İktisadi büyüme ve yapısal dönüşüm sürecindeki bir ekonomide, en alt gelir grubunda yer alan hanehalklarının reel gelirlerinde mutlak bir artış yaşanmış ve bu kesimin temel ihtiyaçlar sepetine erişimi bariz şekilde kolaylaşmıştır. Ancak aynı dönemde, toplumun ortalama refah düzeyi ve medyan gelir seviyesi, en alt grubun gelirinden çok daha yüksek bir hızla artış göstermiştir. Bu süreç sonunda ülkedeki yoksulluk göstergelerinde yaşanan değişimle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
- Biyolojik yaşam standartlarına dayalı mutlak yoksulluk azalırken, medyan gelire endeksli hesaplanan göreli yoksulluk artmış olabilir.Cevap
- BTemel ihtiyaçlar yaklaşımına göre belirlenen mutlak yoksulluk sınırı yükseldiği için mutlak yoksulluk artmış, göreli yoksulluk ise sabit kalmıştır.
- CEkonomik büyüme gerçekleştiği ve tüm kesimlerin geliri arttığı için hem mutlak hem de göreli yoksulluk oranları zorunlu olarak düşüş göstermiştir.
- DEn alt grubun gelirindeki artış nedeniyle Lorenz eğrisi mutlak eşitlik doğrusuna yaklaşmış ve buna bağlı olarak göreli yoksulluk ortadan kalkmıştır.
- EMutlak yoksulluk sınırı toplumun medyan gelirinin belirli bir yüzdesi olarak tanımlandığı için bu süreçte herhangi bir değişim yaşanmamıştır.
Cevap
Mutlak yoksulluğun azaldığı, buna karşın medyan gelire dayalı göreli yoksulluğun artmış olabileceğini ifade eden yargı doğrudur.
Mutlak yoksulluk, bireyin yaşamını sürdürebilmesi için gereken asgari (temel) ihtiyaçlara erişimini esas alır; hanehalkı geliri artıp bu ihtiyaçlar karşılanabiliyorsa mutlak yoksulluk azalır. Göreli yoksulluk ise toplumun ortalama refah düzeyine (genellikle medyan gelirin %50 veya %60'ı gibi) göre belirlenir; eğer medyan gelir yoksulun gelirinden daha hızlı artarsa, yoksulluk sınırı da yukarı kayar ve yoksul kişi bu sınırın altında kalarak göreli olarak daha yoksul hale gelebilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Mutlak yoksulluk fiziksel ihtiyaçlara, göreli yoksulluk ise toplumun ortalama yaşam standardına (medyan gelir) dayalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s