yılında yayımlanan "Ortak Geleceğimiz" (Brundtland Raporu), sürdürülebilir kalkınmayı; "günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarının, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılanması" olarak tanımlamaktadır. Bu tanım ve sürdürülebilir kalkınmanın kuramsal çerçevesi dikkate alındığında, yaklaşımın "kuşaklararası adalet" ilkesi kapsamında doğal kaynakların kullanımına ilişkin getirdiği temel zorunluluk aşağıdakilerden hangisidir?
- AEkonomik büyümenin sürdürülebilirliğini sağlamak adına doğal kaynakların kullanımında pazar verimliliğini tek ve nihai ölçüt olarak kabul etmek
- Doğal sermaye stokunu, gelecek kuşakların kendi refahlarını sağlama kapasitelerini tehlikeye atmayacak bir düzeyde ve kalitede koruyarak devretmekCevap
- CDoğal kaynakların korunmasını mutlak öncelik haline getirerek her türlü ekonomik faaliyetin ve teknolojik gelişmenin durdurulmasını savunmak
- DGelecek kuşakların teknolojik imkanlarının artacağı varsayımıyla, mevcut kaynakların tamamını günümüz nüfusunun yaşam standardını maksimize etmek için kullanmak
- ESosyal adaleti sağlamak amacıyla çevresel maliyetleri ikincil plana iterek yalnızca kaynakların toplumdaki adil bölüşümüne odaklanmak
Cevap
Doğal sermaye stokunu, gelecek kuşakların kendi refahlarını sağlama kapasitelerini tehlikeye atmayacak bir düzeyde ve kalitede koruyarak devretmek
Doğal sermaye stokunu gelecek kuşaklara devretmeyi esas alan seçenek doğrudur; çünkü sürdürülebilir kalkınma, ekonomik sistemin işleyişini ekosistemin kendini yenileme kapasitesiyle sınırlandırır. Brundtland tanımındaki 'ödün vermeden' ifadesi, gelecek nesillerin de en az bugünkü kadar kaynak erişimine ve yaşam kalitesine sahip olma hakkını (kuşaklararası adalet) garanti altına almayı zorunlu kılar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kuşaklararası Adalet ve Doğal Sermaye Stokunun Korunması
Tahmini Süre:1m 30s