Yönetim Kuramları

154 soru

Soru 1Soru

F.W. Taylor tarafından geliştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nda, bireyin motivasyonunun temelinde sadece maddi ödüllerin ve kişisel kazanç hırsının yattığı varsayılır. Bu yaklaşıma göre işçi; sosyal ve psikolojik ihtiyaçları olan bir varlık olarak değil, yüksek ücret karşılığında kendisine verilen standartlaştırılmış görevleri en yüksek çabayla yerine getirmeye hazır rasyonel bir araç olarak kurgulanır. Buna göre, Taylorizm'in temelini oluşturan ve insanı sadece maddi çıkarlar peşinde koşan bir varlık olarak gören bu model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik İnsan (Homo Economicus)

Cevap

Ekonomik İnsan (Homo Economicus)
Taylor, bilimsel yönetim sistemini kurarken işçilerin en temel motivasyon kaynağının ekonomik kazanç olduğunu varsaymıştır. 'Ekonomik İnsan' (Homo Economicus) modeli, bireyin kararlarını sadece maddi fayda-maliyet analizi yaparak verdiğini ve duygusal/sosyal faktörlerin iş verimliliğinde ikincil planda olduğunu savunur. Bu nedenle Taylor, parça başı ücret sistemini verimliliği artırmanın tek yolu olarak görmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Taylor'un verimlilik ve motivasyon üzerine görüşlerini değerlendirme
Taylor, işçilerin doğuştan tembel olduklarını (sistematik kaytarma) ve sadece maddi teşviklerle (parça başı ücret) bu tembelliği yenebileceklerini savunmuştur.
Bu görüş, insanın psikolojik derinliğini yok sayan mekanik bir bakış açısıdır.
2
Klasik kuramın insan varsayımını tanımlama
Bu rasyonel ve maddi odaklı insan kurgusu literatürde 'Ekonomik İnsan' veya 'Homo Economicus' olarak adlandırılır.
Yönetim biliminde her kuramın (Klasik, Neoklasik, Modern) kendine has bir insan doğası varsayımı vardır.

Anahtar Kavram

Taylorizm'in İnsan Varsayımı (Ekonomik İnsan)
Soru 2Soru

Frederick W. Taylor tarafından geliştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nda; yöneticilerin zamanlarını daha verimli kullanabilmeleri için rutin işleri ve önceden belirlenmiş standartlara uygun ilerleyen faaliyetleri alt kademedeki görevlilere bırakması, kendilerinin ise yalnızca standartlardan önemli ölçüde sapma gösteren veya beklenmedik gelişmeleri içeren konularla ilgilenmesi gerektiğini savunan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstisnalar İlkesi

Cevap

İstisnalar İlkesi (Exception Principle)
Doğru yanıt olan 'İstisnalar İlkesi', Taylor'ın yönetimin etkinliğini artırmak için önerdiği bir stratejidir. Bu ilkeye göre, bir yönetici tüm operasyonel ayrıntıları denetlemek yerine, sadece 'istisnai' durumları (hedeflerin çok üstünde veya çok altında kalan sonuçlar) incelemeli ve müdahale etmelidir. Böylece yönetici, zamanını rutin işler yerine stratejik planlamaya ayırabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetim odağının nasıl belirlendiğini analiz edin.
Rutin işler ile standartlardan sapma gösteren işler arasındaki ayrım fark edilir.
Taylor'ın yöneticilerin zamanını korumaya yönelik temel yaklaşımını anlamak için gereklidir.
2
Taylor'ın literatürdeki kavramlarıyla eşleştirin.
Yönetimin sadece standart dışı durumları incelemesi gerektiğini savunan 'İstisnalar İlkesi'ne ulaşılır.
Soruda vurgulanan 'rutin işlerin devri' ve 'sapmalarla ilgilenme' ifadeleri doğrudan bu ilkenin tanımıdır.

Anahtar Kavram

İstisnalar İlkesi (The Exception Principle)
Tahmini Süre:50s
Soru 3Soru

Max Weber’in ideal tip bürokrasi modelinde 'makamlar hiyerarşisi' ilkesi, örgüt içindeki her alt makamın bir üst makam tarafından denetlenmesini öngören, kesin bir şekilde düzenlenmiş bir üst-ast sistemidir. Bu hiyerarşik düzen, sadece yukarıdan aşağıya doğru işleyen bir denetim mekanizması olmayıp, aynı zamanda yönetilenler ve alt kademedekiler için belirli bir hukuki güvence de sağlamaktadır. Buna göre, Weber’in hiyerarşi ilkesi çerçevesinde alt kademelere veya yönetilenlere sağlanan bu temel güvence aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alt makamların kararlarına karşı üst makamlara itiraz ve şikayette bulunabilme hakkı

Cevap

Alt makamların kararlarına karşı üst makamlara itiraz ve şikayette bulunabilme hakkı
Max Weber'in ideal tip bürokrasi modelinde 'makamlar hiyerarşisi', örgüt şemasında net bir üst-ast ilişkisi kurar. Bu yapının temel işlevlerinden biri, alt makamlar tarafından verilen kararların üst makamlarca denetlenmesini sağlamaktır. Bu denetim mekanizması, hem örgüt içi disiplini korur hem de dışarıdan hizmet alan vatandaşlara (yönetilenlere) veya alt kademedeki çalışanlara, haksız buldukları kararlara karşı üst mercilere başvurma (itiraz ve şikayet) imkanı tanıyarak hukuki bir güvence sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Weber'in hiyerarşi kavramını analiz etmek
Hiyerarşinin sadece emir zinciri değil, aynı zamanda bir denetim ve düzen yapısı olduğu görüldü.
Weber, bürokrasiyi tanımlarken hiyerarşinin hem üstün astı denetlemesini hem de astın korunmasını sağladığını belirtir.
2
Yönetilenler ve astlar açısından hiyerarşinin fonksiyonunu belirlemek
Hiyerarşinin, alt makamların hatalı kararlarına karşı bir 'temyiz' veya 'itiraz' mekanizması sunduğu saptandı.
Weber'in metinlerinde 'itiraz hakkı' (right of appeal), rasyonel-yasal otoritenin keyfiliği önleme yöntemlerinden biri olarak vurgulanır.
3
Seçenekler arasından bu hukuki güvenceyi bulmak
İtiraz ve şikayet hakkını içeren seçeneğin doğru olduğu sonucuna varıldı.
Diğer seçenekler ya bürokrasinin temel ilkeleriyle çelişmekte ya da hiyerarşinin sağladığı birincil güvence niteliği taşımamaktadır.

Anahtar Kavram

Bürokratik Hiyerarşi ve İtiraz Hakkı

İpuçları

1
Hiyerarşinin sadece 'emir verme' değil, aynı zamanda 'denetleme ve korunma' işlevi olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Bürokrasinin gayrisahsilik (impersonality) ilkesinin nesnellik üzerindeki etkilerini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 4Soru

Kamu yönetiminde bir bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren strateji geliştirme, bütçe ve personel birimlerinin birbirlerinden kopuk çalışmak yerine, eş güdüm ve etkileşim içerisinde hareket etmeleri sonucunda, bakanlığın genel performansının her bir birimin münferit katkılarının toplamından daha yüksek bir seviyeye ulaştığı gözlemlenmiştir.

Sistem Yaklaşımı çerçevesinde, organizasyonu oluşturan alt sistemlerin birbirini tamamlaması ve etkileşimi sonucunda ortaya çıkan bu "parçaların toplamından daha büyük bir bütünsel değer oluşması" durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinerji

Cevap

Sinerji kavramı, organizasyonu oluşturan alt birimlerin etkileşimi sonucunda ortaya çıkan bütünsel değerin, parçaların toplam değerinden fazla olmasını ifade eder.
Sinerji, Sistem Yaklaşımı'nda bir bütünün, kendisini oluşturan parçaların toplamından daha büyük ve farklı bir değere sahip olması durumunu tanımlar. Kamu yönetiminde birimlerin koordineli çalışması sonucu ortaya çıkan verimlilik artışı, bu bütünsel etkileşimin (sinerjinin) bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraptaki ana fikri analiz edin.
Birimlerin (alt sistemlerin) ayrı ayrı çalışmalarından ziyade birlikte çalışmalarının daha yüksek verim sağladığı belirtilmiştir.
Soru kökündeki 'parçaların toplamından büyük bir bütünsel değer' ifadesi anahtar noktadır.
2
Sistem Yaklaşımı kavramları ile eşleştirin.
Bu durum matematikte 1+1>21 + 1 > 2 formülüyle sembolize edilen sinerji kavramına karşılık gelir.
Sinerji, sistemin bütünsel özelliğini ve parçaların etkileşim gücünü tanımlar.

Anahtar Kavram

Sinerji (Synergy)
Soru 5Soru

Yönetim kuramları içerisinde önemli bir dönüm noktasını temsil eden bir yaklaşıma göre; örgütlerin iç yapısı ile dış çevre koşulları arasında sıkı bir uyum bulunmalıdır. Bu bağlamda, Tom Burns ve G.M. Stalker tarafından gerçekleştirilen araştırmalarda, dış çevrenin durağan olduğu durumlarda hiyerarşinin ve kuralların hakim olduğu yapıların; dış çevrenin dinamik ve değişken olduğu durumlarda ise esnek ve katılımcı yapıların etkin olduğu savunulmuştur.

Buna göre, 'en iyi tek bir yönetim yolu' olmadığını, en uygun yapının koşullara göre değişeceğini vurgulayan bu yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Durumsallık Yaklaşımı

Cevap

Durumsallık Yaklaşımı
Durumsallık yaklaşımı, yönetim biliminde 'evrensel ilkeler' yerine 'koşullara bağlılık' ilkesini getirmiştir. Burns ve Stalker'ın çalışması, dış çevrenin belirsizlik düzeyinin örgüt yapısını nasıl etkilediğini (mekanik vs. organik) ortaya koyarak bu yaklaşımın temelini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki temel önermeyi analiz etme
Dış çevrenin durağanlığına veya dinamikliğine göre örgüt yapısının (mekanik veya organik) değişmesi gerektiği tespit edilir.
Soruda verilen Burns ve Stalker çalışması, durumsallık yaklaşımının en temel çalışmalarından biridir.
2
Kavramsal karşılaştırma yapma
'En iyi tek yol yoktur' ilkesi ile Durumsallık Yaklaşımı eşleştirilir.
Klasik kuramlar her yer ve zamanda geçerli evrensel ilkeler ararken, durumsallık yaklaşımı bu arayışı reddeder.

Anahtar Kavram

Durumsallık Yaklaşımı ve Burns-Stalker Araştırması (Mekanik ve Organik Yapılar)
Soru 6Soru

Modern kamu yönetimi anlayışında bir devlet memurunun, işlem yaptığı kişilerin kimliğinden, toplumsal statüsünden veya kendisine olan yakınlığından bağımsız olarak yalnızca yürürlükteki mevzuatı esas alarak karar vermesi beklenir.

Max Weber’in "ideal tip" bürokrasi modelinde yer alan ve yönetimin keyfilikten uzaklaşarak objektifleşmesini sağlayan bu ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gayrişahsilik

Cevap

Weber'in bürokrasi modelinde memurların kişisel eğilimlerden uzak durarak kuralları herkese eşit uygulamasını ifade eden ilke gayrişahsilik ilkesidir.
Weber’in rasyonel-yasal otoriteye dayanan bürokrasi modelinde 'gayrişahsilik' ilkesi, kamu görevlisinin görevini yerine getirirken bireysel tercihlerini, nefretini veya sevgisini sürece dahil etmemesini öngörür. Bu durum, idari işlemlerin rasyonel, öngörülebilir ve objektif olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki temel vurguyu analiz et.
Vatandaşın statüsünden veya yakınlığından bağımsız hareket etme durumu tespit edildi.
Sorunun hangi bürokratik mekanizmayı sorguladığını anlamak gerekir.
2
Weber'in ideal tip bürokrasisindeki temel ilkeleri gözden geçir.
Hiyerarşi, liyakat, yazılı kurallar, gayrişahsilik ve uzmanlaşma kavramları hatırlandı.
Seçeneklerin Weberian kavramlarla uyumu kontrol edilmelidir.
3
Kavramsal eşleştirme yap.
Duyguların ve kişisel bağların yönetim dışı tutulması doğrudan 'gayrişahsilik' (impersonality) ile örtüşmektedir.
Keyfiyetin önlenmesi ve standart uygulamanın sağlanması gayrişahsilik ilkesinin temel amacıdır.

Anahtar Kavram

Gayrişahsilik (Impersonality)
Soru 7Soru

Modernist yönetim düşüncesinin temel taşı olan Max Weber’in bürokrasi modeli; rasyonellik, hiyerarşi, yazılı kurallar ve liyakat prensiplerine dayanmaktadır. Ancak postmodern süreçte, bu katı yapıların yerini daha esnek, katılımcı ve diyalog temelli "post-bürokratik" örgüt yapıları almaya başlamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi post-bürokratik örgüt yapılarının klasik bürokratik yapılardan ayrılan temel özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütsel iletişimin sadece dikey ve resmi kanallarla sınırlandırılması

Cevap

Örgütsel iletişimin sadece dikey ve resmi kanallarla sınırlandırılması, post-bürokratik yapıların değil, klasik bürokratik yapıların bir özelliğidir.
Doğru yanıt olan örgütsel iletişimin sadece dikey ve resmi kanallarla sınırlandırılması, Max Weber’in ideal tip bürokrasisinin ve klasik yönetim anlayışının en belirgin özelliğidir. Postmodern yönetim süreciyle ortaya çıkan post-bürokratik örgütlerde ise iletişim; hiyerarşik sınırları aşan, yatay ve diagonal (çapraz) kanalları kullanan, resmiyetten ziyade diyalog ve bilgi paylaşımına dayanan bir yapı arz eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik bürokrasi ile post-bürokrasi modellerini karşılaştır.
Klasik bürokrasinin hiyerarşi, kurallar ve dikey iletişim odaklı; post-bürokrasinin ise esneklik, güven ve çok yönlü iletişim odaklı olduğu saptanır.
Sorunun kökünde istenen 'ayrılan özelliklerden biri olmayanı' bulmak için her iki yapının temel dinamiklerini analiz etmek gerekir.
2
İletişim kanallarının yapısını değerlendir.
İletişimin dikey ve resmi sınırlarla kısıtlanması, Weberyan bürokrasinin kontrol mekanizmasıdır.
Post-bürokratik yapılar 'sınırları belirsiz' veya 'şebeke' tipi örgütlenmelere yakın olduğu için bu kısıtlamayı reddeder.
3
Seçenekleri eleyerek doğru yanıtı belirle.
Güven, misyon, akran denetimi ve esnek iş tanımları postmodern dönemin yapısal özellikleriyken, dikey iletişim kısıtı bu dönüşümün dışındadır.
Hangi özelliğin modernist/geleneksel paradigma içinde kaldığını tespit etmek için seçenekler arasında zıtlık analizi yapılır.

Anahtar Kavram

Post-Bürokratik Örgüt Yapısı ve Klasik Bürokrasiden Farklılaşma
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru

Max Weber’in bürokrasi kuramında merkezi bir yer tutan 'yasal-rasyonel otorite' tipinde meşruiyet; kişilerin öznel iradelerinden, geleneklerden veya olağanüstü niteliklerden bağımsız, genel ve soyut hukuksal kurallara dayalıdır.

Buna göre, Weber’in 'İdeal Tip' bürokrasi modelinde bir yöneticinin (üstün) emir verme yetkisi ve bu yetkinin sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetici, emir verme yetkisini kullanırken bizzat kendisinin de dahil olduğu gayrişahsi hukuksal düzene ve kurallara tabidir.

Cevap

Yöneticinin de bizzat kurallara ve gayrişahsi düzene tabi olması
Yasal-rasyonel otorite tipinde, yöneten kişinin (üstün) yetkisi sınırsız değildir; o da sistemin bir parçasıdır ve emirleri ancak mevcut yasal çerçeve içindeyse meşrudur. Astlar, yöneticiye şahsı için değil, hukuksal düzenin o makama tanıdığı yetki için itaat ederler. Bu durum, 'yönetimin hukuka bağlılığı' ilkesinin bürokratik temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Otorite tipini tanımla
Soru yasal-rasyonel otoriteyi hedeflemektedir.
Weber'in bürokrasi modeli bu otorite tipi üzerine inşa edilmiştir.
2
Meşruiyet kaynağını analiz et
Meşruiyet, kişiden değil, 'makamdan' ve o makamı tanımlayan 'hukuksal düzenden' gelir.
Yasal-rasyonel sistemde itaat, kişiye değil hukuksal düzenedir.
3
Yöneticinin konumunu belirle
Yönetici (üst), kuralların yaratıcısı veya sahibi değil, kuralların bir uygulayıcısıdır.
Bu modelde yöneten de yönetilen de aynı gayrişahsi kurallara tabidir; bu durum rasyonelliğin gereğidir.

