Soru

Zorluk: OrtaHak Ehliyeti

Gebelik sürecindeki (G), tıbbi bir operasyon esnasında sağlık ekibinin ihmali neticesinde karnındaki bebeğinin zarar görmesine neden olan talihsiz bir olay yaşamıştır. Bu durum üzerine hastane idaresiyle uyuşmazlık çıkmış; idare yetkilileri, henüz anne karnında olan bir varlığın hukuken korunan bir hakkı olamayacağını, bir hakkın süjesi olabilmek için kişinin en azından ayırt etme gücüne ve belirli bir olgunluğa (erginliğe) erişmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Türk Medeni Kanunu'nun ehliyet sistemine ilişkin temel ilkeleri dikkate alındığında, ceninin durumu ve idarenin argümanları hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?

  1. Hak ehliyetinde geçerli olan genellik ve eşitlik ilkeleri gereğince her insan hak süjesidir; cenin de tam ve sağ doğum şartının gerçekleşmesine bağlı olarak ana rahmine düştüğü andan itibaren pasif ehliyet kapsamında değerlendirildiğinden yaşayarak dünyaya geldiğinde tazminat alacaklısı olabilir.Cevap
  2. B
    İdarenin savunması isabetlidir; zira bir kişinin haklara ve borçlara ehil olmada eşit kabul edilebilmesi için en azından ayırt etme gücüne ve erginlik vasfına sahip olması, dolayısıyla fiil ehliyeti şartlarını taşıması gerekir.
  3. C
    Türk hukukunda kişilik ve hak ehliyeti münhasıran tam ve sağ doğum anında kendiliğinden ortaya çıktığı için, gebelik sürecinde ana rahmindeyken yaşanan olaylara dayanılarak ileride hiçbir hukuki talepte bulunulamaz.
  4. D
    Hak ehliyeti, kişinin bizzat kendi fiilleriyle hak edinebilmesini ve borç altına girebilmesini sağlayan aktif bir statü olduğundan, henüz bağımsız irade açıklamasına sahip olmayan ceninin yasal temsilcisi aracılığıyla dahi bu ehliyetten yararlanması kanunen mümkün değildir.
  5. E
    Kanunda hak ehliyeti için aranan tam doğum kriteri, bireyin bedensel olarak hiçbir engeli bulunmadan dünyaya gelmesini ifade ettiğinden; kusurlu müdahale sonucu bedensel zararla doğacak bir çocuk hak ehliyetinden bütünüyle yoksun kalır.

Cevap

Cenin, tam ve sağ doğum şartının gerçekleşmesine bağlı olarak ana rahmine düştüğü andan itibaren pasif ehliyet (hak ehliyeti) sahibi kabul edildiği için, yaşayarak dünyaya geldiği takdirde maruz kaldığı zarar nedeniyle hak süjesi olarak tazminat alacaklısı olabilir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca hak ehliyeti (pasif ehliyet), haklara ve borçlara ehil olabilme yeteneğidir. Kanun'daki genellik ve eşitlik ilkeleri gereği her insan hak süjesidir. Kişilik tam ve sağ doğumla başlasa da, çocuk hak ehliyetini tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. Olayda cenin, anneden tamamen ayrılarak yaşayacak şekilde dünyaya gelmesi şartıyla, ana rahmindeyken maruz kaldığı zarar nedeniyle geriye dönük olarak hak süjesi sayılabilecek ve tazminat alacaklısı sıfatını kazanabilecektir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hastane idaresinin iddialarını ehliyet türleri (hak ehliyeti ve fiil ehliyeti) bağlamında hukuki olarak nitelendirmek.
İdarenin erginlik ve ayırt etme gücü şartlarını ileri sürmesi, hak süjesi olabilmek (hak ehliyeti) ile kendi işlemleriyle hak edinebilmeyi (fiil ehliyeti) birbirine karıştırdığını gösterir.
Sorunun temel hukuki problemini ve kavram yanılgısını tespit etmek.
2
Türk Medeni Kanunu'nun hak ehliyetinde genellik ve eşitlik ilkeleri ile ceninin hukuki durumunu düzenleyen kurallarını olaya uygulamak.
Kanuna göre herkesin pasif nitelikli hak ehliyetine sahip olduğu ve ceninin de sağ ve tam doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren bu kapsama dâhil edildiği tespit edilir.
Ceninin hak süjesi olup olamayacağını yasal mevzuat çerçevesinde çözümlemek.
3
Seçenekleri bu tespitler ışığında analiz ederek hatalı kurgulanan çeldiricileri elemek.
Ceninin tam ve sağ doğması şartıyla geçmişe etkili olarak tazminat alacaklısı olabileceğini ve eşitlik ilkesi bağlamında pasif ehliyete sahip olduğunu ifade eden seçenek doğru olarak belirlenir.
Geçerli ve doğru hukuki değerlendirmeye ulaşmak.

Anahtar Kavram

Hak Ehliyetinin Başlangıcı, Nitelikleri ve Ceninin Durumu
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla