Ticari İşletme Hukuku

126 soru

Soru 121Soru

İzmir'de gerçekleşen bazı hukuki ve ticari olaylar şu şekildedir:

I. Bir devlet üniversitesi, üniversite kampüsü içerisinde ek gelir elde etmek amacıyla bağımsız bir basımevi işletmeye başlamıştır.
II. (A), (B) ve (C), aralarında sözlü olarak anlaşıp kurdukları bir adi ortaklık çatısı altında, şehir merkezinde bir otopark işletmeye fiilen başlamışlardır.
III. Kuruluş işlemleri tamamlanarak ticaret siciline tescil edilen ve ilan olunan (Y) Lojistik Limited Şirketi, henüz nakliye araçlarını satın almamış ve taşımacılık faaliyetine fiilen başlamamıştır.
IV. Cumhurbaşkanı kararıyla kamu yararına çalıştığı kabul edilen (K) Derneği, amaçlarını gerçekleştirmek için gelir sağlamak maksadıyla özel bir poliklinik işletmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, yukarıdaki kişi veya kurumların tacir sıfatına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (Y) Lojistik Limited Şirketi, fiilen taşımacılık faaliyetine başlamamış olsa bile ticaret siciline tescil edildiği andan itibaren tacir sıfatını haizdir.

Cevap

Doğru ifade, (Y) Lojistik Limited Şirketinin faaliyete fiilen başlamamış olsa dahi ticaret siciline tescil ile tacir sıfatını kazanacağını belirten seçenektir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre, ticaret şirketleri tüzel kişi tacirlerdir. Ticaret şirketleri (kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketler), ticaret siciline tescil edilmekle hukuken tüzel kişilik kazanırlar ve bu andan itibaren doğrudan tacir sıfatını elde ederler. İşletmenin fiilen faaliyete geçmesi, gerçek kişilerde olduğu gibi kurucu bir şart değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet üniversitesinin hukuki durumunu değerlendirme
TTK m. 16/2 uyarınca kamu tüzel kişilerinin ticari işletme işletseler dahi tacir sayılamayacağı tespit edilir.
Devlet üniversitesi bir kamu tüzel kişisi olduğu için tacir unvanını kazanamaz.
2
Adi ortaklığın durumunu inceleme
Adi ortaklıkların tüzel kişiliği bulunmadığından tacir sıfatının doğrudan ortaklığa değil, işlemi yürüten gerçek veya tüzel kişi ortaklara ait olacağı belirlenir.
Tüzel kişiliği olmayan yapıların hukuken kendi başlarına hak ve borç ehliyeti ile tacir sıfatı taşıması mümkün değildir.
3
Kamu yararına çalışan derneklerin durumunu analiz etme
Normal dernekler ticari işletme işletince tacir sayılsa da, 'kamu yararına çalışan derneklerin' TTK m. 16/2 gereği bu kuraldan istisna tutulduğu ve tacir sayılmayacağı saptanır.
Kanun koyucu, kamu yararı güden kurumları ticari ve iflas gibi ağır yükümlülüklerden korumak istemiştir.
4
Ticaret şirketlerinin tacir sıfatını kazanma anını belirleme
Limited şirket gibi ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescil anında tüzel kişilik kazanarak doğrudan tacir olduğu saptanır.
Gerçek kişiler için öngörülen 'fiilen işletmeye başlama' kuralı, varlığı tescille tescillenen ticaret şirketleri için geçerli değildir.

Anahtar Kavram

Gerçek Kişiler ve Tüzel Kişiler Bakımından Tacir Sıfatının Kazanılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 122Soru

Yazılım ve bilişim hizmetleri alanında faaliyet gösteren ve ticaret siciline kayıtlı olan tek kişi işletmesinin sahibi Levent, sektörden çekilmek amacıyla işletmesini her türlü hukuki değeriyle birlikte tek bir işlemle Murat'a devretmiştir. Taraflar arasındaki devir sözleşmesi kurallara uygun şekilde yapılmış ve gerekli ilanlar gerçekleştirilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alındığında, bu ticari işletmenin devri ve hukuki sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devir tarihinde henüz vadesi gelmemiş (müeccel) olan borçlar bakımından, devreden Levent'in yasal olarak öngörülen iki yıllık müteselsil sorumluluk süresi, ilgili borcun muacceliyet kazanmasıyla işlemeye başlar.

