyetin kazanılma anı göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hak ehliyeti, tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanılan, herkese eşit olarak tanınmış pasif nitelikli bir ehliyettir.

Cevap

Hak ehliyeti, tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanılan, herkese eşit olarak tanınmış pasif nitelikli bir ehliyettir.
Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 8 ve 28 uyarınca, hak ehliyeti her insanın sahip olduğu, hukuk düzeni içinde eşitlik ilkesine tabi olan ve kişinin haklara sahip olabilmesini ifade eden pasif bir ehliyettir. Bu ehliyet, tam ve sağ doğmak kaydıyla ceninin ana rahmine düştüğü andan itibaren hüküm ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hak ehliyetinin tanımını ve niteliğini belirle.
Hak ehliyeti, hak ve borç sahibi olabilme kapasitesidir. Kişinin bizzat işlem yapmasını gerektirmediği için 'pasif ehliyet' olarak adlandırılır.
Fiil ehliyeti ile hak ehliyeti arasındaki temel farkı ortaya koymak için.
2
Hak ehliyetinin kazanılma anını mevzuat çerçevesinde değerlendir.
Türk Medeni Kanunu madde 28'e göre kişilik tam ve sağ doğumla başlar, ancak hak ehliyeti ana rahmine düşüldüğü andan itibaren (sağ doğum şartıyla) kazanılır.
Ceninin haklarını koruyan retroaktif (geçmişe etkili) kazanım kuralını tespit etmek için.
3
Hak ehliyetine hakim olan temel ilkeleri kontrol et.
Madde 8 uyarınca 'Genellik' ve 'Eşitlik' ilkeleri geçerlidir. Herkes hak ehliyetine sahiptir ve hukuk düzeni içinde eşittir.
Sınırlamaların veya ayrımcılık iddialarının hukuki geçerliliğini denetlemek için.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Pasifliği, Genelliği ve Ceninin Durumu
Tahmini Süre:50s
Soru 2Soru

Mirasbırakan (M)(M), hazırladığı vasiyetnamede henüz ana rahminde bulunan (C)(C)’ye bir taşınmaz bırakmıştır. (C)(C), doğum anında sağ olarak dünyaya gelmiş ancak doğumdan beş dakika sonra hayatını kaybetmiştir.

Bu duruma ilişkin Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (C)(C), sağ doğduğu için hak ehliyetini ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanmıştır ve taşınmaz (C)(C)'nin mirasçılarına geçer.

Cevap

Çocuğun sağ doğmasıyla birlikte hak ehliyeti ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanılmış sayılır ve taşınmaz çocuğun kendi mirasçılarına geçer.
Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesine göre, tam ve sağ doğan bir çocuk, hak ehliyetini ana rahmine düştüğü andan itibaren kazanmış kabul edilir. Olayda çocuk sağ doğduğu için vasiyetname ile bırakılan taşınmazın mülkiyetini geçmişe etkili olarak kazanmıştır. Çocuk öldüğünde bu taşınmaz onun terekesine dahil olur ve kendi mirasçılarına geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Ceninin hak ehliyetini kazanma şartını belirle.
TMK m. 28/2'ye göre 'tam ve sağ doğum' şartı gereklidir.
Hak ehliyetinin başlangıcı için kanuni şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini teyit etmek gerekir.
2
Olaydaki doğumun hukuki niteliğini değerlendir.
Çocuk 5 dakika yaşamış olsa bile 'sağ doğum' gerçekleşmiştir.
Yaşam süresinin uzunluğu değil, doğum anında canlılık belirtisi (nefes alma, kalp atışı) olması yeterlidir.
3
Kazanılan ehliyetin zaman bakımından etkisini analiz et.
Hak ehliyeti ana rahmine düşüldüğü ana kadar geriye yürür.
Cenin lehine olan hakların korunması için kanun koyucu geçmişe etkili bir kazanım öngörmüştür.
4
Mülkiyetin akıbetini belirle.
Taşınmaz çocuğun mülkiyetine geçer ve ölümüyle onun yasal mirasçılarına intikal eder.
Hak ehliyeti kazanıldığı için çocuk hak süjesi olmuş ve taşınmazın mülkiyetini kazanmıştır.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Başlangıcı ve Ceninin Hukuki Durumu

Daha Fazla Pratik

Tam ehliyetliler, sınırlı ehliyetliler, sınırlı ehliyetsizler ve tam ehliyetsizler arasındaki ayrımı çalışarak fiil ehliyeti ile hak ehliyeti farkını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinde yer alan "Çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır." hükmü uyarınca; babası kendisi henüz ana rahmindeyken bir trafik kazasında vefat eden bir çocuğun, babasının ölümü nedeniyle doğacak haklarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuk tam ve sağ doğması kaydıyla, babasının ölüm anında sağmış gibi mirasçı olur ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir; zira hak ehliyeti bu durumda geçmişe etkili olarak kazanılır.

Cevap

Çocuk tam ve sağ doğması kaydıyla, babasının ölüm anında sağmış gibi mirasçı olur ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir; zira hak ehliyeti bu durumda geçmişe etkili olarak kazanılır.
Türk Medeni Kanunu'na göre hak ehliyeti kural olarak doğumla başlasa da, cenin lehine önemli bir istisna getirilmiştir. Sağ doğmak şartıyla, çocuk ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetini kazanmış sayılır. Bu durum, çocuğun babasının ölümü veya benzeri haksız fiillerde sanki o an hayattaymış gibi mirasçı olabilmesini ve tazminat haklarına sahip olabilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Ceninin hukuki statüsünün belirlenmesi
Cenin, TMK m. 28 uyarınca 'hak süjesi' olmaya aday bir varlıktır.
Kanun, cenine belirli şartlar altında hak ehliyeti tanımıştır.
2
Hak ehliyetinin başlangıç şartının uygulanması
Çocuğun tam ve sağ doğması gerekir.
Geçmişe etkili hak kazanımı, bozucu şarta değil, geciktirici şarta (sağ doğum) bağlanmıştır.
3
Olay anı ile doğum anı arasındaki hukuki bağın kurulması
Doğum gerçekleştiğinde, hak ehliyeti ana rahmine düşüldüğü ana kadar geri gider.
Böylece çocuk, henüz doğmadan önce gerçekleşen babasının ölümü anında hukuken 'varmış' gibi kabul edilir.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Geçmişe Etkili Kazanılması (Ceninin Hakları)
Soru 4Soru

Ayırt etme gücünden yoksun olan beş yaşındaki (A)(A)’ya, babasının vefatı üzerine bir taşınmaz miras kalmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun "kişiler hukuku" hükümleri uyarınca (A)(A)’nın söz konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına sahip olabilmesi (hak süjesi olabilmesi) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülkiyet hakkına sahip olmak bir hak ehliyeti konusudur; (A)(A) ise tam ve sağ doğmuş olmakla bu ehliyete pasif olarak sahiptir.

Cevap

Mülkiyet hakkına sahip olmak bir hak ehliyeti konusudur; beş yaşındaki bir çocuk tam ve sağ doğmuş olmakla bu ehliyete pasif olarak sahiptir.
Hak ehliyeti, her insanın hak ve borçlara ehil olmada eşit olduğunu ifade eden pasif bir ehliyettir. Türk Medeni Kanunu'na göre kişilik ve dolayısıyla hak ehliyeti, çocuğun tam ve sağ olarak doğduğu anda başlar; ancak çocuk, tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır. Sorudaki beş yaşındaki çocuk, sağ doğmuş bir birey olarak ayırt etme gücüne sahip olmasa dahi pasif olarak mülkiyet hakkına sahip olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki ehliyet türünün belirlenmesi
Mülkiyet hakkına sahip olmak, haklara süje olabilmek demektir; bu da 'Hak Ehliyeti' kapsamına girer.
Hak ehliyeti haklara sahip olabilme, fiil ehliyeti ise hakları bizzat kullanabilme yeteneğidir.
2
Hak ehliyetinin şartlarının kontrol edilmesi
Türk Medeni Kanunu Madde 8 ve 28 uyarınca hak ehliyeti 'insan' olmakla başlar ve 'tam ve sağ doğum' şartıyla ana rahmine düştüğü ana kadar geri gider.
Hak ehliyeti genel ve eşittir; yaş, sağlık veya ayırt etme gücü bu ehliyeti ortadan kaldırmaz.
3
Kişinin durumunun değerlendirilmesi
Beş yaşındaki çocuk (A)(A) tam ve sağ doğmuş olduğu için hak ehliyetine sahiptir.
Pasif ehliyet olan hak ehliyeti için erginlik veya ayırt etme gücü gerekmez.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyeti ve Fiil Ehliyeti Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Mirasbırakan (M)(M)’nin ölümü anında eşi (E)(E) hamiledir. Mirasın açıldığı tarihte henüz ana rahminde bulunan çocuk (C)(C)’nin hukuki durumu, hak ehliyeti ve mirasçılık sıfatı ile ilgili Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuk (C)(C), tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır; bu ehliyet, kişinin kendi fiillerinden bağımsız olarak hak ve borçların süjesi olabilmesini sağlayan pasif bir yetenektir.

Cevap

Çocuğun tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetini kazandığını ve bu ehliyetin pasif bir yetenek olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 2828. maddesi uyarınca hak ehliyeti kural olarak tam ve sağ doğumla başlar; ancak cenin lehine bir istisna getirilerek, tam ve sağ doğmak kaydıyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetinin kazanılacağı hükme bağlanmıştır. Hak ehliyeti, TMK m. 88 çerçevesinde her insanın hak ve borçlara sahip olabilme konusundaki pasif yeteneğidir; herhangi bir irade veya ayırt etme gücü gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kişiliğin ve hak ehliyetinin başlangıcını belirle.
Türk Medeni Kanunu m. 2828 uyarınca kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar.
Genel kural budur.
2
Cenin (nasciturus) ile ilgili özel hükmü uygula.
Çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır.
Mevzuat cenini korumak için hak ehliyetini geriye yürütmüştür.
3
Hak ehliyetinin niteliğini analiz et.
Hak ehliyeti 'pasif ehliyet' olup, ayırt etme gücü veya erginlik gerektirmez. Sadece 'insan olma' yeterlidir (TMK m. 88 - Eşitlik İlkesi).
Fiil ehliyeti (aktif ehliyet) ile hak ehliyeti arasındaki farkın tespiti gerekir.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Kazanılması ve Niteliği

Daha Fazla Pratik

Ceninin hak ehliyetini kazanamadığı 'ölü doğum' durumunda mirasın nasıl paylaşılacağını ve fiil ehliyeti kısıtlılık hallerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Babasının vefatından aylar sonra, ana rahminden bedenen tamamen ayrılmasına rağmen hiçbir yaşam belirtisi (nefes alma, kalp atışı vb.) göstermeden dünyaya gelen bir bebeğin hak ehliyeti ile ilgili olarak Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebek, tam olarak doğmuş olsa da 'sağ doğum' şartı gerçekleşmediği için hiçbir zaman hak ehliyetini kazanamamış sayılır.

Cevap

Bebeğin tam olarak doğmuş olsa bile sağ doğmadığı için hak ehliyetini hiçbir zaman kazanamamış sayılması.
Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, gerçek kişilerde kişiliğin başlangıcı sağ ve tam doğum anıdır. Cenin için öngörülen hak ehliyeti ise geciktirici bir şarta bağlıdır: Bu şart, bebeğin 'sağ' olarak dünyaya gelmesidir. Olayda bebek ana rahminden tamamen ayrılarak 'tam doğum' gerçekleşmiş olsa da, hayati belirti göstermediği için 'sağ doğum' gerçekleşmemiştir. Bu nedenle bebek hiçbir zaman hak ehliyeti kazanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hak ehliyetinin kazanılma şartlarını belirle.
Türk Medeni Kanunu m. 28'e göre çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır.
Kişiliğin ve hak ehliyetinin başlangıcı için temel kanuni düzenlemeyi saptamak gerekir.
2
Olaydaki doğumun niteliğini analiz et.
Bebek ana rahminden tamamen ayrılmış (tam doğum) ancak yaşam belirtisi göstermemiştir (ölü doğum).
Kanunun aradığı 'tam ve sağ doğum' kümülatif şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol etmek gerekir.
3
Hukuki sonucu bağla.
Sağ doğum gerçekleşmediği için cenin için öngörülen hak ehliyeti geçmişe etkili olarak kazanılmamıştır.
Şart gerçekleşmediğinde hak ehliyetinin hiç doğmayacağı kuralını uygulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyeti ve Sağ Doğum Şartı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru

Türk Medeni Kanunu uyarınca, henüz ana rahminde olan bir bebeğin (cenin) lehine yapılan bir bağışlamanın veya miras haklarının hukuken geçerli sonuç doğurabilmesi için aranan temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebeğin tam ve sağ olarak doğması

Cevap

Hukuki sonuç doğabilmesi için bebeğin tam ve sağ olarak doğması gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 28.28. maddesi uyarınca hak ehliyeti, tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düşüldüğü andan itibaren başlar. Bu nedenle cenin lehine bir hakkın doğması için bebeğin sağ olarak dünyadan tamamen ayrılması (tam ve sağ doğum) yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hak ehliyetinin başlangıcını düzenleyen kanun hükmünü belirle.
Türk Medeni Kanunu madde 2828'e göre kişilik ve buna bağlı olarak hak ehliyeti doğumla başlar.
Gerçek kişilerin hukuk düzeninde hak sahibi olabilmesi için kişilik sahibi olmaları gerekir.
2
Ceninin (ana rahmindeki bebek) özel durumunu değerlendir.
Cenin, tam ve sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır.
Hukuk düzeni, doğmamış çocuğun menfaatlerini korumak amacıyla hak ehliyetini ana rahmine düşme anına kadar geri götürmektedir.

Anahtar Kavram

Hak ehliyeti (pasif ehliyet), tam ve sağ doğmak şartıyla ana rahmine düşüldüğü anda kazanılır.
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen “hak ehliyeti” kavramı ve bu ehliyetin kazanılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hak ehliyeti; her insanın hak ve borçlara sahip olabilmesini ifade eden pasif bir ehliyettir ve tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düşüldüğü andan başlar.

Cevap

Hak ehliyeti, her insanın hak ve borç sahibi olabilmesini sağlayan pasif bir ehliyet olup, tam ve sağ doğmak şartıyla ana rahmine düşüldüğü andan itibaren başlar.
Türk Medeni Kanunu'nun 8. ve 28. maddeleri uyarınca, hak ehliyeti her insanın sahip olduğu pasif bir yetenektir. Bu ehliyet, kişinin hak ve borçların öznesi olabilmesini sağlar. Başlangıç anı olarak doğum esas alınsa da, cenin lehine bir koruma sağlanarak tam ve sağ doğum gerçekleşmesi şartıyla hak ehliyetinin ana rahmine düşüldüğü andan itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hak ehliyeti kavramının niteliğini belirle.
Hak ehliyeti, haklara ve borçlara sahip olabilme (hak süjesi olma) yeteneğidir. Kişinin kendi fiillerini gerektirmediği için 'pasif ehliyet' olarak adlandırılır.
Fiil ehliyeti ile hak ehliyeti arasındaki temel farkın anlaşılması gerekir.
2
Ehliyetin başlangıç anını ve şartlarını analiz et.
TMK m. 28 uyarınca kişilik doğumla başlar, ancak hak ehliyeti 'tam ve sağ doğmak' şartıyla ana rahmine düşüldüğü ana kadar geri gider.
Ceninin (nasciturus) hukuksal statüsünün tespiti için bu kural kritiktir.
3
Eşitlik ilkesini kontrol et.
TMK m. 8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır ve hukuk düzeni sınırları içinde herkes hak ve borçlarda eşittir.
Modern hukuktaki genel ve eşit ehliyet ilkesinin doğrulanması sağlanır.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyeti ve Ceninin Durumu

Daha Fazla Pratik

Fiil ehliyetinin şartlarını ve ehliyet grupları (tam ehliyetli, sınırlı ehliyetli vb.) arasındaki farkları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 9Soru

Babasının geçirdiği bir iş kazası sonucu ölümü tarihinde henüz ana rahminde olan cenin (C)(C) adına, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmektedir.

Türk Medeni Kanunu'ndaki hak ehliyeti düzenlemeleri uyarınca, (C)(C)'nin bu hukuki durumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hak ehliyeti pasif bir ehliyet olduğundan, (C)(C) tam ve sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetini kazanmış sayılır.

