Soru

Zorluk: ZorEgemenlik Kavramı ve Kuramları

Klasik siyaset bilimi kuramlarında "devlet sınırları içerisinde yasa ile kısıtlanmamış en üstün ve mutlak iktidar" olarak tanımlanan egemenlik kavramı, modern anayasal demokrasilerin ve uluslararası sistemin gelişmesiyle birlikte önemli bir dönüşüm geçirmiştir.

Buna göre, günümüz modern anayasal devlet anlayışında egemenliğin doğası ve sınırları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Egemenlik gücü; evrensel insan hakları normları, uluslararası antlaşmalar ve anayasal güvenceler aracılığıyla hukuki ve kurumsal sınırlamalara tabi tutulmaktadır.Cevap
  2. B
    Egemenlik, devletin varlık koşulu olması sebebiyle hem iç hem de dış alanda uluslararası hukukun denetiminden bağışık, mutlak ve sınırlandırılamaz bir iradeyi ifade eder.
  3. C
    Modern devletlerde egemenliğin temel dayanağı, hukuki rıza veya kurumsal meşruiyetten ziyade, siyasal iktidarın sahip olduğu fiili yaptırım ve zor kullanma tekelidir.
  4. D
    Egemen bir siyasal yapının demokratik meşruiyeti, sosyolojik rızaya ve evrensel ilkelere değil, salt şeklî olarak yürürlükteki pozitif kanunlara uygun hareket edilmesine bağlıdır.
  5. E
    Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması ilkesi, seçimlerde sayısal çoğunluğu sağlayan grubun, diğer toplumsal grupların taleplerini dikkate almadan mutlak karar alma yetkisini meşrulaştırır.

Cevap

Egemenlik gücünün; evrensel insan hakları normları, uluslararası antlaşmalar ve anayasal güvenceler aracılığıyla hukuki ve kurumsal sınırlamalara tabi tutulduğunu belirten ifadedir.
Doğru cevap, klasik egemenlik anlayışının günümüzde geçirdiği demokratik ve hukuki dönüşümü tam olarak yansıtmaktadır. Jean Bodin'in formüle ettiği klasik egemenlik kavramı 'mutlak, bölünemez ve sınırsız' iken; modern anayasal demokrasilerde devlet iktidarı (egemenliğin kullanımı), insan hakları, kuvvetler ayrılığı, anayasal güvenceler ve devletlerin taraf olduğu uluslararası antlaşmalar (örneğin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ile açıkça sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla, günümüz hukuk ve siyaset bilimi doktrininde egemenliğin 'hiçbir şekilde sınırlandırılamaz mutlak bir irade' olduğu tezi terk edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik egemenlik tanımını analiz etmek.
Bodin ve Hobbes gibi düşünürlerce egemenlik, yasa yapan ancak kendisi yasa ile bağlı olmayan, mutlak, bölünemez ve dış bir güç tarafından sınırlandırılamaz bir iktidar olarak tanımlanmıştır.
Kavramın tarihsel çıkış noktasını ve ilk özelliklerini anlamak.
2
Modern demokratik devlet anlayışındaki değişimi değerlendirmek.
Günümüzde anayasacılık hareketleri, kuvvetler ayrılığı ilkesi, uluslararası hukukun bağlayıcılığı ve evrensel insan hakları belgeleri, devletin egemenlik yetkisini sınırlayan temel unsurlar haline gelmiştir.
Egemenliğin güncel hukuki çerçevesini tespit etmek.
3
Seçenekleri modern egemenlik anlayışı bağlamında elemek.
Egemenliği salt fiili güce indirgeyen, yalnızca şeklî yasallıkla meşrulaştıran, sınırsız bir çoğunluk diktasına çeviren ve uluslararası hukuktan tamamen bağışık sayan seçenekler elenerek doğru yanıta ulaşılır.
Doğru kavramsallaştırmayı diğer yanılgılardan ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Modern Devlette Egemenliğin Sınırlandırılması
Bu soruyu puanla