İdare tarafından işletilen bir barajın ana tahliye kapaklarında, imalatçı firma ve idari teknik personel tarafından o günkü bilimsel ve teknolojik imkanlarla tespit edilmesi imkansız olan, malzemenin kendi iç moleküler yapısından kaynaklanan bir "metal yorgunluğu" neticesinde aniden kırılma meydana gelmiştir. Bu arıza sonucunda kapakların kontrolsüz açılmasıyla aşağı havzadaki tarım arazileri sular altında kalmış ve ağır maddi zarar oluşmuştur. Yapılan yargısal denetimde idarenin tüm periyodik bakımları ve teknik kontrolleri eksiksiz yaptığı kanıtlanmıştır.
Bu olayda idarenin mali sorumluluğu ve illiyet bağına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Meydana gelen olay, idarenin faaliyet alanına ait bir araçtaki içsel bir arızadan kaynaklandığı ve "dışsallık" unsurunu taşımadığı için "beklenmeyen hal" (kaza) niteliğindedir; bu durum idarenin hizmet kusurunu dışlasa da tehlike ilkesine dayalı kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Cevap
- BOlay, idarenin tüm denetimlerine rağmen öngörülemez ve önlenemez nitelikte gerçekleştiği için "mücbir sebep" teşkil eder ve idarenin hem kusurlu hem de kusursuz sorumluluk statüsündeki illiyet bağını tamamen keser.
- Cİlliyet bağını daraltan bir neden olan "beklenmeyen hal" durumunda, zararın oluşumu idari faaliyetin risk alanında kalsa dahi, idarenin tazminat ödeme yükümlülüğü her türlü sorumluluk statüsü için ortadan kalkar.
- DKamu hizmetinin yürütülmesi sırasında kullanılan araçlardaki teknik arızalar, idarece önlenemese dahi "hizmetin kötü işletilmesi" karinesine dayanan bir hizmet kusuru sayılır ve illiyet bağı kesilmeden idarenin sorumluluğu devam eder.
- EZarar, imalatçı hatasına dayalı bir metal yorgunluğundan kaynaklandığı için "üçüncü kişinin kusuru" kapsamında değerlendirilmeli ve idare ile zarar arasındaki illiyet bağı bu gerekçeyle tamamen koparılmalıdır.
Cevap
Olay, idarenin faaliyet sahasındaki bir araçtan kaynaklandığı (dışsal olmadığı) için 'beklenmeyen hal' niteliğindedir; bu durum sadece hizmet kusurunu kaldırır ancak tehlike ilkesi gereği kusursuz sorumluluğu devam ettirir.
İdare hukukunda illiyet bağını kesen veya daraltan nedenlerden 'mücbir sebep' ile 'beklenmeyen hal' arasındaki temel fark dışsallıktır. Olayda baraj kapağındaki metal yorgunluğu, idarenin faaliyetinde kullandığı aracın bünyesinden kaynaklandığı için dışsal değildir ve 'beklenmeyen hal' (kaza) sayılır. Beklenmeyen hal, idarenin gerekli tüm özeni gösterdiğini kanıtladığı için 'hizmet kusuru'nu (kusur sorumluluğunu) ortadan kaldırır. Ancak kusursuz sorumluluk hallerinden olan 'tehlike (risk) ilkesi' uyarınca, tehlikeli bir faaliyet yürüten idare, kaza durumunda dahi (illiyet bağı dışsal bir nedenle kesilmediği sürece) oluşan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Beklenmeyen Hal vs. Mücbir Sebep Ayrımı
Daha Fazla Pratik
Mücbir sebep ve beklenmeyen halin 'Sosyal Risk İlkesi' üzerindeki etkilerini inceleyen Danıştay kararlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s