Kalkınma Teorileri ve Stratejileri

123 soru

Soru 101Soru

W. Arthur Lewis tarafından geliştirilen "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, geleneksel (tarım) sektöründen modern (sanayi) sektöre işgücü aktarımı yapılmasına rağmen tarımsal üretimin başlangıçta azalmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel sektörde çalışan emeğin marjinal verimliliğinin sıfır veya sıfıra çok yakın olması

Cevap

Geleneksel sektörde çalışan emeğin marjinal verimliliğinin sıfır veya sıfıra çok yakın olması (gizli işsizlik durumu)
Lewis modelinde geleneksel sektörde "gizli işsizlik" (disguised unemployment) olduğu varsayılır. Bu durumda işçilerin marjinal verimliliği sıfırdır (MPL=0MP_L = 0). Marjinal verimliliği sıfır olan bir işçi üretim sürecinden çekildiğinde toplam çıktı miktarında herhangi bir azalma meydana gelmez. Bu durum, sanayiye "bedava" veya üretim kaybı yaşanmadan işgücü aktarılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Lewis modelindeki ikili (dual) yapıyı analiz etme
Ekonomi; düşük verimli geleneksel tarım sektörü ve yüksek verimli modern sanayi sektörü olarak ikiye ayrılır.
Modelin işleyişini anlamak için bu temel ayrımı kavramak gerekir.
2
Geleneksel sektördeki işgücü durumunu değerlendirme
Geleneksel sektörde "gizli işsizlik" mevcuttur; yani çok sayıda işçi çok az miktarda toprakta çalışmaktadır.
İşgücü arzının sınırsız olmasının kaynağı bu atıl işgücüdür.
3
Marjinal verimlilik ve üretim ilişkisini kurma
Gizli işsizlerin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfırdır. Bu kişiler tarımdan sanayiye geçtiğinde, toplam tarımsal üretim (TPTP) değişmez.
Bir girdinin marjinal verimliliği sıfırsa, o girdinin sistemden çekilmesi toplam çıktıyı etkilemez.

Anahtar Kavram

Gizli İşsizlik ve Üretim Nötrlüğü

İpuçları

1
Geleneksel sektördeki 'gizli işsizlik' kavramını ve bunun üretim üzerindeki etkisini düşünün.
2
Bir işçi işten ayrıldığında toplam üretimin değişmemesi için o işçinin son birimdeki katkısının (marjinal verimlilik) ne olması gerekir?
3
Lewis modelinin en temel varsayımı, tarımda emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olmasıdır; bu da üretimi düşürmeden transferi mümkün kılar.

Daha Fazla Pratik

Lewis modelinde 'dönüm noktası' (turning point) kavramını ve bu noktadan sonra ücretlerin nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 102Soru

Bağımlılık Okulu ve Yapısalcı Görüş (CEPAL) çerçevesinde; çevre ülkelerin ithal ikameci sanayileşme stratejisiyle dışa bağımlılığı azaltmaya çalışma sürecinde karşılaştıkları ve "bağımlılığın yeniden üretilmesi" (teknolojik bağımlılık) olarak tanımlanan durumun temel kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayileşme için gerekli olan makine, teçhizat ve ara mallar gibi sermaye mallarının merkez ülkelerden ithal edilme zorunluluğunun devam etmesi

Cevap

Sanayileşme için gerekli olan sermaye mallarının merkez ülkelerden ithal edilme zorunluluğunun devam etmesi
Bağımlılık Okulu temsilcilerine (örn. Theotonio Dos Santos) göre, çevre ülkeler ithal ikameci sanayileşme ile kendi sanayilerini kurmaya çalışırken, bu fabrikaların çalışması için gereken ileri teknoloji, makine ve ara malları merkez ülkelerden almak zorundadırlar. Bu durum, hammadde ihracatına dayalı 'eski' bağımlılığın yerini, sanayi girdilerine ve teknolojiye dayalı 'yeni' bir bağımlılık biçimine bırakmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
İthal ikameci sanayileşme (İİS) stratejisinin amacını belirleme
İİS, daha önce ithal edilen tüketim mallarının içeride üretilmesini hedefler.
Dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli sanayiyi kurmak için temel stratejidir.
2
Bağımlılık Okulu'nun bu sürece yönelik yapısal eleştirisini analiz etme
Çevre ülkelerin sanayileşmek için ihtiyaç duyduğu teknoloji ve sermaye malları (makine vb.) yine 'merkez' ülkelerden gelmektedir.
Çevre ülkeler henüz kendi sermaye malı sanayilerini kuramadıkları için merkeze muhtaçtır.
3
Bağımlılığın yeniden üretilmesi sonucuna ulaşma
Tüketim malı ithalatı azalırken sermaye malı ithalatı artar, bu da döviz ihtiyacını ve teknolojik bağımlılığı kalıcı hale getirir.
Bu durum, bağımlılığın ortadan kalkmadığını, sadece biçim değiştirdiğini kanıtlar.

Anahtar Kavram

Teknolojik Bağımlılık (Yeni Bağımlılık)

İpuçları

1
Sanayileşmek için sadece fabrika kurmak yeterli midir, yoksa o fabrikayı çalıştıracak araçlar nereden gelir?
2
İthal ikameci strateji tükettiğimiz malları üretmeyi sağlar, peki üretim aşamasında kullanılan teknolojinin kaynağı neresidir?

Daha Fazla Pratik

Dos Santos'un 'Bağımlılığın Yapısı' (Structure of Dependence) makalesindeki bağımlılık türlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 103Soru

Joseph Schumpeter'in 'İktisadi Kalkınma Teorisi'nde kalkınma, dairesel akışın (circular flowcircular\ flow) kanallarında meydana gelen kendiliğinden ve süreksiz değişimler olarak tanımlanmıştır. Schumpeter, bu süreci 'yeni kombinasyonların gerçekleştirilmesi' yani yenilik (innovationinnovation) kavramı ile açıklamaktadır.

Buna göre, Schumpeter'in analizinde kalkınmayı başlatan 'yeni kombinasyonlar' (yenilik türleri) arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus ve tasarruf artışı gibi nedenlerle üretim faktörlerinin miktarında görülen kademeli ve niceliksel artışlar

