Makroekonomik daralma beklentisi nedeniyle gelecek faaliyet döneminde satış gelirlerinde %20 oranında bir düşüş öngören bir sanayi işletmesi, proforma bilançosunu hazırlarken dönen varlık kalemlerini tahmin etmek istemektedir. Geçmiş yıl verileri incelendiğinde, bu varlık kalemlerinin satış hacmiyle doğrusal bir ilişki içinde olduğu, ancak firmanın satışlarının sıfır olması durumunda dahi faaliyetlerini idame ettirebilmek için katlanmak zorunda olduğu asgari (sabit) bir varlık düzeyinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Buna göre, işletmenin dış kaynak ihtiyacı (DKİ) tahmini yaparken varlık kalemleri için "Satışların Yüzdesi" yöntemi yerine "Basit Doğrusal Regresyon" yöntemini tercih etmesi durumunda, hesaplanacak tahmini değerlerde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
- Regresyon yöntemi, varlık kalemlerindeki sabit bileşeni dışlamadığı için, Satışların Yüzdesi yöntemine kıyasla daha yüksek bir aktif ihtiyacı ve dolayısıyla daha yüksek bir dış kaynak ihtiyacı (DKİ) hesaplayacaktır.Cevap
- BRegresyon yöntemi, satışlardaki düşüşe paralel olarak varlıkların tamamını aynı oranda azaltacağından, Satışların Yüzdesi yöntemine göre daha düşük bir fon açığı öngörecektir.
- CSatışların Yüzdesi yöntemi, daralma durumunda ortaya çıkacak atıl kapasite maliyetlerini bilanço aktiflerine doğrudan ekleyeceği için regresyon modelinden daha yüksek bir dış kaynak ihtiyacı (DKİ) verecektir.
- Dİki yöntem arasındaki temel fark kâr payı dağıtımında ortaya çıkacağından, aktif toplamları aynı kalırken regresyon yöntemi daha düşük bir otofinansman ve daha yüksek bir DKİ tahmin edecektir.
- EHer iki yöntem de geçmiş satış verilerinin tarihsel ortalamasına dayandığı için, bilanço kalemlerinin tahmininde ve bulunacak dış kaynak ihtiyacında (DKİ) matematiksel bir farklılık oluşmayacaktır.