Cevap

Doğru cevap, devredenin henüz vadesi gelmemiş borçlar için iki yıllık müteselsil sorumluluk süresinin borcun muaccel olduğu tarihte başlayacağını ifade eden seçenektir.
Türk Borçlar Kanunu madde 202'ye göre bir ticari işletmeyi devralan kişi, işletmenin borçlarından tek başına sorumlu olmaz; devreden kişi de devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olmaya devam eder. Bu iki yıllık sürenin başlangıcı, muaccel (vadesi gelmiş) borçlar için devrin alacaklılara bildirildiği veya ilan edildiği tarihtir. Ancak devir sırasında henüz vadesi gelmemiş (müeccel) borçlar bulunuyorsa, bu iki yıllık müteselsil sorumluluk süresi ilgili borcun vadesinin geldiği (muaccel olduğu) tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle devredenin müeccel borçlar için yasal sorumluluk süresinin başlangıcını borcun muacceliyet tarihi olarak ifade eden seçenek tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ticari işletmenin devrinde borçların (pasiflerin) geçiş rejimini ve devredenin müteselsil sorumluluk kurallarını belirle.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca, işletme devredildiğinde borçlar devralana bir bütün hâlinde geçer. Devreden de devirden önce doğmuş borçlardan dolayı devralanla birlikte 2 yıl süreyle müteselsil olarak sorumlu kalır.
Devredenin sorumluluk süresinin ve kapsamının tespit edilmesi için temel kuralın hatırlanması gerekir.
2
Sorumluluk süresinin başlangıç anını muaccel ve müeccel borçlar bakımından analiz et.
İki yıllık müteselsil sorumluluk süresi, muaccel (vadesi gelmiş) borçlar için devrin bildirilmesi veya ilanı tarihinden; henüz vadesi gelmemiş (müeccel) borçlar için ise borcun muaccel olduğu (vadesinin geldiği) tarihten itibaren başlar.
Seçeneklerde yer alan müeccel borçlarla ilgili ifadenin doğruluğunu teyit etmek için bu ayrımın bilinmesi şarttır.
3
Diğer seçeneklerdeki devir şartlarını, süreleri ve ticaret unvanı kurallarını değerlendir.
Devrin yazılı ve tescilli olması zorunludur. Unvan aksi kararlaştırılarak devir dışı bırakılabilir. Sorumluluk süresi 5 değil 2 yıldır. Borç geçişi için ayrıca onay gerekmez.
Yanlış seçeneklerin elenmesi işleminin kesinleştirilmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Ticari İşletmenin Devrinde Devredenin Müteselsil Sorumluluğu ve Geçerlilik Şartları
Soru 123Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu sistematiğine göre, piyasada yürütülen bir ekonomik faaliyetin 'ticari işletme' statüsünde kabul edilebilmesi için doktrinde ve kanunda öngörülen bazı şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi zorunludur.

Aşağıdakilerden hangisi, söz konusu ekonomik yapının ticari işletme vasfı kazanabilmesi için taşıması gereken temel unsurlardan veya bu unsurların niteliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faaliyetin özünde sermayeden ziyade bedeni çalışmanın ön planda olması ve gelir yaratma kapasitesinin mütevazı düzeyde bulunması

Cevap

Ekonomik faaliyetin sermayeden ziyade bedeni çalışmaya dayanması ve gelir kapasitesinin mütevazı düzeyde kalması ticari işletmenin değil, esnaf işletmesinin özelliğidir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir ticari işletmenin varlığından söz edilebilmesi için dört temel unsurun bir arada bulunması gerekir: Kazanç sağlama amacı, devamlılık, bağımsızlık ve esnaf işletmesi sınırını aşma. Doğru cevapta yer alan 'faaliyetin sermayeden ziyade bedeni çalışmaya dayanması ve mütevazı düzeyde kalması' ifadesi, ticari işletmenin değil TTK m.15'te düzenlenen 'esnaf işletmesinin' asli özelliğidir. Ticari işletme vasfının kazanılabilmesi için aksine, faaliyet hacminin bu esnaf sınırını aşması ve sermaye unsurunun ön plana çıkması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve istenen bilgiyi analiz et.
Soru, bir oluşumun ticari işletme olabilmesi için gereken unsurlardan 'olmayan' seçeneği bulmamızı istemektedir.
Ticari işletmenin varlığı için kanunda sayılan dört ana unsurun (kazanç sağlama amacı, devamlılık, bağımsızlık, esnaf sınırını aşma) tam ve doğru olarak bilinmesi gereklidir.
2
Seçenekleri ticari işletmenin temel unsurlarıyla eşleştir.
Devamlılık, kazanç sağlama amacı, bağımsızlık ve esnaf sınırını aşma unsurlarının seçeneklerde doğru biçimde yer aldığı görülmektedir.
Bu unsurların tamamı ticari işletme için kümülatif olarak aranan ve kanunun zorunlu tuttuğu şartlardır.
3
Ticari işletme unsuru olmayan hatalı ifadeyi tespit et.
Faaliyetin bedeni çalışmaya dayanması ve mütevazı bir gelire sahip olması ifadesinin ticari işletmenin değil, 'esnaf işletmesinin' tanımı olduğu belirlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu m.15, ekonomik faaliyeti sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve belirli bir sınırı aşmayan kişileri esnaf olarak tanımlar. Dolayısıyla bu durum ticari işletme olmanın önündeki bir engeldir.

Anahtar Kavram

Ticari İşletmenin Unsurları ve Esnaf İşletmesi Ayrımı
Soru 124Soru

İplik üretimi faaliyetiyle iştigal eden (Y) Anonim Şirketi, fon ihtiyacını karşılamak üzere bir bankadan kredi kullanacak olup teminat olarak yalnızca fabrikasında bulunan dokuma makinelerini göstermek istemektedir. Ticari işlemlerde taşınır rehni kuralları uyarınca, söz konusu makineler üzerinde rehin tesis edilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rehin sözleşmesinin elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile ya da yazılı olarak yapılıp noterce onaylanması veya sicil yetkilisi huzurunda imzalanması akabinde Taşınır Rehin Siciline tescil edilmesiyle rehin hakkı doğar.

Cevap

Sözleşmenin kanunda belirtilen şekillerden biriyle imzalanıp Taşınır Rehin Siciline tescil edilmesiyle rehin hakkının kurulduğunu belirten ifadedir.
6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu uyarınca, rehin sözleşmesi yazılı veya elektronik ortamda düzenlenir. Yazılı sözleşmede imzaların noterce onaylanması veya sicil yetkilisi huzurunda atılması, elektronik ortamda ise güvenli elektronik imza ile onaylanması şarttır. Rehin hakkı ancak bu sözleşmenin Taşınır Rehin Siciline (TARES) tescil edilmesiyle vücut bulur. Bu nedenle tescil işlemi kurucu bir niteliğe sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayda kurulan rehinin türünü tespit etme
Teminat olarak sadece dokuma makineleri gösterildiği için münferit varlıklar üzerinde ticari işletme taşınır rehni kurulmaktadır.
Rehin sürecinde uygulanacak kanuni şekil ve usul kurallarını belirlemek.
2
Kuruluş ve şekil şartlarını hukuki olarak değerlendirme
Sözleşmenin yazılı (noter onayı veya sicil yetkilisi huzurunda) veya elektronik (güvenli elektronik imza) yapılması ve TARES'e tescil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Geçerli bir hakkın doğumu için tescilin kurucu etkisini doğrulamak.
3
Seçeneklerdeki hukuki iddiaları eleme
Zilyetlik devri arayan, tescili açıklayıcı sayan, unvanı zorunlu tutan ve münferit rehni tüm işletmeyi kapsar gibi yorumlayan seçenekler elenir.
Doğru yasal uygulamayı teyit etmek.

Anahtar Kavram

Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni - Kuruluş ve Şekil Şartları
Soru 125Soru

Turizm alanında faaliyet gösteren "Kuzey Ege Turizm ve Otelcilik Anonim Şirketi", mülkiyeti ve işletmesi kendisine ait olan tatil köyünü müşterilerine tanıtmak amacıyla "Mavi İncir Tatil Köyü" tabelasıyla işletmektedir. Şirket yönetim kurulu, bir süre sonra şirketin tüzel kişiliğini, mevcut ticaret unvanını ve diğer ticari faaliyetlerini elinde tutarak, sadece "Mavi İncir Tatil Köyü" isminin kullanım hakkını bölgedeki başka bir yatırımcıya devretmeye karar vermiştir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, bu olaydaki isimlendirmeler ve planlanan devir işlemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Mavi İncir Tatil Köyü" bir işletme adıdır ve ticari işletmeden bağımsız olarak tek başına devredilmesi hukuken mümkündür.

Cevap

Doğru cevap, 'Mavi İncir Tatil Köyü' ibaresinin bir işletme adı olduğunu ve ticari işletmeden bağımsız olarak tek başına devredilebileceğini belirten ifadedir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre ticaret unvanı taciri tanıtırken, işletme adı doğrudan doğruya ticari işletmeyi tanıtır. Ticaret unvanı, ticari işletmeden ayrı olarak devredilemezken (bağlılık kuralı); işletme adının ticari işletmeden bağımsız olarak, tek başına devredilmesi hukuken mümkündür. Olaydaki 'Mavi İncir Tatil Köyü' tesisi tanıtan bir işletme adı olduğundan, şirketin kendi tüzel kişiliğini ve ticaret unvanını muhafaza ederek sadece bu ismi devretmesi geçerli ve hukuka uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki isimlendirmelerin hukuki niteliğini tespit etme
'Kuzey Ege Turizm ve Otelcilik A.Ş.' ticaret unvanı, 'Mavi İncir Tatil Köyü' ise işletme adıdır.
Ticaret unvanı taciri (şirketi) tanıtırken, işletme adı doğrudan doğruya tesisi (işletmeyi) tanıtır.
2
İşletme adının devir kurallarını değerlendirme
İşletme adı, ticari işletmeden ve ticaret unvanından bağımsız olarak tek başına devredilebilir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticaret unvanının işletmeden ayrı devri yasakken (bağlılık kuralı), işletme adı için böyle bir yasak bulunmamaktadır.
3
Seçenekleri kurallar çerçevesinde analiz etme
Sadece işletme adının tek başına devredilebileceğini belirten ifadenin geçerli olduğu sonucuna varılır.
Şirketin tüzel kişiliğini ve unvanını muhafaza ederek yalnızca tesisin ismini devretmesi hukuken geçerli bir işlemdir.

Anahtar Kavram

Ticaret Unvanı ve İşletme Adının Devri
Soru 126Soru

Türk ticaret hukuku doktrini ve yasal düzenlemeleri uyarınca, bir ekonomik organizasyonun "ticari işletme" olarak nitelendirilebilmesi için gelir sağlama hedefi, devamlılık, bağımsızlık ve esnaf sınırını aşma unsurlarının kümülatif olarak bir arada bulunması şarttır.

Buna göre, ticari işletme kavramı ve unsurlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkeze bağlı olarak kurulan bir şubenin; fiziki olarak farklı bir coğrafi bölgede faaliyet göstermesi, kendisine özgülenmiş ayrı bir sermayesinin ve bağımsız bir muhasebesinin bulunması, onun merkezden bağımsız ayrı bir ticari işletme sayılmasını sağlar.

Cevap

Şubelerin ayrı sermaye veya muhasebesi bulunmasının, onları merkezden ayrı bağımsız bir ticari işletme yapacağını belirten ifade hatalıdır.
Doğru cevap olan seçenekteki ifade, ticari işletmenin 'bağımsızlık' unsurunu yanlış yansıtmaktadır. Bir ekonomik organizasyonun ticari işletme sayılabilmesi için iç ve dış ilişkilerinde bağımsız olması zorunludur. Şubeler, dış işlemlerinde kendi bulundukları bölgede belli bir hareket alanına sahip olsalar dahi, iç ilişkilerinde daima ana merkeze (asıl işletmeye) bağlıdırlar. Elde ettikleri kâr veya uğradıkları zarar nihayetinde merkezin malvarlığına yansır. Bu nedenle, bir şubeye ayrı bir sermaye tahsis edilmiş olması veya şubenin kendi muhasebe hesaplarını tutması, ona kanunun aradığı anlamda 'iç bağımsızlık' kazandırmaz. Şubeler, müstakil bir ticari işletme değil, bir ticari işletmenin merkeze bağlı parçalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki talebi analiz et.
Ticari işletmenin unsurları ile ilgili hukuken 'hatalı' olan ifadenin bulunması istenmektedir.
Hangi bilginin değerlendirileceğini netleştirmek.
2
Ticari işletmenin 'bağımsızlık' unsurunu ve şubelerin hukuki statüsünü değerlendir.
Bağımsızlık unsuru, işletmenin hem iç hem de dış ilişkilerinde müstakil karar alabilmesini gerektirir. Şubeler dış ilişkilerde serbestiye sahip olsalar da iç ilişkilerde kar/zarar ve yönetim bakımından tamamen merkeze bağlıdırlar.
Şube ile merkez arasındaki hukuki ayrımı doğru kurabilmek.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri maddi hukuk kurallarıyla karşılaştır.
Gelir sağlama, devamlılık, esnaf sınırı ve tüzel kişilik eksikliği ile ilgili ifadeler hukuka uygundur. Ancak şubenin ayrı bir ticari işletme sayılacağı ifadesi kanunun aradığı iç bağımsızlık kuralına aykırıdır.
Doğru ve yanlış bilgileri hukuki gerekçeleriyle tespit etmek.

Anahtar Kavram

Ticari İşletmenin Bağımsızlık Unsuru ve Şube Kavramı
ÖncekiSayfa 7 / 7
Ticari İşletme Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 7 | Examkin