Cevap

Schumpeter'in analizinde nüfus artışı veya tasarruflardaki küçük değişimlere bağlı niceliksel artışlar 'büyüme' (growthgrowth) olarak adlandırılır ve dairesel akışı süreksiz bir şekilde bozan 'yenilik' (innovationinnovation) kapsamında değerlendirilmez.
Doğru cevap olan ifade, Schumpeter'in 'büyüme' (growthgrowth) olarak tanımladığı süreci açıklamaktadır. Schumpeter, nüfus ve tasarruflardaki kademeli artışların dairesel akışı temelinden sarsmadığını, sadece sistemin kendi içinde genişlemesine yol açtığını savunur. Kalkınma ise ancak 'yeni kombinasyonlar' (yenilikler) ile gerçekleşen sıçramalı bir süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Schumpeter'in büyüme (growthgrowth) ve kalkınma (developmentdevelopment) ayrımını belirleyin.
Büyüme, dairesel akış içindeki niceliksel ve kademeli değişimdir; kalkınma ise yeniliklerle ortaya çıkan süreksiz değişimdir.
Teorinin temel ayrımını anlamak için.
2
Schumpeter'in tanımladığı 5 yenilik (yeni kombinasyon) türünü hatırlayın.
1. Yeni mal, 2. Yeni üretim yöntemi, 3. Yeni pazar, 4. Yeni hammadde kaynağı, 5. Yeni organizasyon.
Seçenekleri bu liste ile karşılaştırmak için.
3
Verilen seçeneklerdeki ifadeleri bu 5 tür ile eşleştirin.
A, B, C ve E seçenekleri bu listede yer alırken, D seçeneği niceliksel büyümeyi tarif etmektedir.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Schumpeter'in Yenilik (İnovasyon) Türleri ve Büyüme-Kalkınma Ayrımı

İpuçları

1
Schumpeter, sistem içindeki yavaş ve kademeli değişimleri 'büyüme', ani ve niteliksel değişimleri 'kalkınma' olarak ayırır.
2
Kalkınmayı sağlayan yenilikler arasında yeni ürünler, yöntemler, pazarlar, hammadde kaynakları ve organizasyonel yapılar bulunur.
3
Dairesel akış (circular flowcircular\ flow) içindeki nüfus artışı, sistemi dışarıdan sarsan bir yenilik değildir; sadece mevcut çarkların biraz daha büyümesini sağlar.

Daha Fazla Pratik

Schumpeter'in girişimci (entrepreneurentrepreneur) ve banka kredisi arasındaki ilişkiyi inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru

W. Arthur Lewis’in "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, modern (kapitalist) sektörün büyüme sürecinde kârlar yeniden yatırıma dönüştürülürken; geleneksel sektörden sağlanan gıda arzının modern sektörün talebini karşılayamaması veya tarımsal ürün fiyatlarının sanayi ürünlerine oranla artması neticesinde, modern sektörde nominal ücretlerin yükselmesi ve kâr marjının daralması durumu aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ticaret hadlerinin geleneksel (tarım) sektörü lehine değişmesi

Cevap

Ticaret hadlerinin geleneksel (tarım) sektörü lehine değişmesi
Lewis modelinde modern sektörün genişlemesi, tarım sektöründen gelen gıda arzının esnekliğine bağlıdır. Eğer modern sektördeki istihdam artışı tarımsal arz artışından hızlı olursa, ticaret hadleri tarım lehine döner. Modern sektör girişimcisi, işçilerin yaşam standardını (geçimlik düzey) sabit tutabilmek için yükselen gıda maliyetlerini nominal ücret artışıyla karşılamak zorunda kalır. Bu durum kârları düşürerek sermaye birikim sürecini yavaşlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel mekanizmasını hatırla
Modern sektör, geleneksel sektörden gelen sınırsız emek arzı sayesinde sabit bir reel ücret (WmW_m) düzeyinde genişler.
Büyüme, kârların (kapitalist artı) sürekli olarak sermayeye dönüştürülmesine bağlıdır.
2
Ücretlerin yükselme nedenlerini analiz et
Lewis'e göre ücretler iki şekilde artabilir: 1) Gizli işsizliğin bitmesi (fiziksel kısıt), 2) Gıda fiyatlarının artması (parasal/fiyat kısıtı).
Modern sektör işçileri gıda tükettiği için, gıda fiyatları artarsa aynı reel ücreti (Ws+W_s + prim) korumak için daha yüksek nominal ücret ödenmelidir.
3
Sorudaki senaryoyu teşhis et
Soruda 'gıda arzının yetersiz kalması' ve 'tarımsal fiyatların sanayi ürünlerine oranla artması' vurgulanmaktadır.
Bu durum doğrudan ticaret hadlerinin (fiyat oranlarının) sanayi aleyhine, tarım lehine dönmesini ifade eder.

Anahtar Kavram

Lewis Modelinde Ticaret Hadleri ve Gıda Darboğazı

Daha Fazla Pratik

Lewis modelinde 'dönüm noktası' (turning point) ile 'ticari üretim noktası' (commercialization point) arasındaki farkları inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 105Soru

Albert O. Hirschman’ın Dengesiz Kalkınma Stratejisi’nde, yatırım kararlarının birbirini tetikleme gücü (uyarma kapasitesi) kalkınmanın temel motoru olarak kabul edilir. Hirschman’a göre, Sosyal Sabit Sermaye (SOCSOC) ve Doğrudan Üretken Faaliyetler (DPADPA) arasındaki yatırım dizisi kurgulanırken; 'kıtlıklar yoluyla kalkınma' (development via shortagesdevelopment\ via\ shortages) yolunun, 'aşırı kapasite yoluyla kalkınma' (development via excess capacitydevelopment\ via\ excess\ capacity) yoluna kıyasla daha güçlü bir uyarılma mekanizması yaratmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal sabit sermaye fazlalığının maliyetleri düşürerek yeni yatırımlara sadece imkan tanıması (permissivepermissive), buna karşın doğrudan üretken faaliyetlerdeki kapasite yetersizliğinin yatırımları zorunlu kılması (compellingcompelling)

Cevap

Sosyal sabit sermaye fazlalığının yatırımlara sadece imkan tanıdığını (permissivepermissive), ancak doğrudan üretken faaliyetlerdeki kapasite yetersizliğinin (kıtlığın) yatırımları zorunlu kıldığını (compellingcompelling) belirten ifade doğrudur.
Hirschman’ın teorisinde asıl mesele, yatırım kararlarını neyin daha güçlü 'indüklediğidir'. Sosyal sabit sermaye (SOCSOC) yatırımları yapılıp kapasite fazlası oluşturulduğunda, bu durum özel sektörün doğrudan üretken faaliyetleri (DPADPA) için maliyetleri düşürerek uygun bir zemin hazırlar ancak yatırımı garantilemez (permissivepermissive - izin verici). Öte yandan, önce DPADPA yatırımları yapılıp SOCSOC (altyapı) yetersiz kaldığında, bu darboğaz hem ekonomik kayıplara yol açar hem de siyasi bir baskı unsuru haline gelerek kamuyu SOCSOC yatırımı yapmaya zorlar (compellingcompelling - zorlayıcı). Bu nedenle kıtlıklar yoluyla kalkınma daha dinamik bir uyarılma zinciri sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hirschman'ın temel varsayımını analiz etme
Kalkınmada temel darboğaz sermaye değil, 'karar alma yeteneği' ve yatırım uyarımıdır.
Dengesiz kalkınmanın amacı, bu karar alma sürecini en çok tetikleyecek diziyi bulmaktır.
2
SOCSOC ve DPADPA yollarını karşılaştırma
SOCSOC fazlalığı yolu 'izin verici', DPADPA fazlalığı (yani SOCSOC kıtlığı) yolu ise 'zorlayıcı' mekanizmalar içerir.
Altyapı hazır olduğunda bir fabrikanın kurulması kârlı olabilir ama şart değildir; ancak bir fabrika kurulup elektrik/yol yetersiz kaldığında (kıtlık), altyapı yatırımı bir zorunluluk haline gelir.
3
Uyarılma mekanizmasının gücünü belirleme
Kıtlıkların yarattığı baskı (pressurepressure), aşırı kapasitenin yarattığı kolaylıktan (easeease) daha etkili bir teşviktir.
Zorlayıcı (compellingcompelling) mekanizmalar, belirsizliğin yüksek olduğu ortamlarda daha güvenilir yatırım dizileri oluşturur.

