Tarımsal Destekleme Politikaları

9 soru

Soru 1Soru

20002000 yılında Dünya Bankası ve IMF ile imzalanan niyet mektupları doğrultusunda hayata geçirilen Tarımsal Reform Uygulama Projesi (ARIP), Türkiye'nin geleneksel tarım politikalarında köklü bir dönüşümü simgelemektedir. Bu reform süreciyle destekleme alımları gibi fiyat bazlı müdahalelerden vazgeçilerek 'Doğrudan Gelir Desteği' (DGD) modeline geçilmesi hedeflenmiştir.

Bu politika değişikliğinin iktisadi analizi yapıldığında, DGD sisteminin geleneksel 'fiyat desteklerine' (taban fiyat uygulamalarına) kıyasla en önemli yapısal avantajı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Desteklerin üretim miktarından bağımsız hale getirilerek (decoupling) piyasadaki fiyat mekanizmasının bozulmasını önlemesi ve kaynak tahsisinde etkinliği sağlaması

Cevap

Desteklerin üretim miktarından bağımsız hale getirilerek piyasadaki fiyat sinyallerinin bozulmasını önlemesi ve kaynak tahsisinde etkinliği sağlaması
Doğrudan Gelir Desteği (DGD), üreticinin ne kadar ürettiğinden bağımsız olarak (genellikle sahip olduğu arazi büyüklüğüne göre) yapılan bir transfer ödemesidir. Bu durum, piyasa fiyatlarının arz ve talep tarafından özgürce belirlenmesine izin verir. Fiyat desteklerinde (taban fiyat) ortaya çıkan üretim fazlası ve kaynak israfı (darbe etkisi) bu sistemde minimize edilir, böylece iktisadi etkinlik artar.

Adım Adım Çözüm

1
Politika Değişimini Tanımlama
Destekleme alımları (fiyat desteği) yerine doğrudan gelir desteğine (DGD) geçiş belirlendi.
20002000 ARIP reformunun temel eksenini anlamak için gereklidir.
2
İktisadi Mekanizmayı Analiz Etme
Fiyat destekleri arzı yapay olarak artırırken tüketimi azaltır ve 'ölü kayıp' (deadweight loss) yaratır. DGD ise üretim kararını etkilemez.
Refah ekonomisi açısından iki yöntemin farkını ortaya koymak için gereklidir.
3
Üretimden Bağımsızlaştırma (Decoupling) Kavramını Uygulama
DGD miktar bazlı değil, alan bazlı (toprak büyüklüğü vb.) yapıldığı için çiftçi fiyat sinyallerine göre rasyonel üretim yapar.
Sistemin neden daha etkin olduğunu açıklamak için temel kavramdır.
4
Uluslararası Ticaret Kuralları ile İlişkilendirme
DGD, piyasa bozucu etkisi en az olduğu için DTÖ'nün 'Yeşil Kutu' (izin verilen) destekleri arasında yer alır.
Reformun dış ticaret ve DTÖ boyutunu doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Desteklerin Üretimden Bağımsızlaştırılması (Decoupling) ve Piyasa Etkinliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Türkiye'de 2006 yılında yürürlüğe giren 5488 sayılı Tarım Kanunu çerçevesinde şekillenen ve günümüzde "Milli Tarım Projesi" kapsamında uygulanan "Havza Bazlı Destekleme Modeli"nin temel uygulama gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekolojik olarak o havzaya en uygun ve ekonomik getirisi en yüksek olan ürünlerin üretimini teşvik ederek kaynak verimliliğini artırmak

Cevap

Ekolojik olarak o havzaya en uygun ve ekonomik getirisi en yüksek olan ürünlerin üretimini teşvik ederek kaynak verimliliğini artırmak
Havza Bazlı Destekleme Modeli, Türkiye'nin tarımsal potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için iklim, toprak, topoğrafya ve su kısıtı gibi verileri kullanarak üretimi planlar. Bu sayede, ekolojik olarak en uyumlu ve ekonomik olarak en avantajlı ürünlerin belirli bölgelerde yoğunlaşması sağlanarak hem üretici geliri hem de ülke kaynaklarının verimli kullanımı hedeflenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika çerçevesini belirleme
5488 sayılı Tarım Kanunu ve Milli Tarım Projesi'nin modern tarımsal destekleme sisteminin yasal ve stratejik zeminini oluşturduğu saptanır.
Sorunun hangi dönem ve mevzuat kapsamında sorulduğunu anlamak için gereklidir.
2
Kavram analizi yapma
"Havza Bazlı Model" kavramının, Türkiye'nin 941 tarım havzasına bölünerek her havzada hangi ürünün en verimli yetişeceğinin belirlenmesi olduğu hatırlanır.
Destekleme aracının teknik çalışma mantığını kavramak için gereklidir.
3
Amaç ve sonuç ilişkisi kurma
Bu modelin; su kısıtı, toprak yapısı ve iklim verilerine göre "doğru yerde doğru ürün" felsefesini taşıdığı, bunun da kaynak verimliliğini hedeflediği sonucuna varılır.
Seçenekler arasında temel mantığa en uygun olanı bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Havza Bazlı Destekleme Modeli

İpuçları

1
Bu modelin ismi neden 'Havza' ile başlıyor olabilir?
2
Tarım Kanunu'na göre desteklerin planlı ve verimli olması hedeflenmektedir.
3
'Doğru yerde doğru ürün' ilkesini vurgulayan seçeneğe odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de tarımsal destekleme bütçesinin GSYH içindeki yasal oranını ve bu oranın uygulanma durumunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

Türkiye ekonomisinde 20002000’li yılların başında Dünya Bankası desteğiyle uygulamaya konulan Tarımsal Reform Uygulama Projesi (ARIP) kapsamında, fiyat müdahaleleri yerine çiftçilere sahip oldukları arazi büyüklüğü esas alınarak yapılan nakdi ödeme türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğrudan Gelir Desteği

Cevap

Doğrudan Gelir Desteği (DGD)
Doğrudan Gelir Desteği (DGD), 20002000 yılında Dünya Bankası ile imzalanan Tarımsal Reform Uygulama Projesi'nin (ARIP) en temel unsurudur. Bu sistemin amacı, bütçeye büyük yük getiren ve piyasa fiyatlarını bozan taban fiyat ve girdi destekleri yerine, çiftçilere arazi büyüklüğü üzerinden doğrudan nakit transferi yaparak gelir kayıplarını telafi etmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Reform dönemini belirleme
2000-2001 yılları, ARIP (Agricultural Reform Implementation Project) süreci.
Türkiye tarımında yapısal dönüşümün başladığı dönemi anlamak için gereklidir.
2
Desteğin kriterini analiz etme
Üretim miktarından bağımsız, arazi büyüklüğüne (hektar başına) dayalı ödeme.
Soruda belirtilen 'arazi büyüklüğü esas alınarak' ifadesi Doğrudan Gelir Desteği'ni (DGD) tanımlar.

Anahtar Kavram

Doğrudan Gelir Desteği (DGD) ve ARIP Reformu
Soru 4Soru

Türkiye ekonomisinde tarımsal üretimi yönlendirmek ve üretici gelirlerini korumak amacıyla kullanılan destekleme araçlarından biri olan "fark ödemesi" (prim desteği) sisteminin işleyiş mekanizması aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üreticinin piyasada gerçekleştirdiği satış fiyatı ile devletçe önceden belirlenen referans fiyat arasındaki farkın, satış belgesi karşılığında doğrudan üreticiye ödenmesidir.

Cevap

Fark ödemesi (prim desteği), üreticinin piyasada sattığı ürünün fiyatı ile devletin belirlediği hedef/referans fiyat arasındaki farkın üreticiye nakden ödenmesidir.
Doğru seçenek, fark ödemesi sisteminin özünü yansıtmaktadır. Bu sistemde devlet bir 'referans fiyat' belirler. Üretici ürününü serbest piyasada satar ve satış faturası/belgesi ile başvurduğunda, piyasa fiyatı referans fiyatın altındaysa aradaki fark kendisine 'prim' olarak ödenir. Bu sistemin en büyük avantajı, devletin depolama ve stoklama maliyetine katlanmamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal destekleme araçlarının tanımlarını karşılaştırın.
Destekleme alımlarında devlet ürünü alır; fark ödemesinde ise devlet ürünü almaz, sadece fiyat farkını öder.
Destekleme araçlarını birbirinden ayıran en temel özellik, devletin piyasadaki fiziki rolü ve ödeme kriteridir.
2
Fark ödemesinin (Prim) mekanizmasını analiz edin.
Bu sistemde üretici ürününü piyasada (tüccara, borsaya vb.) satar; eğer satış fiyatı devletin hedeflediği fiyatın altındaysa, devlet aradaki farkı kapatır.
Bu yöntem, bütçe kaynaklarının piyasa fiyatlarını bozmadan doğrudan üreticiye aktarılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Fark Ödemesi (Prim Sistemi)

Alternatif Yöntem

Fark ödemesini 'fiyat farkı telafisi' olarak kodlamak, devletin ürünü almadığını ama fiyatı 'tamamladığını' hatırlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:50s
Soru 5Soru

Türkiye'de 19301930’lu yıllardan itibaren temel tarımsal destekleme stratejisi olarak uygulanan "destekleme alımları" sisteminden 20002000’li yılların başında vazgeçilerek Tarımsal Reform Uygulama Projesi (ARIP) kapsamında "Doğrudan Gelir Desteği" (DGD) modeline geçilmesinin temel iktisadi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Destekleme alımlarının kamu bütçesi üzerinde oluşturduğu sürdürülemez mali yükü hafifletmek ve tarımsal destekleri üretim miktarından bağımsız hale getirmek

Cevap

Destekleme alımlarının kamu bütçesi üzerinde oluşturduğu sürdürülemez mali yükü hafifletmek ve tarımsal destekleri üretim miktarından bağımsız hale getirmek
Doğrudan Gelir Desteği (DGD) modeline geçişin temel nedeni, fiyat destekleri ve müdahale alımlarının kamu bütçesinde yarattığı devasa finansman ihtiyacını (görev zararlarını) ortadan kaldırmaktır. Ayrıca bu sistemle destekler üretim miktarından bağımsız hale getirilerek (decoupling), çiftçilerin sadece destek almak için verimsiz üretim yapmasının önüne geçilmesi ve piyasada fiyatların serbestçe oluşması hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eski sistemin (Destekleme Alımları) analizi
Destekleme alımları, devletin piyasa fiyatına müdahale ederek ürün almasıdır; bu durum yüksek arz fazlasına ve bütçe üzerinde büyük mali yüklere (görev zararları) yol açmıştır.
Reformun çıkış noktasını anlamak için eski sistemin yarattığı mali sürdürülemezliği tespit etmek gerekir.
2
DGD sisteminin niteliğinin belirlenmesi
DGD, üreticinin ne kadar ürettiğinden bağımsız olarak (decoupled), arazi büyüklüğü baz alınarak yapılan bir ödemedir.
Desteklerin üretim kararlarından koparılmasının piyasa fiyat oluşumundaki bozucu etkileri nasıl azalttığını anlamak için bu nitelik kritiktir.
3
Uluslararası bağlam ve ARIP projesinin amacı ile eşleştirme
Dünya Bankası destekli ARIP, tarımı piyasa koşullarına uyumlu hale getirmeyi ve kamu maliyesini disipline etmeyi hedeflemiştir.
Reformun hem iç mali nedenlerini hem de dış kurumsal baskıları (DTÖ, IMF, DB) sentezleyerek doğru gerekçeye ulaşılır.

Anahtar Kavram

Tarımsal Desteklemede Decoupling (Üretimden Bağımsızlaştırma)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 6Soru

Türkiye'de tarımsal destekleme politikalarının temel yasal dayanağını oluşturan 20062006 yılında yürürlüğe giren 54885488 sayılı Tarım Kanunu'nun 2121. maddesi uyarınca, tarımsal destekleme programlarının finansmanı için merkezi yönetim bütçesinden ayrılacak kaynak miktarının alt sınırı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) %1\%1’inden az olamaz.

Cevap

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) %1'inden az olamaz.
54885488 sayılı Tarım Kanunu'nun 2121. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynak miktarı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) %1\%1'inden az olamaz. Bu hüküm, tarım sektörüne verilecek desteğin asgari seviyesini yasal güvence altına almayı hedeflemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
5488 sayılı Tarım Kanunu (2006)
Türkiye'deki tarımsal desteklerin çerçevesi bu kanunla çizilmiştir.
2
Finansman maddesinin incelenmesi
Kanun'un 21. maddesi
Destekleme programlarının finansmanı için ayrılacak kaynağın miktarını bu madde belirler.
3
Oran ve baz alınan göstergenin tespiti
GSYH'nin %1'i
Kanun koyucu, tarıma verilecek desteği GSYH ile ilişkilendirerek asgari bir seviye (taban) belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Desteklemelerin Finansal Çerçevesi

İpuçları

1
Bu kural 20062006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu ile getirilmiştir.
2
Sınır, ülkenin toplam yıllık üretim değeri olan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya oranla belirlenmiştir.
3
Yasal oran tam olarak yüzde birdir.

Daha Fazla Pratik

Tarımsal destekleme araçlarından 'Alan Bazlı Destekler' ve 'Fark Ödemesi' sistemlerinin Türkiye ekonomisindeki bütçe yüklerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

Türkiye ekonomisinde 19901990’lı yıllarda uygulanan tarımsal destekleme politikalarının sürdürülebilirliğini yitirmesine ve 20002000 yılında Dünya Bankası destekli Tarımsal Reform Uygulama Projesi (ARIP) ile köklü bir sistem değişikliğine gidilmesine yol açan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Destekleme alımı yapan kamu kuruluşlarının ve tarım satış kooperatifi birliklerinin finansman açıklarından kaynaklanan "görev zararları"nın bütçe üzerindeki ağır yükü

Cevap

Destekleme alımı yapan kurumların ve birliklerin finansman açıklarından doğan görev zararlarının kamu maliyesi üzerindeki yükü
Doğru seçenek, 19901990’lı yıllarda uygulanan taban fiyat ve destekleme alımı politikasının yarattığı mali tahribatı ifade eder. Bu dönemde alım yapan kurumlar piyasa fiyatının çok üzerinde alım yapmış, bu durum hem kamu bankalarında hem de bütçede devasa finansman açıklarına (görev zararlarına) neden olmuştur. Bu sürdürülemez mali yük, 20002000 yılında ARIP (Tarımsal Reform Uygulama Projesi) ile sistemin Doğrudan Gelir Desteği (DGD) gibi araçlara kaydırılmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19901990’lı yılların tarımsal destekleme karakterini tanımlayın.
Bu dönemde destekleme alımları (fiyat desteği) ve girdi sübvansiyonları temel araçlardır.
Sistem değişikliğinin nedenini anlamak için eski sistemin nasıl çalıştığını bilmek gerekir.
2
Eski sistemin mali sonuçlarını analiz edin.
TMO, TEKEL gibi kurumların ve Tarım Satış Kooperatifi Birlikleri'nin (TSKB) piyasa fiyatının üzerindeki alımları büyük finansman açıklarına yol açmıştır.
Bu açıklar kamu bankalarından karşılanmış ve "görev zararı" olarak bütçeye yüklenmiştir.
3
20002000 reformunun (ARIP) temel amacını belirleyin.
Fiyat desteklerini kademeli olarak kaldırıp yerine bütçeden doğrudan ödenen ve daha az maliyetli olan Doğrudan Gelir Desteği (DGD) sistemini getirmek.
Reformun amacı, tarımı desteklerken kamu maliyesindeki istikrarı korumaktır.

Anahtar Kavram

Tarımsal Desteklemede Görev Zararları ve Sistem Değişikliği

Daha Fazla Pratik

ARIP (2000-2008) döneminde uygulanan DGD sisteminin 'üretimden bağımsız' (decoupled) olma özelliğinin DTÖ kuralları ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru

Türkiye'de 20062006 yılında yürürlüğe giren 54885488 sayılı Tarım Kanunu ile tarımsal destekleme araçları yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur. Bu kanun kapsamında; arz fazlası olan ürünlerin üretiminin sınırlandırılması, belirli bir ürünün üretiminden tamamen vazgeçilmesi veya ekolojik dengenin korunması amacıyla üreticilerin uğradığı gelir kayıplarının karşılanmasını hedefleyen destekleme türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Telafi edici ödemeler

Cevap

Telafi edici ödemeler
Telafi edici ödemeler, 54885488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19/c19/c maddesinde açıkça belirtildiği üzere; arz fazlası olan ürünlerin üretiminin sınırlandırılması veya çevre amaçlı programlar nedeniyle üreticinin uğradığı gelir azalışlarını karşılamak amacıyla tasarlanmıştır. Bu araç, özellikle tütün ve şeker pancarı gibi ürünlerdeki kota uygulamaları ve alternatif ürün projelerinde temel mekanizma olarak kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
54885488 sayılı Tarım Kanunu'ndaki destekleme araçlarını analiz etmek.
Kanunun 1919. maddesinde fark ödemesi, telafi edici ödemeler, hayvancılık destekleri gibi araçlar tanımlanmıştır.
Yasal çerçevedeki araçların tanımlarını bilmek doğru eşleştirme için gereklidir.
2
Üretim sınırlaması ve gelir kaybı kavramlarını araçlarla eşleştirmek.
Üretimden vazgeçilmesi (örneğin tütün kotası) durumunda verilen desteğin 'telafi' niteliğinde olduğu belirlenir.
Soruda vurgulanan 'gelir kaybının karşılanması' ifadesi telafi edici ödemelerin temel fonksiyonudur.

Anahtar Kavram

Tarımsal Destekleme Araçlarının Fonksiyonel Sınıflandırması

İpuçları

1
Bu destekleme türü, özellikle kota uygulamaları nedeniyle üretimden vazgeçen çiftçilerin mağduriyetini gidermeyi amaçlar.
2
Tarım Kanunu'nda yer alan bu araç, piyasa fiyatı farkından ziyade, üretimin kısıtlanmasından kaynaklanan 'zararı giderme' (tazmin etme) mantığına dayanır.

Daha Fazla Pratik

Fark ödemesi desteğinin hangi stratejik ürünlerde ve hangi koşullarda uygulandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 9Soru

Türkiye ekonomisinde 20002000-20082008 yılları arasında uygulanan 'Tarımsal Reform Uygulama Projesi' (ARIP) çerçevesinde temel araç olarak kullanılan 'Doğrudan Gelir Desteği' (DGD) sisteminden, 20062006 tarihli Tarım Kanunu ve izleyen yıllardaki uygulamalarla birlikte vazgeçilerek; havza bazlı destekler, fark ödemeleri ve hayvancılık destekleri gibi 'üretimle ilişkilendirilmiş' (coupled) desteklere yeniden ağırlık verilmesinin temel iktisadi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alan bazlı desteğin üretim kararlarından bağımsız olması nedeniyle stratejik ürün planlaması, arz güvenliği ve birim alan verimliliği üzerindeki teşvik edici etkisinin düşük kalması

Cevap

Alan bazlı desteğin üretim kararlarından bağımsız olması nedeniyle stratejik ürün planlaması, arz güvenliği ve birim alan verimliliği üzerindeki teşvik edici etkisinin düşük kalması
Doğrudan Gelir Desteği (DGD), çiftçinin ne ürettiğine bakılmaksızın sadece arazi büyüklüğüne göre yapılan bir ödemedir. Bu durum, çiftçiyi daha verimli üretim yapmaya veya Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri seçmeye teşvik etmez. 20062006 sonrası havza bazlı ve ürün bazlı sisteme geçilerek, desteğin 'belirli bir ürünü belirli bir verim düzeyinde üretme' şartına bağlanması, tarımsal arz güvenliğini ve verimliliği artırmayı amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika araçlarının mekanizmasını karşılaştırın
DGD (Doğrudan Gelir Desteği) üretimden bağımsızdır (decoupled); Fark Ödemesi ve Havza Bazlı Destekler üretimle ilişkilidir (coupled).
Desteğin üretime mi yoksa sadece mülkiyete mi verildiğini saptamak gerekir.
2
Üretim hedefleri açısından değerlendirme yapın
DGD sisteminde üretici ürünü ekmese veya düşük verim alsa bile parayı alır. Bu durum Türkiye'nin buğday, pamuk, yağlı tohumlar gibi stratejik ürünlerdeki arz açığını kapatmasını engellemiştir.
Stratejik ürün planlaması için desteğin belirli bir ürünün üretilmesi şartına bağlanması zorunludur.
3
Kurumsal ve yasal dönüşümü analiz edin
20062006 yılında yürürlüğe giren 54885488 sayılı Tarım Kanunu, desteğin amacını sadece gelir transferinden 'verimlilik ve arz güvenliği' odaklı bir yapıya taşımıştır.
Yasal değişikliğin temel motivasyonu, tarım sektörünü piyasa sinyalleriyle uyumlu ama yönlendirilmiş bir yapıya kavuşturmaktır.

Anahtar Kavram

Üretimden Bağımsız (Decoupled) vs. Üretimle İlişkili (Coupled) Destekleme

İpuçları

1
Desteğin mülkiyete mi (alan bazlı) yoksa faaliyete mi (ürün bazlı) verildiği arasındaki 'verimlilik' farkını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Havza Bazlı Destekleme Modeli'nde hangi ürünlerin stratejik kapsamda olduğunu ve Çiftçi Kayıt Sistemi'nin (ÇKS) bu süreçteki rolünü inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Tarımsal Destekleme Politikaları Alıştırma Soruları — KPSS İktisat | Examkin