Cevap

Çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır ve bu ehliyet pasif niteliktedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 'Çocuk, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetini kazanır.' Bu hüküm, cenine kişiliğin başlangıcından önce sınırlı bir hak süjeliği tanır. Cenin tam ve sağ doğduğu anda, ana rahmindeyken lehine doğan (örneğin babasının ölümü nedeniyle tazminat hakkı) tüm hakları kazanmış sayılır. Bu ehliyet türü, kişinin sadece haklara sahip olmasını ifade ettiği için 'pasif ehliyet' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kişiliğin başlangıcı ve ceninin durumu incelenir.
Türk Medeni Kanunu m. 28/1'e göre kişilik sağ ve tam doğumla başlar; ancak m. 28/2 özel bir hüküm getirir.
Ceninin miras veya tazminat gibi haklardan yararlanabilmesi için yasal statüsünün belirlenmesi gerekir.
2
Hak ehliyetinin başlangıç şartları kontrol edilir.
Ceninin hak ehliyeti, 'tam ve sağ doğum' bozucu değil, geciktirici bir şarttır.
Eğer bebek sağ doğarsa, hak ehliyeti ana rahmine düştüğü ana kadar geriye yürür (retroaktif etki).
3
Hak ehliyetinin niteliği belirlenir.
Hak ehliyeti 'pasif ehliyet'tir (haklara sahip olma), 'aktif ehliyet' (fiil ehliyeti - hakları kullanma) değildir.
Ceninin veya bebeğin hak sahibi olması için ayırt etme gücü veya erginlik gerekmediği teyit edilir.

Anahtar Kavram

Ceninin Hak Ehliyeti ve Geriye Yürüme İlkesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

Bir kamu kurumunda uzman yardımcısı olarak görev yapan (U), idari işlemlerde kişilerin ehliyet durumlarını değerlendirmek amacıyla Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerini incelemektedir.

Buna göre, (U)'nun "hak ehliyeti" kavramı ve kuralları ile ilgili olarak ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cenin, sağ olarak tamamıyla doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olur.

Cevap

Ceninin, sağ olarak tamamıyla doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olduğunu ifade eden seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesine göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar; ancak cenin, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olur. Bu ehliyet, kişinin haklara ve borçlara ehil olabilme durumunu ifade eder ve fiil ehliyetinden farklı olarak yaş, erginlik veya ayırt etme gücü gibi şartlara bağlı olmaksızın bütün insanlarda eşittir.

Adım Adım Çözüm

1
Hak ehliyetinin tanımını ve temel ilkelerini (eşitlik, genellik, pasiflik) tespit et.
Hak ehliyetinin kişinin kendi işlemleriyle hak kazanması değil, haklara ehil olabilme yeteneği olduğu görülür; ayırt etme gücü veya erginlik gerektirmediği sonucuna varılır.
Fiil ehliyeti ile hak ehliyetini birbirinden ayırt edebilmek için temel ilke bilgisine ihtiyaç vardır.
2
Kişiliğin ve hak ehliyetinin ne zaman başladığını değerlendir.
Hak ehliyeti tescille değil, tam ve sağ doğumla başlar. İstisnası ceninin durumudur.
Tescilin kurucu değil bildirici unsur olduğunu hatırlamak önemlidir.
3
Ceninin hak ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemeyi (TMK m. 28) uyarla.
Ceninin ana rahmine düştüğü andan itibaren geçmişe etkili olarak hak ehliyetini kazandığı, ancak bunun sağ doğma geciktirici şartına bağlı olduğu belirlenir.
Ceninin hak sahipliğinin doğruluk şartını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Başlangıcı, Nitelikleri ve Fiil Ehliyetinden Farkı
Soru 11Soru

Bir hukuk fakültesi öğrencisi olan (K), hazırladığı dönem ödevinde gerçek kişilerin ehliyetleri ile ilgili şu ifadelere yer vermiştir: 'Hukukumuzda bir kimsenin haklara ve borçlara ehil olabilmesi, yani pasif ehliyete sahip olabilmesi için belirli bir zihinsel olgunluğa (ayırt etme gücüne) erişmiş olması ve asgari yaş sınırını geçmiş olması zorunludur. Henüz dünyaya gelmemiş olan bir varlığın hukuken hak sahibi olabilmesi mümkün değildir.'

Türk Medeni Kanunu'nun 8. (Hak ehliyeti) ve 28. (Kişiliğin başlangıcı) maddeleri dikkate alındığında, öğrenci (K)'nin bu ifadelerine yönelik aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (K)'nin ifadeleri bütünüyle hatalıdır; hak ehliyeti yaş veya ayırt etme gücü gibi şartlara bağlı değildir ve cenin, tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahiptir.

Cevap

Öğrencinin iddialarının bütünüyle hatalı olduğunu, hak ehliyeti için ayırt etme gücü gerekmediğini ve ceninin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olduğunu belirten seçenektir.
Hak ehliyeti (pasif ehliyet), bir kişinin haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneğidir. TMK m. 8 uyarınca bütün insanlar hak ehliyetine sahiptir ve bu ehliyet için ayırt etme gücü veya erginlik (yaş) şartı aranmaz. Bu şartlar ancak fiil ehliyetinin kurucu unsurlarıdır. Ayrıca TMK m. 28 uyarınca kişilik tam ve sağ doğumla başlasa da, çocuk hak ehliyetini 'sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak' elde eder. Dolayısıyla öğrencinin ifadeleri baştan sona hukuka aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
(K)'nin iddialarını Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleriyle (m. 8 ve m. 28) karşılaştırmak.
(K), hak ehliyeti (pasif ehliyet) için ayırt etme gücü ve yaş şartı aramakta ve ceninin hak sahibi olamayacağını iddia etmektedir.
Olaydaki hukuki hatayı tespit edebilmek için iddiaların unsurlarını kanun lafzıyla analiz etmek gerekir.
2
Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti şartlarını birbirinden ayırmak.
Hak ehliyeti sadece sağ ve tam doğmak koşuluyla ana rahmine düşüldüğü an başlar; yaş, akıl hastalığı veya ayırt etme gücü aranmaz. (K)'nin aradığı şartlar hak ehliyetinin değil, fiil ehliyetinin (aktif ehliyet) şartlarıdır.
Gerçek kişilerin haklara ve borçlara ehil olma durumu pasif bir nitelik taşır ve eşitlik ilkesi (TMK m. 8) gereği herkese tanınır.
3
Seçenekleri bu hukuki tespit ışığında değerlendirmek.
(K)'nin ifadelerinin bütünüyle hatalı olduğunu ve ceninin tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olduğunu belirten seçenek doğru cevaptır.
Kanun koyucu cenini hak kaybına uğratmamak için hak ehliyetinin başlangıcını ana rahmine düşme anına kadar geriye götürmüş, ancak bunu sağ doğma geciktirici şartına bağlamıştır.

Anahtar Kavram

Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti ayrımı ve ceninin hak ehliyetinin başlangıç anı.
Soru 12Soru

Gebelik sürecindeki (G), tıbbi bir operasyon esnasında sağlık ekibinin ihmali neticesinde karnındaki bebeğinin zarar görmesine neden olan talihsiz bir olay yaşamıştır. Bu durum üzerine hastane idaresiyle uyuşmazlık çıkmış; idare yetkilileri, henüz anne karnında olan bir varlığın hukuken korunan bir hakkı olamayacağını, bir hakkın süjesi olabilmek için kişinin en azından ayırt etme gücüne ve belirli bir olgunluğa (erginliğe) erişmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Türk Medeni Kanunu'nun ehliyet sistemine ilişkin temel ilkeleri dikkate alındığında, ceninin durumu ve idarenin argümanları hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hak ehliyetinde geçerli olan genellik ve eşitlik ilkeleri gereğince her insan hak süjesidir; cenin de tam ve sağ doğum şartının gerçekleşmesine bağlı olarak ana rahmine düştüğü andan itibaren pasif ehliyet kapsamında değerlendirildiğinden yaşayarak dünyaya geldiğinde tazminat alacaklısı olabilir.

