Soru

Zorluk: Ortaİnşaat Sektörü

İktisadi büyümenin sürdürülebilirliği açısından Türkiye’de inşaat sektörü; yatırım harcamaları, istihdam kapasitesi ve finansal piyasalarla olan entegrasyonu nedeniyle stratejik bir konuma sahiptir. Sektörün barındırdığı ileri ve geri bağlantılar, makroekonomik dengeler üzerinde geniş çaplı etkiler yaratmaktadır.

Buna göre, inşaat sektörünün Türkiye ekonomisindeki yeri ve yapısal niteliklerine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Üretim sürecinde yoğun olarak vasıfsız veya yarı vasıflı işgücü kullanması, sektörün işsizliğin azaltılmasında ve istihdamın tabana yayılmasında kritik bir rol oynamasını sağlar.
  2. B
    Sektörün girdi yapısında ithalata dayalı enerji ve ara malı (demir-çelik vb.) kullanımının yüksek olması, inşaat odaklı büyümenin dış ticaret dengesi üzerinde baskı oluşturmasına neden olabilir.
  3. C
    Türkiye'de inşaat yatırımları, toplam Gayrisafi Sabit Sermaye Oluşumu (GSSO) içerisinde makine ve teçhizat yatırımlarıyla rekabet eden, hatta bazı dönemlerde bu kalemden daha yüksek pay alan bir unsurdur.
  4. D
    İnşaat sektörü, 'ticarete konu olmayan mallar' (non-tradable) grubunda yer aldığı için, üretim artışı sanayi sektörünün aksine doğrudan ihracat geliri yoluyla döviz arzını artırıcı bir etki yaratmaz.
  5. Sektörün doğrudan GSYH içindeki payı, 20022002 sonrası dönemde uygulanan büyüme stratejileri sonucunda sürekli artarak hizmetler ve sanayi sektörlerini geride bırakmış ve birinci sıraya yerleşmiştir.Cevap

Cevap

İnşaat sektörünün GSYH içindeki payının hizmetler ve sanayi sektörlerini geçerek birinci sıraya yerleştiği ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, inşaat sektörünün GSYH içindeki payının sanayi ve hizmetler sektörlerini geride bıraktığını iddia etmektedir. Ancak Türkiye ekonomisinde hizmetler sektörü açık ara en büyük paya (%60 ve üzeri) sahipken, sanayi sektörü ikinci sıradadır. İnşaat sektörünün doğrudan GSYH payı ise genellikle %5-8 aralığında seyretmekte, çarpan etkisine rağmen toplam üretimde bu iki sektörün gerisinde kalmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'de sektörel GSYH dağılımını analiz etme
Hizmetler sektörü yaklaşık %60-65, sanayi sektörü %20-25, tarım ve inşaat ise %5-8 bandındadır.
Sektörlerin ekonomi içindeki ağırlığını tespit etmek için resmi verilere bakılmalıdır.
2
Sektörün üretim yapısını (tradability) değerlendirme
İnşaat ürünleri yerinde tüketildiği için ticarete konu olmayan mallar sınıfındadır.
Dış ticaret dengesi ve döviz arzı üzerindeki etkisini anlamak için bu ayrım önemlidir.
3
Yatırım bileşenlerini (GSSO) inceleme
Türkiye'de toplam yatırımların içinde inşaatın payı oldukça yüksektir, bazen makine-teçhizatı geçer.
Sektörün 'lokomotif' özelliğinin sermaye oluşumu üzerindeki etkisini teyit etmek gerekir.
4
Sıralama hatasını belirleme
İnşaat sektörü hiçbir zaman sanayi veya hizmetler sektörünü geçerek birinci sıraya yerleşmemiştir.
Verilen seçenekteki sıralama bilgisi Türkiye ekonomisi gerçekleriyle uyuşmamaktadır.

Anahtar Kavram

Sektörel GSYH Payları ve İnşaat Sektörünün Yapısal Özellikleri

İpuçları

1
Türkiye'de hizmetler sektörünün GSYH içindeki payını hatırlayın; bu sektör ekonominin yarısından fazlasını oluşturur.
2
İnşaat sektörü 200'den fazla alt sektörü etkileyen 'lokomotif' bir sektördür ancak doğrudan katma değer payı sanayiden düşüktür.
3
Sektörel sıralama genellikle Hizmetler > Sanayi > Tarım/İnşaat şeklindedir. İnşaatın hiçbir zaman birinci sıraya yerleşmediğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin başladığı yıl ve ilk ülke (1972-Libya) konusuna göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sektörlerin GSYH paylarını yaklaşık olarak aklınızda tutarak (Hizmet: %65, Sanayi: %22, İnşaat: %7) eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla