Merkantilizm ve Fizyokrasi

119 soru

Soru 101Soru

François Quesnay’ın Ekonomik Tablo (TableauTableau EˊconomiqueÉconomique) modelinde, ekonominin 'basit yeniden üretim' süreci içinde olduğu ve dış ticaretin bulunmadığı varsayıldığında; 'kısır sınıf' (classeclasse steˊrilestérile) olarak nitelendirilen grubun faaliyetlerinin makroekonomik dengedeki konumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi ve ticaret faaliyetleri sonucunda ürettikleri toplam değerin (22 milyar), üretim sürecinde tükettikleri gıda (11 milyar) ve hammadde (11 milyar) toplamına eşit olması nedeniyle ekonomiye "net hasıla" (produitproduit netnet) sağlamazlar.

Cevap

Kısır sınıfın ürettiği toplam değerin, tükettiği gıda ve hammadde toplamına eşit olması nedeniyle net hasıla yaratmadığını belirten ifade doğrudur.
Quesnay'ın modelinde bir faaliyetin 'verimli' sayılabilmesi için üretim sürecinde kullanılan girdilerin değerinden daha fazla bir çıktı (net hasıla) yaratması gerekir. Kısır sınıf (sanayiciler ve tüccarlar), verimli sınıftan aldıkları hammaddeyi dönüştürürken kendi geçimleri için gerekli gıdayı da tüketirler. Toplamda harcadıkları değer (hammadde + gıda), ortaya koydukları mamul malın değerine eşit olduğu için ekonomiye yeni bir değer eklemezler, sadece mevcut değeri şekil değiştirerek aktarırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kısır sınıfın gelir kaynaklarını belirleme
Kısır sınıf, toprak sahiplerinden 11 milyar (lüks tüketim) ve verimli sınıftan 11 milyar (araç-gereç bedeli) olmak üzere toplam 22 milyar lira gelir elde eder.
Tablo üzerindeki para akışını takip etmek için sınıflar arası mübadeleyi anlamak gerekir.
2
Kısır sınıfın giderlerini analiz etme
Kısır sınıf, elde ettiği bu 22 milyar liranın 11 milyarını gıda ihtiyacı, kalan 11 milyarını ise üretim için gerekli hammadde alımı için verimli sınıfa geri öder.
Üretim sürecinin fiziksel girdilerinin kaynağını belirlemek için gereklidir.
3
Net hasıla (Produit Net) kontrolü yapma
Üretilen değer (22 milyar) - Tüketilen değer (11 milyar gıda + 11 milyar hammadde) = 00.
Bir sınıfın 'verimli' mi yoksa 'kısır' mı olduğunu belirleyen temel kriter yarattığı net hasıladır.

Anahtar Kavram

Fizyokratik Net Hasıla ve Kısır Sınıf Dengesi

İpuçları

1
Fizyokratlara göre bir sınıfın neden 'kısır' (stérile) olarak adlandırıldığını düşünün.
2
Kısır sınıfın toplam geliri olan 22 milyar liranın, hammadde ve gıda alımı için nereye harcandığını takip edin.
3
Net hasıla (ProduitProduit NetNet) kavramı, çıktı değeri ile girdi maliyetleri arasındaki farktır; kısır sınıf için bu fark her zaman sıfırdır.

Daha Fazla Pratik

Fizyokratların 'Tek Vergi' (impo^timpôt uniqueunique) önerisinin neden sadece toprak sahiplerini hedef aldığını bu sınıfsal analiz üzerinden değerlendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 102Soru

Anne Robert Jacques Turgot, Fizyokrat okulun bir üyesi olarak kabul edilse de iktisadi analizlerinde Klasik Okul'un pek çok öncü fikrini geliştirmiştir. Özellikle Reˊflexions sur la formation et la distribution des richessesRéflexions\ sur\ la\ formation\ et\ la\ distribution\ des\ richesses (1766) adlı eserinde sermayenin farklı kullanım alanlarını; toprak satın alma, tarımsal girişim, sanayi/ticaret yatırımı ve faizle ödünç verme şeklinde sınıflandırmıştır.

Turgot'nun bu analizine göre, serbest bir piyasada sermaye sahiplerinin farklı alanlar arasındaki tercihleri ve bu alanlardan elde edilen getiriler arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye; risk, zahmet ve likidite gibi farklar gözetildikten sonra, serbest rekabet yoluyla farklı alanlardaki getirilerin birbirine yaklaşması ve bir dengeye ulaşması eğilimindedir.

Cevap

Sermaye; risk ve zahmet gibi unsurlar dikkate alındığında, serbest rekabet ortamında farklı yatırım alanları arasında getirilerin eşitlenmesi eğilimindedir.
Turgot'ya göre sermaye sahipleri rasyoneldir ve sermayelerini en yüksek getiriyi sağlayan alanlara yönlendirirler. Serbest rekabet ortamında; toprak rantı, tarımsal kar, sınai kar ve faiz oranları; risk, zahmet ve paranın bağlanma süresi gibi faktörler ayıklandıktan sonra bir denge noktasına doğru hareket eder. Bu görüş, Adam Smith ve daha sonraki Klasik iktisatçıların 'sermaye karlılığının eşitlenmesi' teorisinin temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Turgot'nun sermaye teorisini analiz etmek.
Turgot, sermayeyi sadece tarımsal bir 'avans' olarak değil, her alanda kullanılabilen bir değer deposu olarak görmüştür.
Turgot, Fizyokrasi'den Klasik İktisat'a geçiş sürecinde sermayenin işlevini genişleten ana figürdür.
2
Yatırım alternatiflerini değerlendirmek.
Yatırımcıların önünde toprak alımı, tarım, sanayi ve borç verme gibi seçenekler vardır.
Bu seçenekler arasındaki getiri farkları, sermaye akışkanlığını tetikler.
3
Rekabet ve denge mekanizmasını uygulamak.
Eğer bir alanın getirisi (riskten arındırılmış olarak) diğerlerinden yüksekse, sermaye o alana kayar ve getiriler eşitlenir.
Bu, modern iktisattaki 'arbitraj' ve 'getiri eşitlenmesi' kavramlarının erken bir formülasyonudur.

Anahtar Kavram

Turgot'nun Sermaye Hareketliliği ve Getiri Dengesi Teorisi

İpuçları

1
Turgot, sermayeyi hareketli bir unsur olarak görmüştür.
2
Yatırımcıların farklı alanlar (toprak, faiz, kar) arasında neden geçiş yaptığını düşünün.
3
Farklı alanlardaki karların rekabet sayesinde nasıl bir seviyeye geleceğini sorgulayan ifadeyi arayın.

Daha Fazla Pratik

Turgot'nun faiz teorisi ile rasyonel bir yatırımcının toprak rantı ve faiz geliri arasındaki 'fırsat maliyeti' ilişkisini inceleyen diğer sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Turgot'nun Klasik Okul'a (Adam Smith'e) olan etkisini hatırlamak, sermaye getirilerinin eşitlenmesi mantığını kavramayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 103Soru

XVII. yüzyılda Avrupa iktisat politikalarına yön veren Merkantilist düşünce sisteminde, devletin temel amacı ticaret bilançosu fazlası vererek ülkeye değerli maden girişini sağlamaktır. Bu amaca ulaşmak için uygulanan dış ticaret ve korumacılık stratejileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu sistemin temel yaklaşımlarıyla bağdaştığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış ticaretin hacmini ve refahı artırmak amacıyla gümrük tarifelerinin karşılıklı olarak indirilmesi ve serbest ticaretin teşvik edilmesi

Cevap

Dış ticaretin hacmini ve refahı artırmak amacıyla gümrük tarifelerinin karşılıklı olarak indirilmesi ve serbest ticaretin teşvik edilmesi
Doğru yanıt olan gümrük tarifelerinin karşılıklı olarak indirilmesi ve serbest ticaretin savunulması, Merkantilistlerin 'sıfır toplamlı oyun' varsayımıyla tamamen çelişmektedir. Merkantilizmde ticaret, bir ulusun diğerine karşı üstünlük kurma aracıdır; bu nedenle devletin sıkı bir korumacılık ve müdahalecilik (ithal ikamesi, yüksek tarifeler, yasaklar) uygulaması esastır. Serbest ticaret fikri ise daha sonra Klasik Okul tarafından ortaya atılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilist temel varsayımın belirlenmesi
Dış ticaret 'sıfır toplamlı bir oyun' olarak görülür (birinin kazancı diğerinin kaybıdır).
Dünyadaki toplam servetin (altın/gümüş) sabit olduğu düşünülür.
2
Politika araçlarının analizi
İhracatın artırılması (altın girişi) ve ithalatın kısıtlanması (altın çıkışını önleme) gereklidir.
Ticaret bilançosu fazlası vermenin tek yolu bu müdahaleci politikalardır.
3
Seçeneklerin karşılaştırılması
Gümrük tarifelerinin indirilmesi 'kazan-kazan' (pozitif toplamlı oyun) prensibine dayanır.
Serbest ticaret yaklaşımı, Adam Smith ve David Ricardo gibi Klasik iktisatçılara ait olup Merkantilizme bir eleştiri olarak doğmuştur.

Anahtar Kavram

Merkantilist Korumacılık ve Müdahalecilik

İpuçları

1
Merkantilizmde bir ülkenin kazancı, her zaman başka bir ülkenin kaybı anlamına gelir.
2
Bu sistemde devlet, değerli maden stoklarını korumak için dış ticarete sürekli müdahale eder.
3
Serbest ticaret ve gümrüklerin indirilmesi fikri, merkantilizmin en büyük rakibi olan Klasik İktisat ile başlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Merkantilizmin bu müdahaleci politikalarına karşı David Hume'un geliştirdiği 'Fiyat-Nakit Akım Mekanizması'nı inceleyerek sistemin neden sürdürülemez olduğunu analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru

A.R.J. Turgot, 1766 yılında kaleme aldığı iktisadi analizlerinde, sermayenin sadece tarımda değil, ekonominin genelinde işleyen bir unsur olduğunu savunarak Klasik Okul'un sermaye kuramına öncülük etmiştir. Turgot'ya göre sermaye; toprak satın alma, tarımsal işletme, sanayi/ticaret ve faizli borç verme alanları arasında sürekli bir hareket halindedir.

Turgot’nun sermaye hareketliliği ve faiz teorisi (fructification) dikkate alındığında, bu yatırım alanları arasındaki denge mekanizmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı yatırım alanları arasındaki risk ve zahmet (peine) farkları nedeniyle kâr oranları farklılaşsa da, sermaye en yüksek getiriyi elde etmek için mobilize olur ve faiz, toprağın sağladığı rantın bir fırsat maliyeti olarak meşruiyet kazanır.

Cevap

Sermaye sahipleri, farklı yatırım alanlarının taşıdığı risk ve zahmet faktörlerini dengeleyecek şekilde sermayelerini mobilize ederler; bu süreçte faiz, toprağın sağladığı gelire (rant) dayanan bir fırsat maliyeti olarak meşrulaşır.
Turgot, sermayenin bir 'meyve verme' (fructificationfructification) özelliği olduğunu ve farklı sektörler arasında dengeye yöneleceğini savunur. Borç verilen bir sermayenin faizi, o sermaye ile toprak satın alınsaydı elde edilecek olan ranttan aşağı olamaz; bu da faizi iktisadi bir fırsat maliyeti olarak meşrulaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Turgot'nun Fizyokratik doktrine katkısını tanımlayın.
Turgot, katı Fizyokratik 'net hasıla sadece tarımdadır' görüşünü aşarak sermaye teorisini geliştirmiştir.
Turgot'nun Klasik Okul'a geçişteki köprü rolünü anlamak için sermaye analizine bakılmalıdır.
2
Sermayenin dört kullanım alanını analiz edin.
Sermaye; toprak alımı, tarım işletmeciliği, sanayi/ticaret ve borç verme arasında akar.
Bu alanlar arasındaki getiri farkları sermayenin hareketliliğini (mobilitymobility) belirler.
3
Denge mekanizmasını ve risk faktörünü değerlendirin.
Yatırımcılar, risk (risquerisque) ve zahmet (peinepeine) farklarını düzelttikten sonra tüm alanlarda eşit getiri beklerler.
Eğer bir alan daha kârlıysa sermaye oraya akar ve denge yeniden kurulur.
4
Faiz teorisini (fructificationfructification) açıklayın.
Faiz, sermayenin 'toprak satın alıp rant elde etme' alternatifinin bedelidir.
Toprak bir gelir kaynağı olduğu sürece, sermayeyi başka birine vermenin bedeli (faiz) olmak zorundadır.

