İktisadi kalkınma sürecinde, az gelişmiş ülkelerin demografik yapısının bir sonucu olan "yüksek bağımlılık oranı" (çalışmayan nüfusun çalışan nüfusa oranının yüksek olması), bu ülkelerin iç tasarrufları ve sermaye birikimi üzerinde genellikle nasıl bir etki yaratır?
- Toplam tüketim harcamalarını artırarak tasarruf kapasitesini ve sermaye birikimini daraltır.Cevap
- Bİşgücü arzını hızla artırarak sermaye-hasıla katsayısının () düşmesine ve büyümenin hızlanmasına yol açar.
- CÖlçek ekonomilerinden yararlanılmasını sağlayarak gönüllü tasarrufların artmasına zemin hazırlar.
- DBeşeri sermaye birikimini kendiliğinden hızlandırarak fiziksel sermaye birikimi ihtiyacını azaltır.
- ETeknolojik gelişmeyi teşvik ederek sermaye birikimini dışsal bir değişken olmaktan çıkarır.
Cevap
Yüksek bağımlılık oranı, tüketim harcamalarını artırarak iç tasarruf kapasitesini ve sermaye birikimini daraltır.
Doğru seçenek, bağımlı nüfusun tüketim üzerindeki baskısını ve bunun tasarrufları azaltıcı etkisini vurgulayan ifadedir. Tasarruf (), gelirin tüketilmeyen kısmıdır. Az gelişmiş ülkelerde yüksek doğum oranları nedeniyle çocuk nüfusun (bağımlıların) fazla olması, gelirin yatırıma yönlendirilebilecek kısmını azaltarak sermaye birikimini engeller.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Bağımlılık Oranı ve Tasarruf İlişkisi
İpuçları
1
Çalışmayan nüfusun (çocuklar ve yaşlılar) sadece tüketim yaptığını, ancak üretim yapmadığını düşünün.
2
Tasarruf, gelirin tüketilmeden kalan kısmıdır. Tüketim harcamaları artarsa tasarruf edilebilir gelir miktarı nasıl değişir?
Daha Fazla Pratik
İç tasarrufların bir diğer engeli olan 'Nurkse Gösteriş Etkisi' (Demonstration Effect) konusuna çalışarak bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s