Anahtar Kavram

İndüklenmiş Yatırım Kararları ve Zorlayıcı vs. İzin Verici Mekanizmalar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 106Soru

Ragnar Nurkse'nin 'Yoksulluğun Kısır Döngüsü' (Vicious Circle of Poverty) analizinde, az gelişmiş ülkelerde yatırım teşviklerini kısıtlayan en temel engelin 'pazarın darlığı' olduğu vurgulanmıştır. Bu teorik çerçeveye göre, pazarın darlığı sorununu aşarak kalkınmayı başlatmak amacıyla önerilen 'dengeli kalkınma' stratejisinin dayandığı temel işleyiş mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı sektörlerde gerçekleştirilen eş zamanlı yatırımların, birbirlerine pazar oluşturarak 'talebin tamamlayıcılığı' ilişkisi üzerinden toplam pazar hacmini genişletmesi

Cevap

Farklı sektörlerde gerçekleştirilen eş zamanlı yatırımların, birbirlerine pazar oluşturarak 'talebin tamamlayıcılığı' ilişkisi üzerinden toplam pazar hacmini genişletmesi
Dengeli kalkınma stratejisinin temelinde, az gelişmiş ülkelerdeki pazar darlığının bireysel yatırımların kârlılığını düşük tutması yatar. Nurkse'ye göre, yatırımlar çeşitli sektörlerde eş zamanlı (senkronize) yapılırsa, her sektördeki üretim artışı ve yaratılan gelir, diğer sektörlerin ürettiği mallar için talep oluşturur. Bu duruma 'talebin tamamlayıcılığı' denir ve bu mekanizma sayesinde pazar genişleyerek kısır döngü kırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Nurkse'nin pazar darlığı kavramını analiz etme
Düşük gelir -> Düşük satın alma gücü -> Küçük pazar -> Düşük yatırım teşviki döngüsü tespit edilir.
Sorunun kökenindeki 'Yoksulluğun Kısır Döngüsü'nün talep yönlü mekanizmasını anlamak gerekir.
2
Dengeli kalkınma çözümünü uygulama
Yatırımların tek bir sektör yerine pek çok sektörde aynı anda (senkronize) yapılması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Tek bir yatırım kârlı olmayabilir çünkü kendi ürettiği mal için yeterli pazar bulamaz.
3
Talebin tamamlayıcılığı ilkesini ilişkilendirme
A sektöründe çalışanların geliri B sektörünün malını, B'dekiler C'ninkini alarak karşılıklı pazar yaratır.
Bu yatay bütünleşme, ekonomideki 'dışsal ekonomiler' aracılığıyla pazarın toplam genişliğini artırır.

Anahtar Kavram

Talebin Tamamlayıcılığı (Complementarity of Demand)

Daha Fazla Pratik

Dengeli kalkınma ile Paul Rosenstein-Rodan'ın 'Büyük İtiş' (Big Push) teorisindeki 'üretim fonksiyonunun bölünmezliği' kavramı arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 107Soru

W. Arthur Lewis’in "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, geleneksel (geçimlik) sektörde emeğin marjinal verimliliğinin sıfır (MPL=0MP_L = 0) olmasına rağmen, bu sektördeki işçilerin pozitif bir "geçimlik ücret" (subsistence wage) almaya devam edebilmelerinin temel iktisadi gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel sektörde hasılanın emeğin marjinal verimliliğine göre değil, toplam hasılanın kişi sayısına bölünmesiyle elde edilen 'ortalama ürüne' göre paylaşılması

Cevap

Geleneksel sektörde hasılanın emeğin marjinal verimliliğine göre değil, toplam hasılanın kişi sayısına bölünmesiyle elde edilen 'ortalama ürüne' göre paylaşılması
Lewis modeline göre geleneksel sektörde (tarım) mülkiyet hakları piyasa ekonomisindeki gibi işlemez. Genellikle geniş aile işletmeleri hakimdir ve toplam ürün, marjinal verimliliğine bakılmaksızın tüm aile üyeleri arasında paylaşılır. Bu durum, emeğin marjinal verimliliği sıfır olsa bile (gizli işsizlik), işçilerin toplam hasıladan 'ortalama ürün' (TP/LTP/L) kadar bir pay alarak yaşamlarını sürdürmelerini sağlar. Bu ortalama ürün düzeyi, modelin temelini oluşturan sabit reel ücretli sınırsız emek arzının kaynağı olan 'kurumsal geçimlik ücreti' belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel sektördeki mülkiyet ve bölüşüm yapısını belirleyin.
Bu sektör genellikle aile işletmelerinden oluşur ve piyasa temelli ücret mekanizması işlemez.
Gizli işsizliğin varlığı, piyasa mekanizmasında ücretlerin sıfıra inmesi anlamına gelir ancak geleneksel yapı buna izin vermez.
2
Marjinal verimlilik ile ortalama ürün arasındaki ilişkiyi analiz edin.
MPL=0MP_L = 0 olsa bile, toplam hasıla (TPTP) pozitiftir ve kişi başına düşen ortalama hasıla (AP=TP/LAP = TP/L) pozitif bir değerdir.
İşçiler aile bağları ve toplumsal gelenekler gereği toplam hasılayı paylaşarak 'geçimlik ücret' düzeyinde gelir elde ederler.
3
Bu ücretin modern sektör üzerindeki etkisini değerlendirin.
Tarımda alınan bu ortalama ürün, sanayi sektörü için taban ücreti (emek arzının fiyatını) belirleyen temel unsurdur.
İşçinin sanayiye gitmesi için en az tarımdaki bu geçimlik düzeyde gelir elde etmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Lewis Modeli'nde Geçimlik Ücret ve Gizli İşsizlik Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Bu kavramı pekiştirmek için Lewis Dönüm Noktası'ndan (Lewis Turning Point) sonra marjinal verimlilik ve ücret ilişkisinin nasıl değiştiğini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 108Soru

Dengeli kalkınma stratejisini savunan iktisatçılara göre, az gelişmiş ülkelerin yoksulluk kıskacından kurtulabilmeleri için yatırımların tek bir sektör yerine çok sayıda sektörde eş anlı (simültane) olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayan temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sektörler arasındaki karşılıklı talep bağımlılığı ve pazar hacminin genişletilmesi ihtiyacı

Cevap

Sektörler arasındaki karşılıklı talep bağımlılığı ve pazar hacminin genişletilmesi ihtiyacı
Dengeli kalkınma stratejisinin temel mantığı, az gelişmiş ülkelerdeki düşük gelir düzeyinin yarattığı pazar darlığını aşmaktır. Bu stratejiye göre, yatırım yapılan her sektör diğer sektörlerin ürettiği mallar için bir pazar (talep) oluşturur. Bu karşılıklı bağımlılık nedeniyle, yatırımların koordineli ve çok sayıda sektörde birden yapılması, ekonominin bir bütün olarak kalkınmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dengeli kalkınma stratejisinin temel varsayımını hatırla.
Ragnar Nurkse ve Rosenstein-Rodan gibi isimler, az gelişmiş ülkelerdeki en büyük sorunun 'pazarın darlığı' (düşük gelir -> düşük talep -> düşük yatırım) olduğunu belirtir.
Teorinin çıkış noktasını belirlemek için gereklidir.
2
Eş anlı yatırımın (Big Push) nedenini analiz et.
Eğer sadece ayakkabı fabrikası kurarsanız, işçiler paralarını sadece ayakkabıya harcamazlar; ancak aynı anda tekstil, gıda ve konut sektörlerine de yatırım yapılırsa, her sektörün işçisi diğer sektörün ürünlerine talep yaratır.
Talep tamamlayıcılığı (complementarity of demand) kavramını netleştirmek için.
3
Doğru seçeneği belirle.
Sektörlerin birbirinin müşterisi olması ve pazarın bu sayede büyümesi vurgusu yapan ifade seçilir.
Kavramsal eşleştirme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Talep Tamamlayıcılığı ve Pazar Darlığı

İpuçları

1
Az gelişmiş ülkelerde insanların geliri düşük olduğu için üretilen malları kimin satın alacağı (pazar darlığı) sorununu düşünün.
2
Ragnar Nurkse'nin 'yoksulluk kısır döngüsü' kavramı, düşük talebin yatırımları nasıl engellediğine odaklanır.
3
Cevap, farklı sektörlerin birbirine müşteri olması ve bu sayede yatırımın kârlı hale gelmesi ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Ragnar Nurkse'nin 'pazarın darlığı' kavramı ile Rosenstein-Rodan'ın 'dışsallıklar' (externalities) vurgusu arasındaki ilişkiyi incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 109Soru

Sürdürülebilir kalkınma analizlerinde ve kaynak iktisadı literatüründe; teknolojik gelişmeler sayesinde bir kaynağın kullanımında sağlanan teknik verimlilik artışının, o kaynağın birim maliyetini düşürerek toplam tüketim miktarını beklentilerin aksine daha da artırması durumuna ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Jevons Paradoksu

Cevap

Verimlilik artışının toplam tüketimi artırması durumu Jevons Paradoksu (Geri Tepme Etkisi) olarak adlandırılır.
Doğru cevap olan ifade, William Stanley Jevons tarafından 19. yüzyılda kömür kullanımı üzerine yapılan gözlemlere dayanır. Buna göre, teknolojik ilerleme bir kaynağın kullanım verimliliğini artırdığında, o kaynağın birim başına kullanım maliyeti düşer. Maliyet düşüşü ise talebi o kadar çok artırır ki, sonuçta toplam kaynak tüketimi azalmak yerine daha da yükselir. Bu durum sürdürülebilir kalkınma stratejilerinde sadece teknolojik verimliliğe güvenmenin yeterli olmayabileceğini gösteren önemli bir eleştiridir.

Adım Adım Çözüm

1
Teknolojik gelişmenin bir kaynağın (örneğin kömür veya petrol) kullanım verimliliğini artırdığı varsayılır.
Birim çıktı üretmek için gereken kaynak miktarı azalır.
Sürdürülebilirlik adına kaynak tasarrufu hedeflenir.
2
Artan verimliliğin ekonomik etkisini analiz et.
Kaynağın kullanım maliyeti düşer ve bu durum talebi uyarır.
Daha düşük maliyet, hem mevcut kullanımın artmasına hem de yeni kullanım alanlarının doğmasına yol açar.
3
Toplam tüketim değişimini değerlendir.
Verimlilik artışından kaynaklanan tasarruf, talep artışıyla dengelenir veya aşılır.
Bu durum literatürde Jevons Paradoksu veya 'Geri Tepme Etkisi' (Rebound Effect) olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Jevons Paradoksu ve Geri Tepme Etkisi (Rebound Effect)

İpuçları

1
Bu kavram, teknolojik verimlilik artışının beklenen kaynak tasarrufunu sağlamadığı durumları anlatır.
2
Ekonomik literatürde bu durum 'Geri Tepme Etkisi' (Rebound Effect) olarak da bilinir.
3
19. yüzyılda kömür kullanımı üzerine yapılan gözlemlerle ortaya atılan ve verimlilik artışının maliyetleri düşürerek tüketimi kamçıladığını belirten iktisatçıyla anılır.

Daha Fazla Pratik

Çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) ve 'Decoupling' (Ayrışma) kavramlarını inceleyerek sürdürülebilir büyüme tartışmalarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 110Soru

Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde, geleneksel milli gelir hesaplamalarının çevresel maliyetleri ihmal etmesi nedeniyle geliştirilen; standart GSYH rakamlarından doğal kaynaklardaki azalma ve çevresel kirlilik maliyetlerinin düşülmesiyle elde edilen gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeşil Milli Gelir

Cevap

Ekonomik faaliyetlerin çevresel maliyetlerini hesaba katan 'Yeşil Milli Gelir' göstergesidir.
Doğru cevap olan gösterge, sürdürülebilir kalkınma analizlerinde ekonomik faaliyetlerin doğal sermaye üzerindeki etkisini ölçmek için kullanılır. Standart milli gelir hesaplamaları sadece üretilen mal ve hizmetlerin piyasa değerini toplarken, bu süreçte tüketilen doğal kaynakları veya kirletilen çevreyi bir 'sermaye aşınması' olarak görmez. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise bu çevresel maliyetlerin toplam hasıladan düşülerek 'net' bir refah göstergesine ulaşılmasını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Konvansiyonel GSYH hesaplamalarının kapsamını belirlemek
Geleneksel GSYH, üretim sırasında doğal kaynakların tükenmesini veya çevre kirliliğinin yarattığı zararı bir maliyet olarak hesaba katmaz.
Sürdürülebilir kalkınmanın ölçülmesi için bu kısıtın aşılması gerekir.
2
Düzeltme kalemlerini formüle etmek
GSYH'den doğal sermaye amortismanı ve çevresel bozulma maliyetleri çıkarılır.
Üretimin çevre üzerindeki negatif dışsallıklarını içselleştirmek amaçlanır.
3
Elde edilen yeni göstergeyi tanımlamak
Yapılan bu düzeltmeler sonucunda ortaya çıkan kavram 'Yeşil Milli Gelir' veya 'Yeşil GSYH' olarak adlandırılır.
Bu gösterge, büyümenin çevre pahasına yapılıp yapılmadığını ortaya koyar.

