Türkiye ekonomisinde inşaat sektörü, iktisadi faaliyet kolları arasında 'lokomotif' bir rol üstlenmektedir. Sektörün yapısal verileri incelendiğinde; inşaat faaliyetlerinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla () içindeki doğrudan payı yaklaşık seviyelerinde seyretmesine rağmen, Gayrisafi Sabit Sermaye Oluşumu () içindeki payının gibi oldukça yüksek bir orana ulaşmasının temel iktisadi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- ASektörün üretim sürecinde kullandığı ara malların büyük bir kısmının ithalata dayalı olması ve bu durumun dış ticaret dengesini bozması.
- İnşaat faaliyetlerinin büyük ölçüde birer 'yatırım malı' üretimi niteliği taşıması ve ülkenin fiziksel sermaye stokuna yapılan yıllık eklemeleri temsil etmesi.Cevap
- CSektördeki istihdamın, toplam iş gücü içindeki payının sanayi ve hizmetler sektörlerinin toplamından daha fazla olması.
- D2008-2009 Küresel Finans Krizi gibi daralma dönemlerinde inşaat sektörünün büyüme hızının üzerinde bir performans sergileyerek ekonomiyi dengelemesi.
- ESektörün yarattığı katma değerin tamamının 'dolaysız vergiler' kategorisinde değerlendirilerek kamu bütçesine doğrudan aktarılması.
Cevap
İnşaat faaliyetlerinin büyük ölçüde yatırım malı üretimi niteliği taşıması ve sermaye stokuna yapılan eklemeleri temsil etmesi
İnşaat sektörü, ürettiği çıktıların (binalar, barajlar, yollar vb.) niteliği gereği bir yatırım sektörüdür. Gayrisafi Sabit Sermaye Oluşumu (), bir ekonomideki toplam yatırım harcamalarını ölçer. Türkiye'de yatırımların yaklaşık yarısı inşaat kaleminden oluştuğu için sektörün içindeki payı çok yüksektir. Ancak tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığı için, inşaatın buradaki payı daha sınırlı kalmaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İnşaat Yatırımlarının Sermaye Birikimi İçindeki Rolü