Anahtar Kavram

Yasal-Rasyonel Otorite ve Gayrisahsilik

Daha Fazla Pratik

Weber'in 'Demir Kafes' eleştirisini ve bürokrasinin rasyonelleşmesinin birey üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 9Soru

Sistem Yaklaşımı'nın yönetim bilimine en temel katkılarından biri, organizasyonu dış çevresiyle sürekli madde, enerji ve bilgi alışverişinde bulunan 'açık bir sistem' olarak tanımlamasıdır. Bu bakış açısı, klasik yönetim kuramlarının örgütleri aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip yapılar olarak görmesine yönelik temel bir eleştiri niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış dünya ve çevresel faktörlerle etkileşimi göz ardı eden kapalı sistemler

Cevap

Klasik yönetim kuramlarının örgütleri dış çevreden yalıtılmış 'kapalı sistemler' (closed systems) olarak ele alması, Sistem Yaklaşımı'nın temel eleştiri noktasıdır.
Sistem Yaklaşımı, örgütü çevresiyle sürekli etkileşim içinde olan ve bu etkileşim sayesinde (negatif entropi) hayatta kalan bir 'açık sistem' olarak tanımlar. Klasik yönetim kuramları ise örgütü dış dünyadan yalıtılmış, kendi kendine yeten ve dış çevrenin etkilerini hesaba katmayan 'kapalı sistemler' (closed systems) olarak kurguladıkları için Sistem Yaklaşımı tarafından bu noktada temelden eleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik yönetim anlayışının örgüt tanımını analiz etme
Klasik kuramlar (Taylor, Fayol, Weber) örgütü mekanik bir araç gibi görür ve sadece içsel verimliliğe odaklanır.
Klasik dönemde dış çevrenin örgüt üzerindeki etkisi henüz bilimsel bir çalışma konusu haline gelmemiştir.
2
Sistem Yaklaşımı'nın getirdiği 'Açık Sistem' kavramını inceleme
Örgütün hayatta kalabilmesi için dış çevreden girdi alması ve çıktı sunması gerektiği vurgulanır.
Sistemler çevreleriyle etkileşim kurarak negatif entropi yaratır ve varlıklarını sürdürürler.
3
Eleştiri noktasını belirleme
Klasik kuramların örgütü dış dünyaya kapalı varsayması, Sistem Yaklaşımı'nın temel kalkış noktası ve eleştiri odağıdır.
Açık sistem varsayımı, kapalı sistem varsayımının zıddı olarak paradigmal bir değişim yaratır.

Anahtar Kavram

Açık ve Kapalı Sistem Ayrımı
Soru 10Soru

Elton Mayo ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen Hawthorne Araştırmaları, klasik yönetim düşüncesinin bireyi sadece ekonomik çıkarları peşinde koşan ve birbirinden kopuk birer birim olarak gören "yığın hipotezi" (rabble hypothesis) varsayımını temelden sarsmıştır. Araştırmacılar, özellikle deneylerin ilerleyen safhalarında örgütün sadece teknik ve ekonomik bir yapı olmadığını, aynı zamanda kendine özgü değerleri ve normları olan bir bütünlük teşkil ettiğini savunmuşlardır.

Buna göre, Hawthorne Araştırmaları'nın yönetim literatürüne kazandırdığı en temel kavramsal dönüşüm aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütün, teknik-ekonomik bir yapının yanı sıra karşılıklı etkileşim halindeki parçalardan oluşan bir "sosyal sistem" olarak tanımlanması

Cevap

Örgütün, teknik-ekonomik bir yapının yanı sıra karşılıklı etkileşim halindeki parçalardan oluşan bir "sosyal sistem" olarak tanımlanması
Doğru yanıt olan seçenek, Hawthorne Araştırmaları'nın yönetim bilimindeki en büyük paradigmal değişimini ifade eder. Klasik kuramın örgütü bir makine gibi gören mekanik yaklaşımına karşılık; Neoklasik (İnsan İlişkileri) yaklaşımı, örgütü iç içe geçmiş teknik ve sosyal alt sistemlerden oluşan dinamik bir 'sosyal sistem' olarak tanımlamıştır. Bu, verimliliğin sadece mühendislik hesaplarıyla değil, sosyal denge ile sağlanabileceği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik yönetimin temel varsayımını analiz etme
Taylor ve diğer klasikler bireyi rasyonel-ekonomik (economic man) ve izole bir birim olarak görür.
Soruda bahsedilen 'yığın hipotezi' bu klasik yaklaşımı temsil eder.
2
Hawthorne bulgularını değerlendirme
Çalışanların verimliliğinin fiziksel koşullardan çok grup içi ilişkilere ve psikolojik faktörlere bağlı olduğu anlaşıldı.
Sosyal insan modeline geçişin temelleri bu aşamada atılmıştır.
3
Kuramsal sentez yapma
Örgüt, artık sadece makineler ve emirlerden oluşan bir yapı değil; duygular, normlar ve informal ilişkilerle harmanlanmış bir sosyal sistemdir.
Araştırmanın sonucunda ulaşılan en üst düzey akademik sonuç örgütün sosyal sistem karakteridir.

Anahtar Kavram

Sosyal Sistem ve Sosyal İnsan (Social Man) Modeli

Daha Fazla Pratik

Hawthorne Araştırmaları'nın 'Mülakat Programı' aşamasında geliştirilen yönlendirmesiz mülakat tekniğinin örgütsel iletişimdeki önemini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Frederick W. Taylor, iş yerindeki verimliliği artırmak amacıyla geleneksel emir-komuta birliği ilkesini esneterek "fonksiyonel ustabaşılık" (functional foremanship) sistemini geliştirmiştir. Bu sistemde bir işçi, uzmanlık alanlarına göre ayrılmış 88 farklı ustabaşına bağlı olarak çalışır. Taylor, bu ustabaşılarını "planlama" ve "atölye/icra" olmak üzere iki temel gruba ayırmıştır.

