Modern anayasa hukukunun ve siyaset biliminin gelişim sürecinde, egemenliğin pratikteki işleyişine dair önemli bir ayrım geliştirilmiştir. Bu ayrıma göre, bir devlet düzeninde hukuk kurallarını koyma, değiştirme ve yürürlükten kaldırma konusunda mahkemelerce tanınan en üstün irade ile bu iradenin kararlarını arka planda fiilen belirleyen ve siyasi itaati sağlayan seçmen iradesi farklı katmanları temsil eder.
A. V. Dicey tarafından formüle edilen bu kuramsal çerçevede; parlamentonun sahip olduğu "nihai yasama yetkisi" ile seçmenlerin sahip olduğu "belirleyici siyasal güç" sırasıyla hangi kavramlarla tanımlanmaktadır?
- Hukuki Egemenlik - Siyasi EgemenlikCevap
- BMilli Egemenlik - Halk Egemenliği
- Cİktidar - Otorite
- DYasallık - Meşruiyet
- EMutlak Egemenlik - Sınırlı Egemenlik
Cevap
Hukuki Egemenlik ve Siyasi Egemenlik kavram çifti, parlamentonun yasal üstünlüğü ile seçmen iradesinin belirleyiciliği arasındaki farkı açıklar.
Doğru cevap olan kavram çifti, A. V. Dicey'nin İngiliz anayasa sistemi üzerinden yaptığı klasik ayrımı yansıtır. 'Hukuki Egemenlik', bir siyasal toplulukta yasaları yapma ve değiştirme konusunda sınırsız ve nihai otoriteyi elinde bulunduran, mahkemelerin emirlerine itaat ettiği birimi (örneğin Parlamentoyu) ifade eder. 'Siyasi Egemenlik' ise hukuki egemenin iradesini arka planda belirleyen, modern demokrasilerde seçmen kitlesiyle özdeşleşen ve nihai itaati sağlayan asıl güç odağını tanımlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hukuki ve Siyasi Egemenlik Ayrımı
İpuçları
1
Soruda bahsedilen ayrımı yapan düşünür A. V. Dicey'dir; İngiliz parlamenter sistemi üzerine yoğunlaşmıştır.
Daha Fazla Pratik
Jean Bodin'in egemenlik tanımındaki 'mutlaklık' ve 'sürekli olma' özelliklerini, modern sınırlamalarla karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s