yılında Dünya Bankası ve IMF ile imzalanan niyet mektupları doğrultusunda hayata geçirilen Tarımsal Reform Uygulama Projesi (ARIP), Türkiye'nin geleneksel tarım politikalarında köklü bir dönüşümü simgelemektedir. Bu reform süreciyle destekleme alımları gibi fiyat bazlı müdahalelerden vazgeçilerek 'Doğrudan Gelir Desteği' (DGD) modeline geçilmesi hedeflenmiştir.
Bu politika değişikliğinin iktisadi analizi yapıldığında, DGD sisteminin geleneksel 'fiyat desteklerine' (taban fiyat uygulamalarına) kıyasla en önemli yapısal avantajı aşağıdakilerden hangisidir?
- Desteklerin üretim miktarından bağımsız hale getirilerek (decoupling) piyasadaki fiyat mekanizmasının bozulmasını önlemesi ve kaynak tahsisinde etkinliği sağlamasıCevap
- BÜreticilere sağlanan transferlerin maliyetini tamamen tüketicilere yükleyerek kamu maliyesi üzerindeki yükü ortadan kaldırması
- CDünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kriterlerine göre kısıtlanması zorunlu olan 'Yeşil Kutu' önlemleri kapsamına girmesi
- DBelirli ürünlerin üretimini doğrudan teşvik ederek tarımsal arzın piyasa talebinden bağımsız olarak artırılmasını garanti etmesi
- ETarımsal istihdamın toplam istihdam içindeki payını artırarak kırsal kalkınmayı sanayileşme sürecinin önüne geçirmesi
Cevap
Desteklerin üretim miktarından bağımsız hale getirilerek piyasadaki fiyat sinyallerinin bozulmasını önlemesi ve kaynak tahsisinde etkinliği sağlaması
Doğrudan Gelir Desteği (DGD), üreticinin ne kadar ürettiğinden bağımsız olarak (genellikle sahip olduğu arazi büyüklüğüne göre) yapılan bir transfer ödemesidir. Bu durum, piyasa fiyatlarının arz ve talep tarafından özgürce belirlenmesine izin verir. Fiyat desteklerinde (taban fiyat) ortaya çıkan üretim fazlası ve kaynak israfı (darbe etkisi) bu sistemde minimize edilir, böylece iktisadi etkinlik artar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tarımsal Desteklerin Üretimden Bağımsızlaştırılması (Decoupling) ve Piyasa Etkinliği
Tahmini Süre:2m 0s