Anahtar Kavram

Yeşil Milli Gelir (Green GDP)

İpuçları

1
Soruda milli gelir hesaplamalarına 'çevresel' faktörlerin eklenmesinden bahsedilmektedir.
2
Mevcut GSYH'den kirlilik maliyetlerini 'düşerek' ulaşılan terimi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Sürdürülebilir kalkınmanın çevresel Kuznets eğrisi ile olan ilişkisini incelemek bu konudaki anlayışınızı derinleştirebilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 111Soru

Albert O. Hirschman’ın "Dengesiz Kalkınma Stratejisi" yaklaşımına göre, kalkınma sürecinde yatırımların Sosyal Sabit Sermaye (SOCSOC) yerine öncelikle Doğrudan Üretken Faaliyetlere (DPADPA) yönlendirilmesinin (darboğazlar yoluyla kalkınma) temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaya çıkan kapasite yetersizliklerinin ve darboğazların, karar vericileri yeni yatırımlar yapmaya zorlayan bir mekanizma işlevi görmesini sağlamak

Cevap

Ortaya çıkan kapasite yetersizliklerinin ve darboğazların yeni yatırımları zorunlu kılan bir mekanizma işlevi görmesini sağlamaktır.
Doğrudan Üretken Faaliyetlere (DPADPA) öncelik verilmesi, mevcut altyapı (SOCSOC) üzerinde baskı kurarak darboğazlar yaratır. Hirschman'a göre bu darboğazlar, yatırım kararı alma becerisi zayıf olan ülkelerde yeni yatırımları (altyapı yatırımlarını) kaçınılmaz hale getirerek kalkınma sürecini tetikler. Bu durum 'kıtlık yoluyla kalkınma' veya 'zorlayıcı yol' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hirschman'ın temel varsayımını analiz et.
Az gelişmiş ülkelerde en kıt kaynak sermaye değil, yatırım kararı alma yeteneğidir.
Stratejinin odak noktasını belirlemek için bu varsayım kritiktir.
2
DPADPA (Doğrudan Üretken Faaliyetler) ve SOCSOC (Sosyal Sabit Sermaye) arasındaki ilişkiyi kur.
DPADPA yatırımları altyapı (SOCSOC) ihtiyacı doğurur.
Üretim arttıkça enerji, yol ve haberleşme gibi altyapı yetersizlikleri (darboğazlar) baş gösterir.
3
Darboğazların etkisini değerlendir.
Darboğazlar, siyasi ve ekonomik baskı yaratarak 'zorlayıcı' (compelling) bir yatırım uyarısı yapar.
Hirschman'a göre bu yöntem, 'izin verici' yoldan daha dinamik ve garantidir.

Anahtar Kavram

Darboğazlar Yoluyla Kalkınma (Kıtlık Mekanizması)

Daha Fazla Pratik

Hirschman'ın ileri ve geri bağlantı etkileri arasındaki farkları ve hangi sektörlerin bu etkileri daha güçlü tetiklediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 112Soru

Sürdürülebilir kalkınma literatüründe önemli bir yere sahip olan Hartwick Kuralı çerçevesinde, yenilenemeyen doğal kaynaklara sahip bir ekonomide zaman içinde azalmayan bir tüketim patikasının (sürdürülebilirliğin) sağlanabilmesi için temel koşul aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal kaynak rantlarının tamamının fiziki ve beşeri sermaye yatırımlarına dönüştürülmesi

Cevap

Doğal kaynak rantlarının tamamının fiziki ve beşeri sermaye yatırımlarına dönüştürülmesidir.
Hartwick Kuralı, 'zayıf sürdürülebilirlik' ilkesine dayanarak, tükenebilir kaynaklardan elde edilen rantın üretilmiş sermayeye (makine, teçhizat, eğitim vb.) yatırılmasını öngörür. Böylece doğal sermayedeki azalma, üretilmiş sermayedeki artışla telafi edilir ve toplam sermaye stoku korunarak gelecek nesillerin tüketim kapasitesi güvence altına alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Hartwick Kuralı'nın temel varsayımını belirle.
Zayıf sürdürülebilirlik yaklaşımı çerçevesinde, doğal sermaye ile üretilmiş sermaye arasında tam ikame olduğu varsayılır.
Bu varsayım, bir sermaye türündeki azalmanın diğeriyle telafi edilebilmesine imkan tanır.
2
Doğal kaynak kullanımı ile yatırım arasındaki ilişkiyi kur.
Yenilenemeyen kaynakların çıkarılmasından elde edilen ekonomik rant (fiyat ile marjinal maliyet farkı), yatırıma dönüştürülmelidir.
Toplam sermaye stokunun (K+NK + N) zaman içinde sabit kalması veya artması için doğal sermayedeki (NN) azalmanın fiziki/beşeri sermaye (KK) artışıyla dengelenmesi gerekir.
3
Sürdürülebilirlik sonucuna ulaş.
Rantların tamamı yatırıma giderse, ekonomi zaman içinde azalmayan bir tüketim seviyesini koruyabilir.
Bu durum nesiller arası hakkaniyetin ekonomik temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Hartwick Kuralı ve Sermaye İkamesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

Rostow’un iktisadi kalkınma kuramında "sanayileşmeye geçiş" olarak tanımlanan ve büyümenin süreklilik kazandığı dönem ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern teknolojinin ekonominin tüm sektörlerine entegre edildiği ve üretimin her alanda teknik yetkinliğe ulaştığı aşamadır.

Cevap

Modern teknolojinin ekonominin tüm sektörlerine entegre edildiği ve üretimin her alanda teknik yetkinliğe ulaştığı aşamayı belirten ifade yanlıştır, çünkü bu durum kalkış evresini değil olgunluk evresini tanımlar.
Modern teknolojinin ekonominin tüm kaynaklarına uygulanması ve üretimin teknik olarak en üst seviyeye çıkması, Rostow'un dördüncü aşaması olan "Olgunluk Evresi"ne (Drive to Maturity) aittir. Kalkış evresinde ise teknoloji henüz tüm ekonomiye yayılmamış, sadece sürükleyici lider sektörlerde yoğunlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kalkış (Take-off) evresinin temel özelliklerini tanımla.
Bu evre; yatırım oranının %5\%5’ten %10\%10’a çıkması, sürükleyici sektörlerin doğuşu ve kurumsal değişimi kapsar.
Soruda istenen evrenin karakteristik sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri Rostow'un aşamalarıyla karşılaştır.
Dört seçenek kalkış evresiyle uyumluyken, bir seçenek olgunluk (drive to maturity) evresinin tanımıdır.
Yanlış olan yargıyı tespit etmek için aşamalar arasındaki farkları analiz etmek gerekir.
3
Olgunluk ve kalkış evresi arasındaki teknolojik farkı belirle.
Kalkışta teknoloji belirli sektörlere odaklanırken, olgunlukta tüm kaynaklara ve sektörlere yayılır.
En sık karıştırılan iki aşama arasındaki temel farkı vurgulayarak doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Rostow'un Kalkış (Take-off) Evresi Şartları

