Daniel Lerner, geleneksel toplumdan modern topluma geçişte bireyin 'empati' yeteneği ve 'hareketli kişilik' yapısını kitle iletişim araçlarıyla ilişkilendirerek ön plana çıkarırken; W.W. Rostow, bu dönüşümü belirli iktisadi eşiklerin aşılmasına dayanan doğrusal bir 'kalkış' (take-off) süreci olarak betimler. Her iki kuramın da değişimi temelde toplumların kendi iç dinamiklerine dayandıran 'içselci' (internalist) karakteri ve 'yapısal farklılaşma' (structural differentiation) vurgusu dikkate alındığında, modernleşme kuramlarının metodolojik sınırları ve Bağımlılık Kuramı (Dependency Theory) tarafından getirilen temel eleştiri bağlamında aşağıdaki analizlerden hangisi en kapsamlıdır?
- Modernleşme, bireysel düzeyde empatik zihniyet dönüşümü ve toplumsal hareketlilikle tetiklenen bir süreç olsa da, Rostow’un öngördüğü kalkış aşamasına ulaşılması yerel kurumların yapısal farklılaşmayı kurumsallaştırmasına bağlıdır; ancak bu yaklaşım, azgelişmişliği küresel güç asimetrilerinden bağımsız, yalnızca içsel bir eksiklik olarak gören evrimci bir iyimserlik taşır.Cevap
- BToplumsal değişmenin temel motoru, Lerner’in iddia ettiği bireysel zihniyet dönüşümü değil, üretim araçları üzerindeki mülkiyet kontrolünün el değiştirmesi ve bu durumun sınıflar arası çatışma yoluyla yapısal bir devrime yol açarak tüm modernleşme aşamalarını baypas etmesidir.
- CModernleşme süreci, Rostow’un 'olgunluk yolu' aşamasında belirttiği üzere, çevre ülkelerin merkez ülkelerle kurduğu hammaddeye dayalı ticari entegrasyonun bir sonucudur ve bu süreçte empati yeteneği yerel kültürün küresel pazara eklemlenmesini sağlayan dışsal bir araçtır.
- DModernleşme, geleneksel toplumdaki mekanik dayanışmanın yerini alan empatik yeteneğin, yüksek kitle tüketim aşamasında organik bir işbölümüne dönüşememesi nedeniyle ortaya çıkan anomik bir toplumsal çözülme ve yapısal farklılaşma krizidir.
- EModernleşme kuramları, maddi kültürdeki (teknoloji) hızlı değişimin manevi kültürdeki (zihniyet) dönüşümün gerisinde kaldığı durumlarda toplumsal bir döngü yaşandığını ve Rostow’un aşamalarının bu 'kültürel gecikme' nedeniyle her toplumda farklı bir sıra izlediğini savunur.
Cevap
Modernleşme kuramlarının temel özelliği değişimi 'içsel' dinamiklerle açıklamalarıdır. Lerner psiko-sosyal (empati), Rostow ise ekonomik (kalkış) boyutu vurgular; Bağımlılık Kuramı ise bu modelleri küresel sömürü ilişkilerini ve dışsal engelleri görmezden geldiği için eleştirir.
Modernleşme kuramcıları (Lerner, Rostow, Inkeles vb.), toplumsal değişmeyi 'geleneksel' olandan 'modern' olana doğru evrilen, içsel bir gelişim süreci olarak görürler. Lerner'in bireysel düzeydeki empati vurgusu ile Rostow'un makro-ekonomik aşamaları, toplumun iç yapısındaki farklılaşmayı kurumsallaştırma çabasıdır. Bağımlılık Kuramı ise bu yaklaşımı 'tarih dışı' olmakla suçlar; çünkü her toplumun aynı aşamalardan geçemeyeceğini, küresel sistemdeki hiyerarşinin (merkez-çevre) azgelişmişleri yapısal olarak engellediğini savunur. En kapsamlı analiz bu sentezi içermektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Modernleşme Kuramlarının İçselci Karakteri ve Bağımlılık Kuramı Eleştirisi
Daha Fazla Pratik
Bağımlılık kuramının (Andre Gunder Frank) modernleşme kuramcılarına yönelik 'azgelişmişliğin gelişimi' (development of underdevelopment) tezini inceleyerek karşılaştırmalı analizinizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s