Modernist yönetim düşüncesinin temel taşı olan Max Weber’in bürokrasi modeli; rasyonellik, hiyerarşi, yazılı kurallar ve liyakat prensiplerine dayanmaktadır. Ancak postmodern süreçte, bu katı yapıların yerini daha esnek, katılımcı ve diyalog temelli "post-bürokratik" örgüt yapıları almaya başlamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi post-bürokratik örgüt yapılarının klasik bürokratik yapılardan ayrılan temel özelliklerinden biri değildir?
- AOtoritenin yerini güven ve diyaloğun alması
- Örgütsel iletişimin sadece dikey ve resmi kanallarla sınırlandırılmasıCevap
- CKurallara mutlak bağlılık yerine misyon ve değerlerin ön plana çıkması
- DKarar alma süreçlerinde hiyerarşik denetimin yerini akran denetiminin alması
- Eİş tanımlarının katı ve değişmez bir yapıdan esnek bir yapıya dönüşmesi
Cevap
Örgütsel iletişimin sadece dikey ve resmi kanallarla sınırlandırılması, post-bürokratik yapıların değil, klasik bürokratik yapıların bir özelliğidir.
Doğru yanıt olan örgütsel iletişimin sadece dikey ve resmi kanallarla sınırlandırılması, Max Weber’in ideal tip bürokrasisinin ve klasik yönetim anlayışının en belirgin özelliğidir. Postmodern yönetim süreciyle ortaya çıkan post-bürokratik örgütlerde ise iletişim; hiyerarşik sınırları aşan, yatay ve diagonal (çapraz) kanalları kullanan, resmiyetten ziyade diyalog ve bilgi paylaşımına dayanan bir yapı arz eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Post-Bürokratik Örgüt Yapısı ve Klasik Bürokrasiden Farklılaşma
Tahmini Süre:1m 15s