Kalkınma Teorileri ve Stratejileri

123 soru

Soru 61Soru

Joseph Schumpeter'in 'İktisadi Kalkınma Teorisi'ne göre kalkınma; üretim faktörlerinin yeni bileşimlerinin (kombinasyonlarının) hayata geçirilmesiyle sağlanan, dairesel akışı (circular flow) bozan dinamik ve süreksiz bir değişimdir.

Buna göre, Schumpeter'in analizinde 'yeni kombinasyonların uygulanması' (inovasyon) kavramı kapsamında değerlendirilen faaliyetler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut üretim yapısı ve teknikleri içinde, üretim faktörlerinin sadece miktarsal artışına dayalı bir genişleme yaşanması

Cevap

Mevcut üretim yapısı ve teknikleri içinde, üretim faktörlerinin sadece miktarsal artışına dayalı bir genişleme yaşanması
Doğru seçenek olan ifade, Schumpeter'in analizinde 'ekonomik büyüme' (economic growth) olarak tanımlanan ve mevcut yapının dışına çıkmayan niceliksel genişlemeyi ifade eder. Schumpeter'e göre kalkınma, dairesel akışın 'yeni kombinasyonlar' yoluyla dâhili olarak bozulmasıdır ve sadece miktarsal artışlar bu kapsama girmez.

Adım Adım Çözüm

1
Schumpeter'in kalkınma tanımını analiz etme
Schumpeter kalkınmayı, dairesel akışın dışarıdan bir etkiyle değil, içeriden girişimciler aracılığıyla bozulması olarak tanımlar.
Kalkınmanın özündeki dinamik yapıyı anlamak için bu ayrım kritiktir.
2
İnovasyon (yeni kombinasyonlar) türlerini belirleme
Schumpeter 55 tür inovasyon sayar: yeni ürün, yeni yöntem, yeni pazar, yeni girdi kaynağı ve yeni organizasyonel yapı.
Soruda yer almayan unsuru bulmak için kuramsal çerçeveyi netleştirmek gerekir.
3
Büyüme ve kalkınma ayrımını yapma
Sadece faktör miktarlarının (LL ve KK) artması dairesel akışı bozmaz, sadece genişletir (growthgrowth). Kalkınma ise niteliksel değişimdir.
Schumpeter'in analizinde niceliksel artış (büyüme) ile niteliksel değişim (kalkınma) arasındaki fark sorunun cevabını belirler.

Anahtar Kavram

Schumpeter'in Kalkınma ve İnovasyon Türleri Ayrımı

İpuçları

1
Schumpeter'e göre kalkınma, mevcut yapının dâhili olarak niteliksel bir değişime uğramasıdır; sadece niceliksel artışları kapsamaz.
2
Girişimcinin gerçekleştirdiği 'yeni kombinasyonlar' (inovasyon) 55 temel başlıkta toplanır. Bu başlıklardan biri olmayan şıkkı arayın.
3
Schumpeter'e göre her yıl nüfus artışına paralel olarak üretimin artması bir 'büyüme'dir ve dairesel akışın içindedir. Kalkınma ise bu akışın kırılmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Schumpeter'in inovasyonun finansmanında banka kredisinin rolüne ilişkin görüşlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

Joseph Schumpeter'in analizinde, ekonominin kendini sürekli tekrar ettiği dairesel akış (circular flowcircular\ flow) yapısındaki niceliksel artışlar "ekonomik büyüme" olarak tanımlanırken; bu yapının içsel bir dinamikle, kesikli ve köklü bir biçimde değişmesi "iktisadi kalkınma" olarak adlandırılır.

Buna göre, Schumpeter'in teorisinde söz konusu kesikli değişimi (kalkınmayı) başlatan ve "yaratıcı yıkım" sürecine yol açan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Girişimcinin üretim faktörlerine dair yeni bileşimleri (inovasyon) hayata geçirmesi

Cevap

Girişimcinin üretim faktörlerine dair yeni bileşimleri (inovasyon) hayata geçirmesi
Doğru cevap, Schumpeter'in kalkınma tanımıyla tam uyumludur. Schumpeter'e göre kalkınma; üretim faktörlerinin yeni kombinasyonlarının (yeni ürün, yeni üretim yöntemi, yeni pazar, yeni hammadde kaynağı veya yeni organizasyon biçimi) girişimci tarafından hayata geçirilmesi sürecidir. Bu süreç dairesel akışı içsel bir dinamikle bozarak yaratıcı yıkıma yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Dairesel akış ve kalkınma ayrımını yapın.
Dairesel akış durağanlığı (statik dengeyi), kalkınma ise bu dengenin kesikli bir şekilde bozulmasını ifade eder.
Schumpeter'in teorisindeki temel ayrım, süreklilik arz eden büyüme ile kesikli olan kalkınma arasındadır.
2
Değişimin kaynağını (aktörünü) belirleyin.
Sistemi dairesel akıştan çıkaran temel aktör girişimcidir (entrepreneurentrepreneur).
Girişimci, mevcut üretim faktörlerini daha önce denenmemiş "yeni bileşimler" altında birleştirerek statik yapıyı bozar.
3
Yaratıcı yıkım kavramıyla ilişkilendirin.
İnovasyon süreci eski yapıları yıkarak yenilerini kurar.
Yaratıcı yıkım, inovasyonun kaçınılmaz bir sonucu olarak kalkınmanın motoru görevini görür.

Anahtar Kavram

Schumpeter'in İnovasyon ve Girişimci Odaklı Kalkınma Teorisi

Daha Fazla Pratik

Schumpeter'in kalkınma finansmanında banka kredilerine ve faiz oranına bakış açısını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Schumpeter'in kalkınma anlayışını anlamak için 'yaratıcı yıkım' kavramını düşünün: Eski teknoloji veya yöntemin (örneğin at arabası) yerini yeni ve daha verimli olanın (otomobil) alması, dairesel akışı bozan temel devrimsel harekettir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 63Soru

W. Arthur Lewis'in ikili (dual) iktisadi yapı analizine göre, modern (kapitalist) sektörde sermaye birikimi ve üretim kapasitesi genişlemeye devam ederken, bu sektöre sunulan işgücü arzının bir süre için geçimlik ücret düzeyinde tam esnek olmasını sağlayan temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel (tarım) sektörde gizli işsizliğin varlığı ve emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olması

Cevap

Geleneksel (tarım) sektörde gizli işsizliğin varlığı ve emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olması seçeneği modelin temel mekanizmasını açıklar.
Doğru seçenek olan geleneksel sektörde gizli işsizliğin varlığı, Lewis modelinin kalbidir. Tarım sektöründe çok fazla işçi olduğu için bazı işçilerin sistemden çekilmesi üretimi düşürmez (MPL=0MP_L = 0). Bu durum, sanayi sektörünün ihtiyaç duyduğu emeği, ücretleri artırmak zorunda kalmadan 'geçimlik ücret + küçük bir prim' düzeyinde bulmasını sağlar. Yani sanayi sektörü için emek arz eğrisi yatay (tam esnek) bir hal alır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonominin yapısını tanımlama
Ekonomi; geçimlik (tarım) ve kapitalist (sanayi) olmak üzere iki sektöre ayrılmıştır.
Lewis modeli ikili (dual) bir yapı üzerine kuruludur.
2
Emek arzı koşullarını analiz etme
Geleneksel sektörde emeğin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfırdır; bu da 'gizli işsizlik' anlamına gelir.
Sınırsız emek arzının kaynağı, tarımdan çekilen emeğin toplam hasılayı azaltmamasıdır.
3
Ücret oluşumunu değerlendirme
Modern sektör, tarımdaki geçimlik ücretin (WsW_s) biraz üzerinde sabit bir ücret (WmW_m) teklif ederek sınırsız işgücü çeker.
Sermaye birikimi MPLMP_L eğrisini sağa kaydırsa da, arz tam esnek olduğu için ücret 'Lewis Dönüm Noktası'na kadar artmaz.

Anahtar Kavram

Gizli İşsizlik ve Tam Esnek Emek Arzı

İpuçları

1
Lewis modelinde iki temel sektör vardır: Geçimlik ve Kapitalist.
2
Sanayide ücretlerin neden artmadığını düşünün; bu durum işgücünün bolluğuyla ilgilidir.
3
Geleneksel sektördeki işçilerin bir kısmı işten ayrılsa bile tarımsal üretimin değişmediği varsayımını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Lewis modelinde 'dönüm noktası' (turning point) kavramını ve bu noktadan sonra ücretlerin neden yükselmeye başladığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 64Soru

Sürdürülebilir kalkınma stratejileri çerçevesinde; bir ekonomide üretim hacmi ve kişi başına düşen gelir artmaya devam ederken, toplam doğal kaynak kullanımı ve çevresel kirlilik düzeyinin mutlak değer olarak azalması durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak Ayrışma

Cevap

Ekonomik büyüme ile çevresel baskının zıt yönlerde hareket etmesini tanımlayan Mutlak Ayrışma kavramıdır.
Mutlak ayrışma, bir ekonomide üretim hacmi (GSYH) artarken çevre üzerindeki baskının (kaynak kullanımı, emisyonlar vb.) net olarak azalmasını ifade eder. Bu durum, ekonomik büyümenin çevresel bozulmadan tamamen koptuğu ideal sürdürülebilirlik senaryosudur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik büyüme ve çevresel baskı arasındaki ilişkiyi analiz etme
Büyüme pozitifken (+ΔGSYH+ \Delta GSYH), çevresel baskının negatif (ΔBaskı- \Delta Baskı) olduğu tespit edildi.
Sürdürülebilirlik literatüründe bu ilişkinin yönü, kalkınmanın doğasını belirler.
2
Ayrışma (Decoupling) türlerini karşılaştırma
Baskının artış hızının düşmesi 'Göreceli', baskının miktarının düşmesi ise 'Mutlak' olarak sınıflandırıldı.
Soru kökünde kirliliğin 'mutlak değer olarak azalması' vurgulanmaktadır.
3
Tanıma uygun terimi seçme
Mutlak ayrışma (Absolute Decoupling) terimine ulaşıldı.
Bu durum, ekonomik faaliyetin ekosistem üzerindeki yükünü gerçekten azalttığı tek senaryodur.

Anahtar Kavram

Ayrışma (Decoupling) Analizi

İpuçları

1
Ekonomik büyüme ve çevresel kirlilik arasındaki bağın kopması (decoupling) durumunu düşünün.
2
Kirlilik miktarının sadece hızının kesilmesi değil, toplamda azalması vurgulanmaktadır.
3
İngilizce 'Absolute Decoupling' olarak bilinen bu terim, kirliliğin mutlak değerce düşüşünü ifade eder.

Daha Fazla Pratik

Çevresel Kuznets Eğrisi hipotezinin hangi aşamasında mutlak ayrışmanın gerçekleştiğini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 65Soru

Dengeli kalkınma stratejisinin temel savunucularından Paul Rosenstein-Rodan'a göre, az gelişmiş ülkelerde tek bir yatırımın tek başına kârlı olmamasının temel nedeni pazar hacminin darlığıdır. Ancak çok sayıda sektörde eş anlı yatırımlar yapıldığında, her bir sektörde çalışanların elde ettiği gelir diğer sektörlerin ürünlerine talep oluşturmakta ve böylece yatırımlar kolektif olarak kârlı hale gelmektedir.

Teoride "yatırımların bölünemezliği" ve "Büyük İtiş" (Big Push) kavramlarıyla ilişkilendirilen bu mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Talep tamamlayıcılığı ve parasal dışsal ekonomiler

Cevap

Talep tamamlayıcılığı ve parasal dışsal ekonomiler
Dengeli kalkınma stratejisinin temelinde, yatırımların pazar hacmini karşılıklı olarak genişletmesi (talep tamamlayıcılığı) ve pazar mekanizması aracılığıyla kârlılığı artırması (parasal dışsal ekonomiler) yatar. Paul Rosenstein-Rodan, bu durumu gerçekleştirmek için yatırımların belirli bir eşiği aşması gerektiğini savunarak 'Büyük İtiş' (Big Push) kavramını kullanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dengeli kalkınma teorisinin temel varsayımını analiz et.
Teori, az gelişmiş ülkelerde pazar darlığının yatırımları engellediğini varsayar.
Düşük gelir düzeyi nedeniyle talep yetersizdir ve tek bir yatırımın kârlı olması zordur.
2
Yatırımların eş anlı yapılmasının etkisini değerlendir.
Eş anlı yatırımlar birbirinin çıktısına talep yaratır (Talep Tamamlayıcılığı).
Bu durum kolektif bir talep artışı yaratarak yatırımların birim maliyetlerini düşürür ve kârlılığı artırır.
3
Parasal dışsal ekonomiler ve bölünemezlik ilişkisini kur.
Yatırımların minimum ölçekte (bölünemezlik) yapılması gerekliliği Büyük İtiş'i zorunlu kılar.
Bu süreçte bir sektördeki genişleme diğer sektörlerin pazarını genişlettiği için parasal dışsal ekonomi yaratılmış olur.

Anahtar Kavram

Dengeli kalkınma stratejisi, yatırımların birbirini destekleyen bir bütün olarak planlanması gerektiğini savunur (Talep Tamamlayıcılığı ve Parasal Dışsal Ekonomiler).

İpuçları

1
Bu strateji, Nurkse'nin 'pazar darlığı' argümanına bir çözüm olarak sunulmuştur.
2
Düşüncenin temelinde yatırımların birbirine müşteri yaratması (talep tarafı) vurgulanmaktadır.
3
Yatırımların tek başına değil, kolektif bir paket (Büyük İtiş) olarak yapılması gerektiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Albert Hirschman'ın Dengesiz Kalkınma Stratejisi ile arasındaki temel farkları (kaynak kullanımı ve yatırım odağı açısından) inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru

W. Arthur Lewis tarafından geliştirilen Sınırsız Emek Arzı Modeli'nde, modern (kapitalist) sektörün genişlemesi ve geleneksel sektörden emek çekerek büyüme sürecinin devam edebilmesi için temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern sektörde elde edilen kârların tamamının yeniden yatırıma dönüştürülmesi ve reel ücretlerin geçimlik düzeyin üzerinde sabit kalması

Cevap

Modern sektörde elde edilen kârların yeniden yatırıma dönüştürülmesi ve reel ücretlerin geçimlik düzeyin üzerinde sabit kalması
Lewis modelinin temel işleyişi, geleneksel sektördeki sınırsız emek arzı sayesinde modern sektör ücretlerinin sabit kalması ve bu sayede modern sektörde oluşan kârların (artığın) yeniden yatırıma yönlendirilerek sermaye birikiminin hızlanması ilkesine dayanır. Bu döngü, geleneksel sektördeki artı emek tükenene kadar devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Modern sektördeki kâr mekanizmasını tanımlama
Kapitalist sektörde üretim fonksiyonu sermaye (KK) ve emeğe (LL) bağlıdır. Elde edilen hasıladan ücretler ödendikten sonra kalan kısım 'kapitalist artıktır'.
Lewis modelinde birikimin kaynağı bu artıktır.
2
Yeniden yatırım ve emek talebi ilişkisini kurma
Artık (kâr) yeniden yatırıma dönüştüğünde sermaye stoğu artar, bu da emeğin marjinal verimlilik eğrisini (MPLMP_L) sağa kaydırarak emek talebini artırır.
Sermaye artışı emeğin verimliliğini ve dolayısıyla istihdam edilebilirliğini artırır.
3
Sınırsız emek arzı varsayımını uygulama
Geleneksel sektörde gizli işsizlik olduğu sürece, modern sektör sabit bir 'kapitalist ücret' (WmW_m) düzeyinde istediği kadar işçi çekebilir.
Ücretler sabit kaldığı sürece genişleyen modern sektörde kâr payı azalmaz ve birikim süreci devam eder.

Anahtar Kavram

Kapitalist Artığın Yeniden Yatırımı ve Sınırsız Emek Arzı

İpuçları

1
Lewis modelindeki 'ikili yapı' (dualizm) ve kârların kimler tarafından nasıl kullanıldığını düşünün.
2
Modelde ücretlerin neden sabit kaldığını ve bu durumun kâr oranları üzerindeki etkisini hatırlayın.
3
Geleneksel sektörden modern sektöre emek transferinin maliyeti (ücret) değişmediği sürece her yeni yatırım yeni bir kâr ve daha fazla yatırım doğurur.

Daha Fazla Pratik

Lewis Dönüm Noktası'na (Lewis Turning Point) ulaşıldığında ekonomideki reel ücretler ve kâr oranlarının nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru

Gelişmekte olan ülkelerin iktisadi kalkınma sürecinde benimsedikleri sanayileşme modellerinden biri olan ihracata yönelik sanayileşme stratejisini, ithal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisinden ayıran temel uygulama farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet teşviklerinin ve desteklerinin, firmaların dış piyasalardaki ihracat başarısı ve rekabet gücü performansına göre belirlenmesi

Cevap

İhracata yönelik sanayileşme stratejisini ayıran temel fark, teşviklerin firmaların uluslararası piyasalardaki performansına dayalı bir disiplin aracı olarak kullanılmasıdır.
İhracata yönelik sanayileşme stratejisinde (EOI), devlet firmaları desteklerken onları dünya fiyatlarında rekabet etmeye zorlar. Bu modelde teşvikler, firmaların dış pazarlardaki başarılarına (ihracat tutarı, pazar payı vb.) endekslenir. Bu durum, ithal ikamesindeki 'koşulsuz korumacılığın' aksine, yerli firmaların verimliliklerini artırmalarını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Stratejilerin temel yönelimlerini belirle
İthal ikamesi (ISI) içe dönük ve korumacıdır; ihracata yönelik sanayileşme (EOI) ise dışa dönük ve rekabetçidir.
Soruda iki model arasındaki temel fark sorulmaktadır.
2
Teşvik mekanizmalarını karşılaştır
ISI'da teşvikler genellikle koşulsuz korunma sağlarken, EOI'da teşvikler ihracat performansı gibi somut başarı kriterlerine bağlıdır.
Dış piyasada rekabet edebilmek için verimlilik artışı zorunludur.
3
Doğru seçeneği saptanması
Uluslararası rekabet gücüne dayalı teşvik yapısını içeren ifade doğru cevaptır.
EOI stratejisinin başarısındaki en kritik unsur 'piyasa disiplini' ve 'performans kriteri'dir.

Anahtar Kavram

İhracata Yönelik Sanayileşme vs. İthal İkamesi Teşvik Yapısı

Daha Fazla Pratik

İthal ikamesi stratejisinin 'kolay aşaması' ve 'zor aşaması' arasındaki temel geçiş engellerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru

W. Arthur Lewis’in "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, modern (kapitalist) sektörün genişleme süreci devam ederken, büyümenin motoru olan "kapitalist artı"nın (surplus) daralmasına ve kalkınma sürecinin yavaşlamasına yol açan "ticaret hadleri etkisi" (terms of trade effect) aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern sektörde istihdam edilen işgücünün gıda talebinin, tarımsal arz artışından daha fazla olması nedeniyle gıda fiyatlarının sanayi mallarına göre yükselmesi ve nominal ücretlerin kârları azaltacak şekilde artması

Cevap

Modern sektörde istihdam edilen işgücünün gıda talebinin, tarımsal arz artışından daha fazla olması nedeniyle gıda fiyatlarının yükselmesi ve nominal ücretlerin kârları azaltacak şekilde artması
Lewis modelinde, tarım sektöründe teknolojik durgunluk varsa, sanayiye aktarılan işgücünün gıda talebi karşılanamaz. Bu durum tarımsal ürünlerin göreli fiyatını artırır. Sanayi sektörü, işçilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için nominal ücretleri yükseltmek zorunda kalır; bu da kârların ve dolayısıyla yatırımların azalmasına yol açarak kalkınmayı yavaşlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Büyümenin kaynağını tanımla
Lewis modelinde büyüme, kapitalistlerin elde ettiği kârların (artığın) yeniden yatırıma dönüştürülmesine ve sermaye birikimine bağlıdır.
Kalkınmanın hızı, kârların hasıla içindeki payına ve bu kârların ne kadarının yatırıma gittiğine bağlıdır.
2
Gıda arzı ve talep dengesini analiz et
Sanayi sektörü genişledikçe istihdam artar; ancak geleneksel (tarım) sektörde üretim artırılamazsa, artan gıda talebi fiyatları yukarı çeker.
Ticaret hadleri, gıda (tarım) ürünleri lehine ve sanayi ürünleri aleyhine döner.
3
Ücret-kâr ilişkisini kur
Sanayi işçilerinin reel geçimlik ücretini (WsW_s) korumak için, artan gıda fiyatları nedeniyle kapitalist nominal ücretleri artırmak zorunda kalır; bu da kâr marjını daraltır.
Kârlar azaldığında yeniden yatırım kapasitesi düşer ve kalkınma süreci yavaşlar.

Anahtar Kavram

Ticaret Hadleri Darboğazı (Food Bottleneck)

İpuçları

1
Sanayi işçilerinin ücretlerinin neye (hangi maliyete) bağlı olduğunu düşünün.
2
Tarım ve sanayi arasındaki 'fiyat dengesi' (ticaret hadleri) bozulursa kârlar nasıl etkilenir?
3
Gıda arzı artmazken sanayi istihdamı artarsa gıda fiyatları yükselir; bu da sanayicinin kârlarını nominal ücret artışları yoluyla eritir.

Daha Fazla Pratik

Lewis Turning Point (Lewis Dönüm Noktası) ile ticaret hadleri darboğazı arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

W.W. Rostow’un "İktisadi Büyüme Aşamaları" analizinde, ekonominin durağan yapıdan kurtularak kendi kendini besleyen bir büyüme sürecine girdiği "Kalkış (Take-off)" evresinin gerçekleşmesi için öngörülen temel niceliksel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Net yatırım oranının milli gelir içindeki payının %5’ten %10 veya üzerine çıkması

Cevap

Net yatırım oranının milli gelir içindeki payının %5’ten %10 veya üzerine çıkması
W.W. Rostow'un modelinde 'Kalkış (Take-off)' evresi, ekonominin durağan bir yapıdan sürekli büyümeye geçtiği dönemdir. Bu dönemin gerçekleşmesi için Rostow, net yatırım oranının milli gelire oranının %5 seviyesinden en az %10 veya üzerine çıkması gerektiğini belirtmiştir. Bu artış, büyümenin kendi kendini finanse edebilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kalkış (Take-off) evresinin şartlarını hatırla
Rostow kalkış için üç şart sunar: 1. Yatırım artışı, 2. Öncü sektör gelişimi, 3. Kurumsal yapı.
Soruda istenen niceliksel şartı diğerlerinden ayırmak gerekir.
2
Yatırım oranındaki spesifik değişimi belirle
Net yatırım oranının milli gelire oranının %5'ten %10 veya üzerine çıkması zorunludur.
Bu oran ekonomideki tasarruf ve yatırım kapasitesinin büyüme için gerekli eşiği aştığını gösterir.

Anahtar Kavram

Kalkış Evresi Yatırım Eşiği

Daha Fazla Pratik

Rostow'un 'Olgunluk' evresi ile 'Kalkış' evresi arasındaki teknolojik yayılım farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 70Soru

Dengeli kalkınma yaklaşımı çerçevesinde Paul Rosenstein-Rodan tarafından ileri sürülen 'Büyük İtiş' (Big Push) teorisine göre, az gelişmiş ülkelerin kalkınma tuzağından kurtulabilmesi için ekonomide üç temel alanda bölünmezliklerin aşılması gerekir. Düşük gelir düzeylerinde marjinal tasarruf eğiliminin çok düşük olduğunu, ancak gelirin belirli bir kritik eşiği aşması durumunda tasarrufların sıçramalı bir şekilde yükseleceğini savunan bu bölünmezlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasarruf arzındaki bölünmezlik

Cevap

Tasarruf arzındaki bölünmezlik
Tasarruf arzındaki bölünmezlik (indivisibility in the supply of savings), Rosenstein-Rodan'ın Büyük İtiş teorisindeki üç temel bölünmezlikten biridir. Bu görüşe göre, az gelişmiş ülkelerde marjinal tasarruf eğilimi gelir belli bir düzeye ulaşana kadar çok düşüktür. Yatırımların bir 'itiş' oluşturabilmesi için geliri bu kritik eşiğin üzerine çıkaracak büyüklükte olması gerekir, böylece tasarruflar sıçramalı bir artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçevenin belirlenmesi
Sorunun Rosenstein-Rodan'ın Büyük İtiş (Big Push) teorisi ve bu teorideki üç temel bölünmezlik (indivisibility) ile ilgili olduğu saptanır.
Büyük İtiş teorisi, az gelişmiş ülkelerin kalkınması için eş anlı ve büyük ölçekli yatırım gerekliliğini bu bölünmezliklere dayandırır.
2
Tasarruf mekanizmasının analizi
Gelir artışı ile tasarruf artışı arasındaki sıçramalı ilişki tanımlanır.
Rosenstein-Rodan'a göre, gelirdeki küçük artışlar tüketime gider; tasarrufların artması için gelirin bir kerede ve büyük bir oranda artması gerekir (Tasarruf arzındaki bölünmezlik).

Anahtar Kavram

Büyük İtiş Teorisi ve Bölünmezlikler

Daha Fazla Pratik

Rosenstein-Rodan'ın diğer iki bölünmezliği olan 'üretim fonksiyonundaki bölünmezlik' ve 'talebin bölünmezliği' kavramlarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 71Soru

Joseph Schumpeter'in iktisadi analizinde, 'yaratıcı yıkım' (creative destructioncreative\ destruction) sürecini tetikleyerek dairesel akış (circular flowcircular\ flow) dengesini bozan temel faktör ve bu süreçte girişimcinin ihtiyaç duyduğu satın alma gücünü sağlayan finansal araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim faktörlerinin yeni bileşimlerinin (inovasyon) hayata geçirilmesi - Banka kredisi

Cevap

Üretim faktörlerinin yeni bileşimlerinin (inovasyon) hayata geçirilmesi ve bunun finansmanında banka kredisinin kullanılması
Schumpeter'in teorisinde kalkınma; üretim faktörlerinin yeni bileşimlerinin (inovasyon) hayata geçirilmesiyle başlar. Girişimci, dairesel akışta kaynakların mevcut sahiplerinden bu kaynakları devralabilmek için banka kredisi aracılığıyla sağlanan yeni bir satın alma gücüne ihtiyaç duyar. Bu süreç, eski yapıların yerini yenilerin alması anlamında 'yaratıcı yıkım' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dairesel akış ve kalkınma ayrımının yapılması
Dairesel akış statik bir yapı iken, kalkınma bu yapının inovasyonla bozulmasıdır.
Schumpeter kalkınmayı dairesel akışın dışarıdan değil, içerden gelen bir etkiyle bozulması olarak tanımlar.
2
Girişimcinin rolünün ve inovasyonun tanımlanması
Girişimci, yeni bileşimleri (yeni mal, yeni yöntem, yeni pazar vb.) hayata geçiren aktördür.
Girişimci, üretim faktörlerini yeni bir şekilde bir araya getirerek 'yaratıcı yıkım' sürecini başlatır.
3
Finansman kaynağının belirlenmesi
Girişimci, üretim faktörlerini mevcut kullanımlarından çekmek için banka kredisine (satın alma gücü) ihtiyaç duyar.
Schumpeter'e göre inovasyon süreci tasarruflardan ziyade banka kredileriyle finanse edilir.

Anahtar Kavram

Schumpeter'in İnovasyon ve Kredi Teorisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

W. Arthur Lewis tarafından geliştirilen "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, modern (kapitalist) sektörün geleneksel (tarım) sektörden çektiği işgücü miktarını artırmasına rağmen sanayi ücretlerinin belirli bir süre boyunca tarımsal geçimlik ücret düzeyinin biraz üzerinde sabit kalmasını sağlayan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel sektörde emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olması ve bu sektördeki işgücü fazlasının "gizli işsizlik" niteliği taşıması

Cevap

Geleneksel sektörde emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olması ve bu sektördeki işgücü fazlasının 'gizli işsizlik' niteliği taşımasıdır.
Lewis modelinde kalkınmanın ana motoru, geleneksel sektördeki gizli işsizlerin modern sektöre aktarılmasıdır. Geleneksel sektörde marjinal verimlilik sıfır olduğu için, bu işçilerin transferi tarımsal üretimi azaltmaz ve işçiler geçimlik düzeyde bir ücretle sanayiye geçmeye razı olurlar. Bu durum, modern sektörün emek arzını tam esnek hale getirir ve ücretlerin kâr maksimizasyonu sürecinde sabit kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Lewis modelinin dualist yapısını tanımlama
Ekonomi; düşük verimli, kalabalık ve geçimlik ücretin hakim olduğu 'geleneksel sektör' ile yüksek verimli, kâr odaklı ve sermaye birikiminin olduğu 'modern sektör' olarak ikiye ayrılır.
Modelin işleyişi bu iki sektör arasındaki işgücü transferine dayanır.
2
Geleneksel sektördeki emek arzı karakteristiğini inceleme
Geleneksel sektörde nüfus baskısı nedeniyle emeğin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfırdır. Bu, "gizli işsizlik" durumunu ifade eder.
Bu varsayım, tarımsal üretimden emek çekildiğinde toplam üretimin düşmemesini sağlar.
3
Ücretlerin sabit kalma mekanizmasını açıklama
Emek arzı geleneksel sektörden modern sektöre doğru tam esnektir. Sanayideki ücret (WmW_m), tarımdaki geçimlik ücretin (WsW_s) yaklaşık %30\%30 üzerinde sabitlenir.
Geleneksel sektördeki emek fazlası tükenene kadar (Lewis dönüşüm noktası), sanayici ücretleri artırmadan daha fazla işçi çalıştırabilir.

Anahtar Kavram

Gizli İşsizlik ve Sınırsız Emek Arzı

İpuçları

1
Geleneksel sektördeki aşırı nüfusun üretim verimliliği üzerindeki etkisini düşünün.
2
Tarım sektöründe bir kişinin işten ayrılmasına rağmen toplam hasılanın değişmediği duruma ne ad verilir?

Daha Fazla Pratik

Lewis dönüşüm noktasından (Lewis turning point) sonra emek arzı eğrisinin ve ücretlerin nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 73Soru

W.W. Rostow’un "İktisadi Büyüme Aşamaları" modeline göre; modern bilimin sağladığı imkânların ekonomiye girmeye başladığı, özellikle ulaşım ve haberleşme gibi "sosyal genel sermaye" yatırımlarının hız kazandığı ve yeni bir girişimci sınıfın ortaya çıkarak geleneksel yapıyı dönüştürmeye başladığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkışa Hazırlık (Geçiş) Evresi

Cevap

Kalkışa Hazırlık (Geçiş) Evresi; modern teknolojinin sınırlı uygulamaları, sosyal genel sermaye yatırımları ve merkezi bir otoritenin kurulması gibi temel önkoşulları içeren aşamadır.
Kalkışa Hazırlık (Geçiş) Evresi, Rostow'un modelinde geleneksel toplum ile kalkış aşaması arasındaki köprüdür. Bu aşamada özellikle ulaşım ve haberleşme gibi altyapı (sosyal genel sermaye) yatırımları, tarımsal verimlilik artışı ve ekonomik faaliyetleri destekleyecek merkezi bir siyasi otoritenin varlığı ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirle.
"Sosyal genel sermaye", "yeni girişimci sınıf" ve "modern bilimsel uygulamalar" kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar Rostow'un aşamalarını birbirinden ayıran karakteristik özelliklerdir.
2
Kavramları Rostow'un 5 aşamasıyla eşleştir.
Geleneksel yapıdan çıkışın başladığı ancak henüz tam anlamıyla sürdürülebilir büyümenin (Kalkış) gerçekleşmediği ara dönem olduğu görüldü.
Hazırlık aşaması (Pre-conditions), kalkış için gerekli zeminlerin (altyapı, tarım fazlası, siyasi birlik) oluşturulduğu dönemdir.
3
Sonraki aşamalarla farkını analiz et.
Kalkış aşamasında yatırım oranı milli gelirin %5\%5 düzeyinden %10\%10 ve üzerine çıkarken, hazırlık aşamasında bu yatırımların bileşenleri (ulaşım vb.) daha kritiktir.
Yatırımın niceliğinden ziyade niteliği ve altyapı odaklı olması bu evreyi tanımlar.

Anahtar Kavram

Rostow'un Geçiş (Kalkışa Hazırlık) Evresi ve Sosyal Genel Sermaye

İpuçları

1
Bu aşama, ekonominin 'kendi kendine sürdürülebilir büyüme' sürecine girmesinden hemen önceki aşamadır.
2
Rostow bu aşamada özellikle demiryolları gibi 'sosyal genel sermaye' yatırımlarının önemini vurgular.
3
Geleneksel yapıdaki dirençlerin kırıldığı ve merkezi bir devlet yapısının kurulmasının zorunlu olduğu aşamadır.

Daha Fazla Pratik

Rostow'un 'Kalkış' aşamasının gerçekleşmesi için gerekli olan üç temel şartı (yatırım oranı, itici sektör ve kurumsal çerçeve) tekrar inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

Dengeli kalkınma teorisyenleri, az gelişmiş ülkelerde piyasa mekanizmasının tek başına kalkınmayı gerçekleştiremeyeceğini ve piyasadaki fiyat sinyallerinin yatırımcıları doğru yönlendiremediğini savunurlar. Bu görüşe göre, tek başına verimsiz veya kârsız görünen birçok yatırım projesi, devletin koordinasyonunda eş zamanlı bir biçimde uygulandığında ekonomik bir rasyonalite kazanmaktadır.

Dengeli kalkınma stratejisine göre, bu koordineli yatırım hamlesinin bireysel yatırımları kârlı hale getirmesini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatırımların eş zamanlı yapılarak birbirine pazar oluşturması ve ortaya çıkan dışsal ekonomiler sayesinde toplam verimliliğin artması

Cevap

Dengeli kalkınma stratejisinde temel mekanizma, yatırımların eş zamanlı yapılarak birbirine pazar oluşturması ve dışsal ekonomiler yoluyla kârlılığın artırılmasıdır.
Dengeli kalkınma stratejisi (özellikle Nurkse ve Rosenstein-Rodan), az gelişmiş ülkelerdeki düşük gelir düzeyinin yarattığı 'pazar darlığı' sorununu aşmak için yatırımların koordineli ve eş zamanlı yapılmasını savunur. Bu sayede, bir sektörde çalışanlar aldıkları ücretle diğer sektörlerin ürünlerini satın alarak birbirlerine pazar oluştururlar. Bu karşılıklı etkileşim 'dışsal ekonomiler' yaratarak, tek başına kârsız görünen projeleri toplu halde kârlı ve verimli hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Dengeli kalkınma yaklaşımının temel problemini tanımla.
Az gelişmiş ülkelerde pazarın darlığı, tek bir yatırımın kârlı olmasını engeller.
Düşük gelir düzeyi talebi sınırlar.
2
Eş zamanlı yatırımın etkisini analiz et.
Bir sektörde yapılan yatırım, diğer sektörlerin çıktıları için talep yaratır.
Üretim sürecinde istihdam edilenlerin geliri, diğer sektörlerin ürünlerine yönelir.
3
Dışsal ekonomiler kavramını uygula.
Koordineli yatırımlar sayesinde sosyal kârlılık bireysel kârlılığın üzerine çıkar.
Yatırımlar arası koordinasyon, piyasa başarısızlıklarını gidererek genel verimliliği artırır.

Anahtar Kavram

Koordinasyon ve Dışsal Ekonomiler (External Economies)

İpuçları

1
Az gelişmiş ülkelerde tek bir dükkanın açılmasının neden kârlı olmadığını ama binlerce dükkanın aynı anda açılmasının neden kârlı olabileceğini düşünün.
2
Piyasa mekanizmasının çözemediği koordinasyon sorununu ve yatırımların birbirine sağladığı yan faydaları (dışsallıkları) göz önüne getirin.

Daha Fazla Pratik

Dengeli kalkınma stratejisine getirilen 'kaynak yetersizliği' eleştirilerini ve Hirschman'ın buna karşı geliştirdiği tezi inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

Joseph Schumpeter'in iktisadi analizinde, dairesel akış (circular flowcircular\ flow) içerisinde nüfus artışı veya tasarruflardaki küçük değişimler sonucu ortaya çıkan niceliksel artışlar "ekonomik büyüme" olarak tanımlanırken; bu akışın yapısını kökten değiştiren, kendiliğinden ve süreksiz değişimler "ekonomik kalkınma" olarak nitelendirilir.

Buna göre, Schumpeter'in teorisinde ekonomik kalkınmayı büyümeden ayıran ve statik dengeyi bozan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim faktörlerinin yeni bileşimlerinin (inovasyonların) hayata geçirilmesi

Cevap

Üretim faktörlerinin yeni bileşimlerinin (inovasyonların) hayata geçirilmesi
Schumpeter'e göre kalkınma, ekonominin dairesel akışının kendi içinden gelen bir güçle (girişimci) ve süreksiz bir biçimde (inovasyon) bozulmasıdır. Mevcut üretim faktörlerinin 'yeni bileşimler' (new combinationsnew\ combinations) altında bir araya getirilmesi, üretim fonksiyonunda sıçramalı bir değişime yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Schumpeter'in "büyüme" ve "kalkınma" tanımlarını ayırt et.
Büyüme niceliksel (miktarsal) artıştır; kalkınma ise niteliksel (yapısal) ve süreksiz değişimdir.
Teorinin temel ayrımını anlamak için gereklidir.
2
Dairesel akışın durağanlığını neyin bozduğunu belirle.
Girişimci tarafından gerçekleştirilen inovasyonlar (yeni kombinasyonlar) dengeyi bozar.
Schumpeter modelinde değişimin ana motoru inovasyondur.
3
İnovasyonun niteliğini analiz et.
Yeni mallar, yeni üretim yöntemleri veya yeni pazarlar gibi köklü değişimleri kapsar.
Süreksiz değişimin kaynağını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Schumpeter'in Kalkınma vs. Büyüme Ayrımı ve İnovasyon

İpuçları

1
Schumpeter dairesel akışı bozan faktörün ekonominin 'içinden' geldiğini savunur.
2
Girişimcinin ana fonksiyonunu ve 'yeni bileşimler' kavramını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Schumpeter'in analizinde inovasyonun finansmanında banka kredilerinin tasarruflardan neden daha önemli olduğunu araştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 76Soru

İktisadi kalkınma literatüründe ithal ikamesi stratejisinin başlangıç dönemi olan "kolay safha"da (birinci aşama) üretilmesi hedeflenen malların temel karakteristik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük teknoloji ve yoğun emek kullanımıyla üretilebilen dayanıksız tüketim malları olmaları

Cevap

Düşük teknoloji ve yoğun emek kullanımıyla üretilebilen dayanıksız tüketim malları olmaları
İthal ikamesi stratejisinin birinci aşaması, daha önce ithal edilen ve üretimi için karmaşık teknolojiler gerektirmeyen malların yurt içinde üretilmesini kapsar. Bu dönemde gıda, tekstil ve ayakkabı gibi emek-yoğun ve düşük sermaye gerektiren dayanıksız tüketim mallarına odaklanıldığı için bu safha "kolay safha" olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
İthal ikamesi stratejisinin aşamalarını hatırla.
Strateji genel olarak "kolay" (birinci) ve "zor" (ikinci) olmak üzere iki aşamadan oluşur.
Sorunun hangi evreye odaklandığını netleştirmek gerekir.
2
Kolay safhanın neden "kolay" olarak adlandırıldığını analiz et.
Bu aşamada büyük sermaye yatırımı veya ileri teknoloji gerektirmeyen ürünler üretilir.
Aşamanın ekonomik ve teknik kısıtlarını anlamak doğru cevaba ulaştırır.
3
Bu aşamaya uygun ürün gruplarını belirle.
Gıda, giyim ve tekstil gibi dayanıksız tüketim malları bu tanıma uygundur.
Teorik bilgiyi somut ürün kategorileriyle eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

İthal İkamesi Stratejisinin Safhaları

İpuçları

1
İthal ikamesinin ilk aşamasında ülkenin mevcut kısıtlı sermayesiyle en kolay üretebileceği ürünlere odaklanıldığını düşünün.
2
Gıda ve tekstil gibi sektörlerin teknolojik gereksinimlerini ve kullanılan temel üretim faktörünü değerlendirin.

Daha Fazla Pratik

İthal ikamesinin ikinci aşamasında (zor safha) hangi tür malların üretimine geçildiğini araştırarak aşamalar arasındaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 77Soru

W.W. Rostow tarafından geliştirilen "İktisadi Büyüme Aşamaları" yaklaşımına göre; bir ülkenin modern teknolojiyi kaynaklarının tamamına etkin biçimde uygulamaya başladığı, üretimde çeşitliliğin arttığı ve ekonominin teknik kapasitesinin her türlü malı üretebilecek düzeye ulaştığı evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olgunluk Aşaması

Cevap

Olgunluk Aşaması, modern teknolojinin ekonominin tüm kaynaklarına yayıldığı ve üretimin çeşitlendiği evredir.
Olgunluk aşaması, kalkış aşamasını takip eden ve yaklaşık 40-60 yıl süren, modern teknolojinin ekonominin bütününe yayıldığı, yeni endüstrilerin eskilerin yerini aldığı ve ekonominin dış dünyadan bağımsız olarak teknik kapasitesini ispatladığı evredir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel özellikleri (teknolojinin tüm kaynaklara yayılması, üretim çeşitliliği) belirle.
Bu özellikler Rostow'un dördüncü aşamasına işaret etmektedir.
Rostow modelinde her aşamanın kendine has teknolojik ve yapısal dönüşüm özellikleri vardır.
2
Tanımlanan özellikleri Rostow'un kronolojik aşamalarıyla karşılaştır.
Olgunluk aşaması, kalkıştan yaklaşık 60 yıl sonra gerçekleşen ve teknolojinin genele yayıldığı dönemdir.
Olgunluk (Drive to Maturity) evresi, ekonominin sadece geleneksel alanlarda değil, seçtiği her alanda üretim yapabileceğini gösterdiği evredir.

Anahtar Kavram

Rostow'un Olgunluk (Erginlik) Evresi Özellikleri

İpuçları

1
Rostow'un 5 aşamalı modelinde kalkıştan sonra gelen ve teknolojinin yaygınlaştığı aşamayı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Rostow'un kalkış (take-off) aşaması için gerekli olan net yatırım oranı kriterini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 78Soru

Az gelişmiş bir ekonomide, bir sanayi kolunda çalışan işçilerin elde ettikleri gelirle diğer sektörlerin ürettiği malları satın alarak genel bir talep artışı yaratacağı düşüncesinden hareketle; yatırımların tek bir sektör yerine birbiriyle ilişkili çok sayıda alana yayılmasını öneren kalkınma yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dengeli Kalkınma Stratejisi

Cevap

Az gelişmiş ülkelerde düşük gelir ve dar pazar sorununu aşmak için yatırımların çok sayıda sektöre eş zamanlı yapılmasını savunan yaklaşım Dengeli Kalkınma Stratejisi'dir.
Doğru seçenek olan strateji, az gelişmiş ülkelerdeki yoksulluk kısır döngüsünü kırmak için yatırımların birbirini destekleyecek şekilde geniş bir alana yayılmasını savunur. Bu sayede bir sektördeki üretim artışı diğer sektörler için hem girdi hem de gelir üzerinden talep yaratarak ekonominin bütünsel kalkınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Problemi tanımlayın.
Az gelişmiş ülkelerde gelir düşük olduğu için piyasa talebi yetersizdir (pazarın darlığı).
Yatırımların kârlı olabilmesi için yeterli bir tüketici kitlesine ihtiyaç vardır.
2
Çözüm mekanizmasını analiz edin.
Yatırımlar aynı anda birçok sektöre yayılırsa, her sektörün yarattığı istihdam ve gelir, diğer sektörün ürünleri için talep oluşturur.
Bu durum 'talebin tamamlayıcılığı' (complementarity of demand) ilkesiyle açıklanır.
3
Uygun teoriyi eşleştirin.
Yatırımların geniş bir yelpazeye dağıtılmasını öngören bu görüş Dengeli Kalkınma Stratejisi'dir.
Ragnar Nurkse ve Paul Rosenstein-Rodan bu görüşün temel savunucularıdır.

Anahtar Kavram

Talebin Tamamlayıcılığı ve Pazarın Darlığı

İpuçları

1
Soruda vurgulanan 'yatırımların tek bir sektör yerine çok sayıda alana yayılması' ifadesine odaklanın.
2
Ragnar Nurkse'ye göre 'pazarın darlığı' sorununu ancak sektörlerin birbirine talep yarattığı bir model çözebilir.
3
Yatırımların 'denge' içinde ve eş zamanlı yürütülmesini öngören stratejiyi hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Dengeli kalkınma stratejisinin karşıtı olan ve Hirschman tarafından savunulan 'Dengesiz Kalkınma' stratejisindeki 'ileri ve geri bağlantı etkileri' kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru

W. Arthur Lewis'in 'Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma' modelinde, modern (kapitalist) sektördeki ücret düzeyinin (wmw_m) belirlenme mantığı ve geleneksel (geçimlik) sektördeki ücret düzeyi (wsw_s) ile olan ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern sektör ücretleri, geleneksel sektördeki geçimlik ücretin üzerinde bir düzeyde (primli) belirlenir ve geleneksel sektördeki gizli işsizlik tükenene kadar sabit kalır.

Cevap

Modern sektör ücretleri, geleneksel sektördeki geçimlik ücretin üzerinde sabit bir primle belirlenir ve gizli işsizlik sona erene kadar bu düzeyde sabit kalır.
Doğru seçenek, Lewis modelindeki ücret mekanizmasını tam olarak açıklar: Modern sektör ücretleri (wmw_m), geleneksel sektördeki geçimlik ücretin (wsw_s) bir miktar üzerinde sabitlenir. Geleneksel sektörde marjinal verimliliği sıfır olan 'gizli işsizler' bulunduğu sürece, sanayi sektörüne emek arzı tam esnektir; yani sermaye birikimi ve üretim artsa dahi ücretler bir süre yükselmez. Bu durum kapitalistlerin elde ettiği artığın (surplus) artmasını ve büyümenin kendi kendini beslemesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel sektördeki ücret temelinin belirlenmesi
Geleneksel sektörde ücretler, toplam hasılanın işçi sayısına bölünmesiyle elde edilen 'ortalama hasıla' (geçimlik ücret) düzeyindedir.
Bu sektörde emeğin marjinal verimliliği sıfırdır, ancak sosyal yardımlaşma nedeniyle işçiler ortalama bir pay alır.
2
Modern sektör ücret priminin eklenmesi
Modern sektör, işçileri göçe teşvik etmek için geçimlik ücretin yaklaşık %30 üzerinde bir 'kapitalist ücret' (wmw_m) belirler.
Psikolojik maliyetler, göç masrafları ve şehirdeki yaşam maliyetleri bu primi zorunlu kılar.
3
Emek arz esnekliğinin ve ücret sabitliğinin analizi
Geleneksel sektördeki sınırsız emek (gizli işsizlik) nedeniyle, modern sektör istediği kadar işçiyi aynı sabit ücretle (wmw_m) istihdam edebilir.
Emek arzı bu aşamada tam esnektir (yataydır); sermaye birikimi artışı ücretleri yükseltmez, sadece istihdamı artırır.

Anahtar Kavram

Lewis Modelinde Ücret Belirlenimi ve Sınırsız Emek Arzı

İpuçları

1
Geleneksel sektörde işçilerin marjinal verimliliğinin sıfır olmasına rağmen neden hâlâ bir ücret aldıklarını (geçimlik düzey) düşünün.
2
Sanayi sektörünün köylerden işçi çekebilmesi için onlara mevcut durumlarından daha iyi bir teklif yapıp yapmaması gerektiğini değerlendirin.
3
Lewis modelinde emek arz eğrisinin hangi aşamaya kadar yatay (tam esnek) olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Lewis Dönüm Noktası'nın (Lewis Turning Point) gerçekleşme koşullarını ve sonuçlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 80Soru

Sürdürülebilir kalkınma tartışmalarında Herman Daly ve Nicholas Georgescu-Roegen gibi iktisatçılar tarafından savunulan "Durağan Durum Ekonomisi" (Steady-State Economy) yaklaşımı, ekonomik sistemi biyofiziksel bir ekosistemin alt sistemi olarak kabul eder. Bu yaklaşımda, ekosistemin taşıma kapasitesi (carrying capacity) sınırları dahilinde kalmak amacıyla madde-enerji akışının (throughput) minimize edilmesi ve niceliksel büyüme yerine niteliksel gelişime odaklanılması gerektiği savunulur.

Buna göre, Durağan Durum Ekonomisi yaklaşımı çerçevesinde sürdürülebilirliğin operasyonel hale getirilmesi için önerilen; "yenilenemeyen kaynakların tüketim hızının, bu kaynakların yerine geçebilecek yenilenebilir alternatiflerin geliştirilme hızına eşit olması" kuralının temel teorik dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termodinamiğin ikinci yasası (Entropi Yasası) uyarınca, düşük entropili enerji ve maddenin yüksek entropili atığa dönüşümünün biyosferin yenileme ve absorbe kapasitesini aşmasını engelleme zorunluluğu

Cevap

Termodinamiğin ikinci yasası (Entropi Yasası) uyarınca, düşük entropili enerji ve maddenin yüksek entropili atığa dönüşümünün biyosferin yenileme ve absorbe kapasitesini aşmasını engelleme zorunluluğudur.
Doğru yanıt olan seçenek, sürdürülebilir kalkınmanın ekolojik iktisat perspektifindeki en derin dayanağını ifade eder. Herman Daly'nin Durağan Durum Ekonomisi, Nicholas Georgescu-Roegen'in Entropi Yasası'nı iktisada uygulamasından beslenir. Bu yaklaşıma göre ekonomi, biyosferden düşük entropili enerji/madde alır ve yüksek entropili atık verir. Yenilenemeyen kaynakların kullanımını yenilenebilirlerin geliştirilmesine bağlamak, bu madde-enerji akışını biyosferin taşıma kapasitesi içinde tutarak sistemin çökmesini engellemeyi amaçlayan fiziksel bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Durağan Durum Ekonomisi kavramını analiz etme
Ekonominin sonsuz büyümesinin fiziksel olarak imkansız olduğu, ekosistemin bir alt sistemi olduğu belirlendi.
Yaklaşımın ontolojik temelini anlamak için gereklidir.
2
Madde-enerji akışı (throughput) ve Entropi ilişkisini kurma
İktisadi faaliyetin düşük entropili (kullanılabilir) kaynakları yüksek entropili (kullanılamaz/atık) enerjiye dönüştürdüğü saptandı.
Daly ve Georgescu-Roegen'in fizik yasalarını iktisada entegre etme biçimini açıklar.
3
Daly'nin operasyonel kurallarını değerlendirme
Yenilenemeyen kaynakların kullanım hızının, yenilenebilir alternatiflerin geliştirilme hızına bağlanmasının biyofiziksel bir denge arayışı olduğu anlaşıldı.
Sürdürülebilirliğin sadece parasal değil, fiziksel bir kısıt olduğunu doğrular.
4
Seçenekler arasında karşılaştırma yapma
Hartwick Kuralı (yatırım odaklı) ve Teknolojik İyimserlik elenerek, temel fiziksel kısıt olan Entropi Yasası ile ilişkilendirilen seçenek doğru kabul edildi.
Level 5 zorluk seviyesinde kavramlar arası derin bağ kurulmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Durağan Durum Ekonomisi ve Entropi Yasası İlişkisi

İpuçları

1
Soruda bahsedilen yaklaşım, ekonomiyi bağımsız bir sistem olarak değil, doğanın bir parçası (alt sistemi) olarak görür.

Daha Fazla Pratik

Güçlü sürdürülebilirlik ile zayıf sürdürülebilirlik arasındaki sermaye ikamesi varsayımı farklarını tekrar edin.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 7Sonraki