Anahtar Kavram

Turgot'nun Sermaye Hareketliliği ve Faiz Teorisi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 105Soru

Merkantilistlerin "sürekli dış ticaret fazlası vererek değerli maden biriktirme" hedefini eleştiren David Hume, miktar teorisine dayalı bir otomatik denge mekanizması öne sürmüştür. Hume'un bu analizine göre, bir ülkede değerli maden stokunun artması sonucunda dış ticaret dengesinin yeniden kurulmasını sağlayan temel süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülke içindeki para arzının artmasıyla yükselen yerli fiyatların, yerli malları yabancı mallara göre daha pahalı hale getirerek ihracatı azaltması ve ithalatı artırması

Cevap

Para arzındaki artışın yerli fiyatları yükselterek ülkenin uluslararası rekabet gücünü azaltması ve dış ticaret fazlasını ortadan kaldırmasıdır.
David Hume'un Fiyat-Para Akım Mekanizması'na göre; bir ülkenin sürekli dış ticaret fazlası vermesi imkansızdır. Ülkeye giren altınlar para arzını artırır, para arzı artışı yerli malların fiyatını yükseltir. Pahalılaşan yerli mallar dış dünyada alıcı bulamazken (ihracat düşer), ucuz kalan yabancı mallara talep artar (ithalat yükselir). Bu süreç dış ticaret dengelenene kadar kendiliğinden devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilist politikanın sonucunu belirle
Ülkeye yoğun değerli maden (altın/gümüş) girişi olur.
Merkantilistler ihracatı teşvik edip ithalatı kısıtlayarak dış ticaret fazlası vermeyi amaçlar.
2
Miktar Teorisi ile ilişkilendir
MV=PYMV = PY denklemi gereği, para arzındaki (MM) artış fiyatlar genel düzeyini (PP) yükseltir.
Hume, para miktarındaki artışın doğrudan enflasyona yol açacağını savunur.
3
Uluslararası rekabet üzerindeki etkiyi analiz et
Yerli malların fiyatı artarken yabancı mallar (nispi olarak) ucuzlar.
Yüksek fiyatlar ihracatı zorlaştırırken, ithalatı daha cazip hale getirir.
4
Denge mekanizmasını tamamla
Dış ticaret fazlası yerini dengeye bırakır ve altın çıkışı başlar.
Bu süreç herhangi bir müdahale olmaksızın otomatik olarak gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Fiyat-Para Akım Mekanizması (Price-Specie Flow Mechanism)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 106Soru

David Hume, Merkantilistlerin "sürekli dış ticaret fazlası vererek değerli maden biriktirme" stratejisinin neden sürdürülemez olduğunu miktar teorisine dayalı bir analizle açıklamıştır. Hume'un "Fiyat-Para Akım Mekanizması" olarak bilinen bu analizine göre, bir ülkenin altın stoklarını artırmasının ardından dengeye yöneliş sürecinde gerçekleşen ve yerli malların uluslararası rekabet gücünü zayıflatan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değerli maden girişinin para arzını artırarak yerli malların nispi fiyatlarını yükseltmesi

Cevap

Değerli maden girişinin para arzını artırarak yerli malların nispi fiyatlarını yükseltmesi
David Hume'un Fiyat-Para Akım Mekanizması'na göre; dış ticaret fazlası veren bir ülkeye altın girer, bu da miktar teorisi uyarınca yerli fiyatları yükseltir. Yükselen fiyatlar yerli malların uluslararası pazarda pahalılaşmasına (nispi fiyat artışı) ve rekabet gücünün azalmasına neden olur. Sonuçta ihracat düşer, ithalat artar ve ticaret dengesi otomatik olarak sıfırlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret fazlası ve altın girişi ilişkisini kurun.
Ülke ihracatı ithalatından fazla olduğu için ülkeye değerli maden (altın/gümüş) girişi gerçekleşir.
Merkantilist dönemde dış ticaret ödemeleri değerli madenlerle yapılmaktadır.
2
Altın girişinin para arzı üzerindeki etkisini belirleyin.
Ekonomideki toplam para arzı (MM) artar.
Değerli madenler o dönemin para birimidir.
3
Miktar Teorisi (MV=PYMV = PY) ilkesini uygulayın.
Para arzındaki (MM) artış, genel fiyat seviyesinin (PP) yükselmesine neden olur.
Hume, paranın dolaşım hızının ve üretim miktarının kısa dönemde istikrarlı olduğunu varsayar.
4
Fiyat artışının dış ticaret dengesi üzerindeki sonucunu analiz edin.
Yerli mallar pahalılaştığı için ihracat azalır, yabancı mallar ucuz kaldığı için ithalat artar. Rekabet gücü kaybolur.
Fiyat artışı, yerli malların yabancı mallar karşısındaki nispi fiyatını yükseltir.

Anahtar Kavram

Fiyat-Para Akım Mekanizması (Price-Specie Flow Mechanism)

Daha Fazla Pratik

Hume'un miktar teorisi varsayımı ile paranın tarafsızlığı ilkesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru

Fizyokratik düşüncenin kurucusu François Quesnay tarafından geliştirilen ve iktisadi düşünce tarihinde ilk ekonomik modelleme denemesi kabul edilen Ekonomik Tablo (TableauTableau EˊconomiqueÉconomique) analizinde; ekonomideki sınıflar arasındaki gelir ve mal akımları belirli varsayımlar altında gerçekleşir.

Buna göre, toprak sahiplerinin (mülkiyet sahibi sınıf), verimli sınıftan (çiftçiler) kira bedeli olarak aldıkları "net hasıla" (produitproduit netnet) üzerindeki harcama davranışlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprak sahipleri, elde ettikleri geliri hem verimli sınıftan gıda hem de kısır sınıftan sanayi ürünleri alarak tekrar dolaşıma sokarlar.

Cevap

Toprak sahipleri, elde ettikleri geliri hem verimli sınıftan gıda hem de kısır sınıftan sanayi ürünleri alarak tekrar dolaşıma sokarlar.
Doğru seçenek, toprak sahiplerinin verimli sınıftan elde ettikleri rantı hem gıda (verimli sınıf) hem de mamul madde (kısır sınıf) alımı için kullanarak ekonomideki para ve mal akışını tetiklediklerini belirtmektedir. Quesnay'ın modelinde toprak sahipleri bu yönüyle ekonominin 'pompa' görevini görerek sınıflar arası mübadeleyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sınıfların Rollerını Belirleme
Verimli sınıf (çiftçiler) net hasılayı üretir, kısır sınıf (zanaatkar/tüccar) sadece dönüştürür, toprak sahipleri ise rantı tüketir.
Modelin işleyişini anlamak için sınıfların fonksiyonlarını bilmek gerekir.
2
Net Hasıla Akışını Takip Etme
Verimli sınıf ürettiği net hasılayı (örneğin 2 milyar birim) toprak sahiplerine kira olarak öder.
Toprak sahiplerinin harcama kaynağı bu ranta dayanır.
3
Harcama Dağılımını Analiz Etme
Toprak sahipleri aldıkları bu geliri verimli sınıfa (gıda için) ve kısır sınıfa (sanayi malları için) dağıtırlar.
Modelde gelirin yarısının tarıma, yarısının sanayiye harcandığı varsayılarak dolaşım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Quesnay'ın Ekonomik Tablosu'nda mülkiyet sahibi sınıfın geliri tekrar dolaşıma sokma fonksiyonu.

İpuçları

1
Toprak sahiplerinin harcamaları, Ekonomik Tablo'daki 'ziz-zag' hareketinin başlangıç noktasıdır.
2
Fizyokratlara göre toprak sahipleri hem gıda tüketirler hem de lüks eşya/mamul madde satın alırlar.
3
Toprak sahiplerinin geliri ikiye bölerek harcaması, her iki sınıfın da (verimli ve kısır) hayatta kalmasını ve üretimin devam etmesini sağlar.

Daha Fazla Pratik

Quesnay'ın modelindeki 'kısır sınıf' nitelemesinin neden sanayi ve ticaret faaliyetleri için kullanıldığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 108Soru

İktisadi süreci canlı bir organizmadaki kan dolaşımına benzeterek tasvir eden, toplumsal yapıyı gelirin yaratılması ve dağılımına göre verimli sınıf, toprak sahipleri ve kısır sınıf olmak üzere 33 ana gruba ayıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: François Quesnay

Cevap

Ekonomiyi kan dolaşımına benzeten ve sınıfsal analizi bu akış üzerine kuran François Quesnay'dır.
Doğru seçenek olan François Quesnay, asıl mesleği olan tıp doktorluğundan esinlenerek ekonomideki mal ve para akışını kan dolaşımına benzetmiş ve bu süreci Ekonomik Tablo (Tableau EˊconomiqueTableau\ \acute{E}conomique) ile şemalaştırmıştır. Bu modelde toplumu üretkenliğine göre verimli, toprak sahibi ve kısır olmak üzere üç sınıfa ayırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel analojiyi (benzetmeyi) belirlemek.
Kan dolaşımı benzetmesi, tıp eğitimi almış olan François Quesnay'ın ayırt edici özelliğidir.
Düşünürün arka planı, iktisadi modelini (Ekonomik Tablo) nasıl kurguladığını anlamamızı sağlar.
2
Tanımlanan sınıfları analiz etmek.
Verimli (tarımla uğraşanlar), Toprak Sahipleri ve Kısır (zanaatkarlar ve tüccarlar) sınıflaması Fizyokrasi'ye aittir.
Bu sınıflama, Fizyokratik sistemin merkezinde yer alan 'sadece tarımın net hasıla yarattığı' fikrine dayanır.
3
Düşünür ile katkısını eşleştirmek.
Bu modeli Tableau EˊconomiqueTableau\ \acute{E}conomique (17581758) adlı eserinde sistemleştiren isim Quesnay'dır.
Quesnay, Fizyokrasi okulunun kurucu figürü olarak bu analizleri sistemleştirmiştir.

Anahtar Kavram

Quesnay'ın Ekonomik Tablosu ve Sınıf Analizi

İpuçları

1
Bu düşünür, aynı zamanda XV. Louis'nin saray hekimidir.
2
Ekonomideki akışları ilk kez bir şema (zikzak diyagramı) ile gösteren kişidir.
3
17581758 yılında yayımlanan 'Ekonomik Tablo' adlı meşhur eserin yazarıdır.

Daha Fazla Pratik

Fizyokratların 'kısır sınıf' olarak adlandırdığı grubun neden böyle tanımlandığını araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 109Soru

Merkantilist düşünce sisteminde devletin ekonomiye yoğun müdahalesini meşrulaştıran temel gerekçe, dünya servetinin niteliğine dair yapılan varsayımdır. Bu çerçevede, bir ulusun zenginleşme sürecini "birinin kazancının diğerinin kaybı olduğu" bir yapıya büründüren temel anlayış aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dünya toplam servetinin sabit olduğu ve bir ülkenin ancak diğer ülkeler aleyhine dış ticaret fazlası vererek maden stokunu artırabileceği varsayımı

Cevap

Dünya toplam servetinin sabit olduğu ve bir ülkenin ancak diğer ülkeler aleyhine dış ticaret fazlası vererek maden stokunu artırabileceği varsayımı
Doğru seçenek, Merkantilizmin en temel ontolojik varsayımı olan dünya servetinin sabitliği ilkesini vurgular. Eğer dünya üzerindeki altın ve gümüş miktarı değişmiyorsa, bir ulusun güçlenmesi ancak diğer ulusların kaynaklarını kendi sınırları içine çekmesiyle (dış ticaret fazlası vererek) mümkündür. Bu rekabetçi ve çatışmacı yapı, devletin gümrük duvarları ve teşvikler yoluyla ekonomiye müdahale etmesinin temel gerekçesini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilizmin servet tanımını belirlemek
Servet, bir ülkenin sahip olduğu altın ve gümüş gibi değerli madenlerin toplamıdır.
Bu okulun temel amacı ulusal maden stokunu maksimize etmektir.
2
Dünya servet stokuna dair varsayımı analiz etmek
Dünya servet stokunun sabit (statik) olduğu kabul edilir.
Bu varsayım, bir ülkenin zenginleşmesinin toplam hacmi artıramayacağı, sadece mevcut pastadan daha büyük pay alması gerektiği sonucuna götürür.
3
Ticari ilişkilerin niteliğini saptamak
Dış ticaret bir 'sıfır toplamlı oyun'dur (Zero-sum game).
Sabit servet varsayımı altında, bir ülkenin ihracat yaparak maden kazanması, diğer ülkenin maden kaybetmesi anlamına gelir.
4
Devlet müdahalesi ile bağlantı kurmak
Devlet, maden çıkışını engellemek ve girişi artırmak için ekonomiye (gümrükler, kotalar vb.) müdahale etmelidir.
Kendiliğinden işleyen bir denge mekanizması olmadığı için devlet gücüyle dış ticaret fazlası yaratılması hedeflenir.

Anahtar Kavram

Sıfır Toplamlı Oyun ve Değerli Maden Biriktirme (Bullionism)
Soru 110Soru

François Quesnay tarafından geliştirilen Ekonomik Tablo (TableauTableau EˊconomiqueÉconomique) analizinde, ekonominin yıllık devri akışının (sirkülasyon) kesintisiz bir şekilde devam edebilmesi ve üretimin başlangıç düzeyinde yeniden kurulabilmesi için sınıflar arası harcama dengesi büyük önem taşır. Modelin varsayımlarına göre, "Toprak Sahipleri" sınıfının üretken sınıftan rant olarak elde ettiği geliri harcama biçimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprak sahipleri, elde ettikleri geliri Üretken Sınıf (tarım) ve Kısır Sınıf (sanayi/ticaret) arasında eşit (yarı yarıya) paylaştırarak harcarlar.

Cevap

Toprak sahiplerinin elde ettikleri rant gelirini Üretken Sınıf ve Kısır Sınıf arasında yarı yarıya (eşit) paylaştırarak harcaması
Quesnay'ın Ekonomik Tablo modelinde, toprak sahipleri üretken sınıftan aldıkları rant gelirini (örneğin 2 milyar livre) ikiye bölerek yarısını tarımsal ürünlere (üretken sınıf), diğer yarısını ise sanayi ürünlerine (kısır sınıf) harcarlar. Bu eşit dağılım varsayımı, modeldeki meşhur 'zigzag' akışının temelidir ve paranın ekonomide dolaşarak üretimin yeniden başlatılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Toprak sahiplerinin gelir kaynağını belirle
Toprak sahipleri, Üretken Sınıf'tan (çiftçiler) elde edilen 22 milyar liralık 'net hasıla'yı (produitproduit netnet) rant olarak alırlar.
Modelde net hasıla yaratan tek sınıf tarımla uğraşan Üretken Sınıf'tır.
2
Gelirin harcanma dağılımını analiz et
Toprak sahipleri bu 22 milyarın 11 milyarını gıda ve ham madde alımı için Üretken Sınıf'a, diğer 11 milyarını ise işlenmiş ürünler için Kısır Sınıf'a harcar.
Quesnay'ın zikzak (zigzag) diyagramındaki denge, gelirin bu şekilde 1/21/2 oranında bölünmesine dayanır.
3
Sirkülasyon sonucunu değerlendir
Bu harcama dengesi sayesinde her iki sınıfa da nakit girişi sağlanır ve Kısır Sınıf aldığı parayla tekrar Üretken Sınıf'tan ham madde alabilir.
Ekonomik dengenin sürdürülebilirliği, paranın tüm sınıflar arasında dolaşmasına bağlıdır.

Anahtar Kavram

Quesnay'ın Ekonomik Tablosu'nda (Tableau Économique) gelirin sınıflar arası sirkülasyon dengesi.

Daha Fazla Pratik

Üretken Sınıf ve Kısır Sınıf arasındaki ham madde ve gıda alışverişi sürecini inceleyerek sirkülasyonun nasıl tamamlandığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 111Soru

Fizyokratik iktisadi düşünce sisteminde, toplumun sınıfsal yapısı 'saf hasıla' (produitproduit netnet) yaratma kapasitesine göre analiz edilmiştir. Buna göre zanaatkârlar, tüccarlar ve sanayicilerin 'kısır sınıf' (classeclasse steˊrilestérile) olarak tanımlanmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim faaliyetleri sonucunda ortaya çıkardıkları toplam değerin, üretimde tükettikleri malların değerine eşit olması

Cevap

Üretim faaliyetleri sonucunda ortaya çıkardıkları toplam değerin, üretimde tükettikleri malların değerine eşit olması
Fizyokratik doktrinde verimlilik, sadece tarım sektöründe ortaya çıkan ve kullanılan girdilerin değerini aşan 'saf hasıla' (produitproduit netnet) üretimi ile sınırlıdır. Zanaatkârlar, sanayiciler ve tüccarların oluşturduğu 'kısır sınıf', üretim sürecinde kullandıkları hammaddelerin ve kendi geçim araçlarının değerinden daha fazla bir değer yaratamazlar; sadece mevcut değerlerin biçimini değiştirirler. Bu nedenle, yarattıkları toplam değer tükettikleri değere eşit olduğu için 'kısır' (steril) olarak adlandırılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Saf Hasıla (ProduitProduit NetNet) kavramını tanımla
Saf hasıla, üretim sürecinde kullanılan girdilerin ve işçilerin geçim araçlarının değerinden fazla olan artığı temsil eder.
Fizyokratik analizde verimliliğin tek ölçütü saf hasıla yaratmaktır.
2
Kısır Sınıfın (Zanaatkâr, Tüccar, Sanayici) faaliyetini analiz et
Bu sınıf, hammaddeleri işleyerek biçimlerini değiştirir ancak ortaya çıkan nihai ürünün değeri, kullanılan hammadde ve işçinin tüketimi kadardır.
Değer yaratımı ile değer dönüşümü arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.
3
Kısır olarak adlandırılma nedenini sonuca bağla
Girdi değeri = Çıktı değeri olduğu için saf hasıla sıfırdır (produitproduit netnet = 0).
Net bir artık yaratılmadığı için bu faaliyetler 'kısır' (steril) olarak nitelendirilir.

Anahtar Kavram

Fizyokratik Sınıf Analizi ve Saf Hasıla Mantığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 112Soru

Merkantilist iktisadi düşünce çerçevesinde devlet, dış ticaret bilançosunda sürekli fazla vererek ülkeye değerli maden girişini sağlamayı hedefler. Bu hedefe ulaşmak için yerli sanayi üretiminin maliyetlerini düşürmek ve mamul mal ihracatını maksimize etmek esastır. Buna göre, merkantilist bir yönetim anlayışında yerli sanayicileri desteklemek ve korumacı bir ticaret yapısı oluşturmak amacıyla aşağıdaki politikalardan hangisinin uygulanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerli üretimde girdi olarak kullanılan ham maddelerin yurt dışına satışının yasaklanması veya sınırlandırılması

Cevap

Yerli üretimde girdi olarak kullanılan ham maddelerin yurt dışına satışının yasaklanması veya sınırlandırılması
Merkantilist düşüncede dış ticaret politikası, yerli sanayiyi küresel rekabette avantajlı kılmak ve dış ticaret fazlası vermek üzerine kuruludur. Bu doğrultuda, sanayinin ihtiyaç duyduğu ham maddelerin yurt dışına çıkışı yasaklanarak yurt içinde bol ve ucuz kalması sağlanır. Aynı zamanda, mamul malların (işlenmiş ürünlerin) ithalatı yüksek gümrük vergileriyle engellenirken ihracatı devlet eliyle teşvik edilir (Colbertizm).

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilizmin temel amacını belirle.
Devletin gücünü artırmak için hazinede altın ve gümüş (değerli maden) biriktirmek.
Zenginlik miktarının sabit olduğu (sıfır toplamlı oyun) varsayıldığı için maden biriktirmek tek yoldur.
2
Dış ticaret stratejisini analiz et.
İhracatın (X) ithalattan (M) fazla olması (X > M) sağlanmalıdır.
Ticaret bilançosu fazlası, ülkeye net değerli maden girişi anlamına gelir.
3
Korumacı politikaların sanayiye etkisini değerlendir.
Yerli sanayicinin maliyetlerini düşürmek için ham madde ihracatı yasaklanır, mamul mal ihracatı ise teşvik edilir.
Ucuz ham madde ve yüksek katma değerli mamul mal satışı, ticaret fazlasını maksimize eder.

Anahtar Kavram

Merkantilist Korumacılık ve Ham Madde Politikası

Daha Fazla Pratik

Merkantilizmin bu müdahaleci politikalarına karşı David Hume'un geliştirdiği 'Fiyat-Nakit Akımı Mekanizması'nı inceleyerek Merkantilizmin neden çöktüğünü analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 113Soru

Merkantilist iktisadi düşünce sisteminde güçlü bir ulusal ekonomi oluşturmak ve ticaret bilançosu fazlası elde etmek amacıyla uygulanan dış ticaret politikalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerli üretimi desteklemek amacıyla ham madde ihracatının kısıtlanması ve işlenmiş mamul malların ihracatının teşvik edilmesi

Cevap

Merkantilist dış ticaret politikasının temelinde, yerli üretimi ve istihdamı artırmak için ham madde ihracatının yasaklanması/kısıtlanması, buna karşılık mamul malların ihracatının teşvik edilmesi yer alır.
Merkantilist düşünceye göre, bir ulusun zenginliği sahip olduğu altın ve gümüş miktarıyla ölçülür. Bu birikimi sağlamak için dış ticaretin 'sıfır toplamlı bir oyun' olduğu kabul edilerek ihracatın teşvik edilmesi, ithalatın ise kısıtlanması (korumacılık) savunulur. Özellikle yerli sanayiyi güçlendirmek adına, ham maddelerin içeride kalması (ihracat yasağı) ve bunların işlenerek mamul mal olarak dışarıya satılması temel stratejidir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilist amacın belirlenmesi
Zenginliğin kaynağı değerli madenlerdir ve bu madenleri artırmanın yolu ticaret bilançosu fazlası vermektir.
Ticaret bilançosu fazlası, ihracatın ithalattan fazla olması anlamına gelir.
2
Politika araçlarının analizi
İhracatı artırmak için mamul (işlenmiş) mallar satılmalı, ithalatı azaltmak için yerli üretim desteklenmelidir.
Ham madde ihracatı, rakip ülkelerin sanayisini besleyeceği ve yerli üreticinin maliyetini artıracağı için Merkantilistlerce istenmez.

Anahtar Kavram

Merkantilist Korumacılık ve Ham Madde/Mamul Mal Dengesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 114Soru

Merkantilist iktisadi düşünceye göre dünya serveti (altın ve gümüş stoğu) sabittir. Bu 'sıfır toplamlı oyun' varsayımı, devletin iktisadi hayata aktif bir şekilde müdahale etmesini kaçınılmaz hale getirmiştir.

Buna göre, Merkantilistlerin iktisat politikasının merkezine müdahaleciliği ve korumacılığı yerleştirmelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir ülkenin zenginliğinin artmasının ancak diğer ülkelerin sahip olduğu değerli madenlerin bir kısmının ele geçirilmesiyle mümkün olması

Cevap

Bir ülkenin zenginliğinin artmasının ancak diğer ülkelerin elindeki madenlerin bir kısmını ele geçirmesiyle mümkün olması gerekçesiyle müdahalecilik savunulmuştur.
Merkantilist iktisadi sistemde, dünya üzerindeki toplam altın ve gümüş miktarı sabit kabul edilir. Bu 'sıfır toplamlı oyun' mantığına göre, bir ulusun zenginleşebilmesi için mutlaka başka bir ulusun fakirleşmesi veya elindeki madenleri kaybetmesi gerekir. Bu küresel rekabet ortamında ulusal çıkarları korumak ve maden girişini maksimize etmek ancak devletin dış ticarete yoğun korumacı müdahalelerde bulunmasıyla mümkündür.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilist zenginlik tanımını analiz et.
Zenginlik, bir devletin sahip olduğu altın ve gümüş (değerli maden) stoğu ile ölçülür.
Müdahaleciliğin gerekçesini anlamak için önce servetin ne olarak kabul edildiğini bilmek gerekir.
2
Dünya servetinin doğasına dair varsayımı değerlendir.
Dünya serveti sabittir ve bu durum 'sıfır toplamlı oyun' olarak adlandırılır.
Bu varsayım, bir taraf kazandığında diğer tarafın mutlaka kaybetmesi gerektiği sonucunu doğurur.
3
Politik çıkarımı formüle et.
Devlet, dış ticaret fazlası vererek diğer ülkelerin altınlarını kendi ülkesine çekmek için gümrük vergileri ve ihracat teşvikleri gibi araçlarla müdahale etmelidir.
Kendi kendine işleyen bir denge olmadığına inanıldığı için devletin aktif korumacılığı tek yol olarak görülür.

Anahtar Kavram

Merkantilist Sıfır Toplamlı Oyun ve Müdahalecilik İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Merkantilizmin bu müdahaleci ve maden odaklı yapısına David Hume'un 'Fiyat-Nakit Akım Mekanizması' ile getirdiği eleştiriyi incelemek, konunun pekişmesini sağlayacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 115Soru

Fizyokratik düşünce sistemine göre, imalat ve ticaret gibi sektörlerin 'kısır' (steˊrilest\acute{e}rile) kabul edilerek devletin tüm gelir ihtiyacının 'Tek Vergi' (Limpo^tL'imp\hat{o}t UniqueUnique) adı altında doğrudan toprak sahiplerinden alınması önerilmektedir. Bu önerinin temel iktisadi mantığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verginin gerçekte sadece tarımsal artıktan (netnet hasılahas\imath la) karşılanabileceğini kabul ederek, dolaylı vergilerin yaratacağı fiyat mekanizması bozulmalarını önlemek.

Cevap

Verginin gerçekte sadece tarımsal artıktan (net hasıla) ödenebileceği gerçeğinden hareketle, dolaylı vergilerin yaratacağı fiyat bozulmalarını ve üretim maliyeti artışlarını engellemek.
Doğru yanıt olan seçenek, Fizyokratların vergi teorisinin çekirdeğini oluşturur. Fizyokratlara göre sanayi ve ticaret sektörleri bir 'artı değer' yaratmadığı için bu sektörler üzerine konulan her türlü vergi, fiyatlar üzerinden dolaylı yollarla eninde sonunda tarım sektörüne ve net hasılaya yansıyacaktır. Bu durum hem fiyat mekanizmasını bozar hem de 'Doğal Düzen'in işleyişine zarar verir. Bu nedenle devletin harcamalarını karşılamak için tek mantıklı kaynak, ekonomideki gerçek tek fazlalık olan toprak rantı (net hasıla) üzerinden alınacak tek ve doğrudan bir vergidir.

Adım Adım Çözüm

1
Fizyokratik 'Net Hasıla' kavramını analiz etme
Sadece tarım sektörünün üretim maliyetlerinin üzerinde bir artı değer (net hasıla) yarattığı tespit edilir.
Fizyokratlara göre doğa (toprak) verimliliğin tek kaynağıdır; sanayi ve ticaret sadece biçim değiştiricidir.
2
Vergi yansıması mekanizmasını değerlendirme
Kısır sınıflar üzerine konulan vergilerin, fiyatlar yoluyla eninde sonunda tarımsal ürün maliyetlerine ekleneceği anlaşılır.
Kısır sınıflar artı değer yaratmadığı için vergiyi ödeyecek kaynakları yoktur; vergiyi fiyatlara yansıtırlar.
3
Tek Vergi (L'impôt Unique) önerisinin amacını belirleme
Verginin dolambaçlı yollarla fiyatları bozmasını önlemek için doğrudan net hasıla (toprak rantı) üzerinden alınması kararlaştırılır.
Doğal düzenin (L'ordre Naturel) işleyişini bozmamak ve ekonomideki kaynak dağılımını korumak için en etkin yol budur.

Anahtar Kavram

Fizyokratik Net Hasıla ve Vergi Teorisi

Daha Fazla Pratik

Fizyokratların sınıf analizini (Verimli, Toprak Sahipleri ve Kısır sınıflar) ve Quesnay'ın Ekonomik Tablosu'nu inceleyerek değer akışını daha iyi anlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 116Soru

Merkantilist iktisadi düşünce sisteminde, kalabalık nüfusun desteklenmesi ve işçi ücretlerinin asgari geçim düzeyinde tutulması gerektiğini savunan 'düşük ücret ekonomisi' anlayışının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracat mallarının üretim maliyetini düşürerek uluslararası piyasalarda rekabet avantajı sağlamak ve yüksek ücretlerin işçileri tembelliğe itmesini engelleyerek iş gücü arzını süreklileştirmek

Cevap

İhracat maliyetlerini düşürmek ve iş gücü arzını korumak amacıyla düşük ücretlerin savunulması.
Merkantilist iktisadi düşünce, bir devletin gücünün ve zenginliğinin hazinesindeki değerli maden miktarına bağlı olduğunu savunur. Bu madenleri artırmanın yolu ise ithalatı kısıtlayıp ihracatı artırmaktır. İhracatta rekabetçi olabilmek için üretim maliyetlerinin, dolayısıyla işçilik maliyetlerinin düşük olması şarttır. Ayrıca 'yoksulluğun faydası' doktrini uyarınca, işçilerin ücretleri yükselirse daha fazla çalışmak yerine boş zamanı (leisure) tercih edecekleri, bu yüzden onları sürekli çalışmaya zorlamak için ücretlerin asgari seviyede tutulması gerektiği savunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilistlerin temel ekonomik hedefini belirle
Dış ticaret fazlası vererek ülkeye değerli maden (altın/gümüş) girişini sağlamak.
Zenginliğin kaynağı biriktirilen değerli maden stoklarıdır.
2
Dış ticaret fazlası ile ücret düzeyi arasındaki ilişkiyi analiz et
Düşük ücretler, ihraç edilecek malların maliyetini düşürür, bu da uluslararası rekabette fiyat avantajı sağlar.
Düşük maliyet, daha fazla ihracat ve daha fazla maden girişi demektir.
3
İş gücü arzı ve 'yoksulluğun faydası' mantığını değerlendir
İşçilerin sadece ihtiyaçlarını karşılayacak kadar (asgari) ücret almaları durumunda çalışmaya devam edecekleri varsayılır.
Merkantilistlere göre yüksek ücret, işçileri boş zamanı tercih etmeye ve tembelliğe sevk eder.

Anahtar Kavram

Düşük Ücret Ekonomisi (Economy of Low Wages) ve Popülasyonizm

Daha Fazla Pratik

Merkantilistlerin bu yaklaşımını David Hume'un Fiyat-Nakit Akım Mekanizması ile nasıl eleştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 117Soru

David Hume, Merkantilistlerin sürekli dış ticaret fazlası vererek değerli maden biriktirme politikasının neden sürdürülemez olduğunu "Fiyat-Para Akım Mekanizması" ile açıklamıştır. Bu mekanizmaya göre, bir ekonomide dış ticaret fazlası sonucu değerli maden stoklarının artmasıyla başlayan ve dengenin otomatik olarak yeniden kurulmasını sağlayan süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para arzındaki artışın yerli fiyatları yükselterek ülkenin dış rekabet gücünü azaltması

Cevap

Para arzındaki artışın yerli fiyatları yükselterek ülkenin dış rekabet gücünü azaltması
David Hume’un 'Fiyat-Para Akım Mekanizması', Merkantilistlerin 'sürekli altın biriktirme' hedefinin imkansızlığını gösterir. Mekanizmaya göre; altın girişi para arzını artırır, para arzındaki artış (Miktar Teorisi uyarınca) yerli fiyatları yükseltir, pahalılaşan yerli mallar dış pazarda rekabet gücünü kaybeder (ihracat düşer), ucuzlayan yabancı mallar ise ithalatı artırır. Sonuçta dış ticaret fazlası kendiliğinden ortadan kalkar.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret fazlasının etkisini belirle
Değerli maden (altın/gümüş) girişi yaşanır.
Dış ticaret fazlası veren ülkede ödemeler altın olarak tahsil edilir.
2
Miktar Teorisi'ni uygula (MV=PYMV = PY)
Para arzı (MM) artınca fiyatlar genel seviyesi (PP) yükselir.
Hume, para miktarındaki artışın doğrudan fiyatlara yansıyacağını varsayar.
3
Nispi fiyatlar ve rekabet ilişkisini analiz et
Yerli mallar yabancı mallara göre pahalı hale gelir.
Artan yerli fiyatlar ihracatı azaltırken (rekabet gücü kaybı), ucuzlayan yabancı mallar ithalatı artırır.
4
Dengenin kurulmasını gözlemle
Dış ticaret fazlası erir ve otomatik denge sağlanır.
İhracatın azalması ve ithalatın artması altın çıkışına neden olarak başlangıçtaki fazlayı yok eder.

Anahtar Kavram

Fiyat-Para Akım Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Hume'un bu analizi ile Klasik okulun 'paranın yansızlığı' (neutrality of money) varsayımı arasındaki bağlantıyı inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 118Soru

Fizyokratik düşünce sisteminde ekonomik hayatın işleyişi, fiziksel evrendeki doğa yasalarına benzetilerek "Doğal Düzen" (OrdreOrdre NaturelNaturel) kavramı ile açıklanmaktadır. Buna göre, Fizyokratların savunduğu "Doğal Düzen" ve bu düzeni destekleyen "Pozitif Düzen" (OrdreOrdre PositifPositif) arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlar tarafından konulan pozitif hukuk kuralları, ilahi ve evrensel nitelikteki doğal düzeni bozmamalı, aksine onun işleyişini güvence altına almalıdır.

Cevap

İnsanlar tarafından oluşturulan pozitif hukuk kurallarının, ilahi ve evrensel nitelikteki doğal düzeni bozmaması ve onun işleyişini güvence altına alması gerektiği ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, pozitif hukukun doğal düzenin bir hizmetçisi olduğunu belirtmektedir. Fizyokratlara göre ekonomik yasalar insan yapımı değildir, doğada hazır bulunur. Devletin görevi bu yasaları bozmak değil, mülkiyet hakkı ve özgürlük gibi temel unsurları koruyarak doğal akışa izin vermektir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal Düzen (OrdreOrdre NaturelNaturel) kavramını tanımla.
Bu düzenin Tanrı tarafından vazedilmiş, fiziksel dünya yasaları gibi mutlak, evrensel ve değişmez olduğu sonucuna varılır.
Fizyokratik düşüncenin temel felsefesini anlamak için bu metafiziksel dayanağın belirlenmesi gerekir.
2
Pozitif Düzen (OrdreOrdre PositifPositif) ile Doğal Düzen arasındaki hiyerarşiyi kur.
İnsan yapımı yasaların (pozitif hukuk), ancak doğal düzene uygun olduğu ölçüde geçerli ve faydalı olduğu belirlenir.
Laissez-faire (Bırakınız yapsınlar) ilkesinin hukuksal temelini açıklamak için devletin sınırlarının belirlenmesi lazımdır.
3
Seçeneklerdeki iddiaları Fizyokratik varsayımlarla karşılaştır.
Devletin müdahaleci değil, koruyucu ve düzeni keşfedici bir rolde olması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Merkantilist müdahalecilik ile Fizyokratik liberalizm arasındaki farkı teyit etmek için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Fizyokratik Doğal Düzen ve Pozitif Hukuk İlişkisi

İpuçları

1
Fizyokratlar için 'doğal düzen' insanların değiştirebileceği bir yapı mıdır yoksa evrensel bir gerçeklik midir?
2
Devletin müdahale etmemesini sağlayan 'Bırakınız yapsınlar' ilkesinin temelinde, sistemin kendi kendine işleyen mükemmel bir doğa kanunu olduğu inancı yatar.
3
Pozitif yasalar (insan yasaları) ile doğal yasalar (Tanrı yasaları) karşılaştırıldığında, hangisinin diğerine üstün olması gerektiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Fizyokratların 'Tek Vergi' anlayışı ile Doğal Düzen arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 119Soru

Merkantilist iktisadi düşünce sisteminde, bir devletin ekonomik gücünün ve ulusal zenginliğinin temel göstergesi olarak kabul edilen unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sahip olunan altın ve gümüş gibi değerli maden stoku

Cevap

Merkantilist iktisadi düşüncede zenginliğin temel göstergesi, sahip olunan altın ve gümüş gibi değerli maden stokudur.
Merkantilist düşünceye göre bir ulusun gücü, hazinesinde ne kadar altın ve gümüş bulundurduğuna bağlıdır. Bu durum 'Külçecilik' (Bullionism) olarak adlandırılır ve devletin tüm ekonomi politikaları (dış ticaret fazlası verme çabası vb.) bu maden stokunu artırmaya yöneliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkantilizmin temel felsefesini hatırla.
Merkantilizm, 16. ve 18. yüzyıllar arasında Avrupa'da hakim olan, devletin gücünü artırmayı amaçlayan müdahaleci bir sistemdir.
Zenginlik tanımının hangi çerçevede yapıldığını anlamak için.
2
Merkantilizmin zenginlik (servet) kaynağını belirle.
Bu düşünce okuluna göre dünya serveti sabittir ve bu servet değerli madenlerle (altın ve gümüş) temsil edilir (Külçecilik/Bullionism).
Soruda sorulan temel göstergeye ulaşmak için.
3
Diğer iktisat okullarının yaklaşımlarıyla karşılaştır.
Fizyokratlar tarımı, Klasikler üretimi/iş bölümünü önemserken Merkantilistler doğrudan kıymetli maden biriktirmeyi hedefler.
Çeldiricileri elemek ve doğru cevabı doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Merkantilist Servet Anlayışı (Külçecilik / Bullionism)

İpuçları

1
Bu düşünce sisteminde bir ülkenin zenginliği, o dönemde para yerine kullanılan madenlerin miktarıyla ölçülür.
2
Külçecilik (Bullionism) terimini hatırlayın; bu kavram hangi madenlerin biriktirilmesini ifade eder?

Daha Fazla Pratik

Merkantilistlerin bu maden stokunu artırmak için dış ticaret politikalarında hangi yöntemi (ihracat/ithalat dengesi) savunduklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 6 / 6
Merkantilizm ve Fizyokrasi Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 6 | Examkin