Tekstil sektöründe faaliyet göstermek isteyen üç yatırımcı, ticari bir işletmeyi müşterek bir unvan altında işletmek maksadıyla aralarında bir şirket sözleşmesi hazırlamış ve imzalarını notere tasdik ettirmiştir. Ticaret siciline tescil işlemi henüz tamamlanmadan, yatırımcılar işletme faaliyetlerine başlamış ve ticari işletme adına bir iplik fabrikasından vadeli mal alımı yapmıştır. Vade tarihi geldiğinde iplik fabrikası alacağını tahsil edememiştir.
Ticaret hukuku ilkelerine göre, tescil işleminden önce doğan bu borcun tahsili ve yatırımcıların sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Tescil işlemi tamamlanmadığı için tüzel kişilik kazanılmamıştır; bu nedenle yatırımcılar oluşan borçtan dolayı alacaklıya karşı birinci derecede, sınırsız ve müteselsilen sorumludur.Cevap
- Bİplik fabrikası, alacağını tahsil edebilmek için öncelikle kurulan işletmeye başvurmak zorunda olup, ancak yapılan takip semeresiz kalırsa yatırımcıların şahsi malvarlığına yönelebilir.
- CSözleşmenin noterde onaylanmasıyla şirket tüzel kişilik kazandığından, alacaklının açacağı davada husumeti doğrudan yatırımcılara değil şirketin kendisine yöneltmesi gerekir.
- DTicaret siciline tescil kurucu değil açıklayıcı nitelikte bir işlem olduğundan, sözleşmenin imzalanmasıyla şirket kurulmuş sayılır ve alacaklı öncelikle şirkete başvurmalıdır.
- EYatırımcılar, henüz tescil gerçekleşmeden yapılan bu ticari işlemlerden dolayı, komanditer ortaklara benzer şekilde yalnızca işletmeye koymayı taahhüt ettikleri sermaye oranında sorumludurlar.
Cevap
Doğru cevap, ticaret siciline tescil işlemi tamamlanmadığı için tüzel kişiliğin doğmadığını ve yatırımcıların bu süreçte oluşan borçtan alacaklıya karşı doğrudan (birinci derecede), bütün malvarlıklarıyla ve müteselsilen sorumlu olduğunu ifade eden seçenektir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre kolektif şirketler, ticaret siciline tescil olunmakla tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce şirket adına yapılan işlemlerden ve üstlenilen taahhütlerden işlemi yapanlar şahsen ve müteselsilen sorumludur. Olayda yatırımcılar sözleşmeyi hazırlayıp notere onaylatmış olsalar da tescil işlemi henüz yapılmamıştır. Bu nedenle ortada tüzel kişiliği haiz bir kolektif şirket değil, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir adi şirket yapısı mevcuttur. Adi şirketlerde şirket borçlarından dolayı ortaklar doğrudan doğruya (birinci derecede), bütün malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsilen sorumludurlar. Bu sebeple alacaklının doğrudan yatırımcıların şahsi malvarlığına başvurması hukuka uygundur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kolektif Şirketlerde Kuruluş, Tüzel Kişiliğin Kazanılması ve Tescil Öncesi Sorumluluk