Buna göre; atölye düzeyindeki icra faaliyetlerinden sorumlu olan, makinelerin çalışma hızını denetleyen, en uygun kesici aletlerin kullanılmasını sağlayan ve işin bilimsel yöntemlerle belirlenen standart süre içerisinde tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol eden uzman aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hız Ustabaşısı

Cevap

Hız Ustabaşısı, atölye düzeyinde makinelerin hızını ve işin teknik verimliliğini denetleyen uzmandır.
Taylor'ın fonksiyonel ustabaşılık modelinde Hız Ustabaşısı (Speed Boss), üretim sahasında (atölyede) makinelerin optimal hızda çalışmasından, doğru teknik ekipmanların kullanılmasından ve işin bilimsel olarak belirlenmiş standart sürelerde tamamlanmasından sorumludur. Bu rol, Taylor'ın işin teknik ve fiziksel verimliliğine verdiği önemi yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Fonksiyonel ustabaşılık yapısını analiz etme
Taylor'ın sistemi planlama (44 uzman) ve icra (44 uzman) olarak ikiye ayrılır.
Soru icra (atölye) safhasındaki teknik bir rolden bahsetmektedir.
2
İcra (Atölye) grubundaki uzmanları sınıflandırma
İcra grubunda Hazırlık, Hız, Muayene ve Tamir ustabaşıları bulunur.
Bu uzmanlar doğrudan üretim sahasında işçiyi denetler.
3
Görev tanımına uygun uzmanı belirleme
Makinelerin hızı, alet kullanımı ve zaman kontrolü "Hız Ustabaşısı"nın (Speed Boss) temel görevidir.
Hazırlık ustabaşısı iş öncesi kurulumla, Muayene ustabaşısı ise kaliteyle ilgilenir.

Anahtar Kavram

Taylorist Fonksiyonel Ustabaşılık Sistemi

Daha Fazla Pratik

Fayol'un 'Emir-Komuta Birliği' ilkesi ile Taylor'ın 'Fonksiyonel Ustabaşılık' sisteminin neden birbirine zıt olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

Henri Fayol, 'Genel ve Sınai Yönetim' (Administration Industrielle et Générale) adlı eserinde bir sanayi işletmesindeki tüm faaliyetleri altı ana grupta sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırmada yer alan; planlama, örgütleme, kumanda etme (yöneltme), koordinasyon ve denetim unsurlarından oluşan ve diğer tüm faaliyetlerin (teknik, ticari, mali, güvenlik ve muhasebe) üstünde yer alarak onların sevk ve idaresini sağlayan faaliyet grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim Faaliyetleri

Cevap

Yönetim Faaliyetleri
Yönetim Faaliyetleri, Fayol'un 66 grupta topladığı işletme faaliyetlerinin en kapsamlısı ve diğerlerini yöneten kısmıdır. Fayol, yönetimi 'öngörmek (planlamak), örgütlemek, kumanda etmek, koordinasyon sağlamak ve denetlemek' olarak tanımlar ve bu beşli süreci sadece 'Yönetim Faaliyetleri' başlığı altında inceler.

Adım Adım Çözüm

1
Henri Fayol'un işletme faaliyetleri sınıflandırmasını hatırla.
Fayol faaliyetleri altı gruba ayırır: Teknik, Ticari, Mali, Güvenlik (Emniyet), Muhasebe ve Yönetim.
Soruda sorulan 'üst faaliyet' bu sınıflandırmanın bir parçasıdır.
2
Yönetim faaliyetlerinin içeriğini analiz et.
Yönetim faaliyetleri (Managerial activities), kendi içinde beş yönetim fonksiyonuna (Planlama, Örgütleme, Kumanda, Koordinasyon, Denetim) ayrılır.
Yönetim, diğer beş faaliyetten farklı olarak doğrudan üretim veya satışla değil, örgütün bütününün sevk ve idaresiyle ilgilidir.
3
Seçeneklerdeki diğer kuramcıların kavramlarını ele.
Bilimsel Yönetim (Taylor) ve Bürokrasi (Weber) kavramları Fayol'un faaliyet listesinde yer almaz.
Klasik yönetim kuramcıları arasındaki odak noktası farklarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Fayol'un İşletme Faaliyetleri Sınıflandırması

Daha Fazla Pratik

Fayol'un yönetim yeteneği ile teknik yetenek arasındaki ilişkinin hiyerarşik kademelere göre nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

Chris Argyris, "Kişilik ve Örgüt" adlı çalışmasında bireyin psikolojik gelişiminin bebeklikten (olgunlaşmamışlık) yetişkinliğe (olgunluk) doğru bir süreklilik arz ettiğini savunur. Argyris'e göre Taylor ve Fayol gibi klasik kuramcıların önerdiği iş bölümü, hiyerarşi ve emir-komuta zinciri gibi ilkeler; olgun bir bireyin bağımsızlık, aktiflik ve öz denetim ihtiyaçlarıyla çelişmektedir.

Buna göre Argyris'in "Olgunluk-Olgunlaşmamışlık Kuramı" çerçevesinde, klasik yönetim anlayışıyla yönetilen bir örgütte ortaya çıkması beklenen temel durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin psikolojik ihtiyaçları ile örgütün yapısal gereklilikleri arasında bir çatışma yaşanması ve çalışanın pasifliğe itilmesi

Cevap

Bireyin psikolojik ihtiyaçları ile örgütün yapısal gereklilikleri arasında bir çatışma yaşanması ve çalışanın pasifliğe itilmesi
Chris Argyris'e göre, sağlıklı bir insan psikolojik olarak olgunlaştıkça bağımsız hareket etme ve sorumluluk alma eğilimi gösterir. Ancak klasik yönetim ilkeleri (emir-komuta, hiyerarşi, iş bölümü) bireyi tam tersi bir konuma, yani yöneticiye bağımlı ve verilen dar alanda pasif kalmaya zorlar. Bu durum, bireyin doğası ile örgütün yapısı arasında temel bir çatışmaya yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Argyris'in temel varsayımını analiz et
Bireyler doğal gelişim süreçlerinde pasiflikten aktifliğe, bağımlılıktan bağımsızlığa doğru ilerler (Olgunlaşma).
Davranışsal yaklaşımın insan doğasına bakışını anlamak için.
2
Klasik örgüt yapısının özelliklerini belirle
Hiyerarşi, sıkı denetim ve aşırı uzmanlaşma; çalışanı sadece kendisine verilen emirleri yerine getiren pasif bir araç konumuna sokar.
Kuramsal çatışmanın kaynağını tespit etmek için.
3
Sonucu değerlendir
Olgun bir yetişkin, bir 'çocuk' gibi yönetilmek istendiğinde psikolojik direnç, yabancılaşma ve örgütsel çatışma doğar.
Soru kökündeki temel durumun sonucuna ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Birey-Örgüt Çatışması (Argyris'in Olgunluk Kuramı)

