1960'lı yıllarda "Planlı Kalkınma" dönemine geçilmesiyle birlikte Türkiye'nin nüfus vizyonunda köklü bir değişim yaşanmıştır. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda () nüfus artış hızı ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişki analiz edilerek, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren uygulanan pronatalist (nüfus artışını destekleyen) politikalardan vazgeçilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Söz konusu kalkınma planında yer alan ve bu politika değişikliğinin temel iktisadi gerekçesini oluşturan argüman aşağıdakilerden hangisidir?
- Nüfus artış hızının, ekonomik büyüme ve sermaye birikimi üzerinde baskı oluşturarak kişi başına düşen milli gelir artışını yavaşlatmasıCevap
- BTürkiye'nin demografik geçiş sürecini tamamlayarak 'yaşlı nüfus' yapısına evrilmesi ve sosyal güvenlik sisteminin zorlanması
- CMakineleşme ile birlikte tarım sektöründeki iş gücü ihtiyacının doyuma ulaşması ve kentlere göçün yasaklanmak istenmesi
- DCumhuriyet'in kuruluşunda hedeflenen milyonluk niceliksel nüfus eşiğine 1960 sayımıyla birlikte ulaşılmış olması
- EUluslararası kuruluşların nüfus planlamasına geçilmemesi durumunda dış ticaret kredilerini kesme yönündeki baskıları
Cevap
Nüfus artış hızının ekonomik büyüme ve sermaye birikimi üzerindeki baskısı nedeniyle kalkınma hızının yavaşlaması
Türkiye'de 1963 yılında yürürlüğe giren Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, nüfusu artık askeri bir güç unsuru olarak değil, ekonomik bir değişken olarak ele almıştır. Plana göre; nüfusun çok hızlı artması, üretilen milli gelirin büyük bir kısmının yeni nüfusun temel ihtiyaçlarına harcanmasına neden olmakta, bu da sanayileşme için gereken sermaye birikimini engellemektedir. Bu nedenle nüfus artış hızının düşürülerek kişi başına düşen gelirin artırılması hedeflenmiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Nüfus ve Kalkınma İlişkisi
Daha Fazla Pratik
1965 yılında çıkarılan 557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu'nun içeriğini ve getirdiği yenilikleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s