Cevap

Cenin, tam ve sağ doğum şartının gerçekleşmesine bağlı olarak ana rahmine düştüğü andan itibaren pasif ehliyet (hak ehliyeti) sahibi kabul edildiği için, yaşayarak dünyaya geldiği takdirde maruz kaldığı zarar nedeniyle hak süjesi olarak tazminat alacaklısı olabilir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca hak ehliyeti (pasif ehliyet), haklara ve borçlara ehil olabilme yeteneğidir. Kanun'daki genellik ve eşitlik ilkeleri gereği her insan hak süjesidir. Kişilik tam ve sağ doğumla başlasa da, çocuk hak ehliyetini tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. Olayda cenin, anneden tamamen ayrılarak yaşayacak şekilde dünyaya gelmesi şartıyla, ana rahmindeyken maruz kaldığı zarar nedeniyle geriye dönük olarak hak süjesi sayılabilecek ve tazminat alacaklısı sıfatını kazanabilecektir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hastane idaresinin iddialarını ehliyet türleri (hak ehliyeti ve fiil ehliyeti) bağlamında hukuki olarak nitelendirmek.
İdarenin erginlik ve ayırt etme gücü şartlarını ileri sürmesi, hak süjesi olabilmek (hak ehliyeti) ile kendi işlemleriyle hak edinebilmeyi (fiil ehliyeti) birbirine karıştırdığını gösterir.
Sorunun temel hukuki problemini ve kavram yanılgısını tespit etmek.
2
Türk Medeni Kanunu'nun hak ehliyetinde genellik ve eşitlik ilkeleri ile ceninin hukuki durumunu düzenleyen kurallarını olaya uygulamak.
Kanuna göre herkesin pasif nitelikli hak ehliyetine sahip olduğu ve ceninin de sağ ve tam doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren bu kapsama dâhil edildiği tespit edilir.
Ceninin hak süjesi olup olamayacağını yasal mevzuat çerçevesinde çözümlemek.
3
Seçenekleri bu tespitler ışığında analiz ederek hatalı kurgulanan çeldiricileri elemek.
Ceninin tam ve sağ doğması şartıyla geçmişe etkili olarak tazminat alacaklısı olabileceğini ve eşitlik ilkesi bağlamında pasif ehliyete sahip olduğunu ifade eden seçenek doğru olarak belirlenir.
Geçerli ve doğru hukuki değerlendirmeye ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Başlangıcı, Nitelikleri ve Ceninin Durumu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

Bir mevzuat hazırlık komisyonunun taslağında; 'İdrak yeteneği bulunmayan kısıtlı bireylerin kendi adlarına herhangi bir ayni hak edinemeyeceği' ve 'Anne karnındaki ceninin henüz dünyaya gelmemesi sebebiyle miras paylaşımında hak sahibi sayılamayacağı' yönünde tespitlere yer verilmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun hak ehliyetine ilişkin genel ilkeleri (m.8 ve m.28) dikkate alındığında, bu taslaktaki değerlendirmelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taslaktaki her iki tespit de kanuna aykırıdır; zira pasif ehliyet niteliğindeki hak ehliyetinde genellik ve eşitlik ilkeleri geçerlidir ve cenin de tam ve sağ doğması koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren bu ehliyeti haizdir.

Cevap

Taslaktaki her iki tespitin de kanuna aykırı olduğunu, hak ehliyetinde eşitlik ilkesinin geçerli bulunduğunu ve ceninin de sağ doğmak şartıyla ana rahmine düştüğü an hak ehliyeti kazandığını belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu m.8 uyarınca 'Her insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.' Dolayısıyla kısıtlıların veya ayırt etme gücü olmayanların hak ehliyeti ortadan kalkmaz. Aynı kanunun 28. maddesi uyarınca 'Çocuk tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetini elde eder.' Bu hukuki ilkeler ışığında, sorudaki komisyon taslağında yer alan her iki kısıtlayıcı kural da Türk Medeni Kanunu'nun temel düzenlemelerine açıkça aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Taslağın birinci tespitini (kısıtlı bireylerin ayni hak edinemeyeceği) TMK m.8 kapsamında değerlendirmek.
TMK madde 8'e göre her insanın hak ehliyeti vardır. Yaş, akıl hastalığı veya kısıtlılık durumu hak ehliyetini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle birinci tespit kanuna aykırıdır.
Hak ehliyeti pasif bir ehliyet olup, eşitlik ve genellik ilkesine dayanır.
2
Taslağın ikinci tespitini (ceninin miras paylaşımında taraf olamayacağı) TMK m.28 kapsamında incelemek.
TMK madde 28'e göre çocuk tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetini kazanır. Bu nedenle cenin mirasçı olabilir, ikinci tespit de kanuna aykırıdır.
Ceninin hak ehliyeti, geciktirici şarta (tam ve sağ doğum) bağlı olarak ana rahmine düşme anından itibaren hüküm ifade eder.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle eşleştirerek doğru yoruma ulaşmak.
Hak ehliyeti (pasif ehliyet) ile fiil ehliyeti (aktif ehliyet) ayrımını doğru yapan ve ceninin durumunu TMK'ya uygun şekilde açıklayan seçeneğin doğru olduğu tespit edilir.
Soru kökündeki idari düzenleme taslağı, hukukun temel kavramlarını yanlış yorumladığı için tümüyle Medeni Kanun'a aykırı düşmektedir.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyeti ve Fiil Ehliyeti Ayrımı ile Ceninin Hukuki Durumu
Hak Ehliyeti Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk | Examkin