İpuçları

1
Argyris'in kuramının ismindeki 'Olgunluk' kavramının bireyin gelişimiyle ilgili olduğunu düşünün.
2
Klasik kurallar (emir alma, hiyerarşi) bir yetişkini mi yoksa bir çocuğu mu daha çok tanımlar?
3
Argyris, resmi örgüt yapısının bireyi pasifleştirerek onun doğal gelişimine engel olduğunu ve bunun bir uyuşmazlık yarattığını savunur.

Daha Fazla Pratik

Douglas McGregor'un Y Kuramı ile Argyris'in Olgunluk Kuramı arasındaki benzerlikleri (katılımcı yönetim, yetki devri) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 14Soru

Frederick W. Taylor tarafından geliştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nda, işçilerin "bilimsel olarak seçilmesi, eğitilmesi ve geliştirilmesi" ilkesi verimliliğin temel taşıdır. Taylor'a göre, bilimsel yöntemlerle analiz edilmiş bir işin en yüksek standartlarda yerine getirilebilmesi için işçide aranan temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapılacak işe en uygun fiziksel ve zihinsel kapasiteye sahip "birinci sınıf" bir çalışan olması

Cevap

Yapılacak işe en uygun fiziksel ve zihinsel kapasiteye sahip "birinci sınıf" bir çalışan olması
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nda (Taylorizm), işin bilimsel analizi (zaman ve hareket etütleri) yapıldıktan sonra, bu standardize edilmiş işi en yüksek verimle yürütebilecek fiziksel ve zihinsel niteliklere sahip işçilerin seçilmesi gerekir. Taylor bu profili "birinci sınıf adam" olarak adlandırır. Bu yaklaşım, işçinin bireysel yeteneğinden ziyade, işin gerektirdiği kapasiteye uygunluğunu esas alır.

Adım Adım Çözüm

1
Taylor'un işçi seçimi ilkesini analiz et.
Taylor, işçilerin gelişigüzel değil, işin gereklerine göre bilimsel olarak seçilmesi gerektiğini savunur.
Verimlilik, doğru işin doğru kişi tarafından yapılmasına bağlıdır.
2
"Birinci Sınıf Adam" (First-class man) kavramını değerlendir.
Bu kavram, belirli bir işi yapmak için gerekli fiziksel güce, hıza ve zihinsel disipline sahip olan ideal işçiyi tanımlar.
Taylor'a göre herkes her işte birinci sınıf olamaz; yönetimin görevi bu eşleşmeyi yapmaktır.
3
Klasik ve Neoklasik ayrımını kontrol et.
Sosyal ilişkiler ve katılım gibi kavramlar Taylorizm'in mekanik doğasına aykırıdır.
Taylorizm işçiyi "ekonomik insan" (homo economicus) olarak görür ve rasyonel-teknik verimliliğe odaklanır.

Anahtar Kavram

Taylor'un "Birinci Sınıf Adam" ve Bilimsel Seçim İlkesi
Soru 15Soru

Max Weber'in bürokrasi kuramında kurguladığı "İdeal Tip" modelinin rasyonel yapısını koruyan en temel unsurlardan biri, kamu ofisinin ve resmî faaliyetlerin memurun özel yaşantısından ve kişisel alanından tamamen soyutlanmasıdır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Weber’in bürokrasi modelinde yer alan "resmî faaliyetin özel yaşam alanından ayrılması" ilkesinin doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Resmî evrak, dosya ve kamuya ait mali kaynakların memurun özel mülkiyetinden ve kişisel yazışmalarından kesin olarak ayrılması

Cevap

Resmî evrak, dosya ve kamuya ait mali kaynakların memurun özel mülkiyetinden ve kişisel yazışmalarından kesin olarak ayrılması
Max Weber'e göre bürokrasi, kamu görevinin memurun kişisel mülkiyeti haline gelmesini engellemek için resmî alan ile özel alanı birbirinden ayırır. Bu ilke gereği, resmî yazışmalar, dosyalar (arşiv) ve kamuya ait finansal kaynaklar, memurun kişisel evraklarından ve özel mülkiyetinden kesin bir çizgiyle ayrılmalıdır. Bu durum, kamu yönetiminin sürekliliğini, hesap verilebilirliğini ve rasyonelliğini garanti altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
Weber'in "İdeal Tip" bürokrasi modelindeki ofis (büro) kavramını tanımla.
Bürokrasi, kamu hizmetinin bir meslek olarak yürütüldüğü ve kişisel alandan ayrıldığı rasyonel bir yapıdır.
Yönetimin sürekliliği ve rasyonelliği için ofis faaliyetlerinin memurun özel hayatından bağımsız olması gerekir.
2
Ofis ve özel yaşam ayrımının somut çıktılarını analiz et.
Kamuya ait bütçe, arşiv ve belgelerin memurun kişisel mülkü sayılamayacağı sonucuna ulaşılır.
Resmî faaliyetin nesnelliği, kamu kaynaklarının özel amaçlar için kullanılmasını engelleyen bu ayrım sayesinde sağlanır.
3
Seçenekler arasından bu yapısal ayrımı en net ifade eden yargıyı belirle.
Resmî evrak ve mali kaynakların özel mülkiyetten ayrı tutulması gerektiği seçeneği ilkeye doğrudan uygundur.
Bu ayrım, bürokrasinin bir 'kamu hizmeti' olarak kurumsallaşmasının temel taşıdır.

