Kolektif Şirketler

26 soru

Soru 21Soru

A kolektif şirketinin vadesi gelmiş bir borcunu tahsil edemeyen alacaklı, şirket ortağı B'nin şahsi malvarlığına yönelmek istemektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, alacaklının doğrudan ortağa başvurabilmesi için kural olarak aşağıdaki şartlardan hangisinin gerçekleşmiş olması zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirket aleyhine yapılan icra takibinin semeresiz kalmış olması veya şirketin herhangi bir nedenle sona ermiş olması

Cevap

Şirkete karşı yapılan icra takibinin semeresiz kalmış olması veya şirketin herhangi bir nedenle sona ermiş olması durumunda alacaklılar doğrudan ortağa başvurabilir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, kolektif şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı sorumluluğu 'ikinci derecededir'. Bu kural gereği, şirket alacaklıları şirket mevcudiyetini koruduğu sürece öncelikle şirkete başvurmak zorundadır. Ancak şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz (sonuçsuz) kalırsa veya şirket herhangi bir sebeple sona ererse (infisah/tasfiye), alacaklılar doğrudan ortakların şahsi malvarlıklarına başvurma hakkı kazanırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirket ortaklarının sorumluluk niteliğini belirleyin.
Ortaklar şirket borçlarından dolayı sınırsız, müteselsil ve ikinci dereceden sorumludur.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca kolektif şirketlerde birinci derecede sorumlu tüzel kişiliktir.
2
İkinci dereceden sorumluluğun hukuki sonuçlarını analiz edin.
Alacaklılar, şirket varlığını sürdürdüğü ve ödeme gücü olduğu sürece ortağa gidemezler.
Ortağın sorumluluğunun 'subsidiary' (ek) nitelikte olması, şirket malvarlığının önceliğini gerektirir.
3
TTK 231. madde hükmünü uygulayın.
Ortağa karşı takip yapılabilmesi için ya şirkete yapılan takibin semeresiz kalması ya da şirketin sona ermesi gerekir.
Bu iki durum, alacaklının şirket malvarlığından tatmin edilemediğini veya edilemeyeceğini kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirket Ortaklarının İkinci Dereceden Sorumluluğu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

Tekstil sektöründe faaliyet göstermek isteyen üç yatırımcı, ticari bir işletmeyi müşterek bir unvan altında işletmek maksadıyla aralarında bir şirket sözleşmesi hazırlamış ve imzalarını notere tasdik ettirmiştir. Ticaret siciline tescil işlemi henüz tamamlanmadan, yatırımcılar işletme faaliyetlerine başlamış ve ticari işletme adına bir iplik fabrikasından vadeli mal alımı yapmıştır. Vade tarihi geldiğinde iplik fabrikası alacağını tahsil edememiştir.

Ticaret hukuku ilkelerine göre, tescil işleminden önce doğan bu borcun tahsili ve yatırımcıların sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tescil işlemi tamamlanmadığı için tüzel kişilik kazanılmamıştır; bu nedenle yatırımcılar oluşan borçtan dolayı alacaklıya karşı birinci derecede, sınırsız ve müteselsilen sorumludur.

Cevap

Doğru cevap, ticaret siciline tescil işlemi tamamlanmadığı için tüzel kişiliğin doğmadığını ve yatırımcıların bu süreçte oluşan borçtan alacaklıya karşı doğrudan (birinci derecede), bütün malvarlıklarıyla ve müteselsilen sorumlu olduğunu ifade eden seçenektir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre kolektif şirketler, ticaret siciline tescil olunmakla tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce şirket adına yapılan işlemlerden ve üstlenilen taahhütlerden işlemi yapanlar şahsen ve müteselsilen sorumludur. Olayda yatırımcılar sözleşmeyi hazırlayıp notere onaylatmış olsalar da tescil işlemi henüz yapılmamıştır. Bu nedenle ortada tüzel kişiliği haiz bir kolektif şirket değil, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir adi şirket yapısı mevcuttur. Adi şirketlerde şirket borçlarından dolayı ortaklar doğrudan doğruya (birinci derecede), bütün malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar. Bu sebeple alacaklının doğrudan yatırımcıların şahsi malvarlığına başvurması hukuka uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Şirketin tüzel kişilik kazanma anının tespit edilmesi.
Ticaret şirketleri (kolektif şirket dahil), ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Olayda tescil işlemi henüz yapılmamıştır.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca tüzel kişiliğin doğumu tescil şartına bağlanmış olup, tescil kurucu etkiye sahiptir.
2
Tescil öncesi dönemde tarafların hukuki statüsünün belirlenmesi.
Tescilden önce ticari faaliyette bulunmak amacıyla bir araya gelen kişilerin oluşturduğu topluluk, tüzel kişiliğe sahip olmadığı için Borçlar Kanunu'ndaki adi şirket hükümlerine tabidir.
Tüzel kişiliği haiz olmayan ortaklık yapıları, genel nitelikteki adi şirket kurallarına göre değerlendirilir.
3
Adi şirket hükümlerine göre sorumluluğun nitelendirilmesi.
Yatırımcılar, tescil öncesi dönemde yapılan ticari işlemlerden doğan borçlardan dolayı alacaklıya karşı birinci derecede, bütün malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumludur.
Adi şirketlerde ortakların üçüncü kişilere karşı doğrudan (birinci derecede) sorumluluğu esastır; fer'i (ikincil) sorumluluk ancak tescilden sonra şirketin tüzel kişilik kazanmasıyla başlar.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Kuruluş, Tüzel Kişiliğin Kazanılması ve Tescil Öncesi Sorumluluk
Soru 23Soru

Bir kolektif şirketin kuruluşu, yönetimi ve ortaklarının sorumluluğuna ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolektif şirketlerde idare yetkisi kural olarak tüm ortaklara ait olup, şirketi temsile yetkili ortakların bu yetkilerini belirli bir miktar ile sınırlandıran ve ticaret siciline tescil edilen kayıtlar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.

Cevap

Kolektif şirketlerde idare yetkisi kural olarak tüm ortaklara ait olup, şirketi temsile yetkili ortakların bu yetkilerini belirli bir miktar ile sınırlandıran ve ticaret siciline tescil edilen kayıtlar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.
Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin sınırlandırılması kural olarak iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 233. maddesine göre, temsil yetkisinin yalnızca bir şubenin işlerine hasredilmesi veya birlikte temsil (müşterek imza) esasına göre kullanılması tescil ve ilan edilmek şartıyla iyi niyetli üçüncü kişilere karşı geçerlidir. Temsil yetkisinin belirli bir parasal miktar ile sınırlandırılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olsa dahi iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Dolayısıyla bu yöndeki bir ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analizi
Kolektif şirketlere ilişkin kanuni düzenlemeler bağlamında yanlış olan ifadenin bulunması istenmektedir.
Soru, TTK hükümlerine aykırı olan istisnai veya geçersiz kuralı tespit etmemizi beklemektedir.
2
Seçeneklerdeki kuralların TTK bağlamında değerlendirilmesi
Tüzel kişilik kazanımı, sorumluluğun fer'iliği, şube/birlikte temsil istisnaları ve gerçek kişi ortak zorunluluğu kurallarının kanuna uygun olduğu görülür.
Yanlış seçeneği bulmak için doğru olan temel şirketler hukuku prensiplerinin elenmesi gerekir.
3
Temsil yetkisi miktar sınırlaması kuralının incelenmesi
Miktar sınırlamasının tescil edilse dahi üçüncü kişilere karşı geçerli olacağını belirten seçeneğin yanlış olduğu tespit edilir.
TTK m. 233/2 uyarınca miktar sınırlaması iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması ve Ortakların Sorumluluğu
Soru 24Soru

X, Y ve Z'nin ortak olduğu bir kolektif şirkette, şirket sözleşmesiyle temsil yetkisi yalnızca X ve Y'ye verilmiştir. Şirket sözleşmesinde ayrıca, "X ve Y'nin ancak 500.000 TL'ye kadar olan işlemlerde şirketi tek başlarına temsil edebilecekleri, bu tutarı aşan işlemlerde ise birlikte hareket etmeleri gerektiği" hüküm altına alınmış ve bu husus ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. X, tek başına hareket ederek şirket adına tedarikçi T ile 800.000 TL bedelli bir alım satım sözleşmesi yapmıştır.

T'nin iyiniyetli olduğu varsayıldığında, bu sözleşmenin bağlayıcılığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsil yetkisinin miktar itibarıyla sınırlandırılması tescil ve ilan edilmiş olsa bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, yapılan sözleşme şirketi bağlar.

Cevap

Yapılan sözleşme, miktar sınırlandırmalarının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülememesi kuralı gereğince şirketi bağlar.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, ticaret şirketlerinde (kolektif şirket dahil) temsile yetkili olanların yetkileri, üçüncü kişilere karşı ancak şube işlerine özgüleme veya birlikte temsil (çift imza vb.) kuralı getirilmesi yoluyla sınırlandırılabilir. Bu sınırlandırmalar tescil ve ilan ile geçerlilik kazanır. Bunların dışında kalan konu, miktar veya yer gibi sınırlandırmalar ticaret siciline tescil ve ilan edilmiş olsalar bile, işlemi yapan üçüncü kişi iyiniyetli olduğu sürece şirkete karşı ileri sürülemez. Olayda X, miktar sınırını aşmış olsa da alacaklı T iyiniyetli olduğundan yapılan sözleşme şirketi bağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin sınırlandırılması yollarını tespit et
TTK'ya göre temsil yetkisi sadece "şube işlerine özgüleme" ve "birlikte imza kuralı" ile sınırlandırılabilir.
Şirket sözleşmesindeki kısıtlamaların üçüncü kişilere karşı geçerlilik şartlarını belirlemek için Kanun'un emredici hükümlerinin uygulanması gerekir.
2
Olaydaki miktar sınırlandırmasının hukuki niteliğini değerlendir
Miktar (500.000 TL), konu veya yer itibarıyla yapılan sınırlandırmalar tescil ve ilan edilse bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Ticari hayatta güveni korumak amacıyla Kanun, temsil yetkisinin daraltılmasını belirli hallerle (şube ve birlikte imza) sınırlı tutmuştur.
3
Tedarikçi T'nin iyiniyetli olması durumunda işlemin akıbetini belirle
T iyiniyetli olduğu için şirketin sözleşmedeki kısıtlamayı ileri sürme hakkı yoktur ve sözleşme şirket için doğrudan bağlayıcı sonuç doğurur.
Sınırı aşan yönetici şirkete karşı iç ilişkide sorumlu olsa da, dış ilişkide şirket sözleşme ile bağlı sayılır.

Anahtar Kavram

Kolektif şirketlerde temsil yetkisinin kapsamı ve üçüncü kişilere karşı sınırlandırılması
Soru 25Soru

Dayanıklı tüketim malları ticaretiyle uğraşan bir kolektif şirkete, faaliyetine başlamasından üç yıl sonra yeni bir kişi ortak olarak dâhil olmuştur. Taraflar arasındaki mutabakat doğrultusunda, şirket sözleşmesine bu yeni kişinin 'sadece ortaklık sıfatını kazandığı tarihten itibaren doğacak şirket borçlarından sorumlu olacağı' yönünde bir madde eklenmiş ve söz konusu değişiklik ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmiştir.

Buna göre, yeni katılan kişinin şirketin geçmiş borçlarından sorumluluğu hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şirkete yeni giren kişi, şirkete katılmasından önce doğmuş olan borçlardan da diğer ortaklarla birlikte müteselsilen ve bütün malvarlığıyla sorumludur; sözleşmedeki kısıtlama üçüncü kişilere karşı geçersizdir.

Cevap

Kolektif şirkete yeni katılan ortak, şirketin kendisi girmeden önce doğmuş olan borçlarından da diğer ortaklarla birlikte müteselsilen ve bütün malvarlığıyla sorumludur. Sorumluluğu sınırlayan sözleşme hükümleri üçüncü kişilere karşı geçersizdir.
Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili emredici hükmüne göre; kolektif şirkete yeni giren kişi, girme tarihinden önce doğmuş olsalar bile, şirketin borçlarından diğer ortaklarla birlikte müteselsilen ve bütün malvarlığı ile sorumludur. Tarafların şirket sözleşmesine bu sorumluluğu kaldıran veya daraltan bir şart koymaları ve bu durumu ticaret siciline tescil ve ilan ettirmeleri, alacaklı üçüncü kişilere karşı hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Sınırlama sadece ortakların kendi aralarındaki rücu ilişkisinde (iç ilişkide) dikkate alınabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolektif şirketlerde ortakların genel sorumluluk yapısını hatırlamak.
Ortakların şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden, müteselsil ve bütün malvarlıklarıyla (sınırsız) sorumlu olduğu tespit edilir.
Sorumluluğun niteliği, sorunun temelini oluşturur.
2
Şirkete sonradan dâhil olan ortağın geçmiş borçlardan sorumluluğunu kanuni düzenlemeler çerçevesinde (TTK m. 268) değerlendirmek.
Yeni katılan ortağın, giriş tarihinden önceki borçlardan da diğer ortaklar gibi sorumlu olduğu kuralına ulaşılır.
Olaydaki spesifik durumun kanundaki karşılığını bulmak gerekir.
3
Şirket sözleşmesine konulan sorumluluk sınırlandırmasının ve ticaret siciline yapılan tescilin hukuki etkisini incelemek.
Emredici yasa hükmüne aykırı olan bu sınırlandırmanın, iç ilişkide (ortaklar arasında) geçerli olabilse de dış ilişkide (alacaklı üçüncü kişilere karşı) geçersiz olduğu ve tescilin bu geçersizliği iyileştiremeyeceği sonucuna varılır.
Seçeneklerdeki çeldiricileri elemek ve kesin doğruyu bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlere Yeni Katılan Ortağın Sorumluluğu
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 26Soru

Endüstriyel ambalaj üretimi alanında faaliyet göstermek üzere geçerli şekilde kurulan ve ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanan bir kolektif şirketin ortakları Pelin, Rıza ve Sinan'dır. Şirket ana sözleşmesinde, şirketi idare ve temsile yalnızca Pelin ve Rıza'nın yetkili olduğu, Sinan'ın ise şirket borçlarından dolayı sadece koyduğu sermaye payı kadar sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Şirket, ticari faaliyetleri kapsamında hammadde tedarikçisi bir firmaya olan muaccel borcunu vadesinde ödememiştir.

Bu olayla ilgili olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinan'ın sorumluluğunu sınırlandıran ana sözleşme hükmü üçüncü kişilere karşı geçersizdir ve yasal takip şartları oluştuğunda Sinan borçtan sınırsız ve müteselsilen sorumlu olur.

Cevap

Sinan'ın sorumluluğunu sınırlandıran ana sözleşme hükmü üçüncü kişilere karşı geçersizdir ve yasal takip şartları oluştuğunda Sinan borçtan sınırsız ve müteselsilen sorumlu olur.
Doğru seçenek, Türk Ticaret Kanunu'nun kolektif şirketlere ilişkin emredici kuralını yansıtmaktadır. Kolektif şirketlerde ortakların sorumluluğunu sınırlandıran veya tamamen kaldıran sözleşme maddeleri (iç ilişkide geçerli olsa dahi) dış ilişkide, yani şirket alacaklıları olan üçüncü kişilere karşı kesin olarak geçersizdir. Dolayısıyla Sinan, tedarikçi firmanın yasal takip şartlarını (önce şirkete başvurup alacağını tahsil edememesi gibi) yerine getirmesi hâlinde şirket borcunun tamamından şahsi malvarlığıyla, sınırsız ve müteselsilen sorumlu olmaya devam edecektir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki şirket türünün özelliklerini ve tüzel kişilik durumunu tespit et.
Olaydaki işletme, ticaret siciline tescil edilmiş bir kolektif şirkettir. Kolektif şirketler tescille tüzel kişilik kazanır ve borçlarından ötürü kural olarak önce şirket tüzel kişiliği sorumludur.
Şirket tüzel kişiliğinin varlığı, husumetin ve icra takibinin öncelikle kime yöneltileceğini belirler.
2
Kolektif şirkette ortakların sorumluluk yapısını ve sözleşmedeki sınırlamanın geçerliliğini değerlendir.
Kolektif şirkette ortakların sorumluluğu ikinci dereceden, müteselsil ve sınırsızdır. Kanun emredici olarak ortakların sorumluluğunu kaldıran veya daraltan kayıtların üçüncü kişilere karşı geçersiz olduğunu belirtir.
Sinan'ın sorumluluğunu sınırlandıran iç sözleşme hükmünün alacaklı tedarikçiye karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğinin tespiti için bu kural esastır.
3
Temsil yetkisindeki kısıtlamanın ticaret sicilindeki etkisini analiz et.
Temsil yetkisinin yalnızca bazı ortaklara bırakılması mümkündür ve bu durum ticaret siciline tescil ve ilan edildiğinde üçüncü kişilere karşı (iyi niyetli olsalar dahi) geçerli olur.
Şirketi kimin bağlayabileceği ve tescilin açıklayıcı/olumlu etkisinin doğru yorumlanması için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kolektif Şirketlerde Ortakların Sorumluluğu ve Temsil Yetkisi
ÖncekiSayfa 2 / 2
Kolektif Şirketler Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 2 | Examkin