Soru

Zorluk: ZorDin Kurumu

Karl Marx'ın din sosyolojisi analizlerinde din, sadece bireyleri teselli eden bir araç değil, aynı zamanda toplumsal gerçekliğin üzerini örten bir 'ideolojik peçe'dir. Marx'a göre dinin ortadan kalkması, ancak insanların din yoluyla telafi etmeye çalıştıkları nesnel yoksunlukların ve yabancılaşmanın kaynağı olan toplumsal düzenin değişmesiyle mümkündür.

Bu düşünceden hareketle, Marx'ın din kurumu hakkındaki görüşleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Din, toplumsal yapıdaki ekonomik eşitsizliklerin temel nedenidir; dolayısıyla dinsel inançların değişmesi mülkiyet ilişkilerini doğrudan dönüştürür.
  2. Bireyler, toplumsal yaşamın kendi kontrolleri dışındaki güçlerini kutsallaştırıp onlara bağımlı hale gelerek aslında kendi insanlık özlerine yabancılaşırlar.Cevap
  3. C
    Dinsel kurumlar, toplumun 'ortak vicdanını' temsil ederek bireyleri bencil arzulardan arındıran ve toplumsal dayanışmayı sağlayan ahlaki bir otoritedir.
  4. D
    Modern dünyada dinin etkisinin azalması, temel olarak akılcılaşma süreciyle birlikte 'dünyanın büyüsünün bozulması' fenomenine dayanır.
  5. E
    Din, ezilen sınıfların mevcut sömürü düzenine karşı aktif bir direniş ve devrimci sınıf bilinci geliştirmeleri için gerekli olan manevi motivasyonu sağlar.

Cevap

Bireylerin toplumsal süreçlerdeki kontrollerini kaybederek bu güçleri kutsallaştırmaları ve kendi özlerine yabancılaşmaları
Doğru yanıt olan seçenek, Marx'ın (Ludwig Feuerbach'tan etkilenerek geliştirdiği) dinsel yabancılaşma teorisini ifade eder. Marx'a göre insanlar, toplumsal ve ekonomik yaşamda kontrol edemedikleri güçleri dışsallaştırıp doğaüstü bir varlığa (Tanrı) atfederek aslında kendi insani yeteneklerini ve özlerini bu hayali varlığa teslim ederler. Bu süreçte din, hem gerçek dünyadaki acının bir ifadesi hem de bu acıyı dindiren ancak çözüm sunmayan bir illüzyon işlevi görür.

Adım Adım Çözüm

1
Marx'ın toplumsal yapı analizindeki altyapı-üstyapı ilişkisi göz önünde bulundurulur.
Dinin, ekonomik temeller (altyapı) tarafından belirlenen bir üstyapı kurumu olduğu saptanır.
Marx'a göre maddi dünya düşünceleri belirler, düşünceler maddi dünyayı değil.
2
Dinin 'yabancılaşma' (alienation) ile olan bağı analiz edilir.
Dinin, insanların dünyadaki yoksunluklarını hayali bir dünyada telafi etme çabası olduğu görülür.
İnsanlar kendi yaratıcı güçlerini bir Tanrı figürüne yansıtarak kendilerini bu figüre bağımlı hissederler.
3
Dinin 'teselli' işlevi ile 'ideolojik peçe' olma özelliği birleştirilir.
Dinin mevcut sömürü düzenini meşrulaştırarak statükoyu koruduğu sonucuna varılır.
Bu durum bireyin gerçek kurtuluşunun (devrimin) önünde bir engel teşkil eder.

Anahtar Kavram

Marx'ın Din Kuramı ve Yabancılaşma (Alienation)

Alternatif Yöntem

Marx'ın 'altyapı düşünceyi belirler' (ekonomik determinizm) ilkesini seçeneklere uygulayarak, dinin belirleyici (neden) olduğu şıkları doğrudan eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla

Konular