Anahtar Kavram

Bürokrasi Yaklaşımı (Weber) - Ofis ve Özel Yaşam Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

F.W. Taylor, geleneksel yönetim anlayışında işçilerin işi nasıl yapacaklarını kendi inisiyatiflerine bırakan ve onları sadece ödül vaadiyle motive etmeye çalışan sistemi "Girişim ve Teşvik Yönetimi" olarak tanımlar. Taylor'a göre, bu sistemin verimsizliğini aşmak için bilimsel yönetim anlayışında yönetimin iş yöntemlerini belirleme konusundaki temel yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşin planlanması sorumluluğunu işçiden devralarak, zaman ve hareket etütleri aracılığıyla standart iş yöntemleri geliştirmek

Cevap

Yönetimin işin planlanması sorumluluğunu işçiden devralarak bilimsel yöntemlerle standart iş yöntemleri geliştirmesi
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nın en ayırt edici özelliği, işin 'planlanması' ile 'uygulanması' süreçlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Taylor öncesi dönemde (Girişim ve Teşvik Yönetimi) işçiler işi yapma yöntemlerini kendi tecrübeleriyle belirlerken, Taylor'un sisteminde yönetim; zaman ve hareket etütleri yaparak işi bilimsel bir temele oturtur ve 'en iyi tek yol'u standart bir yöntem olarak işçiye sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Taylor'un geleneksel 'Girişim ve Teşvik' sistemine yönelik eleştirisini analiz edin.
Geleneksel sistemde işin 'nasıl' yapılacağı bilgisinin işçide olduğu ve yönetimin sadece sonuç beklediği görülür.
Taylor'a göre bu durum, 'el kararı' (rule of thumb) yöntemlerin kullanılmasına ve verimsizliğe yol açar.
2
Bilimsel Yönetimin dört temel ilkesinden 'İşin bilimsel olarak incelenmesi' ilkesini uygulayın.
Yönetim, işin her bir parçasını analiz eder, gereksiz hareketleri ayıklar ve zaman etütleri yapar.
Bu süreç, işi en verimli şekilde yapmanın 'en iyi tek yolu'nu (one best way) bulmayı amaçlar.
3
Planlama ve uygulama arasındaki yeni görev dağılımını belirleyin.
Düşünme ve planlama işi yönetime, uygulama işi ise standartlara uyan işçiye devredilir.
Sorumluluğun bu şekilde paylaşılması, bilimsel yönetimin geleneksel yönetimden en keskin ayrımıdır.

Anahtar Kavram

İşin Planlanması ve Uygulanmasının Ayrılması (Planlama ve İcra Ayrımı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

Klasik yönetim kuramının en önemli temsilcilerinden biri olan Henri Fayol, yönetimi bilimsel bir süreç olarak ele almış ve bu süreci belirli temel fonksiyonlara ayırmıştır. Fayol'un yaklaşımında 'örgütleme' (organizing) fonksiyonu, işletmenin veya kurumun hedeflerine ulaşabilmesi için gerekli olan yapının kurulmasını ifade eder. Buna göre Henri Fayol'un yönetim sürecinde 'örgütleme' fonksiyonunun kapsamı aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletmenin hedeflerine hizmet edecek şekilde hem maddi hem de sosyal (beşerî) yapıyı inşa ederek gerekli kaynakları temin etmek

Cevap

Fayol'a göre örgütleme, kurumun hedeflerine ulaşması için gerekli olan maddi ve sosyal yapıyı (çalışanlar ve fiziksel kaynaklar) bir bütün olarak inşa etmektir.
Henri Fayol, 'Genel ve Sınai Yönetim' adlı eserinde örgütleme fonksiyonunu, bir işletmeye çalışması için gerekli olan her şeyi (hammadde, araçlar, sermaye ve personel) sağlamak olarak tanımlar. Bu durum kurumun hem fiziksel/maddi hem de beşerî/sosyal yapısının bir arada oluşturulması anlamına geldiği için kurumun maddi ve sosyal yapısını inşa etme seçeneği doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fayol'un yönetim fonksiyonlarını (POCCC) analiz etme
Planlama, Örgütleme, Yöneltme (Kumanda), Koordinasyon ve Denetim fonksiyonları belirlenir.
Sorunun hangi fonksiyonun tanımını istediğini netleştirmek gerekir.
2
Örgütleme fonksiyonunun tanımını Taylor ve Weber'in yaklaşımlarından ayırma
Taylor alt kademeye (verimlilik), Weber yapısal otoriteye (bürokrasi) odaklanırken; Fayol kurumun genel yapısının (maddi ve sosyal) inşasına odaklanır.
Klasik kuramcılar arasındaki temel vurgu farklarını belirlemek doğru cevaba götürür.

Anahtar Kavram

Fayol'un Örgütleme Fonksiyonu: Maddi ve Sosyal Yapı İnşası
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru

Sistem Yaklaşımı literatüründe; açık bir sistem olan kamu kurumlarının dış çevreden gelen sürekli değişim ve belirsizlik baskılarına rağmen, kendi iç yapılarını ve süreçlerini dinamik bir biçimde ayarlayarak çevreyle uyumlu bir 'kararlı durum' oluşturmaları ve hayatta kalmaları aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dinamik denge

Cevap

Sistem Yaklaşımı'na göre açık sistemlerin çevreyle uyumlu bir kararlı durum oluşturması 'Dinamik denge' kavramı ile ifade edilir.
Dinamik denge, açık sistemlerin dış çevredeki dalgalanmalara rağmen kendi iç yapılarını ve süreçlerini sürekli olarak yeniden ayarlayarak ulaştıkları 'hareketli istikrar' durumudur. Bu özellik sayesinde kamu kurumları, değişen siyasal veya ekonomik koşullara rağmen temel fonksiyonlarını sürdürebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Sistemin dış çevre ile etkileşimini analiz etme
Organizasyonun dışarıdan gelen değişimlere karşı hayatta kalma çabası olduğu tespit edildi.
Sistem yaklaşımında açık sistemler çevreyle sürekli madde, enerji ve bilgi alışverişinde bulunur.
2
Denge durumunu tanımlayan kavramı belirleme
'Hareketli ancak istikrarlı' durumun karşılığı olarak dinamik denge (homeostasis) kavramına ulaşıldı.
Bu kavram, sistemin dış baskılara rağmen işleyişini sürdürülebilir kılan içsel denetim ve ayarlama mekanizmasını açıklar.

Anahtar Kavram

Dinamik Denge (Homeostasis)
Soru 19Soru

Hawthorne Araştırmaları'nın "Mülakat Programı" (Interviewing Program) evresinde elde edilen verileri analiz eden Roethlisberger ve Dickson, örgüt içinde iki temel davranışsal çerçevenin etkileşim halinde olduğunu saptamışlardır. Bunlardan ilki yönetimin maliyet ve teknik rasyonaliteye dayalı "verimlilik mantığı" (logic of efficiency), ikincisi ise çalışanların sosyal değerlerini ve psikolojik durumlarını yansıtan "duygu mantığı" (logic of sentiments) olarak adlandırılmıştır. Buna göre, İnsan İlişkileri Yaklaşımı'nda "duygu mantığı" kavramı aşağıdakilerden hangisini temsil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların grup içindeki sosyal ilişkilerini, inançlarını ve birbirlerine olan bağlılıklarını

Cevap

Duygu mantığı, çalışanların grup içindeki sosyal ilişkilerini, inançlarını ve birbirlerine olan bağlılıklarını temsil eder.
İnsan İlişkileri Yaklaşımı'na göre çalışanlar iş yerinde sadece ekonomik birer aktör değil, sosyal ihtiyaçları olan bireylerdir. Roethlisberger ve Dickson'ın tanımladığı 'duygu mantığı', çalışanların iş arkadaşlarıyla kurdukları sosyal bağları, grup normlarını, inançlarını ve bu unsurların işe bakış açılarını nasıl şekillendirdiğini ifade eder. Bu nedenle, grup içindeki sosyal ilişkileri ve bağlılıkları içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hawthorne Araştırmaları'nın yönetim bilimine katkısı olan temel kavramsal ayrımı belirlemek.
Araştırmanın, örgütü sadece teknik bir yapı değil, aynı zamanda bir sosyal sistem olarak tanımladığı anlaşılır.
Yönetimin ve çalışanların olaylara bakış açısındaki farklılığı kavramak için.
2
"Verimlilik mantığı" ve "duygu mantığı" kavramlarını karşılaştırmak.
Verimlilik mantığının yönetimin teknik/ekonomik hedeflerini, duygu mantığının ise işçilerin sosyal/psikolojik dünyasını temsil ettiği saptanır.
Soruda istenen duygu mantığının kapsamını netleştirmek için.
3
Seçenekler arasından çalışanların sosyal ve psikolojik dünyasına vurgu yapan ifadeyi seçmek.
Grup ilişkileri ve inançları vurgulayan ifadenin duygu mantığına karşılık geldiği görülür.
Doğru tanıma ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Örgütün Sosyal Sistem Olarak Görülmesi (Duygu Mantığı vs. Verimlilik Mantığı)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 20Soru

Frederick W. Taylor, Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nın özünün zaman ve hareket etütleri gibi teknik araçlardan ziyade, hem işçilerin hem de yöneticilerin işe ve birbirlerine karşı olan tutumlarında köklü bir değişim yaşanması olduğunu belirtmiştir. Taylor'ın bu değişimi tanımlamak için kullandığı "Zihinsel Devrim" (Mental Revolution) kavramı ile vurgulanan temel husus aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçi ve yönetimin, mevcut kârın nasıl bölüşüleceğine dair çatışmayı bırakıp kârın miktarını artırmak için iş birliği yapmaları

Cevap

Doğru cevap, işçi ve yönetimin kârın bölüşümü yerine kârın miktarını artırmak için iş birliği yapmalarını ifade eden seçenektir.
Zihinsel Devrim kavramı, Taylorizm'in en temel felsefi dayanağıdır. Taylor, işçi ve işverenin birbirini düşman olarak görmeyi bırakıp, bilimsel yöntemler kullanarak üretimi (pastayı) o kadar büyütmeleri gerektiğini savunur ki, bölüşüm kavgasının bir anlamı kalmasın. Bu durum, çatışma yerine 'bilimsel iş birliği' ve 'uyum' ilkesinin hayata geçirilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Taylorizm'in teknik ve felsefi boyutlarını ayırt et.
Taylorizm sadece zaman-hareket etüdü değil, aynı zamanda bir zihniyet değişimidir.
Soruda teknik araçlar değil, 'Zihinsel Devrim' kavramının felsefi altyapısı sorulmaktadır.
2
Zihinsel Devrim kavramının içeriğini analiz et.
Bu kavram, yönetim ve emek arasındaki 'sıfır toplamlı oyun' (biri kazanırken diğerinin kaybetmesi) mantığının yıkılmasını ifade eder.
Taylor'a göre verimlilik artışı her iki tarafın da (yüksek ücret ve yüksek kâr) kazanmasını sağlar.
3
Seçeneklerdeki kuramsal odakları karşılaştır.
Sosyal ihtiyaçlar, hiyerarşik düzen veya yetki devri gibi kavramların Taylorizm dışındaki kuramlara ait olduğu belirlenir.
Yanlış seçenekler İnsan İlişkileri, Fayolizm veya Modern Yönetim yaklaşımlarına ait kavramları içermektedir.

Anahtar Kavram

Zihinsel Devrim (Mental Revolution)
Tahmini Süre:1m 15s
Sayfa 1 / 8Sonraki
Yönetim Kuramları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin