Post-Keynesyen iktisatçılar, Neoklasik Sentez'in 'mantıksal zaman' analizine karşı 'tarihsel zaman' kavramını savunmuş ve ekonominin 'ergodik' (geçmiş verilerin geleceği istatistiksel olarak temsil ettiği) bir yapıya sahip olmadığını ileri sürmüşlerdir. Paul Davidson ve Joan Robinson gibi düşünürlerin vurguladığı bu yaklaşım çerçevesinde, 'temel belirsizlik' (fundamental uncertainty) ortamında ekonomik birimlerin davranışı ve paranın rolü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- APara arzı dışsal bir değişken olup merkez bankası tarafından belirlenir; belirsizlik durumunda para arzındaki artış sadece nominal değişkenleri etkiler.
- BBireyler rasyonel beklentiler varsayımı altında gelecekteki tüm olasılıkları optimize ederek sistematik hatalardan kaçınırlar ve dengeye ulaşırlar.
- CEkonomi, fiyat ve ücret esnekliği sayesinde Say Yasası'nın öngördüğü şekilde her zaman tam istihdam düzeyindeki genel dengeye yönelir.
- DBelirsizlik, sadece bilgiye ulaşma maliyetlerinden kaynaklanan geçici bir piyasa aksaklığıdır ve Walrasçı genel denge modelini geçersiz kılmaz.
- Gelecek istatistiksel olarak öngörülemez olduğundan, para belirsizliğe karşı bir güvenli liman (değer biriktirme aracı) olarak talep edilir ve ekonomik kararlar geri döndürülemez özellik taşır.Cevap
Cevap
Geleceğin öngörülemezliği nedeniyle paranın değer biriktirme aracı olarak talep edilmesi ve kararların geri döndürülemez olması Post-Keynesyen düşünceye uygundur.
Doğru ifade, Post-Keynesyen iktisadın özünü oluşturan 'temel belirsizlik' kavramını açıklar. Bu okulda gelecek, geçmişten türetilen olasılıklarla bilinemez (non-ergodic). Bu durum, bireylerin belirsizlikten korunmak için parayı bir değer biriktirme aracı olarak (likidite tercihi) tutmalarına yol açar. Ayrıca, kararların 'tarihsel zaman' içinde alındığı ve geri döndürülemez (sabit sermaye yatırımları gibi) olduğu vurgulanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Temel Belirsizlik ve Tarihsel Zaman