Daha Fazla Pratik

Rostow'un modelini Harrod-Domar modeliyle yatırım oranları açısından kıyaslayan sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 114Soru

Bağımlılık Okulu ve Yapısalcı Görüş (CEPAL) temsilcileri, klasik dış ticaret teorisinin aksine, teknolojik gelişmenin yarattığı refah artışının dünya ölçeğinde eşit dağılmadığını savunurlar. Bu yaklaşıma göre, teknolojik ilerlemenin merkez ülkelerde "gelir artışına", çevre ülkelerde ise "fiyat düşüşüne" yol açarak refahın merkeze transfer edilmesinin temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez ülkelerde işgücü piyasasının örgütlü (sendikal) yapısı sayesinde verimlilik artışlarının ücretlere yansıtılması

Cevap

Merkez ülkelerde işgücü piyasasının örgütlü (sendikal) yapısı sayesinde verimlilik artışlarının ücretlere yansıtılması
Yapısalcı iktisatçılara göre (özellikle Raul Prebisch), teknolojik ilerlemenin meyveleri merkez ülkelerde organize olmuş işgücü (sendikalar) sayesinde ücret artışlarına dönüşürken; çevre ülkelerde sınırsız emek arzı nedeniyle fiyat indirimlerine dönüşür. Bu asimetri, çevrenin ticaret hadlerinin sürekli bozulmasına ve refahın merkeze transferine neden olan temel 'yapısal' mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkez ve çevre ülkelerin işgücü piyasası yapılarını karşılaştırın.
Merkez ülkelerde güçlü sendikalar ve örgütlü bir yapı varken, çevre ülkelerde sınırsız emek arzı ve örgütsüz bir yapı mevcuttur.
Teknolojik gelişmenin kime fayda sağladığını anlamak için bu kurumsal fark kritiktir.
2
Verimlilik artışının fiyatlar ve gelirler üzerindeki etkisini analiz edin.
Merkezde verimlilik artışı sendikalar sayesinde ücretleri (geliri) artırır; çevrede ise rekabetçi ve örgütsüz piyasa nedeniyle verimlilik artışı maliyetleri ve dolayısıyla ihraç fiyatlarını düşürür.
Bu durum, çevre ülkelerin daha fazla mal satıp daha az reel gelir elde etmesine (ticaret hadlerinin bozulmasına) neden olur.

Anahtar Kavram

İşgücü Piyasası Asimetrisi ve Refah Transferi

Daha Fazla Pratik

Prebisch-Singer Hipotezi'nin dış ticaret hadleri (terms of trade) üzerindeki etkilerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 115Soru

W. Arthur Lewis’in "Sınırsız Emek Arzı ile İktisadi Kalkınma" modelinde, modern (kapitalist) sektöre yönelik emek arz eğrisinin tam esnek (yatay) özelliğini kaybederek pozitif eğimli bir hal aldığı "Lewis Dönüm Noktası"na (Lewis Turning Point) ulaşılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel sektördeki gizli işsizliğin sona ermesiyle emeğin marjinal verimliliğinin sıfırın üzerine çıkması ve transfer edilen işgücü için bir fırsat maliyetinin oluşması

Cevap

Geleneksel sektördeki gizli işsizliğin sona ermesi ve emeğin marjinal verimliliğinin pozitif hale gelerek bir fırsat maliyeti yaratması, emek arz eğrisinin pozitif eğimli olmasına neden olur.
Lewis modelinde iktisadi büyümenin ilk aşamasında modern sektöre yönelik emek arzı, geleneksel sektördeki gizli işsizlik nedeniyle tam esnektir. Ancak modern sektör genişledikçe geleneksel sektördeki atıl işgücü tükenir. Emeğin marjinal verimliliğinin sıfırın üzerine çıktığı bu noktada (dönüm noktası), geleneksel sektörden modern sektöre işçi çekmek ancak daha yüksek reel ücret teklif edilmesiyle mümkün olur. Çünkü artık çekilen her işçi geleneksel sektörde bir üretim kaybına (fırsat maliyeti) yol açmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin dual yapısını analiz etme
Ekonomi; geleneksel (geçimlik) ve modern (kapitalist) olmak üzere iki sektöre ayrılır.
Lewis modeli, kalkınmanın bu iki sektör arasındaki kaynak transferiyle gerçekleştiğini varsayar.
2
Başlangıç koşullarını belirleme
Geleneksel sektörde marjinal verimlilik sıfırdır (MPL=0MPL = 0), bu da modern sektöre sabit ücretle sınırsız emek arzı sağlar.
Gizli işsizlik olduğu sürece modern sektör, geleneksel sektördeki üretimi düşürmeden işçi çekebilir.
3
Sermaye birikimi ve transfer sürecini inceleme
Modern sektördeki kârlar yeniden yatırıma dönüşür, emek talebi artar ve gizli işsizler sanayiye akar.
Kalkınma süreci, kârların (kapitalist artık) birikimi ve emek transferiyle kendi kendini besler.
4
Dönüm noktasını tanımlama
Geleneksel sektörde MPL>0MPL > 0 olduğunda, çekilen her işçi tarımsal hasılayı azaltır ve emeğin fırsat maliyeti doğar.
Emeğin kıt hale gelmesiyle birlikte, modern sektör daha fazla işçi çekmek için ücretleri artırmak zorunda kalır ve arz eğrisi yataydan pozitif eğimli hale geçer.

Anahtar Kavram

Lewis Dönüm Noktası ve Fırsat Maliyeti

İpuçları

1
Geleneksel sektördeki 'gizli işsizlik' varsayımı, marjinal verimliliğin değeriyle ilgilidir.
2
Emek arz eğrisinin yatay olması, modern sektörün ücretleri artırmadan istediği kadar işçi bulabilmesi demektir. Bu durum ne zaman değişir?
3
Emeğin fırsat maliyeti sıfır olduğunda arz tam esnektir; fırsat maliyeti sıfırdan büyük hale geldiğinde ise arz eğrisi yükselmeye başlar.

Daha Fazla Pratik

Lewis modelinde gıda fiyatlarının artmasının (ticaret hadlerinin dönmesi) kârlar üzerindeki etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 116Soru

W.W. Rostow’un İktisadi Büyüme Aşamaları modeline göre; temel iktisadi sorunların üretim kapasitesinin artırılmasından ziyade, toplumun refah düzeyinin yükseltilmesine ve tüketim kalıplarının değişimine odaklandığı, dayanıklı tüketim malları üretiminin ve hizmetler sektörünün ağırlık kazandığı evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kitle Tüketim Evresi

Cevap

Rostow'un modelinde refahın ve dayanıklı tüketim mallarının ön plana çıktığı aşama Kitle Tüketim Evresi'dir.
Kitle Tüketim Evresi, Rostow'un modelinde beşinci ve son aşamadır. Bu aşamada iktisadi faaliyetler artık üretim verimliliğini artırmaktan ziyade, dayanıklı tüketim malları (otomobil, buzdolabı vb.) arzına ve toplumsal refahın (sosyal güvenlik, eğitim, sağlık) geliştirilmesine odaklanır. Bu nedenle doğru cevap Kitle Tüketim Evresi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Rostow'un büyüme aşamaları kuramındaki beş temel evreyi kronolojik olarak analiz et.
Geleneksel Toplum, Kalkışa Hazırlık, Kalkış, Olgunluk ve Kitle Tüketimi sıralaması belirlenir.
Sorudaki özelliklerin hangi gelişim düzeyine ait olduğunu saptamak için temel çerçeve gereklidir.
2
Soruda verilen 'üretimden tüketime kayış', 'refah düzeyi' ve 'dayanıklı tüketim malları' anahtar kavramlarını evrelerin özellikleriyle eşleştir.
Bu özelliklerin ekonominin teknik olgunluğa eriştikten sonraki aşamayı işaret ettiği görülür.
Olgunluk evresinde teknoloji yayılırken, Kitle Tüketim evresinde bu teknolojinin meyveleri olan tüketim malları ve sosyal refah ön plana çıkar.
3
Kitle Tüketim Evresi'nin (High Mass Consumption) temel karakteristiklerini doğrula.
Otomobil, beyaz eşya kullanımı ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışın bu evrenin ayırt edici özelliği olduğu sonucuna varılır.
Rostow'a göre bu evre, gelişmiş ekonomilerin ulaştığı son aşamayı temsil eder.

Anahtar Kavram

Rostow'un Kitle Tüketim Evresi'nin Ayırt Edici Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 117Soru

Bağımlılık Okulu ve Yapısalcı Görüş (CEPAL) literatüründe, teknolojik ilerlemenin yarattığı verimlilik artışlarının meyvelerinin çevre (periferi) ülkelerden merkez (metropol) ülkelere transfer edildiği savunulur. Bu perspektife göre, çevre ülkelerde verimlilik artışlarının reel ücret artışı yaratmak yerine ihraç malları fiyatlarının düşmesine ve dolayısıyla ticaret hadlerinin çevre aleyhine bozulmasına yol açmasının temel kurumsal/yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez ülkelerdeki güçlü sendikal yapı ve oligopolcü piyasaların verimlilik artışlarını gelir artışına dönüştürmesi; çevre ülkelerdeki sınırsız emek arzı ve rekabetçi piyasa yapısının ise verimlilik artışlarını fiyat indirimlerine zorlaması.

Cevap

Merkez ülkelerdeki örgütlü işgücü ve oligopolcü piyasaların verimlilik artışlarını gelir artışına dönüştürmesi; çevre ülkelerdeki sınırsız emek arzı ve rekabetçi piyasa yapısının ise verimlilik artışlarını fiyat indirimlerine (ve merkeze transfere) zorlaması.
Doğru yanıt, Raul Prebisch'in 'teknolojik ilerlemenin meyvelerinin eşitsiz dağılımı' tezini yansıtır. Merkez ülkelerde işçilerin örgütlü olması ve sanayi piyasalarının oligopolcü yapısı, verimlilik artışlarının fiyat düşüşü yerine yüksek ücret ve kar olarak içeride kalmasını sağlar. Çevre ülkelerde ise işgücü fazlası (sınırsız emek arzı) ücretlerin artmasını engellerken, rekabetçi piyasalar verimlilik artışını ürün fiyatlarını düşürerek ithalatçı olan merkeze transfer eder.

Adım Adım Çözüm

1
Merkez ve çevre ülkelerdeki piyasa yapılarını karşılaştırın.
Merkezde oligopolcü yapılar ve güçlü sendikalar varken, çevrede rekabetçi piyasalar ve sendikasız işgücü hakimdir.
Kurumsal yapıların verimlilik kazançlarının kimde kalacağını belirlediğini anlamak için.
2
Merkezdeki verimlilik artışının etkisini analiz edin.
Verimlilik arttığında, sendikalar ücret artışı talep eder ve oligopolcü firmalar fiyatları düşürmek yerine karlarını artırır. Fiyatlar düşmez.
Merkezin kendi verimlilik artışını sistem içinde (yüksek gelir olarak) tuttuğunu göstermek için.
3
Çevredeki verimlilik artışının etkisini analiz edin.
Çevrede sınırsız emek arzı ücretleri asgari düzeyde tutar; rekabetçi piyasa koşulları ise maliyet düşüşlerini (verimlilik artışını) fiyat indirimine zorlar.
Çevrenin verimlilik artışının düşük fiyatlar yoluyla alıcıya (merkeze) geçtiğini saptamak için.
4
Ticaret hadleri ile ilişkilendirin.
Merkezden alınan malların fiyatı düşmezken, çevre ihraç mallarının fiyatı düştüğü için ticaret hadleri çevrenin aleyhine gelişir.
Teknolojik ilerlemenin meyvelerinin eşitsiz dağılımını kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

İşgücü Piyasası Asimetrisi ve Verimlilik Transferi

İpuçları

1
Merkez ve çevre ülkelerdeki işçi sendikalarının gücünü ve bunun ücretler üzerindeki etkisini düşünün.
2
Verimlilik artışı olduğunda maliyetler düşer. Rekabetçi bir piyasada bu durum fiyatlara nasıl yansır, oligopolcü bir piyasada nasıl yansır?
3
Prebisch-Singer hipotezinin kurumsal temelinde, merkezin kazancını 'gelir' olarak koruması, çevrenin ise kazancını 'fiyat indirimi' olarak dışarı vermesi yatar.

Daha Fazla Pratik

Prebisch-Singer hipotezinin talep yönlü ayağı olan 'gelir esnekliği asimetrisi' (Engel Yasası) konusunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 118Soru

Sürdürülebilir kalkınmanın ölçülmesinde "zayıf sürdürülebilirlik" (weak sustainability) yaklaşımını temel alan ve Dünya Bankası tarafından yayımlanan "Ayarlanmış Net Tasarruflar" (Genuine Savings) endeksi, bir ekonominin toplam sermaye stokundaki net değişimi ölçmeyi amaçlar.

Safi milli tasarruflara (net national savings) beşeri sermaye yatırımlarının eklenmesi ve doğal sermaye kayıplarının çıkarılması esasına dayanan bu hesaplama sürecinde, aşağıdakilerden hangisi tasarruflardan yapılan bir indirim (negatif kalem) olarak değerlendirilmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu cari eğitim harcamaları

Cevap

Kamu cari eğitim harcamaları, Ayarlanmış Net Tasarruflar hesaplamasında tasarrufları artıran bir pozitif kalemdir.
Kamu cari eğitim harcamaları, Ayarlanmış Net Tasarruflar hesaplamasında beşeri sermaye birikimini temsil eder. Geleneksel milli gelir hesaplarında kamu tüketimi içinde yer almasına rağmen, sürdürülebilirlik analizlerinde bu harcamalar ülkenin gelecekteki üretim kapasitesini artıran bir yatırım (tasarruf) olarak görülür ve safi milli tasarruflara eklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayarlanmış Net Tasarrufların (Genuine Savings) temel mantığını analiz etme.
Bu endeks, bir ekonominin fiziki, beşeri ve doğal sermaye toplamındaki değişimi izler.
Sürdürülebilirliğin sadece fiziki sermaye birikimiyle değil, tüm sermaye türlerinin korunmasıyla sağlanacağını kabul eder.
2
Hesaplama formülündeki bileşenleri sınıflandırma.
Formül: ANS=NNS+Eg˘itimKaynak Tu¨ketimiKirlilik HasarıANS = NNS + Eğitim - Kaynak\ Tüketimi - Kirlilik\ Hasarı.
Safi milli tasarruflar (NNS) temel alınarak, sermaye türlerine göre düzeltmeler yapılır.
3
Eğitim harcamalarının niteliğini değerlendirme.
Eğitim harcamaları, işgücünün verimliliğini (beşeri sermaye) artıran bir yatırım kalemi olarak görülür.
Normal milli gelir hesaplarında tüketim sayılan eğitim harcamaları, sürdürülebilir kalkınma analizinde bir tasarruf/yatırım biçimidir.

Anahtar Kavram

Ayarlanmış Net Tasarruflar (Genuine Savings) ve Beşeri Sermaye Yatırımları

İpuçları

1
Zayıf sürdürülebilirlik yaklaşımında sermaye türleri (fiziki, beşeri, doğal) birbirinin yerine ikame edilebilir.
2
Hangi kalemin ülkenin 'gelecekteki kapasitesini' artıran bir yatırım olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Ayarlanmış Net Tasarruflar ile HDI (İnsani Gelişme Endeksi) arasındaki farkları ve her ikisinin de çevresel faktörleri nasıl ele aldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 119Soru

W.W. Rostow’un 'İktisadi Büyüme Aşamaları' analizinde; ekonominin kendi kendini besleyen bir büyüme sürecinden (kalkıştan) hemen sonra girdiği, teknolojik becerilerin üretimin tüm alanlarına nüfuz ettiği ve sanayide çeşitliliğin arttığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olgunluk Evresi

Cevap

Olgunluk Evresi, teknolojinin ekonominin tamamına yayıldığı ve sanayinin çeşitlendiği aşamadır.
Doğru yanıt olan seçenek, Rostow'un modeline göre kalkış aşamasının ardından gelen (yaklaşık 60 yıl sonra ulaşılan) ve ekonominin artık üretmeyi seçtiği her şeyi üretebileceği teknolojik olgunluğa ulaştığı evreyi tanımlamaktadır. Bu evrede sanayi, kalkış evresindeki gibi sadece birkaç öncü sektörle sınırlı kalmaz, geniş bir yelpazeye yayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Rostow'un büyüme modelindeki 5 aşamayı hatırla.
Geleneksel Toplum, Kalkışa Hazırlık, Kalkış, Olgunluk ve Yüksek Kitle Tüketimi.
Soruda hangi aşamanın özelliklerinin verildiğini belirlemek için genel çerçeveyi bilmek gerekir.
2
Soruda vurgulanan 'teknolojik becerilerin tüm alanlara nüfuz etmesi' ve 'sanayide çeşitlilik' ipuçlarını analiz et.
Bu özellikler, ekonominin tek bir sektöre bağımlılıktan kurtulup teknolojik olarak yetkinleştiği 'Olgunluk' dönemine aittir.
Her aşamanın kendine has belirleyici bir karakteri vardır; teknolojik yayılım Olgunluk evresinin temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Rostow'un Olgunluk (Drive to Maturity) Evresi

İpuçları

1
Rostow'un modelinde bu aşama, 'Kalkış' ile 'Yüksek Kitle Tüketimi' arasında yer alır.
2
Bu evrede ekonomi, ithal ettiği malları kendisi üretmeye başlar ve teknolojik becerisi artar.

Daha Fazla Pratik

Rostow'un aşamalarının kronolojik sıralamasını ve her birinin yatırım oranı ile olan ilişkisini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 120Soru

W.W. Rostow’un "İktisadi Büyüme Aşamaları" analizine göre, geleneksel toplum yapısının çözülmeye başladığı ve modernleşme sürecine geçişin temellerinin atıldığı "Kalkışa Hazırlık" (Preconditions for Take-off) evresinde, ekonomik dönüşümün sürdürülebilir bir yapı kazanması için Rostow tarafından vurgulanan en temel siyasi ve kurumsal gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi ve etkin bir ulusal devletin inşası ile modernleşme yanlısı yeni bir elit grubun yönetime gelmesi

Cevap

Merkezi ve etkin bir ulusal devletin inşası ile modernleşme yanlısı yeni bir elit grubun yönetime gelmesi
W.W. Rostow'a göre 'Kalkışa Hazırlık' evresi sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasi bir değişim sürecidir. Bu dönemde feodal veya bölgesel yapılar yerini merkezi bir ulusal devlete bırakır. Bu devlet yapısı, sosyal sabit sermaye (altyapı) yatırımlarını finanse edecek ve modernleşmeyi bir ulusal amaç haline getirecek olan yeni bir elit tabaka tarafından yönetilir. Dolayısıyla merkezi devlet ve modernleşmeci elit vurgusu, bu aşamanın en temel siyasi özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen aşamayı belirle
Kalkışa Hazırlık (Preconditions for Take-off) aşaması hedeflenmektedir.
Soruda geleneksel yapının çözüldüğü ve modernleşmenin temellerinin atıldığı aşama sorulmaktadır.
2
Bu aşamanın siyasi ve kurumsal özelliklerini analiz et
Rostow bu aşamada ekonomik değişimden önce 'ekonomik milliyetçilik' ve 'merkezi devlet' yapısının önemini vurgular.
Altyapı yatırımlarının (sosyal sabit sermaye) yapılabilmesi için güçlü bir merkezi otoriteye ve modernleşmeci elitlere ihtiyaç vardır.
3
Diğer aşamalardan ayıran farkı teyit et
Yatırım artışı 'Kalkış', teknoloji yayılımı 'Olgunluk', refah artışı ise 'Kitle Tüketimi' aşamasına aittir.
Rostow'un modelinde her aşamanın kendine has baskın özellikleri bulunur ve siyasi dönüşüm 'Kalkışa Hazırlık' için ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Rostow'un Kalkışa Hazırlık Evresi ve Siyasi Gereklilikler

İpuçları

1
Rostow'un bu aşamasında sadece ekonomik veriler değil, toplumsal ve siyasi altyapı da değişir.
2
Kalkışın (Take-off) gerçekleşebilmesi için önce ülkeyi bütünleştirecek merkezi bir otoriteye ihtiyaç duyulur.
3
Geleneksel direnci kıracak ve modernleşmeyi başlatacak olan 'yeni elitler' ve 'ulusal devlet' bu aşamanın anahtarıdır.

Daha Fazla Pratik

Rostow'un 'Kalkış' aşamasındaki üç temel şartı (yatırım artışı, sürükleyici sektör, kurumsal çerçeve) tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 6 / 7Sonraki
Kalkınma Teorileri ve Stratejileri Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 6 | Examkin